Konu
:
Hava Kure Nedir?
Yalnız Mesajı Göster
Hava Kure Nedir?
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Hava Kure Nedir?
Dünyamız etrafını halkın kullandığı dilde hava
teknik ifadede ise Atmosfer adını verdiğimiz bir gaz tabakası çevirmiş bulunmaktadır
Atmosfer;
yeryüzünden uzaklaştıkça azalan bir yoğunluk sırasına göre dizilmiş
yükseldikçe seyrekleşen ve nihayet feza boşluğuna intikal eden iç içe kürelerden ve katlardan meydana gelir
Fakat bu kürelerin farklılığı
isimleri ve yükseklik sınırları değişiktir
Deniz dibinde yaşayan canlıların üzerine suyun yaptığı basınç gibi
atmosfer denizinin derinliklerinde yaşayan biz insanlara da havanın yaptığı basınç bir hayli tesirlidir
Tahminen 1cm2 İlk alana 1 kg
lık basınç yapan hava
bütün insan vücuduna 10 tonluk bir tesir yapmaktadır
Denizde ki gibi Atmosferde de yukarılara çıkıldıkça basınç azalmakta
arzın çekimine bağlı olarak aşağılarda yoğunluk ve basınç artmaktadır
Toplam havanın yarı kütlesi yerden 5 km
lik bir yükseklik içine sıkışmış halde % 99'u da 40 km
lik bir kuşak içinde bulunmaktadır
Bütün havanın yerden 1000 km
yükseklik içinde bulunduğu kabul edilirse
960 km
lik bir mesafede tüm havanın % 1'i kadar bir kısmının bulunacağı söylenir ki yoğunluğun ve basıncın 40-50kmyi aştıktan sonra ne kadar çok azalacağı tahmin edilmektedir
İnsanlar ve hayvanlar için lüzumlu olan oksijen
bitkiler için karbondioksit ve Azot gazlarının oranlarının değişmesi canlı varlıkların yaşama güçlerine büyük ölçüde tesir eder
CO2 gazının azalıp veya çoğalması
bitkilerin gelişmesi üzerinde büyük tesirleri olduğu gibi
bu gazın % 55–60 oranında azalması dünya üzerindeki sıcaklığın 4–5 azalmasına
aynı oranda artması ise sıcaklığın 5 – 6 artmasına sebep olabilmektedir
Atmosferin ihtiva ettiği gazların üç grubu doğrudan doğruya gaz
dördüncü de tozlardır
Azot
O2
Argon
H2
Neon
Helyum
Kripton
Ksenon
Metan gazlarından
30 km yükseklikte O2
argon
neon
kripton
ksenon
metan gazları azalmakta buna karşılık H2 ve Helyum gazları artmaktadır
Bundan başka atmosferde her zaman bulunan fakat nispetleri değişen gazlardan su buharı (Nem) ve CO2 i saymak mümkündür
CO2 gazı
karalar üzerinde denizlere göre daha fazla bulunması sebebi ile su buharı gibi güneşten gelen sıcaklık ışınlarını absorbe eder
Bu suretle toprağın soğumasını önler
Bitkiler üzerinde tesiri olduğu gibi
kireç taşının (kalkerin)
istiridye kabuklarının ve mermerin meydana gelmesinde büyük ölçüde yardımcı olur
Diğer taraftan güneşten gelen ışınların yeryüzüne geçmesine mani olmadığı halde
yeryüzünden tekrar atmosfere yansıyan ışınları geçirmez ve bünyesinde tutar
Bu itibarla üzerimizde yorgan vazifesi görüp ve dünyamızın sıcaklığının kaybolmasını önlemiş olur
Bunlardan başka atmosferde
Amonyak
Radyon
Sülfür dioksit
karbon monoksit
sülfür trioksit ve Ozon gazları gibi ara sıra bulunan gazlarda vardır ki; en önemlisi ozon olup güneşten gelen ve büyük ölçüde öldürücü güce sahip bulunan ültraviyole ışınlarını absorbe eder
Zararlı mikropları öldürür
Havanın soğumasını önler
Atmosferde bulunan tozlar da; C02 ve nemin yaptığı işlerin yanında
yağmurun meydana gelmesi için lüzumlu yoğunlaşma çekirdeği görevini de yaparlar
Atmosfer
yüksekliği yer sathından 80km
olan Mezosfer (iç atmosfer) ile
80 km
den 800 - 1000 km
yükseklikte dış atmosfer (İyonosfer) katlarından oluşur
Mezosfer içinde yüksekliği 12 km
(ortalama) olan ve içinde meteostolojik olayların olduğu troposfer tabakası yer alır ki insan hayvan ve bitki hayatının içinde geçtiği 2 km
lik kısmına biyosfer adı verilir
Dünyamızı kaplayan hava kürenin şekli
hemen hemen dünyanın şekline benzer
Bu tabakanın ekvator kısmı şişkin kutuplar kısmı ise basıktır
Atmosferin yüksekliği
atmosferi teşkil eden gazların yok olduğunu kabul ettiğimiz yüksekliktir
Bu noktada atmosferin basıncı sıfırdır
Dünyamızda mevcut bulunan yerçekimi kuvveti gibi
atmosferde de bu kuvvetin tesiri ile hava zerrecikleri hareket haline dönüşürler
Yine dünyamızda mevcut olan merkezkaç kuvveti
üzerinde bulunan cisimleri atmosfere atmak ister ise de
yere verilmiş olan çekme kuvveti daha fazla olduğundan bu mümkün olmaz
Yer sathından atmosfere doğru yükseldikçe yerçekimi azalır
Buna karşılık merkezkaç kuvveti yükselir
Yükseldikçe öyle bir noktaya gelir ki
yerçekimi ile merkezkaç kuvveti eşit olur
Bu noktayı geçtiğimiz anda merkezkaç kuvveti yerçekimine üstün gelir
Bu durumda hava zerreciklerinin hava ile alakası kalmaz
Fizikerler tarafından yapılan hesaplara göre ekvatorda yerçekimi kuvveti merkezkaç kuvvetinden 289 defa büyük- tır
Atmosferin yüksekliğini hesap etmek gayesi ile birçok usullere başvurulmuştu
Eski Arap astronomları güneş battıktan sonra alaca karanlığın (ufuk altında) kaç dereceye kadar indiğini hesap etmişlerdir
Umumiyetle bu 18° olarak bilinmektedir
Bilhassa 3540 bin fit (3fit=1 m) yüksekte uçabilen uçaklar bulununca atmosferde mevcut bütün su buharının kalınlığı 8–12 km
olan troposter dediğimiz tabakada bulunduğu ve bütün meteorolojik hadiselerin bu katta oluştuğu öğrenilmiş oldu
Şu anda 250 bin fit'de uçabilen süpersonik jet uçaklarının
daha yükseklerde seyredebilen meteoroloji roketlerinin yardımıyla
tabakalar arasındaki fiziki ve kimyevi farklılıkları ve değişmeleri daha da iyi anlamış oluyoruz
Şayet yeri çevreleyen atmosfer tabakası daha ince olsaydı
saniyede 11–72 km- hızla hareket eden ve her gün dünyamızdan uzakta yanıp tutuşan milyonlarca meteor (akan yıldız) yerin her tarafına çarpar ve her tarafını ateşleyip yakardı
Eğer meteorların her biri birer mermi hızında hareket etselerdi her biri fezada yanmadan dünyamıza çarpar ve bu da dünya ve dünyalılar için çok korkunç olurdu
Mermi süratinden 90 kat daha hızla hareket eden küçük bir meteorun
insana çarpması değil de
insanın yakınından dahi geçmesi anındaki sıcaklık
insanı paramparça etmeye kâfi gelirdi
Atmosfer biyocoğrafya içinde lüzumlu olan kimyevi ışınların geçmesine müsait kalınlıktadır
Bu ışınlar aynı zamanda mikropları öldürür
Vitaminlerin oluşmasını sağlarlar
İnsana ise
çok fazla altında kalmamak şartı ile zarar da vermezler
Yüzyıllardır yeryüzünden ekserisi zehirli olarak çıkan gazlara mukabil
atmosfer kirlenmeden kalmış
sırlı bir elle daima temizlenmiş
insanların korktuğu kirli havada boğulmaları henüz başlarına gelmemiş insanın yaşaması için elverişli şartlarda hiç bir değişiklik olmamıştır
Bazılarının dediği gibi atmosferdeki hareketler düzensiz
sırasız ve intizamsız değildir
İlim adamı
bir prensip ve kanun içine alamadıklarının da belli bir hesap içinde olduğunu ve bunda çeşitli maslahat ve gayeler bulunduğunu kabul etmelidir
0 kanunlardaki aksaklıkları da
kanun koyucunun varlık âlemine her an müdahale ettiğinin işaretini ve şuurlu işlerin şuur sahibi bir el tarafından idare edildiğini görmelidir
Evet
bu büyük düzen
intizam ve denge içinde
insan nerede ve nasıl durduğunu düşünmeli
dönen dünyayı
etrafında atmosferi tutan Zat'a ve O'nun isteklerine boyun eğmeyi bilmelidir
Takriben 150 milyon km
ötelerden ona faydalı ısı ve ışığı ona gönderen
mikro âlemin ve makro âlemin zararlı mahlûkatından onu koruyup
hayatını devam ettiren Kudret'e karşı yerlere kapanıp teşekkür etmekten artık kaçınmamalıdır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul