Konu
:
Bellek Kurami
Yalnız Mesajı Göster
Bellek Kurami
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Bellek Kurami
Henri Bergson'un Zaman-Bellek Kuramı
Alıntı:
"Felsefe bir romana yedirilmemişse
bu tümcenin altını kurşun kalemle çizebiliyorsak
güvenle diyebiliriz ki ya felsefede bir yanlışlık vardır
ya romanda ya da ikisinde birden
"
Virginia Woolf
Bergson ve Felsefe
"Herkesin iki felsefesi vardır
"
Bergson 20
yüzyılın en çok tartışılan filozoflarından biri olmuştur
Metafizik bir evren ve yaşam kurgusu
düalist bakış açısı
sezgiciliğin ve vitalizmin öncüsü olması onun felsefe tarihinde ilginç ama merak uyandırır bir yerde durmasına sebep olabilir
Bergsoncu bakış açısıyla yaşam mekanik olamaz ve materyalizmle açıklanamaz
Sadece sezgi gerçekliği açıklayabilir
İnsan zekası
tek başına evreni kavramaya yetmez
Bergson
usçu felsefi mirası reddeder; akıl
us
mekanik görüşler gerçeğe cevap veremezler
Düalizminin temelini zihin ve sezgi ayrımı oluşturur
Zihin nesneyle ve uzamsal zamanla
sezgi ise yaşamla ve süreyle bütünleşir
Sezgi
Felsefeciler bir şeyi bilmenin iki yolu olduğu konusunda anlaşmışlardır
Bunlardan birincisi nesnenin çevresinde dolaşarak onu tanımladığımızı diğeriyse onun içine girdiğimize işaret eder
Bergson
birinci tür bilmenin görece olduğuna oysa ikincisinin mutlak olana ulaştığına inanıyor
Bir nesneden çok bir devinimin bilgisi önemlidir Bergson'da
"Saltık (mutlak) devinimden söz ettiğimde devinen nesneye bir içsellik
sözgelimi birtakım zihin durumları yüklerim
Bununla
bu durumlarla duyumdaşlık-sempati ilişkisi içinde olduğumu ve kendimi bir imgelem çabasıyla bunların içine soktuğumu da demek istiyorum
" (Bergson
1998: 6) Bergson devinimle birlikte her şeyin nerede ise oradan
kendinden anlaşılacağını söylüyor
İçsel olanı kavramak
o şeyin özünü kavramaktır
Mutlak olan kusursuzdur ve sonsuzdur
Bu onun bölünemez olmasıdır
"Kendini aynı anda hem bölünmez bir kavrayışta hem de tükenmez bir sayımda ortaya koyan şey
sözcüğün tam anlamıyla sonsuzdur
" Metafizik nesne ancak sezgi yoluyla ve bütün olarak kavranır
Sezgi
bizi o şeyle anlıksal duyumdaşlık'a (intellectual sympathy) ulaştırır
Bergson'a göre çözümleme şeylerin işlevlerini dile getirmektir
o şeyin kendisini bildirmez
Bir şeyin kendisini bilmek onu simgeler olmaksızın kavramaktır
Bergsoncu metafizik "simgelerden sıyrılma savında olan bir bilimdir
" (Bergson
1998: 9)
Benlik
"Sezgi yoluyla
içeriden kavradığımız
en azından tek bir gerçeklik vardır
Bu
olagelen benliğimiz
zamandaki akışında kendi kişiliğimizdir
" (Bergson
1998: 10) Her şey ve en önemlisi benliklerimiz süregiden bir değişim içindedir
Dışarıdaki hareketin sonsuzluğunu ve değişimini anlamanın bir yolu kendi içimizdeki değişimi sezmek olabilir
Ben yer değiştirmesem de tinsel olarak değiştiğimi sezerim ve bilirim
Kişi kendi benliğini izlemek için içeriye yöneldiğinde ilkin algılarının farkına varır ki bunlar maddi dünyadan kaynaklanırlar
Daha sonra ayırdına varacağı ilk şey anıları olacaktır
"Bu anılar
olduğu gibi
kişiliğimin derinliklerinden kopmuş
onlara benzeyen algılarca da yüzeye çekilmiştir; bunlar kesinlikle ben olmadan zihnimin yüzeyinde dururlar
" (Bergson
1998: 10) Öznellik mekansal değildir yani simgesel değildir
Benliğimi mekan değil
zamansal bir akış belirler
Benliğin süresinin içsel ve saltık bir bilgisine ulaşmak ancak benlikle olanaklıdır
Russell'a göre Bergson'da süre
her şeyden önce benliğimiz olan bellekte ortaya koyar kendini
Bellek
"Hiçbir canlı varlık yoktur ki yavaş yavaş kendi sonuna geldiğini duyumsamasın; yaşamak yaşlanmaktır
Ancak
aynı biçimde
bir yumağın sürekli sarılmasına da benzetilebilir; çünkü geçmişimiz peşimizden gelir
izlediği yol boyunca topladığı şimdiyle durmadan kabarır
Bilinç demek
bellek demektir
" (Bergson
1998: 11) Zaman ve bellek bir arada kavranılır bir bütüne dönüşür
Bergson hiçbir şeyi parçalara ayırmaz
Zaman bölünemez bir niteliktir ve fakat gerçek zaman süredir
Şimdi
geçmişin ve geleceğin birleşimidir
Zaman gibi hiçbir nitelik birbirinden mutlak olarak ayrılabilir değildir
Niteliksel zaman noktalardan oluşmaz
Geçmişin şimdi içinde yaşadığı yer bellektir
Geçmiş zihnimizde bir düşünce olarak belirmez
o artık yaşanan andadır
şimdidedir
Russell da bellek kuramı için benzer bir şey söylüyor: "Bellek kur***** göre
anımsanan şeyler bellekte yaşar ve böylece şimdideki şeylerle girişim halindedir
Geçmiş ve şimdi karşılıklı dışsal değildir
bilincin birliği içinde karışmıştır
Geçmiş artık devinmeyendir
şimdiyse devinen
" (Russell
2002: 414)
Bergson bellek ve madde ilişkisinden iki önemli ayrıma varır: Devindirici mekanizmalar
bağımsız anımsamalar
Gerçekten bellek adı verilmeye layık olan ikinci türdür
Mekanik bir bilinç yoktur
olayların izlenimleri ve anımsama vardır
"Geçmiş
maddeyle deviniye gelmeli zihinle imgelenmelidir (tasavvur edilmelidir)
"
Evrende iki benzer şey yoktur
İki özdeş an da olamaz
"İki özdeş an'ı deneyimleyebilecek bir bilinç
belleksiz bir bilinç olacaktır
" (Bergson
1998: 11)
Zaman - Süre / Durée
Zaman'ı ciddi bir biçimde ele alan tek filozof olduğu söylenmiştir
Borges
Bergson'dan sonra zaman üzerine yazmanın çağı aşmak olacağına inanmıştır
Ona göre zaman bir icattır
buluştur veya hiçbir şeydir
(Mullarkey
1999: 11) Zamanın kendisi nitelikseldir
dinamik bir gelişimdir ve süredir
Bergson zamandan çok bir akışı betimleyen süre kavramını kullanır ve bu süre ancak sezgi yoluyla bilinebilir ve ancak sezgi sayesinde doğrudan tanınır
Bergson felsefesinin temel taşı 'süre'yi oluşturan nedir? Devinim halindeki benliğin bilincidir
bellektir
Geçmişin şimdide yaşamayı sürdürmesidir
"İçsel süre
belleğin geçmişi şimdide taşıyıp devam eden yaşamı; ya içinde geçmişin durmadan büyüyen imgesinin ayrık bir biçimini taşıyan
ya da daha büyük olasılıkla
geçmişin niteliğinin sürekli değişimiyle arkamızdan sürüklediğimiz
yaşlandıkça daha da ağırlaşan bir yük olduğunu gösteren şimdidir
" (Bergson
1998: 30)
Canlılık prensibi bitip tükenmez bir oluştur
Bu durumun doldurduğu şey de zamandır
Benliğimizin süresi ise anılarımızdır
Oluş
yaşamın sonsuzluğudur
sürelerin toplamıdır ve durmaksızın devinir
Bu devinim metafiziğin özünün ta kendisidir
Bergson
'süre'de birlik ve çokluk
parça ve bütün problemine değinir
Süre hem bir birlik hem de bir çokluktur
Sürenin birliği öğelerin birliğini ve sürekliliğini gerektirir
Peki
öğeler parça mıdırlar? "Her ruhsal durum
bir kişinin ruhsal durumu olduğundan bütün bir kişiliği yansıtır
Her duygu
her ne kadar yalın olsa da onu deneyimleyen varlığın bütün geçmişini de şimdisini de gerçekten taşır
" (Bergson
1998: 18) Bergson burada Paris'i gezen bir gezginin Notre Dame eskizleri yapıp bu eskizlerin altına Paris yazabilmesi örneğini verir
Ona göre parça bütünü anlatmaya yetmez
"Paris'i gerçekten gördüğünden
sahip olduğu bütünün özgün sezgisinin yardımıyla taslaklarını onun içine yerleştirip onları bir araya getirebilecektir
Gelgelelim
tersi bir işlemi gerçekleştirmenin hiçbir yolu yoktur; sonsuz sayıdaki uygun taslakla ve bunların bir araya getirilmesi gerektiğini belirten Paris sözcüğüyle bile
birinin daha önce sahip olmadığı bir sezgiyi elde etmesi ya da kendinde daha önce hiç görmediği Paris'in neye benzediğinin izlenimini yaratması olanaksızdır
" (Bergson
1998: 20) Parçalara bölerek anlamak bilimin
zekanın işidir
Oysa Paris
Paris'tir; eskizleri ya da fotoğrafları değil
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul