Konu
:
Suikastler Tarihi (Saraybosna Suikastı)
Yalnız Mesajı Göster
Suikastler Tarihi (Saraybosna Suikastı)
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Suikastler Tarihi (Saraybosna Suikastı)
Avusturya-Macaristan orduları
1914 haziranında Bosna-Hersek bölgesinde manevra yapıyordu
Veliaht Arşidük Franz Ferdinand’ın karısı Hohenberg Düşesiyle birlikte izlediği bu manevralar için
doğrusu zamanın ve yerin iyi seçildiği söylenemezdi
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından ilhak edilen ve Sırbistan Krallığı dışında kalan Bosna-Hersek bölgesi halkı
Habsburg Hanedanından ve onların yönetiminden nefret ediyorlardı
Yetmiş bin kişilik ordu
manevraları sürdürürken
Veliaht Arşidük Franz Ferdinand
karısı Hohenberg Düşesi'yle birlikte
Bosna-Hersek'in merkezi olan Saraybosna'yı 28 Haziran 1914 günü ziyaret etmeye karar verdi
Bu haber
Bosna-Hersek'te yaşayan halk
özellikle Sırplar arasında kızgınlık ve nefreti daha da artırdı
Çünkü
Bosna-Hersek'te yaşayan Sırplar için 28 Haziran gününün çok büyük bir anlamı vardı
1389 yılının 28 Haziranında yapılan Kosova Meydan Savaşı'nda
Sırplar
Osmanlı ordusuna yenilerek bağımsızlıklarını kaybetmişlerdi
Bu savaşta
kendi kralları Lazar ölmüş
fakat Miloş Kabloviç adlı bir soylu da
Osmanlı Padişahı Murat Hüdâvendigâr'ı hançerleyerek şehit etmişti
Sırplar 1389 yılından beri
her 28 Haziranda
Miloş Kabloviç'in Osmanlı Padişahı I
Murat'ı öldürmesini "Aziz Vitus Günü" adı altında
en büyük bayramları olarak kutluyorlar
27 Haziran günü
şehrin dışında istasyona yakın temiz bir otelde geceyi geçiren Veliaht ve eşi
ertesi gün kalabalık bir otomobil kafilesiyle saat 10'da Saraybosna'ya doğru yola çıkmışlardı
Aziz Vitus bayramı dolayısıyla köy ve kasabalardan gelenlerle
şehirde olağanüstü bir kalabalık vardı
Bu büyük kalabalık karşısında alman güvenlik tedbirleri
hemen hemen yok denecek kadar azdı
Arşidük ve karısı
Saraybosna sokaklarında üstü açık bir araba içinde ilerlerken
yedi suikastçı
ayrı ayrı noktalarda
Arşidük Franz Ferdinand'ı öldürmek için hazır bekliyorlardı
Bu
yaşları 20’yi geçmeyen suikastçılar
Bosna-Hersek'i Sırbistan Krallığına bağlamak ve Avusturya-Macaristan egemenliğine son vermek isteyen "Genç Bosna" örgütünün üyeleriydiler
Habsburg soyluları ve Veliaht Arşidük Ferdinand'ı taşıyan altı otomobillik kafile
Saraybosna sokaklarında boy gösterdiğinde
güvenliği sağlamakla görevli polisler heyecandan ne yapacaklarını şaşırmış durumdaydılar
Suikastçılardan Nedeljko Çabrinoviç
yanında duran polise
büyük bir soğukkanlılık içinde şu soruyu sormuştu:
"Arşidük hangi arabada?"
Polis
büyük bir saflık içinde
altı arabadan birini Çabrinoviç'e gösterdi
Suikastçı
birkaç saniye sonra
elindeki
bombayı Arşidük'ün bulunduğu otomobile fırlatıyordu
Bomba
Franz Ferdinand'ın arabasının çamurluğuna çarparak sıçramış
arkadan gelen yaverlerin otomobilinin önünde patlamıştı
Yol kıyısına birikmiş kalabalıktan 17
konvoydan da 3 kişinin yaralanmasına sebep olmuş
fakat Veliaht'a bir şey olmamıştı
Yaralananlardan biri
Arşidük Ferdinand'ın emir subayı Üsteğmen Merizzi'ydi
Veliaht
büyük bir tedbirsizlik içinde
emir subayının yanına gitmiş
bir otomobille hastaneye kaldırılıncaya kadar başında beklemişti
Arşidük Franz Ferdinand
bu sırada şehrin Askeri Valisi General Potiorek'e şöyle bağırdığı duyuldu :
"Bombalar ne olacak? Yine atılacak mı?"
General Potiorek
Veliaht’ın bu azarlamasına verdiği karşılık
tam bir şaşkınlık örneğiydi:
"Ekselans
yolunuza gönül rahatlığıyla devam edebilirsiniz
Sorumluluğu ben yükleniyorum
"
Bunun üzerine Arşidük otomobiline binmiş ve "Doğru Belediye Dairesine
" emrini vermişti
Belediye dairesinin mermer merdivenlerine yol halıları serilmiş
başındaki sarığıyla müftü efendi bile
Veliaht'ı karşılayıp "hoş geldiniz" demek için karşılayıcılar arasında yer alınıştı
Daha önceden kararlaştırılan ziyafet nedeniyle zengin bir sofra hazırlanmıştı
Fakat Arşidük Ferdinand kızgınlığından yeninde duramıyordu
Yemeğe oturmadan General Potiorek'e
hastaneye gidip emir subayı üsteğmen Merizzi'yi ziyaret etmek istediğini söyledi
Saraybosna Askeri Valisi Potiorek şaşkınlık içindeydi
Veliaht'a:
"Arşidük Hazretleri
gerçekten gitmek istiyor musunuz?" diye sordu
"Elbette
elbette
Merizzi'yle konuşmalıyım!
"
Veliaht Franz Ferdinand
karısını Belediye Dairesinde bırakarak yalnız başına hastaneye gitmek istiyordu
Fakat Hohenberg Düşes'i
hastaneye kocasıyla birlikte gitmek için direndi
Öndeki iki arabada detektifler ve şehrin ileri gelenleri gidiyorlardı
Veliaht
karısı ve general Potiorek
Çek asıllı bir şoförün kullandığı üçüncü arabadaydı
Tam bir yol ayrımına geldiklerinde Veliaht'ın otomobilini kullanan şoför
direksiyonu sola kırmıştı
Birden General Potiorek'in kızgınlıkla ayağa kalktığı ve şoföre:
"Ne oluyor? Dur!
Yanlış yola saptın
doğru yola gir!
" diye bağırdığı duyuldu
Şoför bu uyarı üzerine frene basmış ve otomobili
kalabalık kaldırımın yanında
bir dükkânın önünde durdurmuştu
Suikastçıların ikincisi Gavrilo Princip de orada duruyor
iki kız arkadaşıyla konuşuyordu
Otomobilin önünde durduğunu görünce
kız arkadaşlarından ayrılmış
arabanın basamağına fırlayarak tabancasıyla üç el Veliahta iki el Hohenberg düşesine
bir kurşun da Askeri Vali Potiorek'e sıkmıştı
Keskin bir nişancı olan Gavrilo Princip'in bütün kurşunları yerini bulmuştu
ilk ölen Hohenberg Düşesi oldu
Korsesini delip geçen bir kurşun
sağ böğrüne saplanmıştı
Arşidük Franz Ferdinand
karısından birkaç saniye daha fazla yaşadı
Boynundaki toplar damarı parçalayan ve bel kemiğine saplanan kurşunlarla
Veliaht da karısının yanına cansız olarak serilmişti
Vali'nin
yarası önemsizdi
19 yaşındaki Sırp yurtseveri Gavrilo Princip
jandarma ve polisler tarafından hemen
yakalandı
Hiç kimse o anda
bu suikastın I
Dünya Savaşı'na yol açacağını ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olacağını elbette ki düşünemezdi
Veliaht'ın
1914 yılı 28 Haziranında
saat 11
30'da bıyıkları yeni terlemeye başlayan Gavrilo Princıp adlı öğrenci tarafından öldürülmesi
Viyana'daki savaş taraftarları için bulunmaz bir fırsat oldu
Bunların kışkırtmaları sonucu
28 Temmuz 1914 sabahı
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
Sırbistan'a savaş açtı
Önce iki devlet arasında başlayan savaşa
az sonra
hemen hemen bütün ülkeler katılacak ve I
Dünya Savaşı dört yıl boyunca kan ve ölüm saçacaktı
Mahkeme önüne çıkarılan Princip
çekinmeden şunları söyledi:
"Veliaht'ı ben vurdum
Çünkü o
Güney Slavlarının birleşmesini önleyen tek kişiydi!
"
Ünlü tarihçi Emil Ludwig
çok sonraları bu konuda şöyle yazacaktı:
"Gavrilo Princip
prensip müjdecisi demekti
Bu genç acaba dünyaya hangi prensibi müjdeliyordu? Evet
bu genç dünyaya 10 milyon kişinin hayatına
15 milyonunun sakatlığına ve bir o kadarının da öksüz kalmasına
binlerce şehrin harap olmasına ve uygarlığımızın birkaç yüz yıl geri gitmesine sebep olan bir felâketi
korkunç bir çatışmayı müjdeliyordu
Eğer bunun müjdelenecek bir yanıt var idiyse!
"
Alıntı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul