Konu
:
Ortadoğu'ya Yapılan Haçlı Seferleri
Yalnız Mesajı Göster
Ortadoğu'ya Yapılan Haçlı Seferleri
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Ortadoğu'ya Yapılan Haçlı Seferleri
Ortadoğu'ya yapılan Haçlı Seferleri
Kudüs
1095
Her şey ideallerin en asiliyle
sözde barbar kafirlerin elinde olan kutsal toprakları kurtarmak arzusuyla başladı
Bununla da bin yıl süren savaşlar ve bugüne kadar artan bir şiddetle gelen ve tehdit eden
her an patlamaya hazır bir bomba ortaya çıktı
Ama bu idealizmin arkasında daha pratik ve ticari sebepler vardı
Avrupa'dan her yıl binlerce turist bölgeyi ziyaret etmeye gidiyor ve ticareti canlandırıyorlardı
Avrupalılara ilaveten
yedinci yüzyılda Bizans İmparatorluğu'ndan Kutsal Toprakları alan Araplar da bölgeyi aynı şekilde kutsal sayıyorlar
Kudüs'ü Mekke ve Medine'den sonra üçüncü kutsal şehir kabul ediyorlardı
11
yüzyılda daha dindar bir görüşe sahip olan Selçuklu Türkleri bölgeye geldiğinde işler biraz kızışmaya başladı
Artık
ara sıra turistlerin saldırıya uğradığı oluyor
yeni vergiler ödemek zorunda kalıyorlar
katırları kaçırılıyor ve cinayetlere kurban gidiyorlardı
Elbette
Avrupa'ya bunların haberi geliyordu
Yapılan haksızlıklar anlatıla anlatıla abartılı boyutlara varıyordu
Ama aynı şekilde bir gemi dolusu Müslüman on birinci yüzyıl Paris'ine ya da Londra'sına gelmiş olsaydı
başlarına neler geleceğini ancak Allah bilir
Konstantinopolis şehrinin karşı karşıya kaldığı tehlike
endişeyi daha da artırdı
Selçukluların Kudüs'ü almasından bir sene önce
1071'de Bizans ordusu Malazgirt Savaşı'nda ağır bir yenilgiye uğramıştı
Sonraki yirmi sene boyunca Türkler Anadolu'nun içlerine doğru ilerlemişlerdi
Öyle ki artık Konstantinopolis bile güçlü bir saldırı karşısında teslim olacak gibiydi
Bizans imparatorları
özellikle papaya mektup yazarak Batı'ya acil yardım çağrılarında bulunmaya başladılar
Katolik kilisesi ve Bizans İmparatorları arasındaki ilişki yüzyıllardır gergindi
Aralarındaki en önemli anlaşmazlık imparatorun papanın üstünlüğünü kabul etmemesiydi
Yaklaşan Selçuklu tehlikesiyle imparator köşeye sıkıştı ve papayla anlaşmayı kabul etti
Ayrıca
eğer Konstantinopolis düşerse Avrupa'nın kapılarının açılacağını ve yakında Orta Avrupa'nın savaş alanına döneceğim söyleyerek ikna etti
Sonunda
Papa II
Urban
tabii başka nedenlerin de etkisiyle 1095'de harekete geçti
Bizanslıların öne sürdüğü gibi
şehrin Avrupa savunmasında bir ön cephe olmasının ne denli önemli olduğunu anladı
Ayrıca ortalıkta boşta gezen çok fazla zırhlı şövalye vardı ve sadece şiddet kullanmayı biliyorlardı
11
yüzyıl Avrupa'sında baş gösteren sıkıntı
bazı açılardan günümüzün kentlerinin başına bela olan silahlı çetelerin durumuna benziyor
silahsız birçok kişi arada kalıyordu
Katliamın önüne geçemeyen papanın aklına bir çözüm yolu geldi
Madem birbirlerini öldürmelerini engelleyemiyordu
belki de onları kafirlerin üstüne salmak daha akıllıca bir fikirdi
Hıristiyan olmayanları Tanrı adına öldürmek günah değildi
saldırgan enerjilerini kullanabilirlerdi ve bu arada daha da önemlisi şiddet başka bir yerde olurdu
Sonunda
Kutsal Toprakları kurtarmanın çok iyi olacağına ve Tanrının zaferine hizmet edeceğine karar kıldı
Böylece
II
Urban 1095'de yaptığı ateşli bir konuşmayla Kutsal Toprakları kurtarmak için Kutsal Savaş ilan ettiğini açıkladı ve o zamana kadar tahmin edilemeyecek büyüklükteki saldırgan bir kitleyi serbest bıraktı
11
yüzyılda lojistik destek sağlamadaki en büyük sıkıntı insan toplamak olduğundan Urban
haçlı seferinin
profesyonel askerlerin yardımıyla iyi düzenlemiş
yirmi
otuz binden fazla olmayan küçük bir ordudan oluşacağını sanıyordu
Maalesef birkaç ay içerisinde Keşiş Peter'in yönetiminde neredeyse yüz bin kadar köylü kendi Halk Haçlı Birliği'yle yola çıktı
Peter
kullandığı düz bir mantıkla hayli ikna ediciydi; Tanrı'nın basit insanları sevdiği için
Kutsal Toprakları kurtarma onurunu de kesinlikle onlara bahşedeceğini anlatıyordu
Bu güruh Macaristan'a girdiği zaman bir kısmı çoktan açlıktan kırılmaya
diğer kısmı da çapulculuğa başlamıştı
Konstantinopolis'e geldiklerinde imparator
hiç bekletmeden köylüleri hemen Anadolu'ya gönderdi
Orada kendilerini beklemekte olan Türkler tarafından da hemen kılıçtan geçirildiler
İlk haçlı seferi 1097'de Konstantinopolis'e geldiğinde çok korkmuş imparator Alexius'la karşılaştılar
Yüz bini aşan sayıları ne bir düzenlemeyi
ne de yiyecek sağlamayı mümkün kılıyordu
İmparator
kendisine sadakat yemini edecek ve esas amacı doğrultusunda
yani Anadolu'yu geri almak için savaşacak küçük
profesyonel bir birlik istemişti
Kutsal Topraklar her zaman sadece ideal bir amaç olmuş
ama bunun başarılabileceğine kimse inanmamıştı
Şimdiyse on binlerce kavgacı
disiplinsiz şövalyeyle
serflerle ve kibirli prenslerle karşı karşıya kalmıştı
Bunların çoğu da daha birkaç sene önce Bizanslılara karşı savaşmışlardı
Bu kalabalığın eline fırsat geçerse kendi tacını başından alacaklarından korkan imparator
şehrin kapılarını kapattırdı
Haçlılar da Bizanslılardan hiç hoşlanmıyorlar ve güçlü olmalarından nefret ediyorlardı
Bu kadar yolu
sadece bir imparatorun kişisel çıkarları uğruna savaşmak için gelmemişlerdi
Kutsal Toprakları almak
böylece bütün günahlarını affettirmek ve bu uğurda ölüp şehit olurlarsa cennete kesin bir gidiş bileti elde etmek istiyorlardı
Bizanslılar bu yeni orduyu beslerken sıkıntılı bir zaman geçmeye başladı
Haçlı askerleri bir şekilde çıkar sağlamanın yollarını hızlandırmayı düşünmeye başladılar
Yüksek amaçları yavaş yavaş arka planda yerini alıyordu
Sefer sözüm ona Bizanslıların yönetiminde bir sonraki bahar başladı
Sonraki iki sene çok kanlı geçti
İklim ve bölge Fransız
Alman ve İngiliz askerlerine tamamen yabancı olduğundan büyük sıkıntılar çekildi
Yakıcı sıcaktan ve savaşlardan adamların en azından üçte ikisi yolda öldü
Sonunda
neredeyse üç sene sonra hedeflerine
Barış Prensinin Kutsal Şehri olan Kudüs'e vardılar
Çatışma başladı
surlarda gedikler açıldı
Böylece tarihin en kötü ve en kanlı katliamlarından biri
şehirdeki hemen hemen herkesin kılıçtan geçirilmesiyle gerçekleşti
Saldırganlar ruhlarının ebedi kurtuluşla korunduğuna inandıklarından kentin yarısından fazlasının Yahudi ve Hıristiyan olması onları pek etkilemedi
Böylece Birinci Haçlı Seferi sona erdi
Çarpışmaların devam etmesine rağmen seksen yıl boyunca Kutsal Topraklar Haçlı eyaletlerine bölündü
Papanın planıyla aslında Kutsal Topraklar kurtarılmıştı
ama bu uğurda yüz binlerce insan canından olmuştu
Ama bu arada durum giderek kötüleşiyordu
Tarihçiler olayları belli gruplarda sınıflandırmayı sevdiklerinden daha sonra kitaplarda İkinci Haçlı Seferini
Üçüncü Haçlı Seferini okuruz
Halbuki hepsi birbiriyle bağlantılı bir sürecin parçasıdır
Bölgeye
iki yüzyıldan fazla bir süre Haçlı Seferleri yapıldı
Bazıları gerçek dini duygularla
bazıları da günahlarının affolunması için gidiyordu
Ama büyük bir kısmını ilgilendiren
toprak ya da elde edecekleri ganimetlerdi
12
yüzyıl boyunca Fransa'dan
hatta Norveç'ten ve Danimarka'dan bile haçlılar geldi
İskandinavya'dan gelenlerin çoğu Kudüs'e varabilmek için Rusya büyüklüğünde yol kat ettiler
Art arda süren saldırıların en ünlüsü
efsanevi Aslan Yürekli Rişar'ın yürüttüğü Üçüncü Haçlı Seferi'ydi
Üçüncü Haçlı Seferi
gerçekten de akla yatkın bir sebeple başladı
1187'de
kendi Müslüman Haçlı Seferi'ni yapan Selahaddin Kudüs'ü Hıristiyanların elinden geri almıştı
Batılı güçlere yapılan bu hakaret karşısında İngiltere
Fransa ve Kutsal Roma İmparatorluğu kralları
eski anlaşmazlıklarını bir kenara bırakarak kutsal seferde bir araya geldiler
Rişar altı yıldan fazla savaştı
Savunma o kadar kuvvetli ve akıllıcaydı ki
ancak bir kere Kudüs yakınlarına gelebildiler
Sonunda en iyi şeyi yaparak bir barış anlaşmasında karar kıldılar
Anlaşmaya göre
Batılı turistler Kutsal Şehir'i ziyaret edebileceklerdi
Rişar ülkesine geri dönerken yolda bir düşmanı tarafından pusuya düşürüldü
Aslında İngilizler
Rişar'ı kaçırana teşekkür bile edebilirlerdi
Çünkü efsanevi olmasının bir nedeni de tahta çıktığından beri İngiltere'ye ayak basmamasıydı
İngiltere onun için dipsiz bir para kuyusu ve asil amaçlarını gerçekleştirmek için adam yollayan bir yerdi
Sonunda ülke iflas etti ve kendisi için istenilen fidyeyle daha büyük bir maddi sorun yarattı
İşin en garibi
John kardeşini kurtarmaya çalışırken ülkenin kötü bir durumda olmasının tüm suçu onun omuzlarına yükleniyordu
Rişar ülkesine döndüğünde
yeni bir ordu hazırlıklarına girişerek ülkeyi daha da fazla borca soktu
Sonra da eski müttefiki Fransa'ya saldırdı ve kısa bir süre içinde orada öldürüldü
John
hükümdarlığı boyunca yapılan zararı onarmakla uğraştı ve daha da kötü bir üne sahip oldu
Haçlı Seferleri hala devam ediyordu
Bir sonraki yüzyılda bir düzineden fazla sefer düzenlendi; bunların arasında en yıkıcı olanı Dördüncü Haçlı Seferi'dir
Fransa'dan yola çıkan ordu Venedik'te ulaşım aracı ararken yine tarihte görülmemiş bir "iyi fikir" bulundu
Diplomatik zekalarıyla ünlü Venedikliler
Fransızları Kutsal Topraklara götürmeden önce kendi çıkarları için Zara'yı (bugünkü Zadar) Macaristan'dan geri almak için ücretli asker olarak kiralamak istediler
Fransızlar bu anlaşmayı kabul ettiler
Zara geri alındı ve yağma edildi
Bunun sonucunda Papa tüm orduyu aforoz etti
Ondan sonra her şey kötüye gitmeye başladı
Venedikliler
kiralık ordularına şimdi de Bizans'taki zenginlikleri anlatmaya başladılar
Bizans İmparatoru'nun tahttan indirilen bir akrabasına yardım etmek amacının arkasına sığınan Haçlılar Konstantinopolis'e girdiler
Şehri yakıp yıktılar
yağmaladılar ve nüfusun hatırı sayılır bir bölümünü katlettiler
Sonra da tahta kukla bir imparator oturttular
Haçlıların esas amacı olan Konstantinopolis'i Türklere karşı korumak tamamen bırakılmıştı ve bu hain saldırının Avrupa'ya da zararı çok büyük oldu
Sonunda
eski Bizans İmparatorluğu ailesi yavaş yavaş bu kadim şehrin tahtına tekrar geçti
ama artık eski güç ve pırıltının sadece gölgesi vardı
İmparatorluğun çöküşü ise baştakilerin o andan itibaren takındığı tutum yüzünden hızlandı
Dördüncü haçlı ordusu savaştan elde ettikleriyle geri döndü
On yıl sonra papa tekrar denedi
Bu ordu Mısır'da bir saldırı üssü oluşturmaya çalıştı
Bu
sıradışı bir plandı ve sonunda Nil deltasının salgın hastalıklarla dolu ortamında gerçekleşmesi mümkün olmadı
Ama yine de çaba gösterildi
1260'larda bölge Moğol istilasına uğradığında savaşçı olarak yetiştirilen kölelerden gelen bir hanedan
Memlükler Mısır'ı yönetiyordu
Kendi aralarındaki anlaşmazlıklar yüzünden haçlılarla işbirliği yapma eğilimindeydiler
İki taraf da yakında oraya ulaşması beklenen Moğollara karşı haçlılarla birleşmek istiyordu
Ancak buna gerek kalmadı çünkü Moğollar Kudüs'ü geçtikten sonra geri çekildiler
En korkunç haçlı seferlerinden biri çocukların katıldığı haçlı seferiydi
Avrupa'nın ortaçağdaki şehirleri yetim ve öksüz çocuklarla doluydu
Bazı insanlar
yetişkinlerin yapamadıklarını
çocukların yapacaklarına inanıyordu
Çünkü günahsız oldukları için
kutsal topraklara ilerlerken tanrı onları koruyacaktı
Binlerce Avrupalı çocuk yollara döküldü
Yol boyunca hayatta kalmak için de dileniyor ve hırsızlık yapıyorlardı
Kilise çocukları vazgeçirmek için çaba gösterdiyse de masum bir şekilde kendilerini ortaya atmalarına hiçbir şey engel olamadı
İtalya kıyılarına ulaşan çocuklar toplandı ve liderler gemi sahipleriyle çocukları kutsal topraklara götürmeleri için anlaştı
Ama bu çocukların hepsi gemilere yüklenip Kuzey Afrika'ya götürüldü
Orada da köle olarak satıldı
Haçlı seferlerinden birinde ise Fransa'nın dışına bile çıkılamadı
Fransız kralı papayla işbirliği yapıp ülkenin güneyinde yaşayan Albigenlere karşı bir kutsal savaş ilan etti
Kuzeyde yaşayan binlerce Fransız asilzadesi de bu savaşa katıldı
Oluşturulan güç Provence bölgesine girdi ve Albigen olanları da olmayanları da öldürdü ve topraklarını ellerinden aldı
Haçlı ruhu sonunda 14
yüzyılda
Kudüs'ün Memlûk ve Osmanlı saldırılarına karşı koyamayıp düşmesiyle son buldu
yüzyıl savaşları
İtalyan şehir devletlerinin anlaşmazlıkları ve Büyük Salgın Haçlı Seferlerini bitirdi
Sonuç korkunçtu
Bizans İmparatorluğu darmadağın oldu
Yüz binlerce insan öldü ve Müslümanlar Avrupalıları mutlaka püskürtülmesi gereken işgalciler olarak görmeyi öğrendi
Savaş ve özgürleşmenin ardındaki olumlu fikirler her zamanki gibi hırsa
idealizm çılgınlığına
dinsel bir nefrete; zalim ve uzun bir acıya dönüştü
Alıntı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul