Konu
:
Dinler Tarihi: Afrika Tarihleri
Yalnız Mesajı Göster
Dinler Tarihi: Afrika Tarihleri
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Dinler Tarihi: Afrika Tarihleri
Afrika insanının dinsel dünyası Avrupalılarınkinden oldukça farklıdır
Bununla birlikte Avrupa dininin temelinde yatan birçok kavramda Mısır
Hint ve Avrupa etkisini birarada görmek mümkündür
Bu nedenle de çeşitli inanç sistemleriyle dolu olan Zenci Afrika'nın dinsel yaşamını bütünüyle kavramak oldukça güçtür
Ne var ki
Afrika'daki yerli dillerin yeterince öğrenilmesi ve Afrika asıllı incelemecilerin katkıları ile Afrika dinleri daha bir açıklık kazanmış
dinsel olguları açıklamak için gerekli olan terim ve kavramları saptamak kolaylaşmıştır
Afrika'daki ilkel çağdaş dinler arasında en çok Animizm
Fetişizm ve Totemizm yaygındır
Özellikle Orta Afrika'da
Asya'da ve Pasifik Okyanusu'nun bazı adalarında
hâlâ
yaklaşık olarak 140 milyon kadar insanın kabul ettiği Animizm (Canlıcılık) inanışına göre
yalnız canlı varlıkları değil cansız varlıkları da
birer rufa yönetir
Animizmi tabiatta insan ruhuna az çok benzer ruhlar bulunduğunu kabul eden din olarak tanımlayabiliriz
Zenci Afrika'da Animizm
tslamiyetten hemen sonra gelmektedir
Yapılan istatistiklere göre Afrika'daki müslüman sayısı 102 milyon
animist sayısı 95 milyon
Hıristiyan (katolik
protestan ve kıptî) sayısı ise
yaklaşık olarak 60 milyondur
Animizm terimini
ilk kez 1871 yılında antropolog E
B
Taylor "ruhsal varlıklar" a inanma anlamında kullanmıştır
Taylor'a göre animizm
tikel ruhların ölümden ya da bedenin tahribinden sonra da yaşamaya devam ettikleri inancına dayanır
Buna göre ruhlar
önemle-lerine göre
değişik düzeylerde bulunan ve tikel ruhlardan tanrılara kadar uzanan bir hiyerarşi meydana getirir
Taylor
"ruh" kavramının kökenini
insanların rüyalarında ve hayallerinde temellendirmiştir
Ona göre ilkel insanlar
özellikle uyku sırasında ruhun bedenden ayrılıp dolaştığını
değişik biçimler aldığını düşünmüşler
bu yüzden insanın ölümünde de ruhun
ama bu kez sürekli olarak
bedenden ayrıldığını sanmışlardır
Çağdaş antropoloji açısından kesinlikle bilinen bir şey varsa o da
birbirinden çok farklı kültür ortamlarında yaşayan insan topluluklarının tümünde "hayalet-ruh" kavramının bulunduğudur
Taylor
bu verilere dayanarak "Animizm" i
dinlerin evreminde bir başlangıç aşaması saymıştır
Animizm
ruhun bedenden ayrıldıktan sonra başıboş kalmadığına
canlı ya da cansız başka nesnelere de girdiğine
başka bir deyişle "ruh gücü"ne inanır
Yalnız hayvanlar yada bitkiler değil
taşlar bile
ölümle bedenden ayrılan insan ruhu için birer barınak meydana getirir
Animizm inancına göre
ruhun bedenden kesinlikle ayrılması için
ölümü beklemek de şart değildir
Ruh
geçici bir süre için bedenden ayrılıp
canlı ya da cansız başka bir bedene girebilir
daha sonra yeniden eski bedeninedönebilir
Dinsel anlamda fetişizm düşüncesi de bu inanca bağlanır
Alıntı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul