Konu
:
Osman Beyin Siyasi Faaliyetleri Nelerdir?
Yalnız Mesajı Göster
Osman Beyin Siyasi Faaliyetleri Nelerdir?
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Osman Beyin Siyasi Faaliyetleri Nelerdir?
Osman beyin siyasi faaliyetleri nelerdir?
Daha önce de temas edildigi gibi
Ertugrul Bey'in vefatindan sonra
Kayi boyunun idaresini üstlenebilecek kudret ve vasifta görülen Osman Bey
23 yaslarinda iken beyligin basina getirilir
Filhakika Osman Bey
babasinin son günlerinde de beylige vekâlet etmekte idi
Onun
beyligin basina getirilmesi
alti asirdan daha uzun bir süre yasayacak olan devlete "Osmanli" adinin verilmesine sebep oldu
Böylece Hammer'in de isaret ettigi gibi Islâm dünyasinda
UI
Halife olan Hz
Osman'dan sonra bir Osman daha tarih sahnesine çikiyordu
Beyliginin ilk dönemlerinde Kastamonu Uc beylerinden Çobanogullari ile irtibati olan ve hatta bir bakima onlara bagli oldugu söylenen Osman Bey'in
Çobanogullarinin gazâ faaliyetlerini durdurmalari üzerine harekete geçip gazaya devam ettigi belirtilmektedir
Osman Bey'in
Uc'larda gazâ faaliyetlerine baslayip liderligi eline geçirmesi
kudret ve nüfuzunun günden güne artmasina sebep oldu
Bununla beraber o
babasi Ertugrul Bey'in Rum tekfurlari ile iyi geçinme siyasetine itina gösteriyor
onlarla dostane münasebetleri devam ettirmek için azamî derecede gayret sarf ediyordu
Fakat bazi Rum tekfurlari onun güçlenmesinden kusku duyup rahatsiz olmaktaydi
Bu sebeple "Imdi bunlari bu vilayetten çikarmazsaniz veya kovmazsaniz ahir (son) pismanlik fayda vermez" gibi sözler söylüyorlardi
Bu tekfurlar içinde özellikle Inegöl tekfuru
komsu tekfurlara Osman Bey'in ileride kendileri için büyük bir tehlike olacagini bildiriyor ve Osman Bey'e bagli Türk kabilelerine bir takim zararlar vermekten geri kalmiyordu
Bunun üzerine Inegöl'ün zaptina karar veren Osman Bey
bir miktar kuvvet ile kaleyi almak için yola çikar
Inegöl tekfurunun Ermenibeli'nde pusu kurdugu ögrenilmesine ragmen Osman Bey
pusu kurmus ve gücü bilinen bu kuvvetli düsman ile çarpismaktan çekinmez
Bu çarpismada Osman Bey'in yegeni ve kardesi Saru Yatu'nun oglu Bay Koca sehid düser
Bu sehid
muharebe sahasina yakin olan ve adi geçen yerin alt taraflarinda Hamza Bey köyü arazisinde harap bir kervansaray yaninda defn edilir
Bu savastan birkaç gün sonra Inegöl'e yakin bir mesafedeki Kolaca kalesi basildi
ahalisi teslim oldu ve kale zapt edildi
Asikpasazâde'nin ifadesine göre hicretin 684
(1284) yilinda meydana gelen bu hadise
Osman Gazi'nin ilk fethidir
Bu olay
Inegöl tekfurunun Karacahisar tekfuru ile ittifakina sebep oldu
Bir müddet sonra Osman Bey
Domaniç civarinda Inegöl tekfuru ile yeniden karsilasir
Karacahisar tekfurunu da yanina alan Inegöl tekfuru bu sefer yenilmekten kurtulamadi
Osman Bey
bu muvaffakiyetten sonra Karacahisar'i feth etti
Bununla beraber Osman Bey'in kardesi San Yatu da bu savasta sehid düstü(1288)
Saru Yatu'nun naasi
Sögüt'e getirilerek orada babasi Ertugrul'un türbesine defn edildi
Bu muharebe esnasinda Karacahisar beyinin en genç kardesi Latos (veya Kalanos) da öldürüldü
Osman Bey
özellikle Karacahisar'in fethinden sonra siyasî bir sahsiyet kazanmis görünmektedir
Nitekim o
bu basarisindan dolayi Anadolu Selçuklu Sultani'nin kendisine gönderdigi hâkimiyet (beylik) sembollerini (alamet) alarak bir sancak beyi durumuna geldi
Gerçekten
Selçuk hükümdari Giyasu'd-Din Mes'ud
umumî siyaseti cümlesinden olarak uc beylerini taltif ettigi sirada Osman Bey'e de bir ferman göndererek ona Sögüd'ü temlik etmis idi
Feridun Bey Münseati'nda belirtildigine göre Sögüd'ün temlik ve iktasini gösteren ferman 683 (1284) tarihini tasimaktadir
Keza 688 (1289) tarihini tasiyan ve Kara Balaban Çavus ile gönderilen ikinci ve daha kapsamli fermana göre artik o
Uc Beyi olmustur
Fermanla birlikte kendisine tug
alem
kiliç ve gümüs takimli at gibi hediyeler de gönderilmisti
Bu fermanda Sögüt ve Eskisehir'in ilhaki ile teskil olunan sancaga Osman Sah Bey'in tayin edildigi ve o siralarda Selçuklu hükümetince alinan mirî vergilerin tamamindan muaf oldugu bildirilerek söyle deniyordu:
"
Bir sancaklik yer itibariyle saadetimden müsarünileyhe taklid edüp verdim ve buyurdum ki
sol ki mukteday-i zat-i adalet simattir mesned-i emânet ve eyalette kemâl-i vekar ve sekine birle temekkün ve karar eyleyüp
mefhumun siâr ve disar edünüp serr-i zâlimi
mazlumdan def ve ates-i mezâlimi ruy-i zeminden ref etmesine cidd ve cühd gösterüp
fevaidinden behremend olmaga çalisip zaman-i hükümette vadi' (alçak) ve serifgani (zengin) ve fakir
alim ve cahil
karib ve baid (yakin ve uzak) müsafir ve mücavire cümleten yeksan bakup
"
Osman Bey
691 (1291)'de Eskisehir civarinda bulunan Karacahisar'i aldiktan sonra Mudurnu taraflarinda bulunan Samsa Çavus ve kardesi Sulamis ile de görüserek bir plân hazirlar
Buna göre kendisi ile tesrik-i mesai etmis olan Harmankaya Rum Beyi Köse Mihal da olmak üzere Sakarya vadisindeki Sorkun (veya Sorgun köyü)
Tarakli Yenicesi
Mudurnu ve Göynük taraflarina akinlar yaparlar
Osman Bey'in
günden güne yeni topraklar elde edip basari kazanmasi
çevredeki Rum tekfurlarini oldukça tedirgin etmeye baslar
Bu sebeple bunlar
Osman Bey'i ortadan kaldirma çarelerini aramaya basladilar
Bununla beraber savas ve çatisma olmaksizin Mudurnu ve Göynük taraflarina yapilan akinlar üzerinden tam yedi sene geçti
Bu müddet esnasinda Osman Bey
kuvvetlerini iyi bir disiplinle yetistirmekten geri kalmiyordu
Böylece gün geçtikçe durumunu kuvvetlendiriyordu
Fakat civarda bulunan Bizans tekfurlarinin da ona karsi olan düsmanliklari artiyordu
O zamana kadar her sene asiretin kiymetli esyasini kendi kalesinde muhafaza etmekte olan Bilecik tekfuru bile Osman Bey'in düsmanlari arasina girip onlarin saflari arasinda yer almisti
Köse Mihal
kizinin dügünü esnasinda bu dügüne davet edilen Rum beylerini Osman Gazi ile baristirmak istedi ise de bunda muvaffak olamadi
Aksine onlar
Osman Bey'in dostu olan Köse Mihal'i de kendi taraflarina çekmek istediler
Bu arada da Osman Bey'e karsi bir suikast plani hazirladilar
Bu suikastin uygulanmasi için Yarhisar (Yenisehir ile Lefke yani Osmaneli arasinda) tekfurunun kizinin dügünü uygun bir firsatti
Bilecik'in
Osman Gazi tarafindan fethi ile sonuçlanacak olan bu dügünde
zaman
mekan ve uygulama için uygun sartlarin bir araya gelmesi neticesinde bir suikast plâni hazirlandi
Buna göre Yarhisar tekfurunun kizi ile evlenecek olan Bilecik tekfuru dügününe Osman Beyi de davet eder
Suikast plâni da bu esnada gerçeklestirilecektir
Fakat Osman Bey'i dügüne dâvete gelmis olan Harmankaya Rum Bey'i Mihal
Osman Bey'i durumdan haberdar etmis ve kendisi için hazirlanan suikasti bütün teferruatiyla ona anlatmisti
Bunun üzerine dâveti kabul eden Osman Bey
karsi tedbir aldi
Bu gaye ile Osman Bey
dügün hediyesi olarak bir sürü kuzu gönderiyor
dügünü müteakib bütün kabilenin yaylaya çikmak zorunda bulundugunu ve eskiden beri oldugu gibi kabilenin bütün kiymetli esyasinin yasli kadinlar vâsitasi ile kaleye gönderilmesine müsaade edilmesini taleb ediyordu
* Bilecik tekfuru
güzel bir firsat yakaladigini hesaplayarak buna memnun olmus ve dügün yeri olarak kararlastirilan Bilecik'e birkaç saat mesafedeki Çakir Pinari denilen yere gitmisti
Osman Bey ise asiretin agir ve kiymetli esyasi yerine atlara silah yükleyip 40 kadar yigit ve seçkin gaziyi de kadin kiyafetine sokarak Bilecik'e gönderdi
Bu gaziler
dügün münasebetiyle bos kalip ihmal edilecek olan kaleyi zapt edeceklerdi
Gerçekten de bu karsi plana göre tam zamaninda hareket edip Bilecik kalesini kolaylikla ele geçirdiler
Gazilerinin basarisindan haberdar olan Osman Bey de yanindaki diger gazilerle birlikte Kaldirik (Âsikpasazâde'ye göre "Kildirik" s
16) Derbendi denilen yerde dügünden dönen Bilecik tekfuruna pusu kurdu ve onu hezimete ugratti
Bu esnada tekfur ve maiyeti de dahil olmak üzere dügün halkinin çogu öldürüldü
Osman Bey
sabaha karsi Yarhisar üzerine yürüdü
Yapilan ani bir baskinla kale kusatilip feth olundu
Halkin büyük bir kismi da esir alindi
Geline ait esya ganimet olarak alindi
Daha sonra Bilecik'e dönüldü
Osman Bey
Bilecik ve Yarhisar'in fethinin dogurdugu saskinlik ve düsmanin psikolojik durumunun bozulmasindan istifade için derhal Turgut Alp'i bir miktar süvari kuvveti ile Inegöl üzerine gönderdi
Kaleyi kusatma altina alan Turgut Alp
harp yapmak suretiyle burayi ele geçirmeye muvaffak oldu
Kalenin tekfuru ile ganimetleri Osman Gazi'ye getirdi
Osman Bey
bu vak'alarda elde edilen ganimet ile esirlerden
gelin ve ona ait esyanin disinda kalani tamamiyle gazilere dagitti
Nilüfer adindaki gelini de bu hadiselerde pek çok yararligi görülen oglu Orhan'la evlenirdi
Bilahere bundan Murad Han Gazi ile Süleyman Pasa dünyaya geleceklerdir
Asikpasazâde
Osman Gazi'nin
oglu Orhan'la evlendirdigi Nilüfer ve dügün hakkinda su bilgileri verir:
"Osman Gazi
onu oglu Orhan Gazi'ye verdi kim Ülüfer Hatun'dur
(Lolofira
Lülüfer=Nilüfer) Orhan Gazi ol demde yigit olmustu
Ve bir oglu dahi vardi kim onu göç üzerinde koyup dururdu
Bu dört pare hisarlari yerine mukarrer ettiler
Elhasil Osman Gazi dügün eyleyip Nilüfer Hatun'u oglu Orhan Gazi'ye vermek ister
Ve hem öyle etti
Ülüfer (=Nilüfer) Hatun oldur ki
Kaplica kapisina yakin yerde Bursa hisari dibinde tekyesi var
Nilüfer suyu köprüsünü ol hatun yapti
Ve o suya Nilüfer deyü ad verdiler
Ve hem Murad Han Gazi ve Süleyman Pasa dahi onun ogludur
Ikisinin dahi atasi Orhan Gazi'dir
Ol hatun vefat edince Orhan Gazi ile defn ettiler
"
Miladî 1299 senesinde meydana gelen bu üç fetihten itibaren Osman Bey'in gücü daha ziyade artmisti
O
yeni fetih haberlerini bildirmek ve alinan ganimetten takdim etmek üzere Anadolu Selçuklu Sultani'na bir adam göndermek üzereyken
Sultan UI
Alaeddin Keykûbad'in
Ilhanli hükümdari Gazan Han kuvvetleri tarafindan esir alinip Iran'a götürüldügünü ögrenir
Bu durumda ona hediye takdimine gerek kalmamis oluyordu
Bununla beraber
müstevli Ilhanli kuvvetlerinin Osman Bey'in Uc Beyligi'ne zarar verme ihtimaline karsi asiret ve oymagin savunma isine önem verdi
Bunun için tedbirler aldi
Su kadar var ki
Osman Bey
Selçuklu Sultani UI
Alaeddin Keykûbad'in yoklugunun meydana getirdigi bassizlik ve serbestlik üzerine
daha rahat hareket etme imkânini da buldu
Bu sebeple
ipekçilik
dokuma ve demir madenleri ile meshur olan Bilecik'in merkez olmasi düsünülmeye baslandi
Gerçekten buranin alinmasi büyük bir basari oldugundan Osman Bey
fetih faaliyetlerine devam etmek üzere Uc Beyligi merkezini buraya nakl eder
Osman Bey
merkezini buraya nakl etmekle birlikte Selçuklulara olan bagliligini da devam ettiriyordu
Hoca Saadeddin Efendi
Osman Gazi'nin
Selçuklulara olan bagliligindan bahs ederken
Selçuklularin
Mogollar karsisindaki zaafini firsat bilen çevredeki diger bazi beylerin nasil bagimsizlik sevdalarina düstüklerini anlatarak söyle der: "Selçuklu Devleti
Mogollara yenilince Selçuklularin parlakligi gitmis (yildizi sönmüs)
ülke Mogollarin eline geçmisti
Selçuk hanedaninin elinde çok az yetki kalmisti
Bu hanedanin
nimetlerle besledikleri çevredeki beyler
artik onlara boyun egmez hale geldiler
Bunlardan her biri bagimsizlik sevdasma düserek güçleri yettigince ülkelere sahip olmaya basladilar
Ama Osman Gazi'nin dostlugu geçici olmayip
bu hakikatsizlerin tuttuklari yola gitmekten kaçinmis
geçmis hukuku saymis
gücü ve kudreti ölçüsünde Selçuklu topraklarini korumus
cihad sancagini dikip ülkeler feth etmekle düsman gözünde ürkülecek
savas meydanlarinda korkulacak bir kisi olmustu
"
Firhakika gerek Osman
gerekse ondan sonra gelen halefleri
öyle manevî bir disipline bagli idiler ki
Selçuklu hatirasini onlarin bütün hareketlerinde görmek mümkündü
Bu sebeple Selçuklularin tabiî varisi olan Osmanli Beyligi
çikis ve yükselis devirlerinin dinamizmi içinde yer alan bu terbiye ve anlayisa aktif bir örnek teskil etmistir
Nitekim Osman Bey
kendisine yurt ve istiklâl tanimak zorunda bulunan Sultan'a karsi
o
saltanat ve hayattan çekilinceye kadar siyasî istiklâlini ilân etmemekle
edep ve irfani
sahsî ve nazarî kaliplar halinde birakmayip devlet bünyesinde de ifade bulan bir anlayis olarak cemiyete mal etmistir
Gerçekten de Selçuklu Sultani Alaeddin Keykûbad tarafindan bagimsizlik nisanesi olarak davul
sancak vs
gönderildigi zaman
Osman Bey'in
çalinan nevbeti ayakta dinlemis olmasi
Osmanlilarda önemli bir gelenek (an'ane) haline gelerek ikiyüz sene muhafaza edilmistir
Binaenaleyh Osmanli Padisahlari
bes vakit namaz esnasinda mehterhane çalindigi zaman onu ayakta dinlemislerdir
Bu gelenek 210 sene devam ettikten sonra Fâtih Sultan Mehmed tarafindan kaldirildi
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul