Konu
:
Mısır: Apis Öküzü
Yalnız Mesajı Göster
Mısır: Apis Öküzü
08-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Mısır: Apis Öküzü
Apis Öküzü
Apis Öküzü
Eski Mısır' da tapılan canlı hayvanlar olmuştur
Bunların en başlıcası ve şöhret sahibi olan Apis Öküzü'dür
Apis Öküzü başında üçgen şeklinde beyaz bir alameti olan
beyaz lekelere sahip siyah renkli bir öküzdü
Kültünün merkezi Memphis’tir
Alnındaki siyah üçgenden başka sırtında akbabaya benzeyen bir şekil
sağ yanında bir hilal
dili üzerinde ise skarabe işareti bulunması gerekti
Aynı zamanda da kuyruk tüylerinin çift olması gerekiyordu
[1] Eski Mısır’da güneş diski ve kıvrılmış kobra sûretlerini taşıyan bir boğa şeklinde tasavvur edilirdi
[2] Bu hayvan Memfis'in ilahı Ptah’in bir canli numunesi sayılır ve onun bu hayvanda yaşadığına inanılırdı
Alnındaki siyah üçgenden başka sırtında akbabaya benzeyen bir şekil
sağ yanında bir hilal
dili üzerinde ise hamam böceğine benzeyen bir işaret bulunması şarttı
Aynı zamanda da kuyruk tüylerinin çift olmasi gerekiyordu
Bu şartlara uyan Apis Öküzü Ptah mabedinin karşısına yapılmış bir mabette
itina ile rahipler tarafindan bakılır ve beslenirdi
Gündüzleri belirli zamanlarda avluya çıkarılan mukaddes öküzün her hareketinden rahipler bir anlam çıkarırdı
Bu hayvan ölünce Mısırlılar tarafindan büyük bir matem olurdu
Ama yenisinin meydana çıkışı büyük sevinçle karşılanırdı
Ölen öküzler mumyalanarak büyük cenaze törenleri yapılır ve Saqqara’da bulunan yeraltı galerilerindeki lahitlere konulurdu
İsis-Apis olan bu hayvan için
Serapeum denilen mabette ayinler yapılırdı
Ölen öküzün yerine yenisi geçirilerek totem hayvan yaşatılmış olurdu
[3]
Apis öküzü eski Mısır'da kainatın yaratıcısı
Memphis kentinin koruyucu tanrısı ve zanaatkarların baş tanrısı olan "Ptah"ın tekrar dünyaya gelmiş hali olarak kabul edilir
Logo tasarımında
M
Ö
664–323 yapılmış olan bir Mısır heykelciğinden stilize edilmiştir
Heykelin üzerindeki süslemeler hayatın iki eş yarısını
gündüz ve geceyi
yaşam ve ölümü simgelemektedir
[4]
Kurân-ı Kerîm'de şöyle bahsedilir;
بسم الله الرحمن الرحيم
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَى مِنْ بَعْدِهِ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْا وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَى مِنْ بَعْدِهِ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْا أَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدِيهِمْ سَبِيلًا اتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِمِينَ ۞ وَلَمَّا سُقِطَ فِي أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْا أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ ۞ وَلَمَّا رَجَعَ مُوسَى إِلَى قَوْمِهِ غَضْبَانَ أَسِفًا قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُونِي مِنْ بَعْدِي أَعَجِلْتُمْ أَمْرَ رَبِّكُمْ وَأَلْقَى الْأَلْوَاحَ وَأَخَذَ بِرَأْسِ أَخِيهِ يَجُرُّهُ إِلَيْهِ قَالَ ابْنَ أُمَّ إِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُونِي وَكَادُ۞ [x6]
"(Tur'a giden) Musa'nın arkasından kavmi
zinet takımlarından
böğürebilen bir buzağı heykelini (tanrı) edindiler
Görmediler mi ki o
onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor? Onu (tanrı olarak) benimsediler ve zalimler oldular
Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler ki: Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka ziyana uğrayanlardan olacağız! Musa
kızgın ve üzgün bir halde kavmine dönünce: "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız! Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi
Tevrat levhalarını yere attı ve kardeşinin (Harun'un) başını tutup kendine doğru çekmeye başladı
(Kardeşi): "Anam oğlu! Bu kavim beni cidden zayıf gördüler ve nerede ise beni öldüreceklerdi
Sen de düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim kavimle beraber tutma!" dedi
"
(Kurân-ı Kerîm
Araf Sûresi
148-150
Ayet) [6]
וַיַּרְא הָעָם כִּֽי־בֹשֵׁשׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶדֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ קוּם׀ עֲשֵׂה־לָנוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵינוּ כִּי־זֶה׀ מֹשֶׁה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר׃
1
הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶרֶץ מִצְרַיִם לֹא יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָיָה לֹֽו׃
2
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אַהֲרֹן פָּֽרְקוּ֙ נִזְמֵי הַזָּהָב אֲשֶׁר֙ בְּאָזְנֵי נְשֵׁיכֶם בְּנֵיכֶ֖ם וּבְנֹתֵיכֶ֑ם וְהָבִ֖יאוּ אֵלָֽי׃
3
וַיִּתְפָּֽרְקוּ֙ כָּל־הָעָם אֶת־נִזְמֵי הַזָּהָ֖ב אֲשֶׁר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיָּבִ֖יאוּ אֶֽל־אַהֲרֹֽן׃
4
וַיִּקַּח מִיָּדָ֗ם וַיָּ֤צַר אֹתֹו֙ בַּחֶרֶט וַֽיַּעֲשֵׂ֖הוּ עֵגֶל מַסֵּכָ֑ה וַיֹּאמְרוּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵל אֲשֶׁר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶרֶץ מִצְרָֽיִם׃
5
וַיַּרְא אַהֲרֹן וַיִּבֶן מִזְבֵּ֖חַ לְפָנָ֑יו וַיִּקְרָ֤א אַֽהֲרֹן֙ וַיֹּאמַר חַג לַיהוָ֖ה מָחָֽר׃
6
וַיַּשְׁכִּ֙ימוּ֙ מִֽמָּחֳרָת וַיַּעֲלוּ עֹלֹת וַיַּגִּ֖שׁוּ שְׁלָמִ֑ים וַיֵּ֤שֶׁב הָעָם֙ לֶֽאֱכֹל וְשָׁתֹו וַיָּקֻ֖מוּ לְצַחֵֽק׃
7
וַיְדַבֵּר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה לֶךְ־רֵ֕ד כִּ֚י שִׁחֵת עַמְּךָ אֲשֶׁר הֶעֱלֵ֖יתָ מֵאֶרֶץ מִצְרָֽיִם׃
8
סָרוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁר צִוִּיתִם עָשׂוּ לָהֶם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לֹו֙ וַיִּזְבְּחוּ־לֹו וַיֹּאמְרוּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵל אֲשֶׁר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶרֶץ מִצְרָֽיִם׃
9
וַיֹּאמֶר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה רָאִ֙יתִי֙ אֶת־הָעָם הַזֶּה וְהִנֵּה עַם־קְשֵׁה־עֹ֖רֶף הֽוּא׃
10
וְעַתָּה֙ הַנִּיחָה לִּי וְיִֽחַר־אַפִּי בָהֶ֖ם וַאֲכַלֵּ֑ם וְאֶֽעֱשֶׂה אֹותְךָ֖ לְגֹוי גָּדֹֽול׃
11
וַיְחַל מֹשֶׁה אֶת־פְּנֵ֖י יְהוָה אֱלֹהָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר לָמָ֤ה יְהוָה֙ יֶחֱרֶ֤ה אַפְּךָ֙ בְּעַמֶּךָ אֲשֶׁ֤ר הֹוצֵ֙אתָ֙ מֵאֶרֶץ מִצְרַיִם בְּכֹחַ גָּדֹ֖ול וּבְיָד חֲזָקָֽה׃
12
לָמָּה֩ יֹאמְר֨וּ מִצְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר בְּרָעָ֤ה הֹֽוצִיאָם֙ לַהֲרֹ֤ג אֹתָם֙ בֶּֽהָרִים וּ֨לְכַלֹּתָם מֵעַ֖ל פְּנֵי הָֽאֲדָמָ֑ה וּב מֵחֲרֹון אַפֶּךָ וְהִנָּחֵם עַל־הָרָעָ֖ה לְעַמֶּֽךָ׃
13
זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּעְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּר אֲלֵהֶם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶם כְּכֹוכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם׃
14
וַיִּנָּ֖חֶם יְהוָ֑ה עַל־הָרָעָה אֲשֶׁר דִּבֶּ֖ר לַעֲשֹׂות לְעַמֹּֽו׃
Hikâyenin devamını Eski Ahit'ten (Tevrat'tan) dinleyelim;
Halk
Musa'nın dağdan inmediğini
geciktiğini görünce
Harun'un çevresine toplandı
Ona
"Kalk
bize öncülük edecek bir ilah yap" dediler
"Bizi Mısır'dan çıkaran adama
Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!" Harun
"Karılarınızın
oğullarınızın
kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin" dedi
Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi
Harun altınları topladı
oymacı aletiyle buzağı sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!" dedi
Harun bunu görünce
buzağının önünde bir sunak yaptı ve
"Yarın RAB'bin onuruna bayram olacak" diye ilan etti
Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu
esenlik sunuları getirdi
Sonra oturup yediler
içtiler
kalkıp alem yaptılar
RAB Musa'ya
"Aşağı in" dedi
"Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı
Buyurduğum yoldan hemen saptılar
Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar
kurban kestiler
'Ey İsrailliler
sizi Mısır'dan çıkaran ilahınız budur!' dediler
" RAB Musa'ya
"Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum" dedi
"Şimdi bana engel olma
bırak öfkem alevlensin
onları yok edeyim
Sonra seni büyük bir ulus yapacağım
" Musa Tanrısı RAB'be yalvardı: "Ya RAB
niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle
güçlü elinle çıkardın
Neden Mısırlılar
'Tanrı kötü amaçla
dağlarda öldürmek
yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı' desinler? Öfkelenme
vazgeç halkına yapacağın kötülükten
Kulların İbrahim'i
İshak'ı
İsrail'i anımsa
Onlara kendi üzerine ant içtin
'Soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım
Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim
Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin
" Böylece RAB halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti
(Tevrat
Mısırdan Çıkış
32:1-14) [7]
Ayetlerden anlaşıldığı gibi Musa
tanrısının çağırması üzerine Yeşu’yla birlikte Sina dağına çıkar
Üç ay kavminden uzak kalır
Kavminin eski putperest adetleri nükseder ve Harun’dan kendilerine put yapmasını isterler
Harun
altın takıları toplar ve bir buzağı heykeli yapar
Kur’an’a göre buzağı aynı zamanda dana gibi böğürmektedir
Yahudiler
buzağı heykeline tapınmaya başlar
[3]
Apis Öküzleri
tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak görülürdü
Ancak
insanlar adına tanrı ile aracılık yapan diğer hayvanlardan farklıydı
Apis Öküzü Ptah mabedinin karşısına yapılmış bir mabette
itina ile rahipler tarafından bakılır ve beslenirdi
Ölünce Mısırlılar tarafından büyük bir matem
yenisinin ortaya çıkması ise büyük sevinç olurdu
Ölen öküzler mumyalanır
bir firavunun ölümü gibi ihtişamlı cenaze törenleri yapılır ve Saqqara’da bulunan yer altı galerilerindeki lahitlere konulurdu
[1]
Eski Mısır’ın şirk inançlarından biri olarak
hayvanları tanrı sayma yerine
bazı hayvanların tanrıların ruhlarını taşıdığına inanılırdı
Apis öküzleri
bu inancın en gelişmiş örneğidir
Alnında beyaz bir ay
dil altında bir domuzlan ve sırtında akbabalardaki gibi lekeler bulunan bu kara öküze Mısır dilinde Hapi denirdi ve onun
tanrı Ptah’la tanrı Osiris’in ruhlarını taşıdığına inanılırdı
Yaşarken güneş tanrısı Ptah’ın ruhunu taşıyan Apis öküzü
ölünce Osiris-Apis oluyordu
Mumyalanır ve serapeum denilen özel bir mezara gömülürdü
Ölünce
yerine bu renklerde yeni bir Apis bulununcaya kadar yas tutulurdu
Sağken bir tapınakta özenle beslenen Apis öküzüne
özellikle Menfis’te tapılmıştır
Başlangıçta Nil tanrısı Hapi biçiminde olan Apis
muhtemelen bereketle ilişkili bir tanrı kabul edilirdi
Eski İran’da Mazdeizmin çıkışı da öküz ve ineklere bağlanır
Göçebeler öküz ve ineklerin değerini bilmiyorlar
onları horluyorlardı
Öküzün ruhu
içine düştüğü kötü durumu gökyüzüne haykırmakta
bir koruyucu bulmak için yalvarmaktaydı
İşte Zerdüşt böyle bir ortamda bir tarım reformcusu olarak ortaya çıktı ve Mazdeizmi ekonomik ve toplumsal bir temele oturttu
[2]
Apis Öküzü Osiris ile özdeşleştirilmiş olsa da
öküze tapılması Mısır'ın çok daha erken dönemlerine uzanmaktadır
Osiris
eski krallığın son dönemlerinde tapınılmaya başlanan tanrıdır
oysa ki Apis Öküzü'nden ilk hanedanlıktan bile daha erken dönemlerde bahsedilmiştir
Yine de Apis Öküzü'ne Osiris olduğu düşünülerek tapılmış ve Osiris'in ruhunun bir simgesi olarak görülmüştür
[1]
Apis Öküzü Festivali
Apis şerefine büyük insan topluluklarını Memphis'te bir araya getiren
yedi gün süren festivaller düzenlenirdi
Rahipler ciddi ve görkemli bir merasim alayıyla
öküze önderlik ederek kalabalığın arasından geçirirlerdi
Öküzün nefesini koklayan çocukların
gelecekteki olaylar hakkında kehanette bulunma gücü ile ödüllendirileceğine inanılırdı
[
Uyarı: Bu yazıda hem İslâmî hem de İslâmî olmayan kaynaklardan yararlanılmıştır
Alıntı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul