Yalnız Mesajı Göster

Gurur: 1. Aldanmışların Kısımları

Eski 08-24-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Gurur: 1. Aldanmışların Kısımları




Bazıları sık sık hac ederler Fakat hac etmek için helâl para gerektiğini düşünmezler Bu yüzden, muamelelerinde helâl ve haramı karıştırırlar Hacca giderken de emanetleri sahiplerine iâde etmezler, zulmettikleri kimselerden helallik istemezler, anne babalarının ve akrabalarının gönlünü almazlar Bu yüzden de, hacca nasıl giderlerse, öyle dönerler Yaptıkları bu ibadet onların ruh, kalb, vicdan ve hislerinde her hangi bir iyileştirme yapmaz

Bazıları emr-i maruf ve nehy-i münker yaparlar Fakat bu hayırlı ve önemli iş için gerekli ve şart olan ihlâs, yumuşaklık, sabır ve şefkati göstermezler Kaba, kırıcı ve nefret ettirici davranırlar En ufak bir direnme karşısında kızarlar Buna da ALLAH için kızmak adını verirler Fakat başkalarına söylediklerini kendileri yapmazlar ve şayet onları bu konuda uyaran olursa, küplere biner ve bunu küstahlık ve edebe muhalefet sayarlar

Belli ki, bunlar kendi kendilerini "lâ yus'el" görürler Halbuki "lâ yus'el olmak" ALLAH Teâlâ'ya mahsus bir uluhiyyet sıfatıdır (Lâ yus'el, kendisinden hesap sorulmaz, hesaba tâbi tutulmaz, günün tabiriyle dokunulmaz kimse demektir) Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

"ALLAH, yaptıklarından sorumlu değildir Onlar ise, sorulurlar" (Enbiyâ, 23)

Bazıları bir dinî hizmeti yürütürler Örneğin, bir mescitte imamlık veya müezzinlik yaparlar ve bunu yalnızca ALLAH rızası için yaptıklarını söylerler Fakat bu hizmetleri kendilerinden daha iyi yapan birileri ortaya çıktığı zaman, buna sevinmezler ve ALLAH için yaptıklarını söyledikleri hizmetleri bu kimselere kaptırmamak için gerekirse gayr-i meşru ve ALLAH’ın rızasına muhalif olan işlere de tevessül ederler Halbuki, bu hizmetleri hakikaten ALLAH için yapmış olsalar, bu şekilde kötü tepki göstermeleri mümkün değildir

Bazıları Mekke veya Medine'de "mucâveret" yaparlar (Mucâveret sözlükte, komşuluk yapmak demektir Dinî bir terim olarak ise, sevap maksadıyla hac ve umre mevsimleri dışında Mekke veya Medine'de bir müddet (bu müddet yıllarca uzun olabilir) ikamet etmektir) Fakat bu mübarek yerlerde bulunmaktan yararlanarak nefislerini ıslah etmek ve kötü huylarını değiştirmek için çalışmazlar Bu yüzden, buralarda senelerce de kalsalar, hiç değişmemiş bir hâlde ve geldikleri gibi dönerler Fakat buna rağmen, bu mucâvereti yapmış olmaktan dolayı kendilerine bir üstünlük atfederler

Bunlardan kimisi de, kendi memleketinde iken, hiç olmazsa geçimini kendi çalışması ve alın teriyle karşılarken, bu yerlerde boş dolaşır ve başkalarının verdiği hayır ve sadaka ile yaşar Halbuki, kendini bu hâle getirmek, ancak ilim tahsili ve cihad hizmeti gibi çok önemli işler yüzünden câiz olabilir

Şeytan, bütün insanları günahlarla aldatmaz, bazılarını da amel ve ibadetlerle aldatır O, önemi veya sevabı daha az olan amelleri bunların gözünde büyütür ve câzip hâle getirir ve bunları bu amellerle oyalayarak daha önemli ve sevabı daha çok olan amellerden geri bırakır Bazen de, amel ve ibadetlerin içine onları bozan yabancı unsurların karıştırılmasını sağlar ve bu suretle ibadet olmaktan çıkardığı bu meşguliyetleri bu kimselerin nazarında hâlâ dereceler kazandıran ameller olarak gösterir

Bazı aldanmışlar da ALLAH Teâlâ'ya yakın olmak için dünyaya ait her şeyi terk ederler; fakat şan, şöhret, riyaset ve baş olma hevesini terk etmezler Bu aldanmış kimseler bilmezler ki, dünyaya ait hiçbir şey şan ve şöhret arzusu kadar insanı ALLAH Teâlâ'dan uzaklaştırmaz Çünkü, bu arzuyu taşıyan bir kimse, ister istemez münafıklık yapar, kıskançlık duyar, kibirli olur, riyakârlık eder, yalan söyler ve bunlar gibi bütün kötü huyları kendisinde bulundurur


Alıntı Yaparak Cevapla