08-24-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Gurur: 1. Aldanmışların Kısımları
Bazıları da ALLAH Teâlâ'nın rızâsını kazanmak yerine, O'nun zatına ulaşmayı ve O'nu görmeyi akıllarına koyarlar Vaktiyle, yahudiler de bu hevese kapılmışlardır ALLAH Teâlâ, yahudilerin kıssasını iki âyette bildirmiştir
Birinci âyet şöyledir: "Bir vakit sizin atalarınız Musa'ya, 'Biz ALLAH'ı açıkça görmedikçe O'na iman etmeyeceğiz ’ dediler ve O'nu görmeyi beklerken kendilerini yıldırım çarptı " (Bakara, 55)
İkinci âyet de şöyledir: "Yahudiler, kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler Bunların ataları, vaktiyle Musa’dan daha büyük bir istekte bulunmuşlardı Ona, 'ALLAH'ı bize açıkça göster ’ demişlerdi Bu azgınlıklarından dolayı onları yıldırım çarpmıştı " (Nisa, 153)
Fakat, beşer tarihinde aynı hatalar değişik suretlerde tekrarlanıp dururlar Bu şekillerden bazıları küfür, şirk, inat isimlerini, bazıları da din, tasavvuf, yüksek himmet adlarını alırlar ALLAH Teâlâ'ya ulaşma ve O'nu görme hevesine kapılan sûfiler, Şeriatta böyle bir yol bulamadıkları için, kendi hayâllerinden oluşan bir yol icat ederler
Bu hayâlî yol ise, belirsizlik, karanlık ve şeytanın oyunlarıyla kuşatılmış bir hâldedir Bunlar, din ve Şeriatın aydınlatıcı ışıklarından mahrum olan bu karanlık yolu izlerken, şeytanın türlü taciz ve tasallutlarına uğrarlar Bu yüzden, bunlar bu karanlık, ıssız ve işlenmemiş yolda giderken kendi hayâllerinden veya şeytanın sihrinden kaynaklanan bir parıltı görürler Şeytanın telkinleriyle bu parıltının ALLAH Teâlâ’nın nuru olduğunu zannederler; hatta bazıları onu ALLAH Teâlâ’nın kendisi zannedip O'na ulaştıkları vehmine kapılırlar
Enfüsî bir seyir takip edenler de ALLAH zannettikleri bu parıltıyı kendi kalplerinde hissederler Bunun üzerine, "Ben ALLAH'ım ", "ALLAH kalbimdedir ", "ALLAH'ı kalbimde gördüm " gibi küfür olan sözler söylerler
Şeriat yolunda ise, "gökler ve yer ALLAH Teâlâ’nın nuruyla aydınlanmıştır " (Nûr, 35) Bu nur İslâm ve Kur'ân'dır Bunların isimleri de nurdur (Tevbe, 32; Saff, 8) Kâinat, İslâm ve Kur’ân bilgisiyle aydınlanır, hâdiselerin mânaları da bu bilgi ile vuzuha kavuşur
Sufilerin başına gelen bütün bu ve benzeri aldanış ve belâların sebebi, onların yeterli derecede ilim öğrenmeden sülûka girmeleri ve kâmil bir mürşid aramak yerine, rast gele bir takım kimselerin peşine düşmeleridir
|
|
|
|