08-24-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ezana Hürmet
Ezana hürmet
Bu büyük evliyayı çok seven bir müslüman,
Ölüm hastalığına yakalandı bir zaman
İyice anlayınca vefat edeceğini,
Evladına şöylece yaptı vasiyetini:
(Ben ölürsem, Mevlana, kabrimde dursun biraz
Affım için Allah’a eylesin dua, niyaz )
Az sonra da bu kişi, göçtü dar-ı bekaya
Verdiler bu haberi Hazret-i Mevlana’ya
O da, memnuniyetle teşrif etti kabrine
O zatın affı için, dua etti Rabbine
Çocuklarından biri, rüyada gördü onu
Hem Cennette, nimetler içinde olduğunu
Yanına yaklaşarak, sordu ki: (Hacı baba!
Sen, bu yüksek makama nasıl vardın acaba?)
Dedi ki: (Ey evladım, pek yoktu ibadetim
Ve lakin velilere pek çoktu muhabbetim
Bilhassa Mevlana’yı seviyordum pek fazla
Ve kalben, kendisine hayran idim ihlasla
Ben kabre girdiğimde, geldi Münker ve Nekir
Sorguya başladılar: (Rabbin kim, dinin nedir?)
Onlar bu sualleri sorarken kükreyerek,
Geldi o an çok güzel ve sevimli bir melek
Münker ile Nekir’e dedi ki hemen sonra:
(Lüzum yok bu kimseye böyle sual sormaya
Affetti Allah bunu Mevlana hürmetine
Siz, suallerinizi sorun başka birine )
Onlar da, o meleğin sözünü dinleyerek,
Ayrıldılar yanımdan (Müsterih ol!) diyerek
O andan itibaren ben artık Cennetteyim
İşte, gördüğün gibi, nimetler içindeyim )
Mevlana hazretleri ezanı işitince,
Durur ve dinler idi, büyük huşu içinde
Bu hususta, kendisi nakletti bir hadise
Buyurdu: (Tanıyorum Belh şehrinde bir kimse
Her ne zaman ezanı işitseydi o kişi,
Her ne ki yapıyorsa, bırakırdı o işi
Ve hemen diz üzeri oturup tam o saat,
Dinler ve bittiğinde getirirdi salevat
Sonra da, namaz için camiye gidiyordu
Namazı, bir an olsun hiç geciktirmiyordu
Bu güzel adetini bozmamıştı hiç o zat
Nihayet işittik ki, bu kimse etmiş vefat
Tabut, eller üstünde gidiyordu ki, birden,
Okunmaya başladı ezan da minareden
Ne zaman ki müezzin, okudu ilk tekbiri,
Tabut durdu havada, gitmedi hiç ileri
Hareketsiz bekledi ezan bitene kadar
Vakta ki ezan bitti, yürüdü yine tekrar )
|
|
|
|