|
Prof. Dr. Sinsi
|
Boş Kaldığımız Zaman
Bir diger husus da, mumkun mertebe, kalpleri inceltecek nasihatlara kulak verilmelidir Evet, dinleyince ahiretle butunlesecegimiz ve oteler arzusuyla cosup heyecanlanacagimiz nasihatlar cok onemlidir ve bu manâdaki nasihat aynen dindir Seleflerimiz vâz-u nasihat ederken, cami askla, heyecanla dolardi Koca Fahruddun-i Râzi, felsefe kitaplarini devirmis bir insandi ama, kursuye ciktiginda hickiriklarindan ne dedigini adetâ kimse anlayamazdi Biz bu turlu nâsihleri, dinlemeden mahrum, bu itibarla da bir bakima talihsiz bir cemaat sayiliriz Oysa ki insan ayni zamanda, yuregi hoplamaya, gozu yasarmaya muhtac bir varliktir Evet, insan ic alemi itibariyle her gun birkac defa incelmeye, incelip kendi icinde derinlesmeye ihtiyaci olan bir yaratiktir Aglamak da o ihtiyaclardan biridir Kur’an “Onlar aglar ve yuzustu kendilerini secdeye atarlar ” diyerek hep ic inceliginden, yasaran gozden, rikkatli kalpten bahsediyor Binaenaleyh, mumkunse, her gun Sahâbî, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn Efendilerimize ait, evet, gercekten Islâmi hayati yasamis o insanlardan bir kisim sayfalar mutalaa ederek, hayatimizi onlarla renklendirmeli ve carsiya, pazara oyle cikmaliyiz Bu sayede, hem zaman zaman gonul dunyamiz duzelecek hem de gercek gonul insanlari olan sahabe, tabiin ve tebe-i tabiinle kendimizi mukayese etme firsatini bulacagiz: “Onlar da Muslumandi, biz de Muslumaniz; onlar nasil oyle olmustu, biz neden boyleyiz?” gibi mulâhaza ve murakabelerle yenilenebilecegimizi tahmin ediyorum; hic olmazsa haftada bir kac defa bu sekilde bir incelme ve kalplerin yumusamasi, -insaALLAH- icimizde yer yer mevcudiyetini hissettigimiz paslari izale edip giderecektir Biz de bu sayede kalbimize akseden Ilâhî tecellileri, butun aydinligiyla duyacak ve seytanin vesveselerinin disinda, uzaginda kalabilecegiz Bu durum bazen bir sahsi dinleme, bazen Kur’an okuma, bazen de tefsirleri karistirma seklinde olabilir  Yenilenme seklinde sinir yok ama, bizim buna en az hava, su ve ekmek kadar ihtiyacimiz var Evet, yuregimizi hoplatacak bir insani dinlemek, onunla diz dize gelmek, “Bize nasihat et” demek; kalbimizde, Efendimiz (as) ve sadik dostlarini bir kere daha duymak, bizi ayakta tutacak dinamiklerdendir Sakin sakin, ulfet ve unsiyet hastaligi ile: “Ben bunu biliyorum, bir kere daha, okusam ne olur okumasam ne olur ” demeyelim! “Dinlesem ne olur, dinlemesem ne olur” demek bir gaflet, bir aldanmisliktir Ihtiyacin tekerrur etmesiyle, yemenin icmenin tekerrur etmesi gibi, mânevî hayatimizin, kalb, vicdan ve sair duygularimizin da bu turlu seylerle, beslenmeye ihtiyaci vardir Iste butun bunlari dusunerek her zaman kendimizi, bir rehberin kucagina atmali ve onun butun fenaliklari eriten kutsi atmosferi icine girerek, kendimizi yenileme yollarini arastirmaliyiz Bu, bazen okuma, bazen tefekkur ve bazen da olumu dusunme ile olabilir Bunlari yapabildigimiz olcude de insî ve cinnî seytanlardan korunmus olacagiz Her zaman dua ve niyazimiz, Cenab-i Hakk’in bizleri nefis ve seytanin serrinden koruyup muhafaza etmesi istikametinde olmalidir olmalidir ki, hayatimizi hep inayet seralarinda surdurebilelim
|