08-24-2012
|
#16
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kılıc Kuşanan Evliyalar
Anadolu´nun kurtuluş hareketinde, İstanbul ile Anadolu arasında köprü vazî fesi gören Özbekler Dergâhının kahraman şeyhi Atâ Efendi, kurtuluş hareketi tamamlanmadan işgâlciler tarafından tutuklandı İngiliz İntellices (entelijans) servisi yetkilisi Harron Armstrong, Şeyh Atâ´nın tev kif edilip tutuklandığı za man kendisiyle konuşmasından sonraki görüşleri için şu cümleleri kullandı:
"Bizler, Türk din adamlarının bu mevzûlarda faâl rol oynayacaklarını aslâ tahmin etmiyorduk Diğer araştırmalarımız, Türk mukâvemet kay naklarının meydana çıkarılması yolunda müsbet netîce vermeyince, vâki ısrarlı ihbarları değerlendirerek, tekkeler, mescidler, câmiler gibi dînî ya pılar üzerinde durduk ve din adamlarını tâkib ve kontrola başladık Elde ettiğimiz bilgiler ve karşılaş tığımız hakîkatler bizleri hayrete düşürdü Bu din adamları özellikle telkinlerle ve mâneviyâtı yükseltmekle yetinme mişler, fiilî olarak da mukâvemet teşkilâtı içinde vazîfe almışlardı Halk üzerinde nüfûzları fevkalâde olduğundan, üzerle rine aldıkları vazîfeleri başarıyla yerine getirmişlerdi "
İstanbul´un işgâlden kurtarılması ve Kurtuluş Savaşının zaferle netî celenme sinden sonra dergâhından ayrılmayan Şeyh Atâ Efendi, sessiz kalmayı tercih etti Tekke ve zâviyelerin kapatılmasından sonra, Şeyh Atâ Efendinin Anadolu Kurtuluş hareketinin üssü olarak kullandığı Öz bekler Tekkesi de kapatıldı Tek kenin târihî kitâbesi de çimento ile sıva narak terk edilmiş bir hâlde bırakıldı
Himmet ve gayretlerini sâdece ve yalnızca vatanın kurtuluşu için sarfeden, bu uğurda müslümanları aydınlatan ve teşvik eden Şeyh Atâ Efendi, H 1355 se nesinde İstanbul´da vefât etti Onun tatlı hâtıraları hâlâ zihinlerde yaşamakta, kendinden sonra gelen nesillere örnek teşkil et mektedir Kabri Üsküdar´dadır
Avdan Baba (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri Anadolu´nun Türk leşme sinde ve İslâmlaşmasında rol oynayan mücâhid velîlerdendir
1071 Malazgirt Meydan Muhârebesinden sonra Oğuzların o târihe kadar Anadolu´ya yapmış oldukları akınlar ondan sonra yerleşme şek*linde kendini göstermeye başlamıştı Anadolu´ya gelen Türkmenler, boz kır kültürü ile yetiş miş olduklarından, daha ziyâde kendilerinin yaşadıkları şartlara elverişli toprak arayarak dağlık bölgeleri bırakıp ovalara yerleşi yorlardı Başlangıçta Kızılırmak kaynaklarından Kütahya´ya kadar uza nan Orta Anadolu´nun geniş ovası, Türkle rin yerleşme yeri oldu Aka binde bu fetihler Ege bölgesini de içerisine aldı
Yirmi dört Oğuz boyuna mensup insan kümeleri, Anadolu´nun dört bir ya nını yeni köy ve kasabalarla süsledi Yıllarca zulüm altında ezilmiş olan Ana dolu´nun yerli halkı, İslâmiyetin güzel ahlâkı ile bezenmiş bu yeni misâfirlerine karşı öyle pek sert davranmadı Onlara yalnız halkı so yan ve menfaatlerine halel gelen derebeyleri ile, bunlara bağlı adamlar karşı çıkıyorlardı
Rivâyete göre Denizli bölgesine gelen bu Türkmen cemâatlerinden biri de Avaraslar idi Avaras Obasının başında asıl adı Ali olan ve Avdan Baba denilen mücâhid bir zât bulunuyordu Avdan Baba, obanın savaşta lideri, dînî konularda da rehberi idi Herkes bilemediği mevzûu ondan so rup öğrenirdi
Avdan Baba, Denizli´nin Tavas ilçesi yakınlarına geldiğinde kalabalık bir hıristiyan birliğine rastladı Oymağına bir kez daha cihâdın öneminden bahsetti Sonunda savaşta ölürse buraya defnedilmesini ve sebât edip geri çekilmemele rini, nihâî zaferin kendilerinin olacağını bildirdi Oymağı, bu konuşmayı ağlaya rak dinledi Çünkü bu sözler onun şehîd olacağını belirtiyordu Gerçekten Av dan Baba bu çarpışma sırasında şehîd düştü Ancak müslümanların sebat ve gayretiyle zafer kazanıldı
Avdan Baba´nın şehîd düştüğü yere derhâl bir türbe ile bir zâviye ya pıldı ve burada bir köy vücuda geldi Nitekim kurulan bu köy de Avdan adını aldı Bu gün türbesini ziyâret edenler, Avdan Baba´nın rûhunu ve sîle ederek cenâb-ı Hakk´a duâ etmekte ve nice arzularına nâil olmakta dırlar
Evliyânın meşhurlarından Bahri Dede (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri zamânında, Kânûnî Sultan Süleymân Zigetvar seferine çıkmadan önce hazırlıkla rını ta mamlayıp, evliyâ kabirlerini ziyâret edip zafer kazanmak için duâ etti Ayrıca hayatta olan evliyâ ve ulemâdan da duâ istedi Devrin meşhûr evliyâsı olan Bahri Dede´den de duâ istemişti Ayrıca fakirlere muhtaçlara dağıtır diye bir kese içinde bin flori altın hediye etti Bahri Dede bu hediyeyi kabul edip bir yere sakladı Sonra savaşa kendisinin de katıla cağını söyledi Ordunun hareket günü gelince o da orduyla yola çıktı Böyle ev liyâ bir zâtın aralarında bulun ması pâdi- şâh, komutanlar ve askerler için büyük bir ümit ve moral oldu
Zigetvar Kalesi kuşatılıp peşpeşe iki taarruz yapılmasına rağmen ka- le fethe dilemedi Ordunun içinde büyük bir mânevî destek olan Bahri Dede, kalenin fethedileceğini müjdeledi ve zafer için çok duâ etti Nihâyet üçüncü defâ büyük bir taarruz yapıldı Bu taarruz sırasında şiddetli yağ mur yağdığı için arâzi çamur ve bataklık hâlini almıştı Her şeye rağmen Bahri Dede gibi evliyâ bir zâttan fe tih müjdesi almışlardı Bu sebeple bü yük bir azim içinde idiler Yeniçeri bölükbaşısı abdest alıp vasiyetini yaz- dı Merdivenlerle kaleye tırmanıp mazgal lardan birine humbara yer leştirip fitilini ateşledi O anda düşmanın hücûmuna uğrayan yeniçeri bölükba- şısı şehît düştü Fakat ateşlediği humbara patlayıp ka lede büyük bir gedik açtı Osmanlı askerleri bu gedikten dış kaleye, daha sonra da iç kaleye girerek kaleyi fethetti Ordu zafere ulaştı Bu seferde pâdişâh has talanıp vefât etmişti Ordu Bursa´ya döndükten sonra, Bahri Dede, sulta nın ken dine hediye ettiği bin altını sakladığı yerden çıkarıp geri iâde etti Kısa bir müd det sonra da vefât etti
Bayraklı Sultan (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin asıl ismi Yû nus Mürebbî´dir 1204 senesinde Selçuklu kumandanlarından Hüsâmed- dîn Çoban Bey komutasındaki ordu ile Kastamonu fethine ka tıldı Gün- lerce süren muhasa rada kaleyi almak şöyle dursun, surlara tır manmak dahi mümkün olmadı Bir gün Yûnus Mürebbî, Hüsâmeddîn Çoban Beyin huzûruna çıkarak yapılacak ilk cenkde bayraktar olmak is tediğini arzetti Çocuk sayılacak yaşta olması sebe biyle hayır cevabını alınca:
-Ata Beyim gece rüyâmda sevgili ve şerefli Peygamber efendimizi gör mekle şereflendim "Yarın bana kavuşacaksın Fakat elinde bayrakla bana gel!" dedi, diyerek rüyâsını anlattı
|
|
|
|