Yalnız Mesajı Göster

Kılıc Kuşanan Evliyalar

Eski 08-24-2012   #27
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kılıc Kuşanan Evliyalar




Artık panik başlamış ve düşman kuvvetleri çadırlar arasına kadar girmiş, ordugâhı zaptetmişti Düşmanın böyle çadırlar arasına girdiğini gören seyis, aşçı, deveci, katırcı, karakollukçu denilen hizmetçi grubu, bu çadırları zapteden düşman üzerine kazma, kürek, balta ve odun gibi şeylerle hücuma geçerken, aynı zamanda, "Düşman kaçıyor" diye bağı rarak, askerleri geri döndürmeyi ba şardılar Bu sırada ön kol kumandanı Çağalazâde de, gizlendiği pusudan çıkarak süvârileriyle hücuma geçti Osmanlı ordusunun sağ kolunu bozmuş olan yirmi bin düşmanı, batak lıklara sokarak imhâ etti Bu hengâmede, Sultan Üçüncü Mehmed Hân dimdik atının üzerinde, Hoca Efendiyi de onun yanı başında atı nın gem lerini tutmuş gören akıncılar ve Kırım atlıları, zaferi kazandığını sanan düşmana korkunç bir darbe indirdiler Düşmanın elli bin kadarı öldürüldü Böylece kaybedilmiş sayılan Haçova savaşı büyük bir zaferle netîce lendi On bin duka altın ile berâber, Alman toplarının büyük bir çoğunluğu ele geçti

Târihçi Hammer bu savaş için; "Hoca Sâdeddîn´in cesâret ve tesiriyle kaza nılan Haçova savaşı, Mohaç ve Çaldıran savaşı ile mukâyese edilen parlak za ferdir" demektedir

Hoca Sâdeddîn Efendi, Eğri seferinden dönüşünden sonra kendisini daha çok ilme ve eğitim işlerine verdi Devrinde bütün ulemânın âdetâ "Kutbu" hâ line geldi

Sultan Üçüncü Mehmed Hân, Şeyhülislâm Bostanzâde Mehmed E- fendinin vefâtı üzerine 1598 senesinde, Sâdeddîn Efendiyi şeyhülis*lâmlık makâmına ge tirdi Hoca Sâdeddîn Efendi bir yıl sekiz ay şeyhü lislâmlık yaptı Bu sırada müslüman halkın işlerini hiç ihmâl etmedi ve hakkıyla yerine getirdi Gerekli fetvâları hazırlamakta büyük mahâret gösterdi Her Cumâ müslümanların dertle rini dinlerdi Herkesin lisânına göre, Türkçe, Farsça ve Arabça verdiği cevap larla halkı memnûn ederdi Bu çalışma ve hareketleriyle halk arasında, hocası Ebüssü´ûd Efendiyi hatırlattığı söylenirdi Devrin şâirlerinden Câmi Çelebi onu şöyle medheder:



Bu yakınlarda cihâna, iki müftî geldi,

Tuttu âlemi, her birisinin fazlü edebi

"Kimdir?" diye suâl eylersen onları sen,

Birisi "Hoca Çelebi", biri "Hoca Efendi"



Devrin ârifleri, hocası Ebüssü´ûd Efendi ile Hoca Sâdeddîn Efendiyi bir ayar tutarlardı Ebüssü´ûd hazretleri de gençliğinde "Hoca Çelebi" namıyla meş hûrdu

Hoca Sâdeddîn Efendinin diğer kardeşleri de kendisi gibi âlim idi Hoca Efendinin vâlidesine; "Senin çocukların bu şerefe ne ile kavuştu?" diye soruldu ğunda vâlidesi: "Ben hiç birisini abdestsiz emzirmedim Hepsinin akîkasını kestim Ayrıca her Cumâ günü, her biri adına bir koç kesip fakirlere sadaka da ğıtırdım" demiştir

1599 senesinde merhum Üçüncü Murâd Hanın vefâtının dördüncü yılı dola yısıyla Ayasofya Câmii şerîfinde hatim ve mevlid duâsı okuna*caktı Hoca Sâdeddîn Efendi câmiye gitmek üzere evinde abdest taze lerken fenâlaştı Öyle olduğu halde câmiye gitti Duâ biterken rûhunu teslim etti

Harput´ta yetişen meşhur velîlerden İmâm Efendi (rahmetullahi teâlâ aleyh) H1274´de Erzurum´da doğdu Kars´ta üçüncü tabur imâmlığı yap- ması sebebiyle İmâm Efendi lakabıyla tanındı Asıl ismi, Osman Bed- reddîn´dir Babası Seyyid Selman Sükûtî´dir Küçüklüğünde babası nın eğitim ve terbiyesi altında kıymetli bir cevher ve edeb timsâli olarak yetiş- ti Dokuz yaşında Kur´ân-ı kerîmi ezber lemekle şereflendi Sonra Erzu- rum medreselerinde; sarf, nahiv dersleri alarak Arabî öğrenmeye başla- dı Kısa zamanda akranı arasında seçkin ve sevilen bir talebe oldu Arabî´de âlet ilimlerini öğrendikten sonra; tefsîr, hadîs ve fıkıh gibi ilim lerde temel metinleri okudu Hucurât sûresinin tefsîrini okuyunca, orada buyrulduğu üzere yaptığı amellerin bilmeyerek işleyeceği hatâlar sebe biyle si*linmesinden, boşa gitmesinden korkarak çok az konuşmaya baş ladı Bu sessiz liği üzerine hocaları ve arkadaşları kendisine; "Sessizce Hâfız Osman Bedreddîn" dediler Üstün hâlleri, kâbiliyeti ve meseleleri kavrayışı, etrâfında kilerin dikkatini çekiyor ve çok seviliyordu


Alıntı Yaparak Cevapla