Yalnız Mesajı Göster

Kılıc Kuşanan Evliyalar

Eski 08-24-2012   #32
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kılıc Kuşanan Evliyalar




Mısır´da ve Anadolu´da yaşayan velî ve İslâm âlimlerinin büyüklerin den Molla Arab (rahmetullahi teâlâ aleyh) H901 de Sultan Kayıtbay vefât edince, Bursa´ya gitti Orada halk ve ileri gelenlerden çok hürmet gördü Vâz edip, de vamlı Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirdi Halka, haram ve günahların öldürücü zehir olduğunu anlattı Sonra İs tanbul´a gitti Burada da vâz, irşâd ve insanlara doğru yolu anlatmak ile meşgûl oldu Sultan İkinci Bâyezîd Han, Molla Arab´ın şöhretini işitip der sine geldi Vâzını dinleyip, tesirli konuşmala rına hayran oldu Çok defâ ziyâretine gelip, devletin bekâ ve devâmı için duâla rını taleb etti Molla Arab, Peygamber efendimizin hayâtını ve güzel ahlâkını anlatan Tehzîb-üş-Şemâil ve tasavvufa dâir olan Hidâyet-ül-İbâd ilâ Sebîl-ir-Reşâd adlı eserlerini yazıp, Sultan Bâyezîd Hana hediye etti Ayrıca Sultanın gazâ sevâbına kavuşmasını istedi Kur´ân-ı kerîmde, Nisâ sûresi 95 âyet-i ke rî mesinde meâlen; "Müminlerden özür sâhibi olmaksızın cihaddan geri kalanlarla, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlar bir olmazlar Allah, mallarıyla ve canlarıyla savaşanları, derece bakımından oturanlar dan çok üstün kıldı Bu nunla berâber Allah, ikisine de Cennet´i vâdetmiş- tir Fakat Allah, savaşanlara, oturanların üstünde pek büyük bir mükâfat vermiştir" buyrulduğu üzere, Sultanı gazâya teşvik etti

Modon şehrinin fethine katıldı Fetih sırasında konuşmalarıyla ve du âlarıyla askeri coşturdu Kaleye ilk giren mücâhidler arasında yer aldı Gazâdan dönü şünde, İstanbul´da vâzlarına devâm etti Vâzlarında küfür ehlinin, sapıkların ve tarîkatçı geçinen bozuk kimselerin kötülüklerini an lattı Sonra çoluk-çocuğuyla Haleb´e gitti Orada Çerkes beylerinden Hayr Beyden çok hürmet gördü Hayr Bey onun bütün ihtiyâcını karşıla mak istedi Fakat o, takvâsından, hiç bir şeyini kabûl etmedi Haleb´de üç yıl kadar vâz, hadîs ve tefsîr ile meşgûl oldu Bid´at ehli ve bozuk fırkala rın zararlarını anlattı Safevîler ona çeşitli düşmanlıklarda bulundukların dan İstanbul´a döndü Yavuz Sultan Selîm Hanı, şiirlerle cihâda teşvik ve tahrik eyledi Bu maksadla Es-Sedad fî Fedâil-il-Cihâd kitabını yazdı Çaldıran seferine katılıp, askere vâz ederek cesâret verdi Muhârebede duâ eder, Pâdişâh âmin derdi

Çaldıran seferinden sonra tekrar Anadolu´ya giden Molla Arab haz retleri, gittiği yerlerde halka vâz ve nasîhat etmeye devâm etti Sarayköy ve Üsküp´te de on sene vâz ve nasîhat ederek, pek çok kimsenin hidâ yetine sebeb oldu Saray köy´de bir câmi ve bir mescid, Üsküp´te bir mescid yaptırdı 1526 senesinde Kâ nûnî Sultan Süleymân Han ile de Engürüs seferine katılıp, zafer için yaptığı du âları kabûl oldu Seferden sonra Bursa´ya gelip, çeşitli kitaplar yazdı Kimyâ bilgisi de çoktu Nafa kasını ticâret yaparak kazanırdı Kimseden bir şey kabûl etmezdi Hâfı zası çok kuvvetliydi Meşhûr altı hadîs kitâbındaki hadîs-i şerîfleri bilirdi İlim ve fazîlette yüksek bir zât olan Molla Arab hazretleri, gönül ehlin dendi Vâz ve nasîhatleriyle insanların gönüllerini feth ederdi Uzaktan yakından gelen pekçok insan onun vâz ve sohbetlerinden istifâde eder lerdi Tefsîr ilminde bir deryâ, hadîs ilminde zamânında emsalsizdi

Anadolu?da yetişen büyük velîlerden Neccârzâde Mustafa Efendi (rahmetullahi teâlâ aleyh) Beşiktaş Mevlevîhâne Şeyhi Memiş Efendinin soh betlerine devâm etti Ondan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî´nin Mesne- vî´sinin ince ve derin mânâlarını öğrendi Neccârzâde Mustafa Efendi, hep ilimle meşgûl olup, dünyâya ve dünyâ malına gönül vermedi Kanâat ve tevekkül yolunu tuttu Çok güzel hattı vardı ve geçimini kitap yazmak- la sağlardı Bunun yanında kalbi Allahü teâlâ ile meşgûl olup, zâ hirini, dışını dînin emir ve yasaklarına uymakla süslemişti Peygamber efen- dimizin sünnet-i seniyyesinden kıl payı ayrılmaz, farz, vâcib ve nâfi leleri yerine getirmekte çok gayretliydi Sinan Paşa Câmiinde imâmlık, müez- zinlik yaptı ve vâz etti Bu hizmetlerinden sonra o sıralarda Rusya üze- rine açılan sefere katılıp Moskoflara karşı cihâd etti Bu cihâdda zafer kazanıp dönerken Edirne?de Arabzâde Hacı Muhammed İlmî Efendinin sohbet lerinde bulundu Ondan Müceddidiyye yolundan icâzet aldı Öte- denberi bu yolda yetişmek ve bu yolun feyzlerine kavuşmak için cân atıyordu Hocasından mutlak icâzet alıp, irşâda me?zun oldu Böylece tasavvufda asıl üstünlük ve ol gunluklara kavuştu İlâhî sırlara ve mâri fetlere mazhâr oldu

Müceddidiyye yolundaki hocası Muhammed Hacı İlmî Efendi, Ebû Abdul lah Muhammed Semerkandî?nin talebesi idi Bu zât Ahmed-i Yek- dest Cüryânî?nin talebesi idi Ahmed Yekdest Cüryânî ise, İmâm-ı Rab- bânî hazretle rinin mübârek evlâdı Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma´sûm Fârûkî´nin önde gelen talebesindendi

Sâbit Ebü´l-Meânî (rahmetullahi teâlâ aleyh) Türkistan da yetişen velî ve mücâhid âlimlerden olup, Hazret-i Ali´nin soyundandır Hanefî mezhebine mensûb âlimlerdendir Defalarca hacca gitti Son hac ibâdeti sırasında Medîne-i münevvereye gidip, orada üç sene kaldı Burada pek- çok feyz ve bereketlere ka vuştu Pekçok âlim ve velî ile görüşüp sohbet etti Peygamber efendimizden al dığı mânevî bir işâret üzerine tekrar memleketine döndü İlim öğretip talebe ye tiştirdi ve insanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı İlim meclislerinde yüzlerce âlim ve sâlih zât bulundu

Alıntı Yaparak Cevapla