08-24-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Mimar Sinan'in Dahiligi!
Aslından utanan batı yalakalarının dikkatinden kaçan bir
nokta
Mimar Sinan'in Selimiye Camii'nin kubbesini o genisliğe
oturtmak için
13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana
isleminden farkli besinci bir islem meydana getırerek cozdugu soylenir
Ayrica minarelerin serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini
gormemeleri ise buyuk bir dehanin urunudur
Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev kurede
kullanmislar
Mimar Sinan bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar
once monte edebilecek bir dehadir
Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal yiginina Selimiye'den fazla
turist cekebilmelerindedir
*******************************************
Bir gun Selimiye Camii'ne girenler,
kubbenin altiinda bir Japon'un ayaklarini kibleye doğru uzatmis
sirtustu yattigini gormusler
Tabii hemen Japon'u, "Burasi kutsal bir yer Bu sekilde yatmak
bizim inanclarimiza gore saygisizliktir
Lutfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmislar
Ancak, Japon trans vaziyetteymis,
gozlerini kubbeden ayirmadan soyle sayikliyormus:
"Bu imkansiz Ben yillarin muhendisiyim Bu kubbe var olamaz
Hayal goruyorum Bu kubbenin orada o sekilde durmasi fizik ve
matematik kurallarina aykiri
Bu imkansiz, orada hicbir sey yok,orada hicbir sey yok  " >
*********************************
Selimiye camisinin zemini gevsek toprakmis
Bu nedenle minarelerinin yakin zamanda yikilacagi farkedilimis
Uluslararasi bir grup bilimadami toplanmislar
Nasil kurtaririz bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermisler
Sonucta en son teknoloji olan metal kelepcelerle minarelerin
temellerini sabitlemenin en iyi cozum olduğuna karar vermisler
Minarelerin temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin
aynisiyla karsilasmislar
Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni seyi dusunmus
megerse   ?
*********************************************
1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve
jeofizikçilerden olusan bir Japon heyeti Turkiye'ye gelmis
Heyet Imar ve Iskan Bakanligi'ndan izin alarak ulkemizdeki tarihi
yapilari incelemeye baslamis
Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan gezdikten sonra sira Sinan'
in kalfalik eseri Suleymaniye Camisi'yle Sinan'in ogrencisi Mimar Davut
Aga'nin eseri Sultanahmet Camisi'ne gelmis
Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme yapmislar
Her geçen gun saskinliklari daha da artiyormus
Cunkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevsek bir zemin
uzerine insa edildiğini anlamislar
Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
erdirememisler
Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal edip,
bu iki cami üzerine yogunlasmislar
Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu iki
caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan
kurtulabildiği ortaya çikmis Minareleri incelediklerinde ise
dumurlari ikiye katlanmis
Minarelerin cok daha gelismis bir rayli sistem mekanizmasi
uzerine oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5 derece yatabildiğini
gormusler
Daha derin arastirma yapmak için Edirne'ye,
Sinan'in ustalik eseri Selimiye Camisi'ne gitmisler
Ordaki olaganustu sistemleri gorunce iyice dumur olmuslar
Selimiye'nin tüm sirlarini aylarini harcayarak cozmüsler
Japonya'ya donduklerinde ise Sinan'in sirlarini uygulamaya
sokarak sehirlerini Sinan'in kullandigi sistemlerle kurup muazzam
gokdelenler dikmisler
Yani su an gelismis ulkelerin gokdelen yapiminda kullandiklari
cogu sistem,yuzyillar önce Sinan'in gelistirdigi mekanizmalardir
Tac mahalin mimari, Mehmet Efendi Mimar Sinan’in ogrencisidir
Ama ne yazikki Sinan, bas mimar oldugu kadar da bir murteci(irticaci) idi! Nasilmi? Iste buyrun!
(alintidir)
|
|
|
|