08-24-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanli Tasavvufla Yükseldi
Papazlar bütün bunları gördükten sonra, hava kararırken kızlarını bir medreseye gönderdiler Kızlar, kapıyı açan gençlere:
''Hava karardı, yolumuzu kaybettik Bizi bu gece misafir edermisiniz Çaresiziz '' dediler
Talebeler düşünüp taşındılar, nihayet kendi odalarını bu iki kıza verdikten sonra, araya bir perde gerip mangal başında sabahladılar Sabahleyinde kızları yolcu ettiler
Papazlar merakla gecenin nasıl geçtiğini kızlarına sordular Onlarda olan hadiseyi şöyle anlattılar:
''Kendi yerlerini bize terkettiler Kendileri odanın ucuna çekildiler Ortadaki mangal ateşine bakıyorlar, bazen ellerine alıp bırakıyorlar ve birbirlerine dehşetle:'Rabbimiz bizleri cehennem azabından korusun Bizleri anı istikballe değiştiren ahkamlardan eylemesin! ' diyorlardı Bizlere dönüp bakmıyorlardı bile ''
Papazlar, fener semtinde hırıstiyanların bile hallerinin değiştiğini gördüler Bu müşahedeler ile padişahın huzuruna çıktılar
''Bu millet ve devlet, böyle giderse kıyamete kadar devam eder Böyle bir ahlak ve yaşayışa sahip olan ehli din, elbette hak dindir'' dediler ve kelime-i şehadet getirip müslüman oldular
Bu hadiseyi halkın içinde bulunduğu manevi halin ne kadar yüksek olduğunu anlamamız için aktardık Bu ahlak ise, anadan doğma sahip olunamıyor İslami ve dervişani bir eğitim gerekiyor
Tüm bu yazılanlardan anlıyoruz ki, medeniyetin temelini maneviyat oluşturuyor Maneviyat ise gerçek şeyh efendilere ve tasavvuf büyüklerine bağlanarak elde ediliyor Bir şeyhe el vermeden kuru maneviyatçılık yapmak suretten, görünüşten ileri geçemez
Her şeyhe bağlı olanı da kurtulmuş görmek olmaz Bir şeyhten el almış ise çalışması lazım, gayret göstermesi lazım Kibirlenmemesi lazım, kendisini tüm müslümanlardan aşağı görmesi, tevazu sahibi olması lazım Zaten tasavvufda buna bir araç ve vesiledir Allah'a ulaşmak için bu gibi kötü huylardan arınmak gerekiyor, bunun yoluda tasavvuftan geçiyor
www ismailaga info
|
|
|
|