08-24-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kur'an Okunurken Onu Dinleyiniz
Rabbimiz Teâlâ çok açık ifade ile insanlar için Kur’ân’ın gözleri açacak delil, hidayet ve rahmet olduğunu zikrediyor (Araf Sûresi, Ayet: 203) Bundan dolayı Kur’ân’ın okunması esnâsında herkese susmayı emrediyor
Kur’ân’ın okunduğunu işiten herkesin susması ve Kur’ân-ı Kerim’i dinlemesi vâcibtir ALLAH (cc) , Kur’ân’ı dinlemeyi emretmiştir Bundan dolayı Kur’ân’ı okuyan birisinin yanında bulunup da onun okuyuşunu duyan kimsenin kendisinin de okuması câiz değil; okunanı/okuyanı dinlemesi gerekir
İslâmiyet’in gelişinin ilk yıllarında kâfirler birbirlerine şu tenbihleri yaptıklarını Allah-u Teâlâ naklediyor Kâfirler diyorlardı ki:
“Aman haa! Kur’ân’ı okuyanın okuyuşunu dinlemeyin Okuduğu zaman gürültü çıkarın Başka işlerle meşgul olun Böyle yaparsanız onları (Müslümanları) mağlup edersiniz ” (Fussilet Suresi, Âyet: 26)
Allah-u Teâlâ Kur’ân’ı dinlemeyi, okunurken susmayı emretmekle, Kur’ân-ı Kerim’de bulunan icazın ve inceliklerin daha iyi anlaşılabileceğini, böylece rahmete ermenin huzuruna kavuşulabileceğini beyan buyurmaktadır
Burada fıkhi bir husus olan şu meseleye de değinmek gerekiyor:
Kur’ân-ı Kerim’i dinleme imkânı olmayan veya dinleme durumu müsait olmayan mekânlarda ve insanların arasında, Kur’ân-ı Kerim’i sesli olarak okuyan kişi, duyanların dinlememesi durumunda uygun bir iş yapmamış olur Aynı şekilde geceleyin evinde okuduğu Kur’ân onu işiteceklerin uykudayken okunması durumunda da yine okuyan adaba uygun davranmamış sayılır (Alusi, Ruhu’l-Meahi, c/9 sf: 150-153)
Avret yerleri açıkken Kur’ân okunamaz Hanımı da olsa yanında avret yeri açık birisi bulunan kimse de Kur’ân okuyamaz
Okunan Kur’ân-ı Kerim’i bir miktar dinledikten sonra vâcib yerine gelmiş olacağından gitmek/oradan ayrılmak durumunda olanların ayrılmalarında bir sakınca yoktur fetvası verilmiştir Keyfi olarak ayrılmak ise câiz değildir
“Kur’ân okunduğu zaman susun ve O’nu dinleyin ki, size rahmet edilsin ” (Araf Suresi
Âyet: 204)/ ayeti kesin bir emirdir Bu ayet, hükmüne uymak kaydıyla rahmete ermenin yolunu da göstermektedir
Kâfirlerin Kur’ân’a düşman olmalarına rağmen Kur’ân’dan etkilendikleri görülmüştür Utbe bin Râbia, Rasülûllah (s a v )’denKur’ân dinlediğinde şöyle demişti:
“- O’nun bir tatlılığı bir tazeliği var Üstü verimli, altı bereketli O, bir beşer sözü değildir ”
Necaşi’nin Hz Cafer (r a )’den Kur’ân dinlerken gözleri yaş ile dolmuştur
Çünkü Kur’ân-ı Kerim gönüllere hoş gelen bir üslup ile inmiştir Dost düşman O’nu dinlemekten kendisini çekememiştir
Huruf’ul-Mukatta denilen harfler, Kur’ân’a karşı en büyük düşmanlığı gösteren Mekke müşriklerinin bile alâkasını çekmiştir Bu harflere kulak verenlerin dimağına, akabinde İslam’ın prensipleri nakşediliyordu Hz Ömer (r a )’in Müslüman olmasına bu üslup sebeptir Kur’ân’ın üslubu karşısında el-Velid, Lebid, el-A’şa, Kaab bin Züheyr  gibi belâğat ustaları hayret ve takdir hislerini gizleyememişlerdir Ebu Cehil bile Kur’ân okunurken onu dinlemekten kendini çekememiştir
Kâfirler Kur’ân okunuşundan etkileniyorlar
MEVLÜT ÖZCAN
Ey Müslümanlar! Sizin durumunuz nedir? Dikkat ettiniz mi?
|
|
|
|