Yalnız Mesajı Göster

Thomas Aquinas - Uyum Ve Sentez

Eski 08-23-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Thomas Aquinas - Uyum Ve Sentez




EPİSTEMOLOJİ Aquinas, genel felsefesi içine bilgi teorisini de dahil etmiştir Sonraki rasyonalistlerin (Descartes gibi) ve deneycilerin (Locke gibi) epistemolojiyi merkeze yerleştirmelerinden önce, bu, pek çok bakımdan olağandı Thomist bilgi göªrüşü dünya hakkında bilgi edinebileceğimizi varsayması anlamında realist olarak tanımlanabilir Şu halde, O'nun görüşü, epistemolojik septisizmle ters düªşer Aquinas ayrıca, duyusal deneyim ve deneyimlediklerimiz hakkında düşünªme vasıtasıyla bilgi edinebileceğimizi iddia eder Bu, ideaların kavranmasının bağımsız bir yolu olduğunu vurgulayan Platoncu görüşle ve bilen öznenin dış dünyadan gelen duyusal izlenimleri temelden biçimlendirdiğini öne süren Kantçı görüşe karşıttır Diğer bir ifadeyle Aquinas, bilginin duyusal deneyimle başladığına inanır Hiçbir şey önce duyularda varolmadan, zihinde var olamaz Duyusal deneyim belirli, somut olgular için söz konusudur Duyusal deneyim vasıtasıyla, bu algılanabilir olguların izlenimlerine doğrudan ulaşırız Bu nesneleri biz yaratmıyoruz O halde, zihnimiz vasıtasıyla, algılanabilir olguların duªyusal izlenimlerinden çeşitli olguların ortak özelliklerini tespit edebilir ve kavªramlar üretebiliriz
Burada yine evrenseller hakkındaki tartışmanın ana problemleriyle karşılaşırız Aquinas bu tartışmada ılımlı bir realist duruşu benimsemiştir Buna rağªmen, belirtmekte yarar var ki, O'nun bu duruşu, nominalizm istikametine çekiªlebilir ve bu yönde yorumlanabilir: Kavrayışın belirli şeylerin duyusal deneyiªmi ile başladığını söylemekle kalmaz; fakat Aquinas'a göre belirli şeylerin (particularia'), ontolojik olarak en önemli şeyler olduğunu ve kavramların (universalia) sadece belirli şeylere dair insan soyutlamaları olduğunu da söylersek, sonuçta nominalizme varırız Bu, aynen, Thomizm ve ileri skolastisizm sonrasında ortaya çıkan yorumdur, Ockhamlı William'ın yorumu gibi Ancak Aquinas'ın akla yatkın yorumu, ılımlı realizminki gibidir: Kavrayış belirli şeylerin duyusal deneyimi ile başlasa da, bu demek değildir ki; dolaysız duyusal deneyim zihnin kavramları bilmesinden daha üstün bir statüye sahiptir Kavrayışın tamamı belirli şeylerin duyusal deneyimiyle başlar Fakat, o zaman bizim bu kavrayıştan çıkardığımız evrensel kavramlar insanın yarattığı saf soyutlamalar olarak anlaşılmak zorunda değildir Duyusal deneyim kaynağından bilinip, bilinmemeleriªni önemsemeden, kavramların ontolojik olarak bağımsız bir statüye sahip oldukları söylenebilir Aquinas onların nesnelerde varolduğunu ve düşünce yoªluyla sadece nesnelerde gösterilen kavramları bilebileceğimizi iddia eder Zaman içinde, daha sonra (post rem) bilinen, ontolojik sıralamada yahut epistemolojik statü açısından daha aşağıda değildir Universalia nesnelerde bağımsız olarak bulunur; ve universalia'yı tanımak yoluyla gerçekliğin temel özelliklerini idrak edebiliriz
Aquinas'a göre, hem belirli nesneler (particularia) hem de onların içerdiği biçim veya kavramlar (universalia) Tanrı tarafından yaratılmıştır Aynı şekilde, duyusal deneyim ve düşünce de insandaki Tanrı-vergisi bilişsel yeteneklerdir; hem şefler, hem de kavramlar ortak bir Tanrısal kaynağa sahiptir Particularia ve universalianın eşitleyici bir tanzimini içeren ılımlı realizm, böylelikle, Hıristiyan ilahiyatında- yani Tanrının hem universalia hem de particularia vesilesiyªle bir yaratıcı olduğu fikri bir dayanağa sahiptir Ayrıca bu demektir ki, Tanrı bir biçimde kavrayışımız ve dış dünya arasındaki uygunluğu temin etmiştir Duªyusal yeteneklerimiz: etrafımızdaki duyumsanabilir yaratılışı bilmemize imkân verecek şekilde yaratılmıştır Ve bilişsel yeteneklerimiz de, etrafımızdaki evrenªsel biçimleri tanımamıza imkân verecek şekilde yaratılmıştır Burada Tanrı, bir Yaratıcı olarak, güvenilir bilginin mümkün olduğuna dair bir tür kefildir Şu halde Tanrı, bizi aldatacak ya da irrasyonel davranacak "kötü bir ruh" olarak değil, rasyonel ve iyi bir Tanrı olarak anlaşılmaktadır (bkz Descartes, Kefil Olarak Tanrı Üzerine, Descartes - Metodik Şüphe)
Aquinas'ın bilimler hakkındaki görüşü, şu anda değindiğimiz şeyler temel alınarak açıklanabilir: İnsan bilgisinin tümü, belirli şeylerin duyusal deneyimi üzerine inşa edilir Fakat belirli şeyler düşünceyle ayırt edebileceğimiz iki veçªheye sahiptir; biçim ve madde Madde hareket ve değişim için bir koşuldur Buªnun ötesinde belirli şeyleri ayırt eden, yani iki şeyin özdeş olmadan aynı biçime sahip olmalarını sağlayan maddedir Çünkü her şeyin maddesi bir yer kapªlar ve bir diğer şeyin maddesi aynı anda bu yeri kaplayamaz Bir nesneyle ilgiªli bir şey bildiğimizde, bu bildiğimiz şey biçimdir Şey'i bilinir kılan, biçimdir Biçim, şeyin yapısı ve görünüşüdür Biçim; şey'i ne olduğuyla yuvarlak veya oval, yeşil veya sarı, vb- tanımlamayı mümkün kılar
Aquinas'a göre dışsal, maddi şeylerin bilgisi, bir başka şey üzerine odaklanmak için bir şeyi görmezden geldiğimiz zaman elde edilir Bilgi, bir şeyden tecrit olmamızı, soyutlanmamızı gerektirir Çeşitli derecelerde bu tür soyutlanma yoluyla, doğal felsefe, matematik ve ****fizik gibi çeşitli bilimler ortaya çıkar
Doğal felsefede ağaç, at, masa gibi maddi şeyleri inceleriz Fakat inceleme konumuz bu belirli ağacı, bu atı veya bu masayı yapan şeyin ne olduğu değil; onları bir ağaç, at veya masa yapanın ne olduğu, yani onların biçim veya özleªridir Diğer bir ifadeyle, ayırt eden şeyin ötesine bakıyoruz; yani, maddeden kendimizi maddenin ayrıştığı noktaya kadar soyutlarız Fakat maddeden soyutlanmamız, maddenin nesneyi algılanabilir kıldığı yeri kapsamaz Çünkü, doğal felsefenin doğayı bilme çabası algılanabilir şeyler yoluyladır Doğal felsefede, o halde, maddeden duyusal deneyimi mümkün kılan şey olarak değil ve fakat ayırt edici ilke olarak soyutlanıyoruz Bir şeyin özünü algılanabilir olduğu nokªtada ararız, yoksa belirli ve farklı bir şey olduğu noktada değil
Matematikte ise maddeden hem ayırt edici etken olduğu hem de duyusal deneyimi mümkün kıldığı yerde soyutlanırız Bir matematikçi bir şeyin ölçülebilir özellikleri ve yapıları üzerinde çalışır Burada, hem bu atın ayırt edici görünüşªlerinden hem de onun algılanabilir bir nesne olduğu gerçeğinden soyutlanılır Sadece tümüyle niceliksel kümeler ve ilişkilerle uğraşan matematikçiler bunlarªla ilgilenmez
****fizikte ise üçüncü ve en uç derecedeki soyutlanma ile karşılaşırız Burada da yine basit, algılanabilir şeylerle başlarız Fakat sadece ayırt edici ve alªgılanabilir görünüşlerden soyutlanmakla kalmaz, aynı zamanda niceliksel sıfatªlardan da soyutlanırız ****fizikte sadece şeyin esse 'i, yani oluşu ile ve ayrıca esse ile bağlantılı temel biçimler, yani kategorilerle ilgilenilir Bu, Aquinas'a göªre, üç tür teorik bilimin ortaya çıkış biçimidir- doğa felsefesi, matematik ve meªtafizikle örneklendiği gibi Bu bilimlerin nesneleri, algılanabilir belirli şeylerden soyutlanıldığında belirir Teorik bilimlerin kendilerine özgü nesneleri bağımsız, varolan özler ve idealar biçiminde değildir Teorik bilimlerin nesneleri maddi nesneler içinde bulunur Böylelikle, Aquinas'ın epistemolojisi ve bilimler öğretisi; O'nun deneysel eğilimli bakış açısı ve aynı zamanda ılımlı kavramsal realizmiyle de bağlantılıdır

Alıntı Yaparak Cevapla