08-23-2012
|
#11
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Thomas Aquinas - Uyum Ve Sentez
ANSELM’İN TANRI’NIN VARLIĞINA DAİR ONTOLOJİK KANITLAMASI Anselm'in Tanrı'nın varlığına dair iddiası kabaca şu şekilde ilerler: "Bizim Tanrı hakkındaki düşüncemiz mükemmellik üzerine bir düşüncedir (En Yüce Varlık) Daha büyük bir mükemmelliği hayal edemeyiz Bağımsız varlık, göreceli varlıktan (kurgudaki gibi) daha kusursuzdur O halde, en büyük mükemmelªlik olan Tanrı bağımsız olarak varolmalıdır Bu iddianın özü, mükemmellik fikªrinin bizatihi mükemmel olmasıdır ve mükemmelliğin var olması gerekir çünkü varlığı olmayan bir mükemmellik, varlığı olan bir mükemmellikten daha az mükemmeldir (bkz Tanrı'nın Varlığına Dair Descartes'ın Kanıtlaması, Descartes-Metodik Şüphe  )
Tanrının varlığına dair ontolojik kanıt, Anselm daha hayatta iken eleştirilªmiştir (1033-1109) (Daha sonraları, diğerlerinin yanı sıra Kant'ın da- ki kendi felsefesine dayanarak Tanrının varlığını yahut yokluğunu ispat etmeye çabalaªyan herkesi eleştirmiştir eleştirilerine maruz kalmıştır, Transandantal Felsefe- Bilgi Teorisi) Eleştiri, kısmen Tanrı'nın varlığının Tanrı kavramınªdan çıkarılamaz oluşuyla ilgilidir Burada, mümkündür ki, bazı nominalist imaªlar bulunabilir Örnek olarak, eleştirenler, mükemmellik kavramının mükemmel olmak zorunda olmadığını iddia etmişlerdir; tıpkı kahverengi kavramının bizatihi kahverengi olmak zorunda olmadığı gibi Bir şeyin varlığını onun ideasından çıkarsayamayacağımızı ileri sürenlere karşı; Anselm, maddi olmayan olguların varlığını hakkındaki kavramsal olarak realist iddialarla karşılık verebilir Eğer Pythagoras teoreminin kesin bir ideasına sahipsek, kavramsal realizme göre, bu teoremin varolduğunu biliriz Ve Tanrı, maddi değildir Bu yüzden,maddi fenomenlerin idealarına dayanan iddialar öne sürmenin konuyla alakası yoktur; fakat maddi olmayan fenomenlerin ideaları hakkında iddialarda bulunmak uygundur mesela, matematiksel kavramlar hakkında Dolayısıyla lehte ve aleyhteki iddialar farklı temel felsefî duruşların ışığında değerlendirilmelidir Bu, aynı zamanda, teolojik tartışmalar için dini soruları yanıtlamada felsefenin yeteneğini reddettiğimiz durumlarda dahi felsefî eğitimin ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir
|
|
|
|