08-23-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Platon - İdealar Teorisi Ve İdeal Devlet
EROS VE EĞİTİM
Platon, ideaların ve algıların dünyasının eşit olduğunu kastetmiyor, ideaların daha değerli olduğuna inanıyor: İdealar idealdir Bu bakış açısı Platon'un fel?*sefesinin, örnek olarak Romantik dönem şairlerine verdiği manevi ilham bakı?*mından Önemli olmuştur 6 İdealar, ideal olduğundan onlar için çaba gösterme?*liyiz Platon bu ideallere olan-özlemin bize bahşedilmiş olduğuna inanır Bu Pla?*tonik Erostur: Sürekli artan bir güzel, iyi ve doğru imgelemine olan özlem
Sonuç olarak, insanoğlu için algıların dünyası ve ideaların dünyası arasında hareket ettirilemez, aşılamaz bir engel mevcut değildir İnsanlar, bu iki dünya arasında dinamik bir gerilim halinde yaşarlar: Duyusal idrak dünyasında belli davranışların diğerlerinden daha iyi olduğunu görürler Algıların dünyasındaki bu iyi ideası ışığı, bizim iyi ideasına ilişkin geçici ve mükemmel olmayan bir idrak kazanmamızı sağlar İyi ideasının daha açık bir temsilini aradığımızda ay?*nı zamanda, algıların dünyasında iyi ve kötü arasında ayrım yapmaya daha faz?*la muktedir oluruz İyi ve kötüye ilişkin algıların dünyasında ne ile karşılaşaca?*ğımızı daha iyi anlamaya çalıştığımızda ise, iyi ideasını tasavvur etmeye daha iyi muktedir oluruz Bu şekilde, ideaların tasavvuru (teori) ve duyusal dünya?*nın deneyimi (pratik) arasındaki süre giden bir değiş - tokuş (diyalektik) ile bir biliş sürecimiz olur İşte bu iyi ideası, hayatta neyin iyi olduğuna dair idrakimi?*zi nasıl geliştireceğimizi gösterir
Felsefe, bu tarzda ebedî idealarla ilişkisinde olduğu kadarıyla evrensel hayat durumumuzla ilişkili olduğu kadarıyla da somut olur Felsefe, aynı za?*manda bilgi ve eğitimdir Bu eğitim süreci, yukarı idealara doğru (ışık) ve aşa?*ğı algılanabilen şeylere doğru (gölgelerin dünyası) durmaksızın bir yolculuktur Böylece, iddia edildiği gibi, Platon'un sırf hakikat için hakikatin peşinde oldu?*ğunu bir solukta iddia edemeyiz Hakikat, idealara vukufiyet ile burada ve şim?*di olan yaşam durumumuza vukufiyet arasında gidip gelerek kısmi olarak elde edilir; idealara yeterli ölçüde vukufiyet elde eden bir kişi bu vukufiyet ile dünyayı aydınlatmak üzere geri dönecektir Felsefecilerden idealara pasif bir biçimde tıpkı bir hücredeki münzevî gibi yukarıdan bakmaları değil, bu vukufiyet topluma rehberlik etmeleri beklenir
|
|
|
|