08-23-2012
|
#6
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Platon - İdealar Teorisi Ve İdeal Devlet
ANALOJİLER Devlette Platon, idealar teorisini izah etmek için üç analoji gösterir: "güneş analojisi", "bölünmüş hat analojisi" ve "mağaradaki mahkumlar analojisi" Kısa?*ca, "güneş analojisi" güneşin iyi ideası ile karşılaştırılabileceğini gösterir: İyi ideası sadece düşüncenin erişebileceği dünyada ne ise; güneş, duyusal dün?*yada ona tekabül eder İyi ideası gibi, güneş kendi dünyasında egemendir Tıp?*kı güneşin ışık vermesi gibi, iyi ideası da hakikat ışığı verir Dahası tıpkı gözle?*rin gün ışığında görmesi gibi akıl da hakikatin ışığında anlar Akıl bizi iyi ideasına bağlayan yetidir, tıpkı gözün bizi güneşe bağlayan duyusal organ olması gi?*bi Fakat göz, ya da görme yetisi, güneşle özdeş değildir, tıpkı aklın iyi ideası ile özdeş olmadığı gibi Güneş kendisi de dahil olmak üzere tüm şeyleri bize görü?*nür kılandır Aynı şekilde iyi ideası, kendisi de dahil olmak üzere tüm diğer ideaları aklımız için anlaşılır kılar Bundan başka, iyi ideası sadece bir anlaşılırlık hali değil, aynı zamanda diğer idealar için bir var olma durumudur- tıpkı güne?*şin sadece bizim eşyayı görme yetimizle alakalı bir durum olmayıp bunların varlığıyla da alakalı bir durum olduğu gibi
"Bölünmüş hat analojisi" (diyagrama bakınız), bilme yetimizin farklı aşama?*larda gerçekleştiğini gösterir İlk olarak, duyusal (sensory) şeylerin bilgisi (BC) ve sadece düşüncenin onaylayabileceği bilgi (AC) arasında bir ayrım vardır Fa?*kat duyuların bilgisinin içinde sanı (conjecture) (BD gölgelerin, görüntü ya da kopyaların bilgisi) ve kanaat (conviction) (DC bu görüntü ya da kopyaları mey?*dana getiren şeylerin bilgisi) arasında bir ayrımımız vardır Buna mukabil, du?*yusala hasrolunmayan bilginin içerisinde dikkatli akıl yürütme (CE verili önkabullerin bilgisi) ile idrak (insight) (EA akıl görüntülerin desteği olmaksı?*zın, sadece idealarla düşündüğü zaman prototiplerin bilgisi) arasında bir ayrım vardır Kısaca, algılanabilen bilginin alanında, idealar dünyası bilgisinin alanın?*da dikkatli akıl yürütme (CE) ve idrak (EA) arasındaki ayrıma denk düşen, zan (BD) ve kanaat (DC) arasında bir ayrım vardır
D A --------
Ü |
Ş | İdrak
Ü |
N E --------
C |
E | Dikkatli akıl yürütme
|
----- C --------
D |
U | Kanaat
Y |
U D ----------
L |
A | Zan
R |
B ----------
"Mağaradaki mahkumlar analojisi" de, algılanabilen dünya hakkındaki bilgi?*miz ile idealara ilişkin elde ettiğimiz idrak arasındaki ilişkiyi göstermeye hizmet eder Bir mağaranın içinde mahkumlar sadece mağaranın arkasındaki duvara bakar şekilde bağlı bulunuyorlar; arkalarında bir ateş ve ateş ile mahkumlar arasında bir takım nesneler, bir taraftan diğer tarafa, mahkumların önündeki duvara gölgeleri düşecek şekilde taşınıyor Bu hareket eden gölgeler mahkumlarca gerçeklik olarak algılanır Eğer bu mahkumlardan biri serbest kalır ve bu gölgelere neden olan nesneleri görürse, gerçeklik sandığı şeyin aslında gerçek nesnelerin sadece görüntüleri olduğunu anlayacaktır Dahası, eğer bu mahkum gün ışığına çıkıp güneşi görürse, güçlenecektir ve eğer mağaraya dönüp gör?*düklerini anlatırsa, duvardaki gölgeleri izleyen diğer mahkumlar tarafından çok az bir ihtimalle ciddiye alınacaktır Bu analoji, idealar teorisinin ana noktaları?*nı gösterir
"Bölünmüş hat analojisi"yle uyum içinde görülen "mağaradaki mahkumlar analojisi"nin, bizim bilgi hiyerarşisinde zandan idrake doğru yani gölgelerin dünyasından gün ışığına doğru nasıl çıkabileceğimizi ve sonuçta güneşin ken?*disini görebileceğimizi anlattığı söylenebilir Sonuçta, Platon'un idealar teorisi sadece ontoloji -varlık teorisi- değil epistemolojidir de -bilgi teorisi-: Algılana?*bilen şeyler ve sahip olduğumuz fikirlerin çoğu değişken ve kusurludur Bu bilgi mükemmel bilgi değildir Biz sadece bizatihi kendileri değişmez ve mükem?*mel olan ideaların objektif bilgisine, episteme, sahip olabiliriz Fakat duyusal deneyimlerimiz ve dil bilimsel bir biçimde formüle edilen temsillerimiz üzerine düşünerek aşağı doğru bu objektif bilgiye ulaşabiliriz zira idealar bir biçimde bizim temsillerimiz ve algılanabilen şeylerin "altında" yatan şeylerdir, örnek olarak adil davranışlar ideası çeşitli iyi davranışlar ve adil davranışlara ilişkin telakkilerimizin "altında yatar" İşte bu, daire ideasını doğada algıladığımız çe?*şitli kusurlu dairelerin ardında yakalayabileceğimizi göstermesine benzer şekilde adil bir davranış ideasını çeşitli dil bilimsel olarak formüle edilmiş adil davranış telakkilerimizin ardında bulabiliriz Nitekim, gündelik dilimizin kav?*ramsal analizi sadece dil bilimsel analizden öte bir şeydir: Gündelik ortak dili?*mizin kavramsal analizi bizi idealara vakıf olma noktasına götürür Algılanan dünyanın bilgisine ilişkin bir durum olan kavramlar ve duyulur şeyler arasındaki bağıntı mümkündür; çünkü kavramlar ve duyulur şeylerin idealarda ortak kökenleri vardır Böylece, idealar bizim algılanabilen olgulara ilişkin ku?*surlu bilgimizi dahî mümkün kılar
|
|
|
|