|
Prof. Dr. Sinsi
|
Platon - İdealar Teorisi Ve İdeal Devlet
İKTİDAR VE YETERLİLİK Platon'un, böylece modelini başarmış olduğu düşünülebilir: İktidar ve yeterliliğin uzlaştığı ideal bir toplum Bu toplum "bir iple asılı duran" piramit gibidir, ip hükümdarlar ve iyi ideası arasında varolan görünmez bağdır ve bu bağ bozulamaz; zira iyi ideasına vukufiyet kuvvetli bir biçimde hükümdarlarla irti?*batlıdır Platon bu anlamda iktidar ve yeterlilik arasındaki ilişki üzerine orta?*ya attığı problemi teorik olarak çözse bile, hâlen bu eğitim ve çocukları yetiş?*tirme sisteminin ihtilaf ve egoist fikir ayrılıklarına karşı korunmalı olup olmadığından şüphe ediyordu Yetersizliğin yanında bu, Platon'un muhakkak bir biçimde zamanının dejenere Atina demokrasisini bekleyen tehlike olarak gördüğü şeydi Platon'un bulduğu çare iki üst sınıf için, yani politik gücü olanlar için, özel mülk ve aile yaşamının kaldırılmasıydı Düşünme biçimi şöyleydi: Zengin?*lik ve aile yaşamı öz çıkarın müsebbibidir ve bu da genel çıkarla çatışabilir Ai?*le yaşamı üyelerini "hususileştirir" Zenginlik kıskançlık ve ihtilafa neden olur Bunların ikisi birden toplumda cemaat şuurunu zayıflatır
Platon ekonomiyi siyasî bir problem olarak görmeyi yeğledi: Malların eşitsiz dağılımı, çoğuna ve azma sahip olanlar arasında büyük bir ayrım, toplumun istikrarını tehdit eder Dahası, ekonomik çıkarları olan siyasetçiler genel çıka?*rın aksine davranabilirler Platon öyle inanıyordu ki şehir-devlet çeşitli araçlarca desteklenmeliydi; örnek olarak yeterli hükümdarlar (eğitim), cemiyete sadakat (özel mülk ve hükümdarlar için aile yasağı), kendi kendine yeterlilik (nüfus ve ülke toprakları arasında denge) ve bir savunma gücü
Platon ve çoğu Yunanlı için, polis ve oikos temel kavramlardır: Şehir - devlet ve hane halkı Cemiyette iyi yaşamın temeli yaşam döngüsü ve onun doğal sınırları içerisinde genel hane halkının uzun süren ve ahenkli devamlılığıdır Bu nedenle hane halkının hassas bir biçimde gözetilmesi önemlidir 12 Bununla şehir - devlet ne artan ne de azalan bir nüfusa sahip olmalıdır; yasalarda 5 040 sakin (hane halkı) ve ne eksik ne fazla, kendi kendilerine yetecek genişlikte topraktan bahseder Bu anlamda Platon siyasî ve ekolojik düşünüyor - bu tür modern terimleri kullanmamızın bir mahzuru yoksa Siyasî yön üretimi yönetir, üretim siyaseti değil ve nüfusun kendine yeterlik sınırını aşmasına yol açan değişim ya da büyüme hoş görülemez Pekâlâ ürünlerde artış biçiminde biyolojik bir büyüme ve iyi yaşamın daha iyi gerçekleşmesi biçimin?*de insani büyüme vardır Platon'un bütün politik felsefesi, her şeyden önce, her bir kişi için insanî büyümeyi başarmayı amaçlamaktadır, yani şehir - devlette iyi yaşam ve uyumlu dostluk, meslekî ve toplumsal sınıflarda örgütlenir
Şu halde egoizm, ahlakî bir hatadan öte bir şeydir Platon'a göre İnsan olmanın ne olduğuna ilişkin temelli bir yanlış anlamadır Egoistler öz - çıkar ile genel çıkarın aynı şey olduğunu anlamamışlardır; toplum kendi kendine yeterli olan bir bireyin dışında bir şey değildir; fakat kişi daima cemiyetin bir parçası?*dır Egoist ayaklarını kovaya sokup, bir ağaç gibi büyüyeceğine inanan aptal gi?*bidir (bizim benzetmemiz) İnsan varoluşunu tamamen yanlış anlamıştır Bir başka deyişle, egoizm ve diğer gamlık birey ve toplum arasında bir ayrımı ön?*görür ve bu tam da Platon'un inkâr ettiği bir ayrımdır: Toplumu ve bireyi iki ayrı kendi kendine yeten unsur olarak görmek bir hatadır; insanoğlu ve toplum ayrılamaz bir biçimde iç içedir Sonuçta bireyin arzuları ve topluma karşı ödevleri arasında varsayılan ayrım bir yanlış anlamadır Platon'a göre Kişinin arzu?*ladığı şey iyi bir toplumun talep ettiği şeyle aynıdır: Mesleklerin adil ayrımına göre gerçekleşen işbölümü ile uyum halinde kişinin en iyi kabiliyetlerinin gerçekleşmesi, kişinin gerçek ihtiyaçlarının tatmini İdeal devlette çok az özgürlük olduğundan şikayet edenler kendileri için iyi olanın ne olduğunu yanlış anlamışlardır; şöyle ki, özgürlük, kişinin kendi yaşamını gerçekleştirmek için özgür?*lüktür ve kişi, kendi yaşamını ancak toplum içinde gerçekleştirebilir Platon'un sisteminin temel insan haklarını ihlal ettiğinden şikayetçi olanlar, hakların diş veya saç gibi insanların toplumdan bağımsız bir biçimde sahip oldukları bir şey olmadığını anlamamışlardır Haklar, insanların toplum içindeki rol ve işlevleriyle bağlantılıdır
Fakat yine de Platon'un düşüncesinde, rahatsız edici derecede otoriter bir taraf yok mu? Belki de var, belli bir anlamda, Platon'u literal olarak değerlendirir ve onu çağdaşımız gibi düşünürsek Böyle değerlendirdiğimiz takdirde, O'nun otoriterciliği, diğerlerinin yanında yeterli vatandaşlar yaratmak için ihtiyaç hissedilen eğitim sistemi önerisinde ortaya çıkar Bu eleştiride O, devlet teorisindeki öngörülere ilişkin hiçbir tartışmaya müsaade etmez İlkeleri, yerleşik bulunan insanlara rasyonel biçimde tartışma imkânı sunmadan öngörülmüştür Böylece özgür ve eleştirel düşünme engellenmiş bulunmaktadır Platon'u savunmak gerekirse, şunu söyleyebiliriz: O, muhtemelen hiçbir zaman böyle ideal bir devleti Syracuse'ta bile kurmayı amaçlamadı- sadece bir idealdi bu, ütopyaydı Dahası Platon'un, kendi felsefesini tartışmak konusunda bizim bu?*rada iddia ettiğimiz kadar isteksiz olduğu şüphelidir Bilakis, Platon'un diyalog?*ları onun kendi düşüncesini tartışmak konusundaki kabiliyet ve şevkine şahit?*lik eder Sonuç olarak Platon, bizim ima ettiğimiz kadar otoriter biri değildir
Platon'u, günümüz siyasal ideolojileriyle ilişkili olarak konumlandırmak ya da O'nu komünizm veya faşizm ile bağlantılı olarak tartışmak güçtür Keli?*menin en makul yorumuyla Platon'un ideal devletinin, sosyalist olduğuna inan?*manın zor olduğunu söylemeye gerek yoktur Platon'u, "kurulu düzenin destek?*çisi" olmak anlamında muhafazakar olarak anmak cazip görünüyor Ancak, bu sadece formel bir tanımdır; zira Platon'un muhafaza etmek istediği şey Yunan şehir-devletidir, örnek verecek olursak, asillerin ya da kapitalizmin çıkarları de?*ğil Fakat Yunan şehir-devletiyle ilişkili olarak dahi Platon'u muhafazakar ola?*rak adlandırmak güçtür Zira o geleneğin eleştirmeyen bir hayranı değildir Eleştirmekte ve neyin korunmaya değer olduğunu, neyin korunabileceğini sormaktadır Bu anlamda bir radikaldir; yani "rasyonel eleştiri temelinde kurulu düzeni değiştirmeyi istemektedir" Fakat bu yine de yalnızca formel bir tanım?*dır Bu tür radikalizmin ne anlama geldiği her bir vakada kurulu düzenin ve rasyonalitenin kriterlerinin ne olduğuna bağlı olacaktır
Belki de Platon'u, Siyasal Sağın bir radikali (rechts-radikat) olarak adlandır?*mak doğru olacaktır: Aklı, geleneğin üzerine yerleştiren (radikal) fakat çoğu ge?*leneğin sınavı geçtiğine ve böylece geleneğin akla uygun olduğuna ("sağ-kanat") inanan kişi Fakat bu etiket de şaşırtıcı olabilir Rechts-radikal ifadesi iki savaş arası dönem Almanya'sında belli eğilimler için kullanıldı; ancak gelenek ve akıl, Hitler'in Berlin'i ve Platon'un Atina'sında aynı şey değildi
Yasalar ve Devlet Adamı çalışmalarında Platon, ideallerinin gerçekleşmesinin önüne daha fazla zorluk çıkarmaktadır "Bir sonraki en iyi devleti" savun?*maktadır Herkesin özel mülk edinmesine ve aile yaşamı hakkına müsaade eder Toplumun yasalarca yönetilmesine de müsaade eder Ayrıca en iyi çözümün yani en iyi hükümetin monarşi (yeterlik) ve demokrasinin (halk kontrolü) birleşimi olduğunu söyler Bu değişimlerin varacağı nokta, Platon'un Deulefie yaptığı gibi, mümkün olanı, gerçekleşebilir olanı ve sadece ideal olmayanı da vurgulayan Aristo'dur
|