08-20-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Gariplerin Dini: İslam
Sn Kether,
Yorumunuz için teşekkürler
Biz,özel olarak sizleri hedeflememiştik,fakat bu meyandaki
yorumunuzda yazıya oturmuş
Öncelikle hedefimiz,bir dinin propagandasını yapmak degil;
Bir dindeki potansiyeli tanıtmak idi Bu amacımızı güncel
yaşamımızdan gözlemlerle aktarmaya çalıştık
Dinler  evet dinler ve tabii ki İslamiyet dini de dahil;
araçtırlar,hedefe götüren araç Amacın öznesi degiller elbette
Amaç,insanın kendini tanıması,kendini tanıma bilgisi
üzerinden Rabbini tanıması,Ruhsal tekamülünü tamamlayarak
daha yüksek planlardaki konumuna hazırlanmasıdır diye
düşünmekteyiz
Salt din açısından yaklaşırsak,Dinleri merkezde konumlandırıp
amaç haline getirirsek,O Yüce Olan'ı sınırlamış oluruz
Şüphesiz ki O,Yüce Olan dinlerden de alemlerden de beridir
Ancak,
Dinler tamamen de reddiye edilecek bir noktada olamazlar
Nedenine gelince;
Bu gün bildigimiz tüm manevi bilginin kaynağıdır dinler
Asırlardan beri biriken bir tecrübe ve ilahiyat kültürü
potansiyeli de taşırlar Kaldı ki;
''Ben dinden ayrı bir yol seçtim''dediginiz anda aslında yine dine bulaşırsınız
Sadece yeni bir Din/ekol/Yöntem ortaya koymuş olursunuz
Hiçbir felsefe yoktur ki din ile birleşim veya kesişim yapmasın diyoruz
bu konuda Gizli veya açık yapar yani
Biz,meseleye ''faydacı''bir yaklaşımla yaklaşıldığı kanaatindeyiz
Kişi,bir kısım bilgi,bilinç düzeylerine ulaşıp,bazı ritüeller ile
birtakım özel güçler kazanmak peşinde ise   ve,
Bu duruma da'' kendimizi geliştiriyoruz'' şeklinde
bir açıklama getiriyorsa  
Bunu yanlış buluyoruz Bunu sadece yanlış degil;
tehlikeli de buluıyoruz
Bu tesbitimiz size veya başka bir kişilige degil,
tamamen genel olarak hissettigimiz yaygın bir durumun tesbitidir
Bize ve tecrübelerimize göre:
Kişinin birtakım eylem ve fiillerle,kişisel çaba ile
kazanabilecegi herhangi bir ''Kişisel gelişme'' yoktur
Net olarak söylüyoruz: Yoktur
Var gibi görünen ve söylenebilecek bazı yaşanmış vakalara gelince:
Bunların birtakım cin ve şeytanların işi oldugu ve kişiye asla bir
kazanım sağlamadığı da çok eskilerden beri bilinen bir
durumdur Yani bir serap durumu ve aslında ilerlemeye degil;
muhteşem bir gerilemeye yol açan vakalardır bunlar
Pergelinin çivili ucunu illa ki O Yüce Olan'a koymak ve
dini/veya felsefeyi-her ne ise- O'na özgüleyerek çaba göstermek gerekir
Bu seviyedeki çalışmalar neticesi kişi,gerçek anlamda gelişir
Nasibi olur ise birtakım hediyeler alır,bir takım şeyler yaşatılır
Bu insanlar elbetteki kalem kagıt alıp veya TV lere koşup,
şunu-bunu yaşadık diye ulu orta dökmiyecek kadar da,
tevazu ve edep sahibidirler
Aksi durumdaki insanın nasibi olmaz zaten  sadece şarlatandır
Susma emrine uymayan sistemin kenarından geçemez
Netice itibarı ile ''son çıkan din bir öncekinin yaması olur''sözünüzü
cevaplamadan not alarak geçiştiriyoruz Çünkü;
Bizler tüm beyinsel düşüncelere sevgi ile bakıyoruz
Beynin alem-i Kübra oldugu ögretilmiştir çünkü
Saygılar sunarız
|
|
|
|