Yalnız Mesajı Göster

Heisenberg Belirsizlik İlkesi Ve İlkel Ateist Felsefelerin Sonu...

Eski 08-20-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Heisenberg Belirsizlik İlkesi Ve İlkel Ateist Felsefelerin Sonu...




Heisenberg Belirsizlik İlkesi ve İlkel Ateist Felsefelerin Sonu

Bir dizi felsefe geçtiğimiz 2-3 yüzyılı etkisi altına almış ve derinlemesine düşünemeyen insanların imanını kaybetmesine sebep olmuştu Tamamen boş bazı varsayımlara dayanarak ellerinde hiç bir delil olmadan Allah’ı inkar etmişlerdi Bu felsefeler birbirini besleyip durdular ve hatta bazısı diğerlerine zemin hazırladılar Bunların başlıcaları:
  • Maddeyi ilahlaştıran Materyalizm
  • Materyalizmin doğaya uygulaması olan Evrim Teorisi
  • Sebepleri ilahlaştıran Nedensellik
  • Fiziksel bazı kanunları ilahlaştıran Determinizm ve Mekanik Felsefeleri
  • Ve bu felsefeleri dayanak alarak hayata bir bakış tarzı sunan Pozitivizm
Öncelikle şu gerçeği vurgulayalım bütün bu felsefelerin bugün artık savunulmasına imkan kalmamıştır Maddenin gerçeğini anlatan ve evrim teorisinin iç yapısını deşifre eden çalışmalarımızda bu gerçeği açık bir şekilde görme imkanı vardır
Materyalistler algının mükemmel detayında boğulmuş kimselerdir Sadece algıyla muhatap olmalarına rağmen boş bir zanna uymuşlardır Ellerinde hiçbir delil olmamasına rağmen algıların mutlak bir varlığın resmi ya da kendisi olduğunu düşünmüşlerdir Ancak yapılan deneyler neticesinde bilim öyle bir noktaya gelmiştir ki 20 Yüzyılın en meşhur fizikçilerinden biri olan Bohr ister istemez şu ifadeyi kullanmıştır: “Hiçbir şey ölçülene kadar yoktur
Allah bu zamanları çok özel bir şekilde hazırlamıştır Günümüz bilimi yoluyla öyle veriler yaratmıştır ki artık bu felseler iflas etmişlerdir Bu yazımızda bunlardan bazısı ile tanışacaksınız 20 yüzyılın başında modern fizikte müthiş gelişmeler yaşandı Özellikle 1920’li yıllarda birbiri ardınca hayata bakışı kökten değiştiren izahlar bilim adamları tarafından dile getirildi Bu yazımızda çeşitli açılardan elde edilen bulgularla materyalist felsefelerin nasıl çeliştiğini göreceğiz Özellikle Heisenberg Belirsizlik İlkesiyle tanışarak bunun modern dünya düşünce tarihinde nasıl bir değişime yol açtığına şahit olacağız


Fizikte gözlem temel çıkış noktasıdır Örneğin fizikçiler uçağın hızı, ağırlığı, konumu, enerjisi gibi kavramlarla ilgilenirler Gözlemlerden elde ettikleri verilerle gerçeğe dair modeller ortaya atarlar Günümüz modern fiziğinde atom seviyesinde yapılan deneylerde çok önemli bulgular elde edilmiştir Bu bulgular bugün materyalist felsefelerin iflas etmesine sebep olmaktadır

Şahit Olduğunuz Dünya An An Yaratılır


İnsanoğlu an an yaratılan görüntülerle muhataptır Bu görüntülerin somut maddi karşılığı olduğunu düşünmek yanlızca bir varsayımdır Delile dayalı bir yaklaşım değildir Dolayısıyla bu algıların içinde size gösterilen cisimlerin zamanın her anına yayılmış bir varlıkları olmak zorunda da değildir Materyalistlerin maddenin ezeliyeti düşüncesi de bu yüzden tamamen uydurma bir varsayımdır Bu varsayım delile dayalı bir durum değildir Bir tür inançtan ibarettir

Fiziksel Kanunlar Evrendeki Muhteşem Düzeni İfade Ederler Yaratıcı Değildirler


Bir geçit törenindeki askerleri gözlemleyen birini düşünün Bu gözlemleri neticesinde askerlerdeki düzenli hareketleri not etsin Eğer bu kişi askerlerin olağanüstü organizasyonunu ve şuurlu davranışlarını inkar etse ve bu düzenin kaynağının adeta görünmez iplerle askerlere zorla yaptırılan hareketler olduğunu söylese bu kişi hakkında ne düşünürsünüz? İşte mekanik felsefeye bağlı materyalistlerin durumu da buna benzer Allah’ın her an yarattığı düzenin bir ifadesi olan matematiksel formülleri bir yaratıcı gibi kabul ederler Kendilerini bu batıl inançları nedeniyle küçük düşürürler

Heisenberg Belirsizlik İlkesi
Modern fizikte Heisenberg Belirsizlik İlkesi hayata bakışı derinden etkileyen bir ilkedir Bu ilkeye iki şekilde bakılabilmektedir Biri klasik fizik anlayışıyla Diğeri modern fizik anlayışıyla Her iki bakış açısından da büyük anlamlar çıkmaktadır

Heisenbergin Belirsizlik İlkesi Madolyonun Birinci Yüzü
Bilimde en önemli hareket noktası gözlemdir Gözlemler neticesinde varlığa dair bilgiler ediniriz Ancak gözlem dediğimiz şey, Allah’ın bize izlettirdiği algıdan ibarettir Allah mutlak varlıktır, algının kendisi ise izafidir, gölge varlıktır

Heisenberg Belirsizlik İlkesi ile yeni tanışanlara genellikle klasik fizik bakış açısından bu ilke anlatılır Fizikte çeşitli gözlem tipleri vardır Bunlar konum, hız, enerji ve zaman gibi kavramlardır Bu ilkeye göre varlığa ilişkin ölçümlerimiz hep kusurludur

Evrendeki düzen özellikle Newton’dan beri matematiksel formüllerle anlatılır Fizikçiler bu matematiksel formülleri kullanarak ve ölçümler yaparak çeşitli tahminlerde bulunurlar Fiziğin Newton’dan beri gelişiminde evrenle ilgili pek çok gözlem yaptık ve pek çok hassas düzen keşfettik Dolayısıyla düzeni tasvir eden formül sayısı oldukça arttı Ancak ilginçtir bazı fizikçiler düzeni anlatan kanunları adeta yaratıcı gibi görmeye başladılar (Allah’ı tenzih ederiz) Evreni de bu mekanik kurallara göre kendi kendine işleyen bir saat gibi düşünmeye başladılar (Allah’ı tenzih ederiz) Buna mekanik felsefe de denir

Mekanik felsefeye bağlı materyalistler, Allah’ın evrendeki her an devam eden azametli yaratışının bir ifadesi olan fizik kanunları hakkındaki batıl zanlarını zamana yayınca determinizm adlı batıl bir felsefeye ulaştılar Bununla eğer bütün kanunları ve mevcut herhangi bir andaki gözlem değerlerini bilirlerse, evreni geçmişten geleceğe tamamen davranışını belirleyebileceklerini düşündüler Buna göre ellerinde eksik olan en temel bilgi veri eksikliğidir Bugün bu batıl anlayışın artık doğru olmadığı çeşitli açılardan biliniyor

Heisenberg belirsizlik ilkesini anlatılırken klasik fizikten yola çıkarak bir örnek sunulur Bir mikroskop altında bir elektronu gözlemlediğimizi varsayalım Elektronu gözlemleyebilmek için elektrona ışık düşürmek zorundayızdır Ancak elektrona düşen bu ışık onun hızını değiştirir Böylece bir cismin aynı anda hem konumunu hem de hızını –cismi somut olarak var olduğunu kabul etsek bile- belirleyemeyeceğimiz ortaya çıkar Bu da varlığa dair bilgimizin hep sınırlı kalacağını gösterir

Alıntı Yaparak Cevapla