Yalnız Mesajı Göster

Jean-François Lyotard

Eski 08-20-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Jean-François Lyotard




Bilginin ticarileşmesi



Bu bölümde Lyotard'tan yaptığım alıntıların altına kendi fikir ve eleştirilerimi de yazarak size aktarmaya çalışacağımİsterseniz araya girebilirisinizBir mahsuru yok



Lyotard:
Sanayi devrimi sonrasında bilim sermayenin üretim gücü haline gelmiştirMakineler işçinin artı değer üretimini artan performansları ile fazlasıyla yerine getirir



Burada ilginç olan makine-işçi ile canlı işçi arasında kurulan analojiMakine işçinin maliyeti “piyasa değeri+amortisman +bakım-onarım bedeli” üzerinden hesaplanıyor
Canlı işçinin ise beslenmesi ve yorulduğu için gece dinlenmesi,işçi sınıfının kuşaklar boyu devam edebilmesi içinde aile kurup üremesi ve karısı ile çocuklarını besleyebilmesi gerekiyor
Makine işçinin performansı (üretim kapasitesi) ve verimliliği (hatasız üretim) canlı işçiden çok daha fazlaAyrıca yıllık izni yok,ücretinin artması için grev yaparak üretimi kesintiye uğratmıyor
Böyle bakınca her ikisi için de artı değerden söz edilebilirHem canlı işçinin hem de makinenin fiyatı “üretim potansiyelini” kapsıyorMaliyeti düştükten sonra “artı değer” bırakıyor

Lyotard:
Bilim “doğruluk” arayışının aracı olmaktan çıkmış , “üretkenlikle” ilgilenen bir oyun haline gelmiştirBilim,esasen kanıt üretimi ile ilgilenirKanıt üretimi ise insan duyarlılığının üstünde ölçümlere ihtiyaç gösterirBu ölçümlerin yapılabilmesi bilimin başlıca meşgalesi haline gelmiştirBilimin, büyük anlatılarda savlandığı üzere “doğruluk-adalet-güzellikle” ilgisi yokturZira büyük anlatılar geçerliliği yitirmiştirBilim artık hangi yöntemin kanıtın elde edilebilmesinde daha üretken olduğu ile ilgilidir

Kanıt üretmek amacı ile insan bedeninin performansını artıran araçlar ek para gerektirirlerBilim oyunu,her kim en zenginse haklı olma şansına en fazla sahip olduğu bir zenginlik oyunudurZenginlik,etkililik ve doğruluk arasındaki denge böylece kurulmuş olurBaşka türlü söylendikte ,bilimin amacı artık doğruluk değil “işlerlik artırımıdır”-yani kurulabilecek en iyi girdi çıktı dengesiBilim adamları,teknisyenler ve araç gereçler doğruluğu bulma adına değil,iktidarı büyütmek adına satın alınırlarİşlerlik kanıt üretimini artırırken haklı olma payını da artırırBu demektir ki teknik ölçüt doğruluk ölçütünü etkilemden yapamaz



Lyotard “doğruluk” ve “adalet” fikrini büyük anlatıların bir parçası olarak gördüğü için diskalifiye ediyorMeydan da “üretkenliğe” kalıyorÜretkenlik artınca bunun kime ne faydası oluyorÜretkenlik artışından her kes eşit derecede mi pay alıyor? Dahası büyük anlatı denilenlerin ,aydınlanmacı eşitliğin veya Marksizmin hükmünün nasıl kalktığını da izah ettiğini göremedimŞu an için dengelerin büyük sermaye sahiplerinin lehine dönmesi bu vaziyetin ezel ebed süreceğinin bir göstergesi olabilir mi?

Lyotard:
Bilim adamları,teknisyenler ve araç gereçler doğruluğu bulma adına değil,iktidarı büyütmek adına satın alınırlar



Doğruya doğruŞu andaki durum buAma ideallerimizi ve dünyayı etkileme gücümüzü hali hazırda durum bu diye neden sonsuza kadar kaybetmiş olalım?Vaziyetin sebebi belliKendinden menkul bir hal değil ki buBilim fetişizmine hizmet etmeye kendiliğinden yönelmemiş,tam aksine malum çevreler tarafından yönlendirilmişBilim iktidar odakları lehine değil,insanın iktidar odaklarından özgürleşimi adına da kullanılabilir…

Lyotard:
İşlerlik kanıt üretimini artırırken haklı olma payını da artırırBu demektir ki teknik ölçüt doğruluk ölçütünü etkilemeden yapamaz



Bu cümle adaletin(doğruluk ölçütünün) bilim ve teknolojiyi satın alan iktidar odaklarının tekeline verilmesini olağanlaştırmaya çalışıyor Oysa bu durum hiç de olağan değil

Alıntı Yaparak Cevapla