08-20-2012
|
#4
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nermi Uygur
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde görüngübilim ve çözümleyici felsefe yaklaşımlarını kendine özgü niteliklerle temsil eden, aynı zamanda önde gelen denemecilerimizden biri olan felsefecimizdir
1944 yılında Galatasaray Lisesi’nin Latince Bölümü’nü, 1948 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitiren Nermi Uygur, 1950 yılında da aynı bölüme asistan olarak girdi Aynı yıl Almanya’dan gelen Heinz Heimsoeth’ün derslerini ve seminerlerini Türkçeye çeviren Uygur, özellikle Kant araştırmalarıyla ünlü olan, görüngübilim alanında da tanınmış bu Alman filozofun yönetiminde hazırladığı “Withelm Dilthey’a Göre Konuca Temellenmesi Bakımından Manevi Bilimler Öbeğinin Meydana Getirdiği Bilim Bağlamı” konulu teziyle 1952′de doktorasını tamamladı
Türkiye’de felsefe doktorası yapan ilk felsefecilerden biri olan Nermi Uygur, 1952-54 yıllarında Almanya, Fransa ve Belçika’da görüngübilim üzerine araştırmalar yaptı 1954′te “Edmund Husserl’de Başkasının Ben’i Sorunu” adlı tezle doçent; 1964′te ise profesör oldu 1954 Brüksel, 1958 Venedik, 1968 Viyana ve 1978 Düsseldorf Uluslararası Felsefe Kongreleri’ne, 1983′te ise Würıburg’ta toplanan Uluslararası Çok-Kültürlülük Konferansı’na katıldı 1979-81 yıllarında Almanya’nın Wuppertal Üniversitesi’nde Mantık, Dil, Kültür ve Bilim Felsefesi dersleri verdi; seminerlere ve görüngübilim kolokyumlarına katkıda bulundu 1981-1990 yıllan arasında İ Ü Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı yapan Uygur, bölümde Antik ve Çağdaş Felsefe Tarihi, Dil ve Küttür Felsefesi, Bilim Felsefesi, Felsefe Metinleri Semineri, Analitik Felsefe Semineri gibi dersler verdi Uygur, PEN (Dünya Yazarlar Birliğı, Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Demeği’nin üyeliklerinde de bulunmuştur
Takiyettin Mengüşoğlu’ndan sonra görüngübilim, İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Nermi Uygur’la önemli bir açılım kazanmıştır 1933 Üniversite Reformu sonrasında felsefe kavrayışının yapıt bazında ilk örneğini veren Takiyettin Mengüşoğlu’nun “Felsefeye Giriş”inden (195 sonra, Nermi Uygur Felsefe Arşivi’nde yayınlanan “Bir Felsefe Sorusu Nedir?” (1960) adlı makalesiyle felsefeyi sorularından hareketle “aydınlatma” çabasına girer Onun bu makalesinin Türk felsefe düşüncesi için önemli diğer bir yönü de uluslararası saygın bir dergide bir Türk felsefeci tarafından kaleme alınıp yayımlanmış (Mind 1964) ilk makalelerden biri olmasıdır
Dilthey’ın anlama yöntemini dil çözümlemesi ile kaynaştıran Uygur, bu makalenin de ilk bölüm olarak yer aldığı Felsefe’nin Çağrısı’nda kendi felsefe kavrayışı yönünde, yani “çözümlemeci” bir felsefe çağrısı yapar Bu çağrının en önemli niteliği de felsefeyi önceden belirlenmiş bir philosophia perennis olarak değil, aksine bir “arayış” olarak kavramaya çalışmaktır Çünkü ona göre felsefede tek tek sorular önceden belirlenip belirtilemez, bir “araştırma” olarak felsefe, “Nedir’in soru konusu yaptığı kavramların ya da kavram öbeğinin açıklanmasıdır ” Uygur’un araştırma, sorgulama ve anlama üzerindeki vurgusuna dayanan bu felsefe kavrayışının hocası Heimsoeth’ün felsefe anlayışı ite oldukça benzer yönleri vardır Heimsoeth’e göre de felsefe “soru sorma, araştırma ve anlamaya dayanan özel bir yaşama biçimi”dir
Nermi Uygur’un bu felsefe kavrayışı, Mengüşoğlu’nun başlattığı felsefe tarihi araştırmalarından ayrılarak felsefe sorunlarını temele alan, ancak felsefe tarihini de bütünüyle yadsımayan sistematik felsefeye yönelişin önemli bir aşamasıdır Bu aşamada, Uygur’un felsefenin yöntemi olarak kavram çözümlemesini temele alan yaklaşımında, dil felsefesi eğilimi öne çıkmaktadır Dilin Gücü nü felsefe denemelerle betimlemeye çalışan, Kuram-Eylem Bağlamında Çözümleyici Bir Felsefe Denemesi ile Dil Yönünden Fizik Felsefesinde doğrudan doğruya kavram çözümlemeleri yaparak dil felsefesi yöntemini kullanan Uygur, 1980′li yıllarla birlikte kültür felsefesine yönelmiştir Türk felsefe dünyası bağlamında, Nermi Uygur’un etkisi en çok öğrencisi ve asistanı Betül Çotuksöken üzerinde görülmektedir Çotuksöken, esas alan ortaçağ felsefesi olmakla birlikte, hocasının felsefenin neliğine ilişkin görüşlerinin etkisiyle Felsefe Tartışmalarında (1989) “felsefi söylem”in niteliği üzerine kavram çözümlemeleri yapmıştır
KAYNAK
Felsefe Sözlüğü; Bilim ve Sanat Yayınları
|
|
|
|