Konu
:
Geulincx
Yalnız Mesajı Göster
Geulincx
08-20-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Geulincx
GEULİNCX
Descartes'in sisteminden yola çıkan bir filozof olan Geulincx öğretisini daha çok mistik yönde geliştirmiştir
O da Descartes gibi düşüncesinin varlığını çıkış noktası alır
Bilinçte iki hal vardır, birincisi istemek, duymak
yargılamak gibi kendi yarattıklarımız, ikincisi algılarımız sonucunda oluşanlar
Bu ikincileri biz yaratmayız bizim dışımızdadırlar
Biz yaratmadığımız şeylerin nedenini bilemeyiz
Kendi hareketlerimizin ve cisimlerin hareketlerinin nasıl meydana geldiğini, bu hareketlerin nedenini veya kim tarafından meydana getirildiğini bilemeyiz
Buradan şu sonuç çıkıyor; biz sadece bir seyirciyiz, tüm yaşam bizim dışımızda gelişiyor, vücudumuz ruhumuzdaki algının nedeni değil ve ruhumuzdaki bir isteme vücudumuzdaki bir hareketin doğrudan nedeni değildir
Bunlar sadece birer vesiledir asıl neden değildir
Asıl neden Tanrı dır
Tanrı vücutdaki bir uyarma ile ruhumuzda bir düşünme meydana getirir ve bir isteme vesilesiyle vücudumda bir hareket sağlar
Descartes'de ruh ve madde arasındaki ilişki bir problem olarak ortaya çıkmıştı
Ruhun nasıl olup da maddeyi etkilediği kavranılamaz olarak görünüyordu
Böylece Geulincx ruh ve madde arasındaki ilgiyi Tanrının etkilemesi yoluyla açıklamıştır
Tek neden, tek etkiyen Tanrıdır
Diğer herşey edilgen durumdadır ve Tanrının istemesini birer vesile olarak yaşarlar
Bu sonuç ahlak yönünden kendini gösterir
Geulincx'e göre ruh arasında hiçbir bağ bulunmayan madde dünyasından hiçbirşey istememelidir
İnsan sadece bir seyirci olduğundan Tanrının her türlü istemesine uymak zorundadır, hatta kendisi üzerinde bile birşey istemeye hakkı yoktur
Böylece Descartes'in dine karşı ilgisiz olan sistemi yumuşatılmış ve mistisizme yaklaştırılmış oluyor
Ayrıca Geulincx vesilecilik (Occasionalism) diye bilinen görüşü ortaya atmıştır
alıntıdır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul