Yalnız Mesajı Göster

Hızlı Okuma Teknikleri 1

Eski 08-17-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Hızlı Okuma Teknikleri 1





HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ-1
BELLEME ÇERÇEVESİ
Tanımı:Belleme okuma esnasında edinilen bilginin istenildiğinde çağrılabilecek şekilde hafızaya yerleştirilmesi sürecidir Genel Hafıza konusu son bölümde daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır
Bu güne kadar yüzlerce kitap okuduğumuzu biliyoruz Eğer bu kitapların içeriklerini hafızamızda tutabilseydik şimdi profesyonel bilgi uzmanları olurduk Oysa belki de yüzlerce kitap okuduk ve metinleri okurken kavramıştık, öğrendiğimizi sanmıştık Hala kitap okumaya devam ediyoruz Ama kitap okuduktan 48 saat sonra hafızamızı yokladığımızda kitaptan aldığımız bilginin en az % 80’inin kaybolduğunu görüyoruz Neden?
Nedeni: Bu sorunun temel nedeni belleme yeteneğimizi, bellemenin çalışma kurallarına uygun olarak kullanmıyor olmamızdır Zihnimizde herhangi bir hastalığın tedavisine uğraşmayacağız Veya zihnimizi değiştirmeyeceğiz Sadece temel bir kısım hafıza kurallarını kullanacağız Hafıza sisteminin geliştirilmesi ayrı bir sorundur Her insan sahip olduğundan çok daha güçlü bir hafıza geliştirebilir Biz burada bellemeden bahsederken mevcut hafıza yeteneğimizi etkin kullanmaktan söz etmiş oluyoruz
Yapılan araştırmalar bazı şartlar altında bilginin hafızaya daha kolay ve daha doğru olarak yerleşebildiğini göstermektedir Unutmayalım Her bilgi hafızamızda kaydedilmektedir Sorun bu bilgileri çağırabilecek şekilde kaydetmemektir Belleme genel hayat akışımızı çok fazla etkiler Kavrama tekniklerini uyguladığımızda belleyebilme düzeyimiz artacaktır Ancak kavra aşamasında yapılmayan bazı çalışmalar vardır ki bunların belleme aşamasında yapılmaları sürencin tamamlanmasını sağlar Aşağıda gelecek olan alıştırmalar bu konuda bize yardımcı olacaktır
Çözümü: 1 Hatırlama Çalışması Yapın

Etkin okumanın 5 aşamasını daha önce belirttik: İnceleme, sorgulama, okuma, hatırlama, tekrarlama Son iki çalışma belleme aşamasında yapılacaktır Önce hatırlamayı ele alalım:
Eğer bilgiyi edindikten sonra kendi ifadelerimizle zihnimizden canlandırmazsak o bilgiyi hiçbir zaman kullanmamız mümkün olmaz Kullandığımız tüm bilgiler edindikten sonra mutlaka en az bir defa hatırladığımız ve içimizden ifade ettiğimiz bilgilerdir Bunlar arasında en çok hatırladıklarımız en çok kullanabileceğimiz bilgilerdir Bir diğer deyişle hatırladığımız her bilgi dokunduğumuz, gördüğümüz, konuştuğumuz bilgidir Bilgiyi bir defa sahiplendik mi tüm hayat boyunca bizim olması için kapı açılmış olur
Hatırlama çalışması okuma esnasında her sayfanın veya her bölümün sonunda yapılabilir; okuma devam ederken yapılabilir Hatırlamanın nerede yapılması gerektiği okunan metnin içerik ağırlığına göre değişebilir Çok ağır metinlerde her paragrafın sonunda biraz duraklayıp hatırlama yapılmalıdır Profesyonel okuyucular, duraklama sayısını azaltarak bu işi okuma esnasında da yapabilme yeteneğini geliştirebilir Hatırlamada iki önemli kavram: İşaret taşları ve hatırlama duraklarıdır Okuma esnasında önemli fikir taşıyan cümlenin en önemli kelimesine bir işaret koymalısınız Bu tür kelimeler işaret taşlarıdır Ardından çok ağır metinlerde paragraf sonlarında, hafif metinlerde sayfa veya küçük bölüm sonlarında duraklama yapılacaktır Tam bu esnada tüm fikirler arasındaki ilişki kurulacaktır Aşağıda size bazı alıştırmalar verilmiştir:
a) Aşağıda size cümleler verilmiştir Bir sonraki cümleyi okuyun ve geri dönmeden bir önceki cümlede aklınızda kalan “lüzumlu” bilgiyi hatırlayın Çalışmayı baştan alın: Bu defa iki öncki cümleyi, üç önceki cümleyi, önceki bütün cümleleri hatırlayın En sonunda bitirdiğinizde tüm önceki cümlelerde yer alan bilgileri hatırlayın Hatırlama yaparken bilgileri kendi sözlerinizle aklınızdan ifade edeceksiniz:
1İnsanların harika bir soluma sistemi vardır
2Burundaki tüycükler nefes alırken dışarıdaki kirli havadan gelen kaba tozları tutarlar
3Burun delikleri önce soğuk havayı ısıtıp akciğerlere gönderirler
4Akciğerlerde yüz binlerce bronş vardır Bu bronşlar arta kalan tozları tutarlar
5Akciğerde milyonlarca alveol kesecikleri vardır ve hava bu keseciklere dolar
6Bu keseciklerde makrofaj hücreleri vardır Bu hücreler oraya girebilen tozları veya mikropları yutarlar ve bu suretle onları yok ederler
7Makrofaj hücrelerinin ömürleri bittiğinde oradan alınırlar, yerlerine yeni makrofajlar görevlendirilir, temizleme görevini bu yeni hücreler üstlenirler
8Ciğerlerde tozlar, mikroplar, atılması gereken maddeler birikebilmektedir
9 Bronşlar yapışkan bir müküs maddesi salgılarlar Atılacak olan maddeler bu müküse yapışırlar Böylece temiz müküs kirlenir
10 Keseciklerin altında milyonlarca kirpikçikler, tüycükler vardır
11Bu kirpikçikler hep birlikte ritimli hareket ederek atılacak olan kirli müküs maddesini bronşlardan yukarı doğru iterler
12Biz bu müküsü ya tükürürüz ya da yutarız Böylece ciğerlerimiz temizlenmiş olur
13 Eğer bu sistem çalışmasaydı ciğerlerimiz bir günde tıkanırdı ve bir günde ölebilirdik
14Bizi Yaratan gücün neleri düşündüğünü görmek size de heyecan veriyor değil mi?
b) Aynı çalışmayı elinizdeki kitabın “İçindekiler” bölümü üzerinde yapın 2Bilgiyi Sistemli Tekrar Edin

Bilgiyi ilk hatırlamakla ona sahip olmanın kapısını açmış oluruz ama onu tekrarlamazsak hayatımızın sonuna dek bizim olmasını sağlayamayız Bir saat boyunca kitap okudunuz veya ders çalıştınız Bu sürenin son 5-10 dakikasını ilk tekrarlama çalışmasına ayırmalısınız O ana kadar ne okudunuz? Okuduklarınız arasında nasıl bir bağ kurabilirsiniz? Simdi hafızanızda hangi bilgiler kaldı? Bu ilk tekrarlama çalışması son derece önemlidir Okuma bittikten ve çalışma ortamından ayrıldıktan sonra, bilgiyi ömür boyu korumak için gerekli olan sistemli tekrar biçimi üzerinde durulmalıdır
Tekrarlama olmadan bilgi uzun süreli hafızaya kaydedilmeyecektir Yapılan araştırmalar bu tekrarın sistemli yapılması halinde daha az emekle ve daha hızlı şekilde uzun süreli hafızaya kaydolabildiğini göstermektedir Amerika’da bir kolejin internet sayfaları arasında dolaşırken okuduğum, tekrar konusundaki şu sözü çok doğru buldum: “Öğrendikten 24 saat geçtikten sonra tekrar ettiğiniz bilgi tekrar ettiğiniz değil yeniden çalıştığınız bilgidir” Çünkü 24 saat içinde bilginin en az %80’i kaybolmakta ve o süre sonunda ancak yeniden okuma veya yeniden öğrenme amacıyla çalışmak gerekmektedir
Kalıcı belleme şu süreci takip eder:
Bilgi önce duyular yoluyla elektriksel olarak alınır, çok kısa süreli hafızaya taşınır; burada 20-40 saniye kadar kalabilir; buradan ayrılan bilgi ya yok olur ya da kısa süreli hafızaya taşınır Elektro kimyasal yapıda bulunan bilgi burada, alınma gücüne göre 20 dakika ile bir gün arasında bekler Buradan ayrılan bilgi ya yok olur ya da uzun süreli hafızaya taşınır İşte bilginin ikinci aşamadan üçüncü aşamaya taşınması, henüz tam haliyle orada iken elektrikle uyarılması ve böylece kalıcı hafızaya taşınması için yeterli enerjiye sahip olmasıyla mümkündür Bu işi yapan çözüm yolu tekrarlama yapmaktır En az maliyetli tekrarlama ise şu şekilde yapılmalıdır : Bir saat içinde alınan bilgi tekrar sistemi ;
1 tekrar: 10 dakika geçtikten sonra 10 dakika süreyle
2 tekrar: 24 saat geçtikten sonra 5 dakika süreyle
3 tekrar: 1 hafta geçtikten sonra 3 dakika süreyle
4 tekrar 1 ay geçtikten sonra 3 dakika
5 tekrar: 6 ay geçtikten sonra 3 dakika
6tekrar 1 yıl geçtikten sonra 3 dakika
şeklinde olmalıdır Böyle bir tekrar sistemi sayesinde bilgi ömür boyunca bizim malımız olacaktır 3Beyninizin Sağ ve Sol Lobunu Birlikte Devreye Sokun

Amerika Birleşik Devletleri California üniversitesinden Prof Robert Ornstein’in araştırmaları insan beyninin sağ ve sol loblarının farklı çalıştıklarını ortaya koymaktadır Sol lob ayrıntı, matematik, soyut gibi alanların merkezi iken sağ lob şekil boyut, renk, müzik gibi alanların merkezi olarak çalışmaktadır Bu bulgudan hareketle İngiliz beyin uzmanı Tony Buzan “Mind Mapping” olarak bilinen beyin haritalaması tekniğini geliştirmiş ve eğitimin hizmetine sunmuştur Bu tekniğin temel mantığı, soyut bilgilerle görüntünün bir araya getirilmesi ve böylece sağ ve sol beyin loblarının aynı bilgi üzerinde birlikte çalışmalarının sağlanmasıdır Zira Ornstein’in araştırmaları her iki beyin loblarını birlikte kullanan kişilerin beyin etkinliklerinin 10-15 kat artabildiğini göstermektedir
Oluşturacağınız haritalarda dikkat edeceğiniz kurallar şunlar olacaktır: Çizimin orta noktasında temel konuyu oluşturan anahtar kelime yer alacaktır Her ana bölüm tam olarak ilgili bölüme bağlanacaktır Çizilen her çizginin tam üzerine o alanın taşıdığı bilgi bir kelime halinde yazılacaktır Çizimlerin gözle rahatlıkla görülebilen bir yapıda ve estetik olması şarttır Birinci örnekte bilgiyi sadece sol beyin lobunuzu kullanarak yerleştirmeye çalışıyorsunuz Ama ikinci örnekle bilgiyi aynı zamanda resme de dönüştürdüğünüz için iki lobunuz da birlikte kullanılmaktadır Böylece etkinliğiniz artacaktır
a) Önce her iki lobu aynı anda devreye sokacak çalışmalar yapalım Beyin soyutlukları ne kadar somutlukla birlikte düşünebilirse o oranda etkili belleyecektir Aşağıda verilen rakamları görüntü değerleriyle ilişkilendirin
Örnek: 11 adet (yan yana iki direk gibi, iki parmak gibi)
15 kilo, 25 adet, %50, 100 kişi, bir milyon lira, 18 derece, 2 kilometre, 00001 santim
2 kilo patates, 15 kilo elma, 5 metre kumaş, dört adet tokat, 2 adet çiçek
b) Aşağıda beyin haritalaması tekniği kullanılarak bir çizim yapılmıştır Bu çizimi inceleyin Benzer bir çizimi elinizdeki kitabın üç temel bölümünde ayrı ayrı yapın
Alınan bilgi: İnsanın ruhsal ve cisimsel olmak üzere iki bedeni vardır Ruhsal beden kalp, nefs, vicdan ve latifelerin birbirine bağlı olduğu bir sistem bütünüdür Cisimsel beden ise temelde baş, gövde ve bacaklar olmak üzere üçe ayrılabilir Baş kısmında kulaklar, burun, gözler ve dudaklar yer alır Gövde kısmı kalp, ciğerler, mide ve bağırsaklardan oluşur Bacaklar bölgesinde ise diz kapağı, kaval kemiği ve ayak bileği yer alır
Örnek 1: klasik sistemle yazının iskeleti:
Örnek 2: Beyin haritalaması sistemiyle yazının iskeleti:
İnsanın Bedeni
a)Ruhsal beden
aa)nefs ab)vicdan ac)latifeler
b)cisimsel beden
ba)baş
baa)kulaklar bab)burun bac)gözler bad)dudaklar
bb)gövde
bba)kalp bbb)ciğerler bbc)mide bbd)bağırsaklar
bc)bacaklar
bca)diz kapağı bcb)kaval kemiği bcc)ayak bileği 4Anahtar Kelimeler veya Kavramlar Oluşturun

Ayrıca her iki lobu birlikte kullanabilmemiz için anahtar kelime çalışmalarıyla yeteneğimizi geliştireceğiz Bizde sülfirik asitin formülünü hafızamızda tutmayı sağlayan bir teknik kullanılmıştır H2 SO4 =Hasan iki Sevimli Osman dört) Buna benzer şekilde beyin haritalaması anahtar kelime oluşturabilme yeteneği gerektirir Anahtar kelime bir gurup anlam kendisine bağlanan kelimedir Herhangi bir bilgi kümesini anahtar kelimeye bağlayabilirseniz bu anahtar kelimelerle düşünmeyi çok kolay hale getirirsiniz Örneğin size çevre kirliliğinin nedenleri anlatılıyor Tüm konuları “kirlilik” kelimesiyle ifade edebilirsiniz Ardından kirliliğin nedenleri ikiye ayrılıyor Fabrikaların yol açtığı kirlilik, insanların yol açtığı kirlilik olarak konu açılıyor ve tanımlanıyor Burada ikinci kelime fabrika ve üçüncü kelime de insanlar olarak tespit edilebilir Önemli olan hangi kelimenin tespit edildiği değil, kelimeler tespit edilirken bunlara bağlanan anlamların tam olarak farkında olunmasıdır Buna göre aşağıdaki anahtar kelime ve beyin haritası oluşturma alıştırmalarını çözümleyiniz:
a)Aşağıdaki kelimeler için bir anahtar kelime seçiniz:
-saat 600’da kalk/kahvaltı yap/işe git/kitabını oku/toplantını yap
-peynir/zeytin/bal/reçel/çay/tereyağı/ekmek
-kale/savunma/forvet/savunma/top/takım/orta saha/faul/taç
b)Aşağıdaki olgu guruplarını birer uygun anahtar kelimeye bağlayınız:
-İstanbul’a 1994 yılında gittim Otomobilimi kullandım Yolda bir kaza oldu Otobüsle traktör çarpıştı 4 kişi öldü 5 kişi yaralandı Ölenlerden ikisi çocuktu
-Mısırın başkenti Kahire mezarlıklar şehridir Burada 2 milyon insan evsizdir Mezarlar eski inanışlara göre yer altında ev gibi düzenlenmiştir Dolaysıyla günümüzde evsiz insanlar bu mezarları ev edinmiştir Mezarlarda kurutulmak üzere asılmış bir çok çamaşır görürsünüz
-Washington DC’de sokakta yaşayan insanlar vardır Bunlar Homeless people-evsiz insanlar olarak anılırlar Amerika’da 2 milyon evsiz insan vardır Bunların hepsi fakir değildir Bu insanlar geceleri sokağa yataklarını serer ve uyurlar Bazıları ailelerini terk etmişlerdir Evsizlik orada bir kültür Birilerine kızan evsiz olmaya karar verebiliyor Kışın belediye onlara yardım yapıyor Soğukta donmamak için kanalizasyon havalandırmalarının üzerinde yatıyorlar Şehrin en modern sokaklarında kimse bu durumdan rahatsız olmuyor 5Bilgiyi Yerleşik Bilgilere Bağlayın:

Bilgiyi bellemenin en kolay yolu onu hafızada yerleşik bir başka bilgi ile ilişkilendirmektir Bu yapılırken aradaki bağlantının mantıklı olması şart değildir Eğer bağlantıyı mantıklı kurmuşsanız sol lobunuzu, mantıksız kurmuşsanız sağ lobunuzu kullanmış olursunuz Bol bol bağlama çalışmaları yaparak bu yeteneğinizi geliştirebilirsiniz
a)Aşağıdaki kelime guruplarını her satırdaki ilk kelimeye mantıksız bağlayınız
-kirpi/diken/inek
-çiçek/yağmur/toprak/karınca
-kuş/daktilo/kalem/karpuz/kedi/elma/televizyon/bomba
-cam/çam/mikrofon/radyo/tren/uçak/dağ/göl/bulut
b)Aşağıdaki kelime guruplarını uygun bulduğunuz kelimeye mantıklı bağlayınız
-baş/göz/kirpik/burun/dudak/kulak/çene
-kedi/canlı/varlık/hayvan/van kedisi/tırnak
-çiçek/hasta/doktor/ilaç/hastahane/kanser/ışın tedavisi/ziyaret
-padişah/fatih Mehmet/1453/İstanbul/fetih/Bizans/ortodoks/hıristiyan/müslüman
c)Aşağıdaki bilgileri bildiğiniz bilgilere bağlayınız
Örnek: Arkadaşınızın adı Fatih Şenel, İstanbul’u fetheden Fatih ile adaş Soyadı sinemacı Aydan Şenel’in soyadına benziyor Trabzonspor’un eski kaptanı Şenol’un adı Fatih’in soyadına benziyor
-Beyinde 1 milyar sinir hücresi var
-Dünyada 7 milyar insan yaşıyor
-Dünyada saniyede 17 milyon ton su buharlaşır ve bir o kadar her saniye yağmur yağar
-Türkiye’de 80 adet il var
-Amerikanın 40 adet eyaleti var 6Diğer Belleme Tekniklerini Kullanın

a)Bilgiyi Abartın
Abartılan ve normalin dışında bir yapı kazanan bilginin hafızada kalma şansı daha yüksektir
b)Önemli bilgiyi çalışma başında ve sonunda alın
Okuma veya çalışma sürecinin hemen başında ve sonunda alınan bilgi orta sıralarda alınan bilgiye göre daha kolay ve etkili yerleşir ve hatırlanır
c)Bilgiyi farklılaştırın
Diğer bilgi türlerinden farklı bir yapı taşıyan bilginin hafızaya hatırlanabilecek şekilde kaydolma şansı daha yüksektir
d)Bilgiye duyularınızı katın
Bilgiyi görebilir, ona dokunabilir, onu seslendirebilirsiniz Unutmayın: sese, dokunsallığa, kokuya, görüntüye, tada çevrilebilen bilginin hatırlanma ihtimali çok daha yüksektir
e)Bilgiye Duygularınızı Katın
Bilginin oluşturduğu duygusal çağrışım önemlidir Öğrendiğiniz bilgi sizde ne tür duygular oluşturabilir bu duyguları araştırın ve abartın
f)Duyuları filme çevirin
Bilgiye duyularınızı kattıktan sonra oluşan görüntüyü filme çevirebilirsiniz Bir hareketlilik oluşturabilirsiniz hareketli bilgi tak bilginin yüzlerce kopyası demektir Kopyalar çoğaldıkça hatırlanma hızı artar
TANIMA ÇERÇEVESİ

Tanıma çerçevesi okuma sürecinin ikinci aşamasını oluşturmaktadır Bu aşamada “gözler” görevlerini bitirmişler ve bütün iş beynimize kalmıştır
Gözlerimizle çeşitli sembollerin, karakterlerin resimlerini çekeriz Bu resimler elektriğe kodlanmış olarak beynimize ulaşır Beynimiz önce bu sembolleri hafızasından tarar Hafızada var olan sembollerle benzerliğin yakalandığı an tanıma gerçekleşmiş olur Örneğin sembolünün ne anlama geldiğini düşünürken beynimiz =, ¹ , Y, F, E gibi sembollere işaret koyacak; ama bunların hiç birinde karar veremeyecektir Okumanın tam bu aşaması tanıma aşamasıdır Bundan sonra gelen kavrama aşaması ise bulunan sembole bağlanan anlamın veya anlamların hafızadan çağrıldığı aşamadır Yukarıdaki karaktere bir anlam bağlamamışsanız onu tanıyabilirsiniz, yani tam olarak ne olduğunu bilirsiniz ama onu kavrayamazsınız Oysa bir Japon bu karakterden hareketle -watashi-ben- imajını kavrayacaktır Tanıma bölümünde iki temel amacımız vardır Bir yandan daha doğru tanıma diğer yandan da daha hızı tanıma yeteneğimizi arttırmamız gerekiyor 1Daha Doğru Tanıma

Tanımı:
Tanıma kusuru veya hatalı tanıma zihin tembelliğinin veya tam yoğunlaşamamanın bir sonucudur Yavaş okumalarda tanıma kusuru tam olarak belirgin değildir Ama okuma hızlandıkça hatalı tanıma kendini belli edecek ve okuma-kavrama süreci bundan olumsuz etkilenecektir Eğer çabucak gördüğünüz bir metni hatalı tanımışsanız beyniniz hatalı tanığınız sembollere bağlı anlamları arayacak ve dolaysıyla kavrama da hatalı olacaktır Örneğin “çabucak camları kesti” cümlesinde geçen “cam” ile “çabucak çamları kesti” cümlesinde geçen “çam” birbirinden çok farklıdır “c” ile “ç” doğru ayrımlaştırılmazsa tanıma kusuru ve dolaysıyla kavrama kusuru oluşacaktır
Nedeni:
1 Doğru tanıma düzeyinin düşüklüğünün temel nedeni zihin tembelliğidir Dikkat keskinliği, değerlendirmelerde ayrıntıları hesaba katmamızı sağlar Dikkatsiz bir zihin;
Yabacı adam geldi-----------yerine----------- yabancı adam geldi
Kirpiklerini acımadan yaktı----------- yerine-------- kirpitlerini acımadan yaktı
şeklinde okuyabilir İki kelime arasındaki küçük farkı ayrımlaştıramayabilir
2Doğru tanımayı güçleştiren bir diğer neden de kelimelerin resimleri yoluyla çok sağlıklı şekilde zihinde yerleşmemiş olmasıdır Kelimelerin yazıldıkları fontlara göre oluşturdukları belli resimler vardır Fontlar değiştikçe kelimelerin resimlerinin yapıları değişir ve her fonta göre yeniden okunmaları gerekir Örneğin: istihbarat, istihbarat, istihbarat, istihbarat, istihbarat, istihbarat
Şu halde, kelimelerin resimleri yoluyla zihinlerde iyi yerleşmesi de doğru tanımaya katkıda bulunacak olan bir diğer faktördür
Çözümü:
1Eksiklikleri Ayrımlaştırın
Aşağıdaki metinde bazı kelimeler eksik yazılmıştır Aşağıdaki metni okurken eksik yazıldığını fark ettiğiniz kelimelerin üzerine Ö işareti koyacaksınız Okuma bittikten sonra çalışmanızı kontrol ederek hatalı kelimelerin ne kadarını bulabildiğinizi tespit edin
“Yasama süeci, yasama mecliserinin kendilerine sunulan işlevin gerçekeşmesi yolunda işlerin meclislere girişiden başlayarak komisyonardan ve genel kurulardan geçişlerini ve nihayet süreçen çıkışlarını içeren bütün aşamarı ve bu aşamalarda işleyşe dahil olan bütün birmleri ve işleyiş biçimlerni içerir Yasma meclislerinin teml görevi kanun yapmak, temsilisi oldukarı toplum adına toplumsal mekanizaları toplumun ihtiycı ve talebi paraleinde oluşturmak olarak tanımlanablir Bu çerçevde meclisler bir taraftan dış faktölerle diğer taraftan da iç faktörlele iletişim içeriside olacaktır Dış fakörler kapsamında hükümet, devletn diğer kurumlrı, diğer devletler, devlet içindeki sivil toplum örgüleri, basın ve bireysel olarak vatandaş düşünüleblir İletişimin ve demokratik katılım anlayışın gelişimi paralelde yasama meclislerile iletişim halinde olan dış birimler hem saysal olarak hem de etkilik düzeyi bakımdan gittikçe büyümektdir
2Hataları Ayrımlaştırın
Yukarıdaki çalışmaya paralel olarak aşağıda bu defa bazı kelimeler yanlış yazılmıştır Yanlış yazılmış kelimeleri bulmaya çalışırken süratle okuyun veya seminer sunucunuzun verdiği sürede metni bitirmeye çalışın Ardından tanıma düzeyinizi kontrol edin
“Yasama meclesleri islevlerini yerine getirirkan temelde iki tip faktor gurupunun etkişi altınta kalırlar Bunlardan birini yasama usüluyle ilgilidir Meclis üyelesinin binbirlerine göne konunlarının ne olacağı, nasıl bir iliskilenme bicimlerine sahip olacakları, görev bolümü ve dagılımını hangi kurullara bağlı olarak gercekleştirecekleri, işleri hanği işlem akışından hangi yollarla gecirecekleri, hangi işleri gerçekleştirmekte yükümlü oldukları gibi hususlar yasama usulü kavramı çerrevesindedir Prosedür veya usul hem meclis tarafından hem de meclısle ilişkili dış guruplar tarafından kabul görmüş meşruluk aracidırlar Yazılı veya sözlü hükümlenden oluşan usul, çatışma ve karmaşanın engelnenmesini sağlamanın ötesinde yasama meclislerinin çıktılarını üretebılmeleri bakınından oluşturulmak zorundıdır
3Benzerlikleri Ayrımlaştırın
Aşağıdaki metinde yan yana yazılmış iki aynı kelime gördüğünüz yere Ö işareti koyunuz Amacımız benzerlikler arasından aynılıkları tanıyabilmek ve böylece doğru tanıma keskinliğimizi arttırabilmektir Çalışma bittikten sonra özellikle aslında aynı olmayıp aynı olduklarını zannettiğiniz kelimelere ilişkin tespitlerinizi gözden geçirin
“Yasama meclislerinin etkileşimde etkıleşimde bulundukları diğer değir iç faktör gurubu gunubu yasama meclislerinin idari örgütüyle ilgilidir ilgilidir İdari örgüt ilk meclis örneklerinde neredeyse tamamen tamamen önemsizken, bir bin başka başka tabirle ilk ikl meclis örneklerinde araştırmaların araştırmaların yapılması, yazışmaların takibi takibi gibi bigi hemen hemen bütün işler üyelerin üyelerin kendileri tarafından tanafından yapılırken, meclislerin gündemlerinin günümüzün modern modern devlet sistemlerinde son zon derece derce karmaşık hale hele gelmesi nedeniyle işlerin islerin bir bir çoğu coğu destek personeli tarafından tanafından yapılmaya yapılmaya başlanmıştır
4Yoğunlaşma Yeteneğinizi arttırın
Doğru tanıma için yoğunlaşma yeteneğimizi geliştireceğiz Aşağıda rakam veya harf guruplarıyla karşılaşacaksınız Sizden istenen belirtilen rakam veya harfleri alttaki satırlarda doğru olarak görmeniz ve süratle işaretlemenizdir Hiç bir taramada süreniz 15 saniyenin üzerine çıkmamalıdır Sınıfta çalışırken, seminer yönetmeniniz bu süreyi 5 saniyeye kadar indirebilir
a) Sırasıyla 222, 8, 4, 6 rakamlarını tarayın
35622215421278220122202205487522203112054822209852 01120425622101120222
12089703210326022105620222241031202212456222031622 289722298751012521521
222165497
b) Sırasıyla 568, 12, 48 rakamlarını tarayın
58897568521556852103216585125687985125681452789326 5858625685856842487987
54568485612356841231757213156841231297511256823123 4975865681023156812312568442
c) Sırasıyla 9760, 138, 97 rakamlarını tarayın
97614519760069759760560978997609875976970697096797 60542690797609803215609760
12397609760586459760521389760521397605213813129760 532181097606512379760851
d) Sırasıyla kara, kira, uy seslerini tarayın
kakakarakuruykarakanakatakarakerakerigeiakirauruda rakankarakaratadararamekiramakara
mekkamerakarakuyuyaraarasarakarakkerekerakkirakara kurunadarenenemanakarakedekarahgkarasna
e)Sırasıyla fgph, ş, ö, p seslerini tarayın
fghpmhneafghpfgphphfgfghpkargerinfgphnehfgpheilyş a mbcsçzfgphmakğgkufgğphlkafgphsbfgph
zssczvçöjifgtaelfgpzsezfghsatfgphzsefghpsakfgph sv afghpzfgnpsefghrfghpgfhpgfphfghph
f) Sırasıyla iv17, 7m, iv ses veya rakamlarını tarayın
iev13987ievadrın1iv17myv178ıv17k7491iv71tkevi17i v1 7kelmyleivon7iv17mil12iv71sbcnhatek1fiiv
217ieiv1231iv178ıgğü1iv18ivziv18iv1717ivıv17ev caii v17igezlii17vv71vi7m11iv17giv71 2Daha Çabuk Tanıma

Tanımı:
Tanıma çabukluğu beynimizin hızıyla ilgilidir Beynimizin aradığı kelimeyi, sembolü bulabilme hızı çabukluğu oluşturur Beyin, sembolleri sinirler yoluyla gözlerden aldıktan sonra hafızada mevcut sembolleri taramaya başlar ve bulduğu her sembolle aldığı sembolu karşılaştırır Tam olarak aradığı sembolü bulduğunda tanıma gerçekleşir İşte çabukluğu bu arada geçen süre etkiler Bazı beyinlerde bu süre daha uzun, bazılarında daha kısadır Bu farklılaşmanın çeşitli nedenleri vardır
Nedenleri: Tanıma hızını etkileyen bir dizi neden arasında en yaygın olanları sıralayalım:
1Yerleşik Görüntü Zayıflığı: Kelimeleri resim formatında doğru algılamamız ve hafızamıza doğru yerleştirmemiz çok önemlidir “gökdelen” kelimesini hiç zihninizde canlandırdınız mı? Şimdi bu kelimenin yukarıdaki formatına tekrar bakın; kelimenin uzunluğunu, ilk ve son harfini, “g” harfinin aşağıya, “k, d, l” harflerinin yukarıya uzantısını görün Şimdi gözlerinizi kapatıp bu kelimenin resmini tüm özellikleriyle canlandırın Resmini çok iyi çektiğiniz her kelime sonraki okumalarınızda çok hızlı -neredeyse ışık hızında- tanıyabileceğiniz kelimedir Görüntüsü zayıf yerleşmişse tanınması için beyin daha uzun süre tarama yapmak zorunda kalacaktır
2Beyni Hıza Alıştırmama: Beyin hızlı kullanılabilecek halde iken onu hızlı kullanmazsak yavaş çalışma alışkanlığını korur Gevşek yaşayanların beyinleri de gevşek çalışacaktır Dolaysıyla hızlı düşünme, hızlı sonuçlara ulaşma yeteneklerinin ardında, bu tür çalışmaları çok yapmak yatar
3Beyin Hızını Kösteklemek: Bir kısım çok kötü davranışlar ve yaşayış biçimleri vardır ki ne yaparsak yapalım bunlar beynimizin çalışma hızını ciddi şekilde yavaşlatırlar Örneğin eğer hafif de olsa sürekli stresiniz varsa bu, düşünce akışınızı bloke eder Bu blokajın etkisiyle tüm çabalarınıza rağmen beyniniz yavaş çalışır Bu bağlamda uykusuzluk, fazla yemek(dolu mide), oksijeni eksik ortamda yaşamak veya diyaframatik soluma yapamamak, çok durgun ve hareketsiz yaşamak gibi tutumlar kesin olarak beynimizin çalışma hızını köstekler Bu tür yaşantıları olanların tek çözümü yaşantılarını değiştirmektir
Çözümü:
1 Eksik Harfleri Tamamlayarak Okuyun
a)Aşağıdaki kelimelerin bir kısmının yarısı alttan, bir kısmının yarısı üstten silinmiştir Bu kelimeleri zihninizde yerleşik resimleriyle tamamlayarak okuyacaksınız Böylece beyniniz eksik görüntüleri eksik halleriyle daha çabuk tanımayı öğrenecektir:
UYKU: Uyku hayatımızda her şeyin düzene konulduğu, tamir ve tedavi edildiği son derece önemli bir süreç olarak yaratılmıştır Bir kaç hafta uykusuz kalmanın ölüme neden olduğu hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle ispat edilmiştir Daha da ötesi insanın yetersiz uykusu ile zihinsel güç kaybı arasında yakın bir ilişki olduğu, uykusuz kalan insanların zihinsel çalışmalarının tamamen durduğu ve düşüncelerini hiçbir şeyin üzerinde yoğunlaştıramadıkları ispat edilmiştir 48 saat uykusuz bırakılan yüksek öğrenimli kişiler ilkokul çocuklarına öğretilen matematik işlemleri yapamadıkları görülmüştür(Hürriyet 2651193) ABD’de 1993 yılında yapılan bir araştırma sadece düzensiz uykunun ABD ekonomisine 1993 yılı kurlarıyla verdiği zarar 360 trilyon liradır(Bozdağ,1996,Yasama Sürecindes40)
Lütfen bu bölümü önemsiz bularak geçmeyiniz Günde 8 veya 10 saat uyuyor olabilirsiniz Ancak yine de bu uykunuz hiçbir işe yaramıyor olabilir Çoğumuzun sandığının aksine uykusuzluğun hayatımızdaki engelleyiciliği tahmin ettiğimizden de büyüktür Oysa çoğu zaman rahatsızlıklarımızın uykusuzluktan kaynaklandığını bilemeyiz bile
b)Size verilen okuma penceresinin kenarını veya herhangi bir düz kenarı kullanarak aşağıdaki satırları önce alttan sonra da üstten yarım kapatarak okuyun
Uyku beynin dinlenme vakti sanılmamalıdır Tersine uyku beynin vücudun dinlenme ve tamir işiyle meşgul olduğu vakittir Uykuda beyin değil vücut dinlenmektedir Beynin elektriksel yapısı üzerinde yapılan araştırmalar zihnimizin uyku esnasında en az uyanık dönemde olduğu kadar yoğun çalıştığını göstermiştir Aradaki tek fark gece ve gündüz yapılan işlerin farklı olmasıdır
İnsanoğlu üzerinde yapılmış bilimsel araştırmalar uyku üzerinde şu tespitlere ulaşmıştır:
1İnsan her uyku seansında iki ayrı uyku türünü paylaşımlı olarak ve ihtiyaca göre uyur Uykumuz ya derindir ya da hafif olarak yüzeyde seyreder Derin uyku NREM olarak adlandırılmıştır Bu dönemde cisimsel beden üzerindeki hücre tamirlerinin düzenlenmesiyle ilgilenir Gün boyunca alkol, sigara, kirli hava gibi etkiler; aşırı yorulma, yaralanma, enfeksiyon gibi nedenler hücre ölümlerini arttırır Ayrıca bedende her gün normal olarak 10 milyar hücre ölümü gerçekleşir Bedeni bir milyon katlı bir gökdelen olarak düşünelim Her an binlerce tuğlası birlikte çürüyüp düşmekte, gökdelenin çökmemesi için yerlerine yenilerinin yerleştirilmesi gerekmektedir Ancak böyle bir çalışmanın sağlıklı gerçekleşmesi sıfır hatalı bir haberleşme ve analiz sistemini gerektirir İşte beynimiz NREM adı verilen derin uyku esnasında vücudun maddi tamirinin gerçekleşmesi görevini yüklenir
c) Yukarıdakine benzer çalışmaları gazete veya kitap metinlerinde sık sık tekrar edin Unutmayın: Eksik konumda okuyabilen, tam konumda daha hızlı okuyabilecektir Beyninize eksik konumla yetinmesini öğretiyorsunuz
2 Metinleri Ters Çevirerek Okuyun
Aşağıdaki metni ters çevirin ve satırların normal akış yönünde (bu defa sağdan sola, ok ile gösterilen yönde) okuyun Ardından metninizi 90 derece çevirin Satırları bu defa aşağıdan yukarıya okuyorsunuz Unutmayın: Farklı açılardan okuyabilen, kelimeleri farklı konumlarda tanıyabilen, sık sık gördüğü konumlarda bir çırpıda tanıyabilir hale gelmektedir
“ŞEFKAT NEDİR?
Sevmek bazen uhuvvet(kardeşlik), bazen aşk, bazen da şefkat kimliğine girer Sevgi çeşitleri arasında en ulvisi şüphesiz şefkattir Şefkati tanımı itibariyle diğer Sevgi çeşitlerinden ayıran temel özellik karşılıksız oluşu ve merhamet boyutunu kuşanmış olmasıdır Şefkat çok yüksek bir duygusal karakter gerektirir Şefkat hissedişinin zirvesinde olan insan da bu hissedişi yüzünden ya dünyanın en mesut insanı olur ya da hayati ve yaşamayı kendisine zehir eder Sevgi merkezli hislerin vücudun bio-kimyasal yapısında yaptığı değişiklikleri ortaya çıkarmaya dönük bir yığın araştırma yapılmış; dar anlamda beşeri sevginin, güven duygusunu artıran endorfin hormonu salgısını çoğalttığı, yüksek heyecan ve sevince yol açan emphetamin salgısını körüklediği gözlenmiştir Los Angeles Psikiyatri Enstitüsünden Mark Gaulstan’a göre, gerçek sevgi endorfin hormonuyla teessüs etmekte, hakiki şefkat belirmekte, bu işte özellikle örnek olarak anne-çocuk ilişkilerinin şefkat merkezli şekillenmesinde Oxytocin maddesinin geliştirdiği “bağlılık ve sokulma” duygusunun büyük rol oynadığı anlaşılmaktadır(Hürriyet, 921993)
Mutluluk hissedişlerinin cismani bedende endorfin, emhetamin, Oxytocin gibi maddelerin salgılanmasıyla temsil edildikleri gerçek olmakla birlikte bu tür hissedişlerin temelde ruhi yönelimlerle yönetildiklerine ancak dışarıdan oluşturulan harici etki(hormon enjeksiyonu gibi) yoluyla da gerçekleşebileceği söylenebilir
Sevgi temel başlığı altında uhuvvet, aşk, şefkat gibi sevginin farklı boyutlarda şekillenmelerinden söz ettik Boyutu ne olursa olsun, Bediuzzaman’ın da ifade ettiği gibi, sevgi kaynağını “kemal, lezzet ve menfaat” unsurlarından birlikte ya da tek tek alır
Bu realiteden hareketle örneğin aşk ve şefkati karşılaştırdığımızda aşkın birçok sınırlandırıcıyla karşılaştığını görürüz Karşılık isteyen aşkta “lezzet ve menfaat” unsurları devamlılık ve şiddetlenme açısından ön plana çıkarlar Bu iki unsurun yokluğu ya da eksikliği aşkın ölüm fermanını hazırlar Bu yüzden uzun sürebilen özel sevgilerin temel kaynağı aşk değil şefkattir Çünkü aşık ya muhatabından beklediği “lezzet ve menfaat” boyutlu karşılığı görememekte ya da bu karşılık kendi hissedişine en azından denk gelememektedir Oysa şefkat hissedişinde karşılık beklenmemesi bu iki sınırlandırıcıdan gelebilecek her türlü engeli aşar Öte landan şefkatte “merhamet” unsurunun da mevcut olması onun sahibini başka hiçbir hissedişin yükseltemeyeceği mutluluk zirvelerine tırmandırır Acaba kendilerini çocuklarına duydukları şefaatte kaybeden annelerin tattıkları mutluluk hissedişinden daha yükseklere tırmanabilenler var mıdır? Beşeri ilişkiler çerçevesinde yoktur şüphesiz Ancak insan şefkati sadece anne-çocuk ilişkisiyle sınırlayarak hayatı boyunca muhtaç olduğu yüksek huzurdan mahrum olmamalıdır Çünkü 80 yaşında ihtiyarlardan 8 günlük bebeklere kadar bütün insanlar şefkat edilmeye muhtaçtırlar ve Rablerinin engin şefkati altında karşılıksız korunurlar” Alıntı; Muhammed Bozdağ
3 Bilgisayar Programlarını Kullanın
a)Size verilen bilgisayar programlarından cho1exe (hızlı görsel gösterim) programını çalıştırın ve oku1txt, oku2txt, oku3txt, okueng1txt, okueng2txt gibi isimler verilen dosyaları, sabit ekrana bakarak sırasıyla 2(00), 4(00), 6(00) 8(00) kelime/dakika hızlarda okuyun Yakın benzerlik taşıyan kelimelerin farkını tanımanız bilhassa önemlidir Odaklanın, dikkatle okuyun
b)cho2exe isimli programı çalıştırın Programda karşınıza çıkan menüden “ibareleri tanıma” bölümünü çalıştırın 1-2-3-4-5 kelimeden oluşan ibareler üzerinde sırasıyla çalışmalarınızı sürdürün
4 Plaka Okuması Yapın
Bir süre plaka okuması yapacaksınız Dolmuş veya otobüste yolcu iken geçmekte olan veya duran araçlara bakarak plakalarını süratle okuyabilirsiniz Önemli nokta şudur: Plakaları görür görmez gözlerinizi çevirmeli ve görüntüyü zihninizde canlandırmalısınız Ne okuduğunuzu plakalara bakarak değil, zihninizde kalan görüntüye bakarak bulmalısınız
5 Metinlerde Kelime Arayın
a)Aşağıdaki paragrafta “eşya” kelimesini arayın:
“ÇATIRDAYAN NEDENSELLİK: Eşyanın hakikatini inceleyen en temel bilim fizik eşya olmuştur Fizik biliminin bulgularındaki değişim eşyanın açıklanmasına dönük felsefeleri de otomatik olarak değiştireşşaymiştir Newton’un 1600 lerde ortaya koyduğu nedensellik anlayışının en önemli destekçisi olan “tabiat-atom modeli” eşya genel kabul görmüş ve üç asır boyeşşayunca tabiatın katı, kütlesel, kesif, yer değiştirebilireşya karakterde temel inşaat bloklarının varlığına inanılmıştıeşşay Ancakeşya kuantum fiziğinin derinliklerdeki incelemelerinde atom altı parçacıkların gözden kayboluşu belgelendi eşya Bu yolda ilk adım Werner Heisenberg tarafından atıldı “Kesinsizlik-uncertainity” prensibiyle tanımladığı teorisinde bir parçacık yakalanmaya çalışıldığında pozisyonu belirleniyor sonra kaybediliyor, bir an momentumu ölçülebiliyor sonra belirsizleşiyordu Kuaneşşaytum mekaniği seşyaonunda bu partiküllerin gerçek fizik vücutlarının olmadığını gördü Newton’un bulgularının eşya tam aksine eşyanın boş eşya uzayda hareket eden katıeşya parçacıklardan oluşeşyamadığı anlaşıldı Tespitler araştıreşyamacıları sonunda uzayın tamamen nabız gibi atan eşya alanlardan oluştuğu fikrine eşya götürdü Şimdi kuantum mekaniği parçacıklarıeşşay dalgalar veya ihtizazeşşay paketleri şeklinde alt alanlardaneşşay yukarıya sıçramalar eşya olarak tanımlamaktadır eşya ki bu durum Neweşşayton’un “katı madde” tanımeşşaylamasını yok etmiştireşşay
b)Aşağıdaki paragrafta “fizik” kelimesini arayın:
Elimizfizikdeki kitabınfisik yüzey seviyesinde katı madfisikdenin gerçekfizik bir fizikeşya vücudufizik vardır; katı ve kesin olarak maddi varlığı sürer Ancak fizikmaddenin iç-alt seviyesinde fizikçiler maddi gerçekliği bulamamakta, bunun yerine içerde sadece alanlar ve dalgalar tespit edilmekte, yani “fizikhiçbir şey” bulunmaktaydı Madde, özünde hiçbir şey ise maddefizik yok muydufisik, biz hayal mi görüyorduk? Gerçekte “yokluk” yoktu yani fizik dışı da olsa vücut vardı; sadece görmekfisik için hangifisik seviyede baktığımız, tabiatı hangi seviyede ve fisikboyutta incelediğimizfizik önemliydi Çünküfisik bir boyuttafizik varlığı olmayanfizik bir vücutfisik diğer bir boyutta beliriyordu
c)Aşağıdaki paragrafta “ve” kelimesini arayın:
Heisenveberg’in keşifveleriyle birlikte madevde içine doğru seyahatevler devam etti İçerevde değişikve alavenlar keşfedilip tanımlanıncave alanların kendileverinin bir tabanı, en vetemel yönü, en az hareketlilikev (excitation) seviyesi, ihtizaz alanı veya boşluk durumuve ortaya çıkıyordu Buveradan alanların ana özünün görülmez, geçişken(transitional) temeli, esası anlaşılmaevya başlanvemıştı ve Bu elektromanveyetik “en az hareketlilik durumlu alan”, atoevm altı parçacıkların yani maddi vücudun bittiği yerde başlıyordu Bir başka tabirle varlığın vücudu hareketlilik-tahrik(excitation) ile açıkvelanıyordu Bir elektron titreşimler, dalgalanmalar veya alttaki alanevların harekveetliliği şeklinde var olabiliyordu Araştırevmalar gösterdi ki elektronun varlığı değişik hareket seviye ve(ya) durumunda bulunabiliyorev; veçok aktif veya sakin olabiveliyordu Elektronun yaşayabileceği- vücut alemde bulunabileceği değişik hareketlilik durumlarına kesin bir vealt limit-sınır yoktu veElektron belli bir noktanın altında iyice sakinleşevvetiğinde vveücudunu tamaevmen kayvebediveriyor, yani elektrovemanyetik/enerji alandan da sveıyrılıp yok oluyordu Hareketin sıfır olduğu noktaveda vveücut sıfır oluyordu En az hareveketlilik durumu, elektveronun bir parçacıkve etkisi oluşturabilmesiev için yetersiz bir dalgalanevmadan ibaretti Temel Metin, Alıntı: Mutelak Gerçeklik Yolunda Bilim ve Din, Köprü Dergisi, Bahar 1996, Yazan Muhammed Bozdağ
8 Tanıma hızını arttırmaya destek olan bir diğer çalışma kelimelerin resimlerinin zihne yerleştirilmesi için yapılacak genel sözlük okumalarıdır Türkçe kelimelerin toplu olarak yer aldığı bir sözlükteki kelimelere tek tek bakarak kelimeleri resimleri yoluyla zihninize yerleştirme çalışması yapınız Kelimelere bakarken nasıl bir şekil taşıdıklarına özellikle dikkat edeceksiniz Bu çalışmayı, sizi duraklattığını düşündüğünüz kelimeler üzerinde de yapabilirsiniz Okuduğunuz metinde bu tür kelimelerle karşılaştığınızda onları çabucak işaretleyin Daha sonra boş zamanlarınızda bu kelimelerin resimlerine 10 saniyelik zaman ayırarak onları gözlemleyebilirsiniz Bu çalışmayı sürdürürseniz resimleri hafızanıza yerleştirmek için gerekli süreniz bir süre sonra 1-2 saniyeye kadar inecektir KAVRAMA ÇERCEVESİ

Okuma sürecinin tanıma aşamasını kavrama takip eder Kavrama aşamasında beyin sembollere bağlanan anlamları, imajları tarar ve bulur Aşağıda bu süreç gösterilmiştir:
görülen kelime
Görülen=hafızadaki, kelime
hafızadaki, kelime=imaj
Ayı
Ayı
Resim
Görme Çerçevesi
Tanıma Çerçevesi
Kavrama Çerçevesi

Görüldüğü gibi sembollere bağladığımız anlamı veya anlamları taşıyan imajları yakaladığımız anda kavrıyoruz Eğer sembollerin taşıdığı görüntüleri çağıramazsak kavrama gerçekleşemez Kavrama en basit düzeyde bir resim, ileri düzeyde ise filmdir Resimleri filme dönüştüremediğimizde tam kavrama gerçekleşemez Örneğin “Ben+ okula+ gidiyorum” cümlesinde “okul”, “ben” ve “gitmek eylemi” ayrı birer resimdirler Bunları filme dönüştürebildiğimiz an, “okula gitmekte olan ben’in” yaptığı işin film halinde zihnimizde canlandığı andır Kavrama yeteneğinin gelişiminde iki boyutu dikkate alacağız: Daha doğru kavrama, daha hızlı kavrama Bu bölümde yapacağımız çalışmaları aşağıda özetleyelim:
Daha Doğru Kavrayabilmek İçin:

Okumadan önce inceleme yapacağız
Okumadan önce sorgulama yapacağız
Karışık kelimelerden anlam çıkartacağız
İsim-tarih-rakam-yer bilgilerine özel dikkat göstereceğiz
Farklı yazı formatlarına özel dikkat göstereceğiz
Eleştirerek, mantık bozukluklarını arayarak okuyacağız
Yakalayamadığımız anlamları tahmin edeceğiz
Metinde yer alan yön kelimelerine özel dikkat göstereceğiz
Okumadan önce okuma amacımızı belirleyeceğiz
Zihnimizi yazıların fikir planları- yazı iskeleti konusunda eğiteceğiz
Grafiklere-tablolara özel dikkat göstereceğiz
Daha Hızlı Kavrayabilmek İçin:

Kelime dağarcığımızı geliştireceğiz
İmaj çağırabilme yeteneğimizi geliştireceğiz
Çok okuyacağız
Beynimizi hızlandıran süper sağlık kurallarına uyacağız
A Daha Doğru Kavrama

Tanımı: Daha doğru kavrama verilen mesajda geçen doğru resmin veya filmin aslına daha yakın olarak zihinde canlandırılmasıdır Aldığımız tüm mesajları her zaman yüzde yüz doğru kavramamız yani verilen mesajı aynen algılamamız kesinlikle mümkün değildir Her zaman verilen mesajla bizim algılamalarımız arasında bazı farklılıklar oluşmaktadır Bizim yapmamız gereken bu farklılaşmaları, sapmaları asgariye indirmektir Kavrama yanılgısı özellikle mecazların kullanıldığı anlatımlarda oluşur Olayı tam ve somut ifadelerle anlatan metinlerde kavrama hatası asgariye iner Aşağıdaki örneklerde verilen mesajlarla, gerçekleşen kavramaları karşılaştıralım Bu örnekler doğru kavramanın anlamını daha iyi açacaktır:
Söz: “Şimdi o tilkiyi hatırlıyorum
Kavranan: O hayvanat bahçesindeki tilkiyi hatırlıyor Ormanda giderken bir tilki görmüştü; o tilkiyi hatırlıyor Ben kitap okurken bir tilki resmi görmüştüm, tıpkı onun gibi bir hayvanı hatırlıyor Tilki gibi kurnaz bir adam vardı; galiba öyle bir adamı kast ediyor
Söz: “Uçarak buraya gelin” dedi
Kavranan: Bizim kuş gibi uçmamızı istedi Bizim uçağa binip uçakla gitmemizi istedi Bizim koşa koşa gitmemizi istedi Galiba orada acil bir durum var hemen oraya gitmemiz gerekiyor
Hatalı Kavramanın Nedeni: Yukarıda görüldüğü gibi kavrama biçimleri kişilerin zihinlerinde oluşan çağrışımlara göre çok fazla farklılaşabiliyor Önemli olan, kişilerin kullandıkları kelimelerin anlam çerçevelerinin doğru bilinmesi ve bu çerçevelerin kaçırılmadan sağlıklı şekilde birleştirilmesidir Kavrama bu yönüyle bir resim bulmacanın parçalarını birleştirmeye benzemektedir Kavrama doğruluğunun bozulmasının nedeni bazı mesajların kaçırılması veya alınan mesajların zihin tarafından doğru yerlerine yerleştirilememesidir Bu yönüyle hatalı kavramanın bir çok nedeni vardır Dikkat kopması, çağrışımın getirdiği bazı kelimelerin kattığı renkler, bakış açısı, neyin arandığı, neyin kişinin değer yargıları arasında önemli veya önemsiz olduğu gibi bir çok faktör vardır Bunlar devreye girerler ve orijinal mesajın kimliğini değişik renklere boyarlar Okuma sırasında pek çok bilgi gözümüzden kaçar Bir ayrıntıyı kaçırdığımızda o ayrıntıyla ilişkili bir başka bilgiyi eksik kavramış oluruz dolaysıyla aldığımız bilgi düzeyini en yüksek düzeye çıkarmak zorundayız Dikkat: Ne kadar yavaş ve ayrıntılı okursanız okuyun dikkatinizi aralıksız olarak koruyamadığınızdan bilginin önemli bir kısmını kaçırmaya mahkumsunuz Okuma hızının artması kavrama doğruluğunu olumlu etkiler Bununla birlikte okuma sırasında daha fazla ayrıntıyı yakalayabilmek için bazı egzersizleri yapmak zorundayız Ayrıca okuma esnasında bazı tutum ve düşünme biçimlerini alışkanlık haline getirmemiz gerekir Aşağıda verilen bir dizi çalışma kavrama doğruluğunu azami düzeye çıkartmakta bize yardımcı olmayı amaçlamıştır Yapacağımız çalışmalar şunlardır:
Çözümü:
1Okumadan Önce İnceleme Çalışması Yapın

Etkili okuma 5 aşamadan oluşur Bunların ikisi etkin kavrama için okuma öncesi ve ikisi de etkin belleme için okuma sonrasıdır Bu kural bir bütün olarak söyle ifade edilir: İngilizce kelimeleriyle; Survey, Question, Read, Remember, Repeat; Türkçe kelimeleriyle; İncele, Sorgula, Oku, Hatırla, Tekrarla
İnceleme aşaması soru sorabilmeye temel olabilecek tespitlere ulaşmamızı sağlar Kitap okuyacaksınız: yazarını, kitabın adını, yayınevini, yayın yılını inceliyorsunuz Ardından içindekiler, önsöz, son söz bölümlerini okuyorsunuz Bu arada varsa kitabın her bölümünün sonundaki özetleri okuyorsunuz; tüm sayfaları çevirerek her bölümde yazılanların genel görünümünü inceliyorsunuz 300 sayfalık normal ebatlarda bir kitap için gerekli asgari inceleme süresi 30 dakika olabilmelidir Hatta İngiliz yazar Rowntree bu konuda daha da ileri giderek bir saatte okunacak kitabın 30 dakika incelenmesi gerektiğini ileri sürmektedir Aşağıdaki çalışmaları yapalım:
a) Şu anda elinizde olan kitabı inceleyin: Kitabın adını, yayıncısını, konusunu, bölümlerini, bölüm alt başlıklarını, bölüm özetlerini, sayfalarda koyu yazılıp dikkatinizi çekmeye çalışan cümleleri okuyun Kitabın her bölümünü ayrı ayrı zihninizde canlandırın Hangi bölüm kaç sayfa? Kitap bir bütün olarak içindekiler bölümü açısından zihninizde nasıl görünüyor? Kitabı bir bütün olarak zihninizde görünceye kadar bu çalışmayı yapın
b)İnceleme çalışmasını seminerde size verilen test metinlerini okumadan önce bu metinler üzerinde uygulayın Metnin başlığını okuyun Varsa alt başlıklarını, koyu yazılmış kelime veya cümleleri okuyun Yazı kaç sahife, paragraflar nasıl ayrılmış? Yazının içindekileri henüz tam olarak anlamasanız da yazının genel bir görünümü zihninizde oluştu mu?
c)Benzer çalışmaları kendi kitaplarınızda, gazete okumalarınızda okuyun Unutmayın, her zaman önce başlıklar, vurgulanan cümleler, varsa özetler okunmalı ve yazının tamamı görülmelidir Seminer sunucunuz getireceğiniz kitaplarda bu çalışmayı yaparken size yardımcı olacaktır
2 Okumadan Önce Sorgulama Çalışması Yapın

İncelerken edineceğiniz bilgilere dayalı olarak devamlı sorular soracaksınız Şurası kesindir; cevap bulmamızı garanti eden sır soru sormuş olmamızdır Okumadan önce ne kadar çok soru sorabilirseniz, okuduktan sonra o kadar çok cevap alırsınız Sorularınız ne kadar anlamlı, önemli ve derinse, cevaplar da o kadar anlamlı, önemli ve derin olacaktır Sürekli sormak suretiyle sorabilme yeteneğimizi geliştirebiliriz
Herhangi bir kitap okuyacaksınız: Yazarını tanıyor musunuz? Yazar, konusu hakkında ne kadar güvenilir olabilir? Yayınevi ne tür eserler yayınlıyor, ciddiyet derecesi nedir? Yayın tarihine göre bilgiler ne derece taze olabilir?
Kitabın konusu nedir? Olay hangi açıdan sınırlandırılmaktadır ve anlatılmaktadır? Anlatılan konuda neler biliyorsunuz? Bildiklerinizi ne zaman nasıl öğrendiniz? Bildiklerinizle kitabın konusu arasında nasıl ilişki kurabilirsiniz? Kitabın bölümleri arasındaki bağ ne derece mantıklı ve bu bağlar ne derece kitabın adına bağlanabiliyor? Kitabın hangi bölümü ne işinize yarayacak? Hangi bölümde muhtemelen ne anlatılmaktadır?
Bunlara benzer yüzlerce soru sorabilmelisiniz Bu aşamanın en önemli yanı sistemli çalışmanın kapısını açmasıdır Unutmayalım: Dimmet, “Sistemli düşünmeyi alışanlık haline getirmedikçe tahsilin hiç bir kıymeti yoktur” der Sistemli düşünmek sistemli çalışmakla mümkündür Bu çerçevede birinci bölümde vurgulanan çalışmaları yeniden yapın
Bu defa incelerken öğrendiklerinizi soruya dönüştürün Örneğin kitabın adı: Hızlı ve Etkin Okuma İncelerken bunu gördünüz Şimdi soruyorsunuz: “Hızlı okuma nedir? Nasıl hızlı okunur? Ne kadar hızlı okuyabiliriz? Hepimiz hızlı okuyabilir miyiz? Hızlı okursak bu, derslerimizi nasıl etkiler? Hızlı okumanın zekaya etkisi var mıdır? Zeka düzeyi okuma hızını etkiler mi? Hızlı okuma gözlerle mi yapılır? Hızlı okuyabilmek için beynimizi eğitmemiz gerekecek mi? Bu nasıl olacak? Etkin okuma nedir? Hızlı okumadan farkı nedir? Etkin okursak daha iyi kavrayabilir miyiz? Bu kitapta anlatılanlara güvenebilir miyiz? Hızlı okuma ve etkin okuma bir arada olabilir mi? Kitabın hangi bölümleri hızlı okumayı, hangi bölümleri etkin okumayı anlatıyor? Bu iki bölüm ayrı ayrı mı, yoksa bir bütün içerisinde mi anlatılıyor?” Gördüğünüz gibi “hızlı, etkin” kelimelerinden yola çıkarak bir çok soru sorduk Bu soruları katlayabilirsiniz Eğer bu soruları sorarak okuyorsanız kavrama düzeyiniz inanılmaz şekilde artar Çünkü tam okurken beyniniz bu sorulara otomatik olarak cevap aramaktadır Cevabı bulduğunda ise hemen beyninizde bir ışık çakmaktadır Okuyarak daha çok öğrenebilmenin en kestirme yolu, diğer tüm teknikler bir yana burada verdiğimiz incemele sorgulama çalışmalarının okumadan önce mutlaka yapılmasıdır

Alıntı Yaparak Cevapla