08-17-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Nietzsche'den Seçmeler
Ahlak, bireyin içindeki sürü içgüdüsüdür
Ahlak esasen toplumu çöküntüden kurtaracak ve toplumun muhafazasını sağlayacak bir araçtır
Ahlaki gerçekler diye bir şey yoktur
Ah bu melankoli İnsanın gerçekten boğulabileceği bir deniz var mıdır?
Arzularımız o kadar şiddetlidir ki bazen birbirimizi parçalamak isteriz Ama topluluk duygusu bizi durdurur Lütfen not edin : işte bu , neredeyse ahlakın tanımıdır
Ah, buldum onu kardeşlerim! İşte, en yüce dorukta kanıyor sevinç pınarı benim için! Burada, hiçbir ayak takımının benimle birlikte içemeyeceği bir yaşam var! Akışın nerdeyse pek yoğun geliyor bana, ey haz pınarı! Doldurayım derken, sık sık yeniden boşaltıyorsun kadehi!
Ancak hepiniz beni inkar ettiğiniz zaman size dönmek isterim Gerçekten,kardeşlerim,o zaman kaybettiklerimi başka gözlerle arayacağım O zaman sizleri başka başka bir sevgi ile seveceğim
Av ve zafer için tutkuyla donanan görkemli yırtıcı hayvan, sarışın canavar görmezlikten gelinemez Bu gizli temel, zaman zaman patlar, hayvan tekrar vahşete döner Romalı, Arap, Alman, Japon soyluluğu, Homeros'un kahramanları, İskandinav Vikingleri   tümü de bu gereksinimi paylaşıyorlardı Nereye gitseler arkalarında "barbar" kavramını bırakan bu soylu ırklar, en yüksek kültürlerinde bile, bunun bilinçliliğini gösteriyor, gururunu taşıyorlardı
Aşk nedir? Yaradılış nedir? Hasret nedir? Yıldız nedir?" böyle soracaktır son insan ve kırpacaktır gözlerini O zaman yeryüzü küçülmüş olacaktır, her şeyi küçülten son insan onun üzerinden sıçrayacaktır Cinsi, toprak piresi gibidir, kökü kurutulamaz; son insan herkesten uzun ömürlü olandır "Saadeti biz keşfettik"- derler son insanlar ve gözlerini kırparlar Onlar yaşanması güç semtleri terketmişlerdir: zira hararet lazımdır kişiye Henüz komşu sevilmektedir, ona sürtünülür Zira hararet lazımdır kişiye Hasta olmak ve kuşku duymak günah kabul edilir: sakınarak yürürler Budaladır, buna rağmen ayakları taşa sürçen ya da insanlara takılıp tökezleyen kişi Ara sıra bir miktar zehir: bu hoş rüyalar gördürür Ve nihayetinde alınan fazlaca zehir, huzur içinde bir ölüm temin eder bu da Hala çalışmaktadır kişi, zira iş eğlencelidir Fakat dikkat edilir, eğlencenin kişiyi tüketmemesine Artık kişi ne zenginleşir ne de züğürt kalır Her ikisine de katlanmak güçtür Kim hükmetmek ister ki artık? Kim artık itaat etmek ister? İkisine de katlanmak güçtür Çobansız bir sürü! Herkes aynı şeyi ister, herkes birdir: kendini farklı hisseden, gönüllüdür tımarhaneye "Bir zamanlar dünyanın tamamı çılgındı " -deyip en kurnazları, göz kırparlar İnsan zekidir ve olup biten her şeyi bilir: bu nedenle iğnelemelerinin sonu yoktur İnsanlar hır gür halindedir hala, ancak çabuk barışırlar- aksi takdirde mideleri bozulur İnsanın, gündüz için ayrı, gece için ayrı, küçük şekerlemeleri vardır: yine de değer verirler sağlığa "Saadeti biz keşfettik"- derler son insanlar ve göz kırparlar 
Ah! En yüksek umutlarını kaybeden soylular tanıdım ben Şimdi kara çalmaktalar tüm yüksek umutlarına Artık küstahça yaşıyorlar,anlık hazlar içinde , ve ertesi güne dair hedefleri yok neredeyse  "Ruh , şehvettir!"    böyle derlerdi Bu sırada kırıldı ruhların kanatları ; şimdi yerlerde sürünüyor ruhları ve kirletiyor kemirdiği her şeyi Bir zamanlar kahraman olmayı düşünüyorlardı  şehvet düşkünüler şimdi Kahraman , artık onlar için bir kasvet ve dehşet!Fakat sevgim ve umudumla sana yemin ederim : terk edip gitme ruhundaki kahramanı!Kutlu tut en yüksek umutları!
|
|
|
|