08-16-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanli’Da İstihbaratçilik -Osmanli’Nin Mgk’Si
II MAHMUD DÖNEMİ VE BAŞBAKANLIK
KOLTUĞUNDAKİ AJAN
III Selim’in tahttan indirilerek yerine II Mahmud getirildi Sultan II Mahmud tahta oturur oturmaz Mehmet Sait Halef Efendi’yi Sadaret (Başbakanlık) makamına oturtacağını söyleyince, III Selim’den kalan Osmanlı MGK’sı adı geçen şahsın hem İngilizlere hem de Fransızlara casusluk yaptığını söyler Ancak II Mahmut, Saltanat tahtını bir yerde borçlu olduğu ve sürekli kendisine akıl hocalığı yapan Halet Efendi’de ısrar eder Bunun üzerine ‘çekirdek devlet” MGK, Halet Efendi’nin İngiliz ve Fransızlarla olan ilişkilerini hafiyelerin verdiği raporlarla padişahın önüne serer Padişah bütün bunlara aldırış etmez ve Halet Efendiyi Başbakanlık görevine getirir
III Selim’in MGK’sının kendisine engel olma çabalarından saraydaki muhbirlerden öğrenen Halet Efendi, Başbakanlık görevine gelir gelmez, “ çekirdek devlet”in yapısını değiştirmeye başlar Derhal bazı üyeleri görevden alır, onların yerine yeni üyeler atar Bir süre sonra da bazılarını çeşitli yollarla öldürtür
Halet Efendi’nin yeri gelince Padişah’ın bile önüne geçen bu “derin devlet”in yapısını değiştirme gücü, Yeniçeri Ocağı’ndan gelmektedir Ordunun en güçlü kesimini oluşturan yeniçeri ağaları (generaller), Halet Efendi’nin has adamlarıdır Sarayda darbe ve entrikalar yapan Halet Çelebi’nin III Selim’in kurduğu “çekirdek devlet” kadrosunu katlettirmesi, ileride Osmanlı’nın geleceğini etkileyen en önemli olay olacaktı
Sultan II Mahmut dönemi de III Selim dönemi gibi karmaşık olaylarla geçti Tahta çıktığı 1808 yılından Yeniçeri Ocağı’nın kaldırıldığı 1826 yılına kadar İstanbul ve taşrada baş gösteren karışıklıklar ve ayaklanmaların hepsinin temelinde bürokrasiye olan isyan, artan vergiler ve yönetimin kokuşması idi Mevcut düzenden rant sağlayan ve varlığını o ortamda yürütebilen Yeniçeri Ocağı, saray ve padişahı istediği gibi yönlendiriyor ve istediği kararları aldırabiliyordu
Yeniçeri’yi yedeğine alan Sadrazam Mehmet Sait Halet Efendi, kendi oluşturduğu “çekirdek devlet” kadrosunun da gücünü kullanarak istediği kararları padişaha aldırıyor, devletin gidişatını düzenlemek ve yeniden yapılanma için çalışan vezir, paşa ve diğer bürokratları tek tek ya sürgüne göndertiyor ya da Padişah fermanı ile öldürtüyordu
Yıllardan beri süre gelen Rus Harbi ve iç isyanlar, durumu daha da kışkırtıyordu Ruslar, bu durumdan faydalanarak Osmanlı’dan Abhazya, Gürcistan, Besarabya, Eflak ve Boğdan’ı (bugünkü Romanya) istiyor ve Sırplar’a bağımsızlık talebini yineliyordu Diğer yandan da “Halet Efendi” entrikaları Osmanlı sarayını tamamen sarmış bulunuyordu Rumeli’den Hicaz’a kadar Osmanlı topraklarının her yerinde Halet Efendi’nin entrikaları kabus gibi dolaşıyordu Ortalığın böyle karışık olduğu bir dönemde Sultan Mahmud’un etrafında kimlerin oluştuğunu Tarih’i Cevdet’te Cevdet Paşa şöyle anlatıyor:
“ II Sultan Mahmut Hazretleri, şehzadeliğinde Sultan III Selim Hazretleri ile birlikte kafes içinde söyleşirken ondan aldığı dersleri çok iyi hıfz etmiş ve şahin gibi kafesten çıkıp ta Saltanat tahtına oturduğunda zorbaların, özellikle Yeniçeri haydutlarının ortadan kaldırılmasını kararlaştırmıştı
1812 yılında bu sırrını Halet Efendi’ye açtı Ondan içtenlikli hizmet bekliyordu Halet Efendi ise, taşradaki zorbaların cezalandırılması konusunda aşırı derecede sertlik göstermekte olduğu halde, Yeniçerilere hadlerinin bildirilmesi konusunda ikiyüzlü ve hileli yol tutmuştu Her gün bir mazeret ve bahane bularak ve türlü dolaplarla padişahı aldatıp oyalayarak Yeniçeri işini geciktiriyordu
Kendi mevkiini korumak için taşra görevlilerini soyup elde ettiği gelirleri Yeniçeri Ocağı ileri gelenlerine ve gerekli gördüğü başkalarına dağıtıyordu ”
Halet Efendi’yi anlatmaya devam eden Ahmet Cevdet Paşa, yeni üyelerden oluşan Osmanlı MGK’sının hemen hemen bütün üyelerinin Sadrazam’ın adamı olduğunu satır aralarında vurgular:
“ Zamanın gereklerine ayak uydurarak devletin yöntem değiştirip işe yarayacak yeni bir ordu kurması zorunlu olduğundan, padişahın adamlarından Silahtar Ali Bey gibi bazıları eski yöntem ve gidişi yererek Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması doğrultusunda padişahın düşüncesi ile birlikte iseler de, Başçuhadar Seyyid Ömer Ağa ve Berber başı Ali Ağa gibi bazıları da sarayda uygulanan eski yöntem ve protokolün bozulup değiştirilmesini hiç uygun bulmuyorlardı Çünkü, asker sınıfında değişiklik yapılırsa, bunun saraya bulaşacağını düşünüyorlar ve bu nedenle eski gidişin değiştirilmesinden sakınarak ve eski ocakların gayretlerini güderek Halet Efendi’den yana oluyorlardı
Özellikle Ömer Ağa eski yöntemlere çok bağlı olduğundan, Padişah’ı çok sıkardı Ama ona çok bağlı ve içi temiz bir adam olup padişah tarafından çok sayılır ve gözetilirdi Yürekli ve açık sözlü olduğu için her dediğini yürütüyordu
Padişah, sarayın dışında Yeniçerilerin sıkıntısı, Saray’ın içinde de birtakım eski yöntem ve protokolün baskısı altında sıkılıp kendisini manevi bir kafes içinde göründüğünden, Yeniçerilerin işini bitirip Saray’daki kayıtları ve bağları kırıp nefes alarak yeni yöntemlerle devleti içinde bulunduğu perişanlıktan kurtarmak çaresini araştırmaktan ve güvendiği kişilerin ağızlarını aramaktan her ne kadar geri durmaz idiyse de, Halet Efendi her kapıyı kapatarak bu konuda kimseye meydan bırakmazdı
Halet Efendi, perde arkasında oynattığı oyunun gerçek durumunu anlayıp Padişah’a bildirebilecek kişileri birer dolapla ya öteki dünyaya, ya da taşrada göreve gönderiyor, önemli ve politik görevlere hep yeteneksizleri geçiriyordu Bu türden yeteneksiz kişiler devletin önemli işlerini yürütmekten aciz olduklarından her zaman Halet Efendiye başvururlardı Herhangi bir engel çıkıp Halet Efendi’de işin üstesinden gelemezse, pek çok hediyelerle kendinden bağladığı Yeniçeri ileri gelenleri aracılığıyla güçlüğü çözüme bağlayarak, kendi varlığını devlete kimya ve herkesin derdine deva olduğu imajını oluştururdu Yeniçeri ileri gelenleri hep adamı olduğundan, gerektiğinde bir takım gösteriler yaptırarak saltanat çevresini korkutup Saray’ın içinde ve dışında istediğini yerine getirirdi ”
Saray ve ülke bürokrasisine bu kadar hakim olan Halet Efendi, özellikle İngiliz Elçiliğinin kendi etrafında kurduğu ajanlar ordusunun yönlendirmesi ile ülke genelinde terör estiriyordu Osmanlı’ya bağlı ve çok güçlü olan, hatta Napolyon’un yaptığı “tam bağımsızlık” teklifini elinin tersi ile iten Tepedelenli Ali Paşa gibi bir devlet adamı ile Padişah’ın arasını bozmuş çevirdiği entrikalarla Tepedelenli’nin isyan etmesine sebep olmuştu Bu isyanla birlikte Osmanlı’nın Balkanlar’daki egemenliği kâğıt üstünde kalmıştı
|
|
|
|