Yalnız Mesajı Göster

Radyoaktiflik / Radyoaktiflik

Eski 08-16-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Radyoaktiflik / Radyoaktiflik



Tarihin en büyük raslantısal (tesadüfi) keşiflerinden biri, 1896 yılında yapıldı: HBecqerel, uranyum tuzu kristallerinin ışın yayınladığını tesadüfen gördü Işığa karşı korunmuş olmasına karşın, fotoğraf plağını, bu maddeden yayılan ışımanın kararttığını gördü

Kontrollü olarak pek çok gözlem yaptı Kristalden, hiçbir uyarı almaksızın ışın yayınlandığını ve bunun yeni tip bir ışıma olduğunu saptadı Uranyumun kendiliğinden radyasyon yayınlama olayı, kısa bir zaman sonra radyoaktiflik olarak adlandırıldı Diğer araştırıcılar da bazı maddelerin radyoaktif olduklarını gösterdiler Bu tür çalışmalar içinde en anlamlı araştırma Pierre ve Marie Curie tarafından yapılmıştır

Radyoaktif bir cevher (filiz) olan Pitchblend'in tonlarcası, uzun yıllar süren dikkatli ve yorucu kimyasal arıtma işlemlerine tabi tutuldu Sonuçta, her ikisi de radyoaktif olan ve daha önce bilinmeyen iki yeni elementin varlığı, Curie'ler tarafından rapor edildi Bu elementler, polonyum ve radyum olarak adlandırıldı Rutherford'un saçılması ile ilgili ünlü çalışması dahil, sonraki tüm deneyler radyoaktifliğin, kararsız atom çekirdeklerinin bozunması sonucu oluştuğunu gösterdi

Bir elementin kendiliğinden, hiçbir dış etkiye bağlı olmaksızın başka bir elemente dönüşmesidir radyoaktiflik Uranyumun tüm izotopları radyoaktiftir Alfa ve beta parçacıkları yayarak kurşun izotoplarına dönüşürler Bu özellik, sıcaklığa, basınca, katalizöre ve başka çevre koşullarına bağlı değildir

Her radyoaktif maddenin, bir yarı ömrü ya da yarılanma süresi vardır Örneğin uranyum-238'in kurşun-206'ya dönüşmesinin yarı ömrü 45 milyar yıldır Yani şu anda elinizde 1 gram uranyum varsa, bu 45 milyar yıl önce 2 gramdı Kayaların içindeki uranyum-238 ve kurşun-206 oranlarından yararlanılarak o kayaların yaşları belirtilebilir Bu yolla Dünya'daki en eski kayanın yaşınının 35-4 milyar yıl olduğu saptanmıştır

Alınan bu sonuçlar, son zamanlarda geliştirilen rupidyum-87'nin radyoaktif bozunmasında (yarı ömrü 52 milyar yıl) ve feldispat, mika içinde bulunan potasyum-40'ın (yarı ömrü 13 milyar yıl) yarılanma sürelerinin saptanmasıyla bir kere daha kesin olarak kanıtlanmıştır

Canlı vücutta kararlı potasyum-39'un yanısıra, kararsız olan potasyum-40 da bulunur Potasyum-40 beta yayıcıdır Yani çekirdekteki nötronlardan birisi beta (elektron) yayarak protona dönüşür

Biyolojide en çok kullanılan izotop, karbon-14 izotopudur Bu izotopun yarıömrü 5730 yıldır Bu izotopla yaklaşık 50 bin yol öncesininin kalıntılarının yaşını ölçebilmekteyiz Karbon-14, daha eski zamanlar için uygun değildir Çünkü büyük bir kısmı o sürelerde harcanmış olacak ve bu nedenle de saptanması güçleşecektir

Karbon-14 beta yayıcıdır Beta yayan her karbon atomu azot atomuna dönüşür Organizmadaki karbon, havadan karbondioksit alınmasıyla yapıya girer Yaşayan organizmalarda karbon-12'nin karbon-14'e oranı atmosferdekiyle aynıdır Canlı ölünce artık atmosferden karbon alamaz olur Vücutaki karbon-14, zamanla azota dönüşür ve giderek azalmaya başlar Diyelim ki bir mağarada bulunan bir insan kemiğinde karbon-14/azot-14 oranı 1/4 ise bu insanın yaşı 11200 yıldır

Alıntı Yaparak Cevapla