Yalnız Mesajı Göster

Magdalalı Meryem İsa’Nın Eşi Miydi? Merak Edilen Konular, Tarihte Saklı Kalmış Gerçek

Eski 08-16-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Magdalalı Meryem İsa’Nın Eşi Miydi? Merak Edilen Konular, Tarihte Saklı Kalmış Gerçek



Magdalalı Meryem İsa’nın eşi miydi? merak edilen konular, tarihte saklı kalmış gerçekler, bilmediğimiz gerçekler


Konu için sevgili dostum Serdar'a teşekkür ederim



Magdalalı Meryem İsa’nın eşi miydi?

Reha ERUS/ROMA
Papa II Jean Paul’un ölmeden önce Dan Brown’ın ‘Da Vinci Şifresi’ isimli kitabındaki düşüncelere karşı açtığı savaşın temeli, aslında 1945 yılında Mısır’ın Nag Hammadi kentinde kayalıklar arasında ortaya çıkarılan kutsal el yazmalarıyla başlamıştı

Nag Hammadi belgeleri, Hıristiyanlık áleminde büyük bir tartışma başlamasına neden olmuştu Belgeler, havarilerden birinin ‘Magdalalı Meryem’ diye anılan bir fahişe olduğunu, Magdalalı ile Hz İsa ‘nın evlendiğini, bu evlilikten bir çocuklarının dünyaya geldiğini tartışmaya açıyordu İşte Dan Brown’ın kitabıyla gündeme gelen bu gibi tartışmalara ve sorulara Hıristiyan teologların yanıtları

MISIR çöllerinde Nag Hammadi kayalıklarında kardeşiyle gübre arayan Muhammed Ali, kazmasını vurduğunda tüm Hıristiyan dünyasını dalgalandıracak bir keşfin arifesinde olduğunu bilmiyordu Takvimler 1945 yılının aralık ayını gösteriyordu Muhammed Ali ve kardeşi, toprağı kazmaya başladıklarında bir metre boyunda bir toprak çömlek buldular Muhammed Ali’nin batıl inançları vardı ‘Cin vardır’ diye önce dokunmak istemedi Sonra ‘Belki de altın’ vardır diye düşündü Çekicini kaldırdığı gibi çömleğin ortasına indirdi Çil çil altınlar yerine, deriye sarılı ** adet papirüs tomarı buldu Kan davasından aranan Muhammed Ali, polisin evde arama yapması halinde yazıtları bulmasından endişe ederek bir rahipten saklamasını istedi Bu arada yazıtları gören Ragıp isimli bir tarih öğretmeni, papirüslerin çok kıymetli olabileceğini söylüyordu

ABD’YE KAÇIRILDI

Kitaplar bir süre sonra Kahire’de karaborsaya düşünce Mısırlı yetkililerin dikkatini çekti Mısırlı yetkililer, bunların büyük bir bölümüne el koyarken, **’üncü kitabın bir kısmı ABD’ye kaçırıldı 30 yıl sonra ortaya çıkan Muhammed Ali, belgelerin bir kısmının kaybolduğunu, bir kısmının da yandığını söyledi Fakat geriye Hıristiyanlığın başlangıcıyla ilgili 52 ayrı kutsal metin kalmıştı Bir süre sonra ise Muhammed Ali’nin Nag Hammadi’de bulduğu belgelerin Yunanca el yazmalarının 1500 yıllık Kıpti çevirileri olduğu anlaşıldı Tahminlere göre milattan sonra 120 ile 150 yıllarında Yunanca olarak yazılmış Filippos sureleri ve diğer yazıtlar, MS 350 ile 400 yıllarında Kıptice’ye çevrilmişti

ROMANIN ESİN KAYNAĞI

1970’li yıllarda piyasa çıkan kitaplarla birlikte Hıristiyan dünyasında inceden inceye Magdalalı Meryem ile Hz İsa’nın kan bağının günümüze taşınmış olup olmayacağı tartışılmaya başlandı 1982 yılında Henry Lincoln, Michael Baigent ve Richard Leigh imzasıyla çıkan ‘Kutsal Kan, Kutsal Kase’ isimli kitapta Hıristiyanlığın ‘Kutsal Kase’ sırrının Magdalalı Meryem olabileceği öne sürülüyordu İşte bu kitap Dan Brown’un ‘Da Vinci Şifresi’ romanına da esin kaynağı oldu

Amerikalı ilahiyatçı Prof James Robinson, Nag Hammadi belgeleri için ‘Matta, Luka, Markos ve Yuhanna’nın İncilleri, bir çeşit İsa biyografisidir Nag Hammadi belgeleri ise söylencelerin toplandığı bir derlemedir’ diyor Robinson, bu iddiaların niye bu kadar rağbet gördüğünü ise; ‘Belgeleri derleyenler, muhtemelen Hıristiyanlığın sol kanadını güçlendirmek istiyorlardı, tıpkı günümüzde ortaya çıkan ‘New Age-Yeni Çağ’ akımları gibi Kilisenin (bu, Da Vinci Şifresi’nde Roma-Katolik kilisesidir) çok dünyevi, çok maddeci, çok bedensel olarak algılayıp, ruhani, sembolik, ulvi, en önemlisi de gizemli anlamlarını özlüyor olabilirler

Filippos belgelerinde ‘İsa, onu diğer müritlerinden daha çok sever, sık sık dudaklarından öperdi Diğer müritler içerler ve kınadıklarını ifade ederlerdi Ona şöyle derlerdi: ‘Onu niye bizden daha çok seviyorsun’ O da şu şu yanıtı verirdi: Onu sevdiğim gibi sizi niye sevmiyorum?’ diye yazar Filippos surelerinde Magdalalı Meryem’den ‘yoldaş’ diye söz edildiğini belirten ilahiyatçı Robinson, bunun illa ‘eşi’ anlamına gelmeyeceğini savunuyor Robinson, ‘Bana hikaye daha heyecanlı hale getirilsin diye kurgulanmış gibi geliyor Filippos surelerinin tamamını okuyan anlatıcının bedensel si bencil ve kaba olarak algıladığını, hayvansı bir davranış olarak gördüğünü algılar Eski kilise, öpücüğü doğurganlık için metafor olarak kullanırdı Burada öpücük dini bir ritüel anlamı içerir’ diyor

ÇARMIHTA YANINDAYDI

Dan Brown’un Da Vinci Şifresi’nde önemli yer tutan Magdalalı Meryem adına Yeni Ahit’te 12 kez rastlanıyor Hz İsa, çarmıha gerildiğinde müritlerinden sadece Magdalalı Meryem orada bulunmaktadır Öldükten sonra Hz İsa ile ilgilenen yine Meryem’dir Hıristiyan öğretisine göre Hz İsa’nın göğe yükseldiğini de üç gün sonra mezarını ziyaretine gittiğinde fark eden de yine kendisidir Gnostiklere ait ‘kayıp’ kutsal belgelerde Hz İsa ile Hz Meryem arasında daha yakın bir ilişki bulunduğuna dair işaretler bulunmaktadır Güçlü bir lider ve düşünür olarak Hz İsa’nın diğer havarilere vermediği sırlarını Magdalalı Meryem’e aktarmış olabileceğine dair de şüpheler bulunuyor Magdalalı Meryem’in bu durumda kıskançlıkların ve rekabetin kurbanı olmuş olabileceği söyleniyor

Luka’nın İncili’nde kadının adı geçmez, sadece ‘günahkar’ diye adlandırılan biri gözyaşlarıyla çarmıha gerilmiş Hz İsa’nın ayaklarını yıkar, saçlarıyla kurular, öper ve merhem sürer Hz İsa, ‘Günahlarından arınıyor, bu nedenle beni çok seviyor’ der

İlahiyatçı Elaine Pagel, Magdalı Meryem’in diğer müritlerden daha fazla bilgiye ve sırra sahip olup olmadığıyla ilgili soruya şu yanıtı veriyor:

‘Detayları bilmiyoruz, ancak İsa’yla özel bir ilişkisi olmalı Meryem surelerinde ona diğerlerine anlatmadığı şeyleri anlattığı ve özel bir sevgi beslediği belirtiliyor Hz İsa’nın ona diğerlerine söylemediği şeyleri anlattığına dair kanıt yok, ancak imalar var

Son Akşam Yemeği’ndeki figür Magdalalı Meryem mi

Georgetown Üniversitesi dini sanat ve kültür tarihi Profesörü Diane Apostolos-Cappadona bu soruya şu yanıtı veriyor:

‘İlk tepkim şöyle oldu: Masada bir kadının oturduğu enterasan bir yaklaşım! Bu tam da feminist teolojiye ya da teolojinin postfeminist dönemine uygun Ama gerçek olamaz Tarihte Son Akşam yemeğine baktığımızda bazen İsa’nın masanın ortasında bazen başında oturduğunu görüyoruz Masa yuvarlak, kare ya da dikdörtgen olabiliyor Bu arada İsa’nın müridi Yuhanna’nın hep kendisine yakın oturduğunu görüyoruz 20’nci ve 21’inci yüzyıl algılayışıyla baktığımızda Yuhanna’yı soft, feminen ve genç bir karakter olarak görüyoruz Leonardo’nun tablosuna daha dikkatli baktığımızda sakalı olmayan ve feminen diyebileceğimiz başka karakterler de mevcut Ama yaptığım araştırmalara göre cinsiyet algılayışının kültürel ve sosyal bir kavram olduğunu vurgulamak istiyorum Bugün benim ve sizin erkeksi ya da kadınsı diye algıladıklarımız, muhtemelen 15’nci yüzyıl Floransası ile aynı değildir

VATİKAN NE DİYOR

Cenova Başpiskoposu Kardinal Tarcisio Bertone, Hürriyet’in Roma Temsilcisi Reha Erus’un sorularını şöyle yanıtlamıştı:

Maria Magdalena meşru mudur?

- Elbette meşrudur Günahkarken iyiliği, Hz İsa aracılığı ile seçmiş ve pişmanlık duymuştur Hz İsa ona doktrinini kabul ettirmiş, sosyal yaşama dönmesini sağlamıştır

Son Yemek’te Hz İsa’nın yanında oturan Maria Magdalena mıdır?

- Kesinlikle değil Olmaz öyle şey Bunlar işte böyle çirkin kitaplarda yayınlanınca, din yanlış bilgilendirmekten yıpranabiliyor Bizim görevimiz, inançlıya doğru yolu göstermektir

Kitapta, Leonardo da Vinci’yle ilgili yazılanlara ne diyorsunuz?

- Zavallı Leonardo derim Ölümünden asırlarca sonra böylesine yıpratılmak istenmesi, çirkin yalanlara, hayali uydurmalara hedef olması Ne denebilir ki başka? Zavallı Leonardo

DA VINCI ŞİFRESİ NE DİYOR

HIRİSTİYANLIĞIN temel doktrinine göre İsa Mesih asla evlenmedi, çarmıha gerildi, dirildi ve göğe yükseldi Dan Brown’ın ‘Da Vinci Şifresi’ ise Hıristiyanlığın temel inanç doktrininden çok farklı, bambaşka bir hikaye anlatıyor İsa’nın ölümlü olduğu, evlendiği, çocuk sahibi olduğu bir hikaye Kardinal Bertone’ye göre kilise, kadının statüsünü kesinlikle indirgemiş değil Ancak Da Vinci Şifresi’ndeki kurgu şöyle:

BİR KADIN HAVARİ

Leonardo da Vinci, Kutsal Kase’nin sırrını saklayanlardan biri ve Milano yakınlarındaki Santa Maria delle Grazie Kilisesi’nin duvarında bulunan ‘Son Akşam Yemeği’ freskinde bu gizemin anahtarını ele veriyor İsa’nın 12 havarisiyle birlikte ekmek kırıp şarap içtiği bu freskte sağ yanında oturan kişi bir erkek değil, kızıl saçları, narince kıvrılmış elleri ve göğüsleriyle bir kadın Yani Magdalalı Meryem

KUTSAL KASE SEMBOLÜ

Peki İsa’nın son akşam yemeğinde şarap içtiği Kutsal Kase nerede? Kase freskte görünmüyor Ama, aslında görünüyor Meryem olarak Kase ya da kadeh aslında bir kadınlık sembolüydü Kutsal Kase, kutsal dişiyi ve kilise tarafından tamamen yok edilmiş olan tanrıçayı temsil ediyordu Kadının hayat verebilme yetisi bir zamanlar kutsaldı ama, erkek egemen kilisenin yükselişine tehdit oluşturuyordu Bu yüzden kutsal dişi şeytanlaştırıldı ve ona günahkar dendi

MESİH’İN EŞİYDİ

Son Akşam Yemeği’nde İsa ile Magdalalı Meryem bir çiftti İkisinin evli olması, bekar İsa’dan çok daha mantıklıydı Çünkü İsa bir Yahudi’ydi ve Yahudilerin sosyal kültürü yetişkin bir erkeğin bekar kalmasını yasaklıyordu Bu nedenle İsa evli olmasaydı İncil ayetleri bundan mutlaka bahsederdi Nag Hammadi yazıtlarında da ‘Ve Kurtarıcı’nın yoldaşı Magdalalı Meryem’dir’ diye geçiyor Ve Aramice’de ‘yoldaş’ kelimesi eş anlamında kullanılıyor

HAÇLI SEFERLERİ

Magdalalı Meryem’e tanrıça olarak tapan Sion tarikatı’na göre Hz İsa çarmıha gerildiğinde karısı Meryem hamileydi Kutsal Kase hikayesinde anlatılan İsa’nın kanı ile dolu olan kadeh aslında Meryem’i anlatıyordu Mesih’in soylu kanını taşıyan Kutsal Kase’ydi Meryem Ve İsa’nın bir soyu vardı Vatikan bu sırrı dördüncü yüzyılda örtbas etmeye çalışmıştı Haçlı Seferleri’nin bir nedeni de buydu

İSA İLK FEMİNİSTTİ

Kilisenin Magdalalı Meryem’e emanet edilmesini isteyen İsa ilk feministti Meryem, kilise erkekleri karşısında yıkıcı bir güçtü Kilise kurma görevini almış olmakla kalmıyor, kilisenin yeni ilan ettiği ilahın ölümlü nesiller dünyaya getirdiğinin fiziksel kanıtını taşıyordu Kilise bu yüzden Meryem’i bir fahişe olarak tanıttı ve İsa ile evlendiğine dair tüm delilleri sakladı

Konu ile alakalı bazı ayetlerde hazreti İsa'nın evli olduğuna değinilmiştirNette aldığım bir yazıda bunu açıkca anlıyoruz

HZİSA EVLENMİŞTİR kutsal kase doğrudur ve Onun SOYU Yaşamaktadır,Bugüne kadar SAKLI KALAN AYET!

Hamd O ALLAH'a ki KURANI KERİM' DE hiç bir şeyi eksik bırakmamıştır

İşte delil;
(RA'D suresi 38 ayet) (Resmi: **/İniş:87/Alfabetik:85)

Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik, onlara da eşler ve evlatlar verdik Hiçbir resul, Allah'ın izni olmadıkça herhangi bir mucize getiremez Her süre için bir yazı vardır

Âyetin Tefsiri

38: Senden önce de değerli peygamberler gönderdik Onlara kadınlar ve çocuklar verdik Bu âyet, çok kadınla evlenmesinden dolayı peygamber (sav)'i ayıplayan kimseleri reddeder Onlar şöyle diyorlardı: Muhammed gerçek peygamber olsa, zühde dalar, dünyayı ve kadınları terkederdi İşte Yüce Allah, onların bu sözlerini reddetti ve HzMuhammed (sav)'in bu hususta yeni bir şey ortaya koymadığını, bilakis onun önceki peygamberler gibi davrandığını açıkladı Hiçbir peygamber kavmine, Allah kendisine izin vermedikçe bir mucize getiremez Bu âyet, HzPeygamber (sav)'in mucize getirmesini teklif edenlere bir cevaptır, Belirlenen her müddetin, Allah'ın Levh-i Mahfuz'da yazdığı bir yazısı vardır Her şey onun katında bir ölçü iledir Taberî şöyle der: Allah'ın hükmettiği her şeyin yazdığı bir yazısı vardır O yazı, kendi katındadır






Alıntı Yaparak Cevapla