|
Prof. Dr. Sinsi
|
Namazda Okunacak Dualar - Namazda Okunacak Dualar Hakkında...
Rükû Zikirleri
Resûlüllah Saîlallahu Aleyhi ve Sellem´den nakledilen sahîh hadîslerle ortaya çıkmıştır ki, Peygamber (s a v) rükû´a varmak için tekbîr alırdı ve bu sünnettir Eğer tekbîr terk edilirse, tenzihen mekruh olur, namaz da bâtıl olmaz ve sehiv secdesi gerekmez Namaz içinde olan diğer bütün intikal tekbirleri de böyledir; ancak ihram (iftitah) tekbîri rükündür, bunsuz namaz olmaz Namaza giriş babının başında, namaz tekbîrlerinin sayısını biz bildirdik İmam Ahmed´den rivayete göre, bunların hepsi vacibdir
Tekbîri uzatmak müstehab olur mu? Bu hususta Safi´î için iki hüküm vardır; bunlardan en sahîh olan ve kabul edilen, rükû yapanlar seviyesine ulaşıncaya kadar tekbîri uzatmanın müstahab oluşudur Namazdan zikirsiz olarak boş zaman geçmesin diye böylece tekbîr arkasından rükû tesbîhlerine başlanır Fakat İhram tekbîri böyle değildir; bunda sahîh olan, uzatmayı terk edişin müstahab bulunuşudur Çünkü tekbîr üzerinde niyete ihtiyaç vardır Tekbîr uzatılınca, insana zorluk verir; kısaltılınca ona kolay gelir Diğer ihramdan başka olan tekbirlerin izahı da hep böyledir Bunların açıklaması "İhram Tekbîri" babında geçmiştir
Rükü´da Okunacak Duâ Ve Zikirler
Rükû edenler seviyesine ulaşılınca (üç kerre):
"Sübhâne Rabbiye´î-Azîmi"
(Büyük Rabbım, noksanlardan münezzehtir ) söylenir
[size="3"]118- Hüzeyfe´nin (rivayet ettiği) hadîsinde, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in okumuş olduğu Bakara, Nisa ve Al-i İmrân sûrelerinden sonra yaptığı uzunca rükû´unda: "Sübhâne Rabbiye´l-Azîmi" demiştir
[size="3"]119- Peygamber (s a v)´in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Sizden biriniz, üç kerre: Sübhâne rabbiye´1-azîm dediği zaman onun rükû´u tamam olmuştur "
120- Hazreti Aişe´den (Radıyallahu anha) sabit olmuştur ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, rükû´unda ve secdesinde şöyle derdi:
[size="3"]"Sübhânekellâhümme rabbenâ ve bihamdikelîahümme´ğfir lî" (Ey Rabbım iz olan Allah´ım! Sana hamd ederek Seni noksanlardan tenzih ederim Allah´ım!, beni mağfiret buyur)
121- Hazreti Ali´den (Radıyallahu Anh) sabit olmuştur ki, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem rükû yaptığı zaman şöyle derdi:
"Allâhümme leke rekâ´tü ve bike âmentü ve leke eslemtü haşe´a leke şem´î ve basarî ve muhhî ve azmi ve asabt"
[size="3"](Allah´ım!, Senin için rükû ettim, Sana iman ettim, Sana teslim oldum Kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim ve sinirim Sana huşu´ (tazim) etmiştir ) "
Sünen kitablannda şu şekilde de naklolımmuştur:
"Kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim ve yürüyen ayağım, Alemlerin Rab-bı olan Allah´a huşu´ etmiştir "
122- Hazreti Aişe´den (Radıyallahu Anha) sabit olmuştur: "Resûlül-Iah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Rükû´unda ve secdesinde şöyle söylerdi:
"Sübbûhun kuddûsün, rabbü´l-meîâiketi ve´r-rûhi"
[size="3"](Cebrail´in ve meleklerin Rabbi SÜBBÛH´dur (Kötü şeylerden münezzehtir) KUDDÛS´dur (her noksan şeyden münezzehtir) "´
123- Avf b Malik´den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Ben Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile bir gece (namaza) kalktım O da namaza durdu ve Bakara sûresini okudu Rahmet âyetine her varışta durakladı ve duâ etti Azab âyetine her varışında da durakladı ve Allah´a sığındı (Eûzü Billahi, dedi) Sonra kıyamı miktannca rükû yaptı Rükû´unda şöyle diyordu:
[size="3"]"Sübhâne zi´l-ceberûü ve´1-melekûti ve´1-kibriyâi ve´1-azameti" (Üstünlük, izzet, ululuk ve azamet sahibi (yüce Allah) bütün noksanlıklardan münezzehtir Sonra secdesinde de aynı sözleri söyledi "
124- İbni Abbas´dan (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, demiştir ki, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
[size="3"]"Rükû´a gelince, orada Rab Teâlâ´yı tazim ediniz "Sübhâne Rabbiyel´âzîm" (Yüce Rabbım, noksanlıklardan münezzehtir) deyiniz ""
Bil ki, bu son hadîs, bu bölümün asıl maksadını teşkil eder Bu maksad da, hangi lâfızla olursa olsun, rükûda, noksanlıklardan münezzeh olan Rab Teâla Hazretlerini tazim etmek, onu yüceltmektir Ancak en faziletli olanı, bu zikirlerin hepsini bir araya getirip söylemektir Bunu da başkasına eziyet vermemeye imkân bulunduğu zaman yapmalıdır En önce teşbih yapılmalı, diğer duaları sonra okumalıdır Kısaltmak isteniyorsa, yalnız tesbîh yapmalı Teşbihin kemal bakımından en azı, üç teşbihtir Eğer bir defa söylemek suretiyle tesbîh yapılırsa, tesbîhin aslı işlenilmiş olur Bu teşbihlerin bir kısmı yapılırsa, diğer vakitlerde öteki teşbihleri yapmak müs-tehabdır Böylece her vakitte değişik tesbîh ve dualar yapılarak bütünü söylenmiş olur Böylece bütün bablardaki zikirleri yapmak uygundur
Bize ve alimlerin çoğunluğuna göre, rükû´da zikir sünnettir Bir kimse, kasden veya yamlarak bu zikri terk ederse, namazı bâtıl olmaz, günahkâr da olmaz ve sehiv secdesi de gerekmez
İmam Ahmed b Hanbel ve bir takım ulemâ, bu zikirlerin vacib olduğunu söylemişlerdir Bu zikirleri yapmaya sahîh ve açık hadîslerle emredildiği için, namaz kılanın buna devam etmesi uygundur Nitekim: "Rükûa gelince, orada Rab Teâlâ´yı tazım ediniz," hadîsi bunu emretmektedir Geçen diğer hadîsler de böyledir Bunu yapmakla, alimlerin ihtilâfından çıkılmış olur Allah o alimlere rahmet etsin Daha doğrusunu Allah bilir
Rükû´da ve secdede Kur*an okumak mekruhtur Gerek Fatiha ve gerekse ondan başka sûre veya âyetler okunursa, namaz bâtıl olmaz Bazı alimler ise, Fatiha okunmakla namaz bâtıl olur, demişlerdir
125- Hazreti Ali´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
[size="3"]"Rüküda yahud secdede iken, Kur´an okumamı, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana yasakladı "
126- İbni Ömer´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:
[size="3"]"Dikkat edin! Rükûda yahud secdede iken Kur´an okumam, bana yasaklanmıştır "
Rükü´dan Başını Kaldırdığı Ve Doğrulduğu Vakit Okunacak Dualar Ve Zikirler
Rükû´dan başım kaldırırken:
"Semi´allâhü limen hamideh"
(Allah, hamdedenin hamdini kabul eder ve onu mükâfatlandırır)" demesi sünnettir Eğer bunun yerine: "Men hamidellâhe semi´a lehu" (Kim Allah´a hamd ederse, Allah kabul eder ve onu mükâfatlandırır)" denirse caizdir Ümm adlı kitabda Şafi´î bunu delillendirmiştir Rükûdan kalkıp tam doğrulunca şöyle der:
"Rabbena îeke´l-hamdü haniden kesîran tayyiben mübâreken fîhi miî´-esşemâvâti ve miVeîarzı ve mil´e mâ beynehümâ ve miî´e mâ şi´te min şey´in ba ´du ehîessenâi ve´î-mecdi ehakku mâ kâîe´1-abdu ve küîîünâ leke abdun lâ mâni´a limâ a´tayte ve la mu´tıye Uma mena´te ve lâ yenfe´u zelceddi minke´l-ceddü "
(Ey Rabbimiz! Hamd sanadır Öyle ki, gökler dolusu, arz dolusu, bunların ikisi arası dolusu ve bundan öte dilediğin şey dolusu bulunan ve kendisinde bereket olan tertemiz, çok çok hamd olarak  Şeref ve övgü sahibi Allah, kulun dediğinden daha ziyadesine müstehakdır Hepimiz, Sana kuluz Verdiğini engelleyici yok, engellediğini de verecek kimse yok  Varlık sahibine varlığı fayda vermez, varlık ve fayda Sendendir "
127- Ebû Hüreyre´den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir
"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, rükûdan belini kaldırdığı zaman:
"Semi´allâhu limen hamiden"
(Allah, kendisine hamd edenin hamdini kabul eder ve onu mükâfatlandırır) derdi Sonra ayakta durunca:
´Rabbena leke´1-hamd"
(Ey Rabbimiz, hamd Sanadır) derdi "[21] Bir takım rivayetlerde de:
"Ve îeke´î-hamd" şeklindedir ve harfi ilâvesi vardır, ikisi de güzeldir Bu şekil, Buharî ve Müslim´de, ashabdan çok kimseler tarafından nakledilmiştir
128- Ali ve İbni Ebî Evfa´dan (Radiyallahu anhüma) şöyle rivayet edilmiştir:
"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, başını Çaldırdığı zaman:
[size="3"]"Semi´allâhu limen hamidehu rabbenâ îeke´l-hamdü mH´essemâvati ve mil´el-arzı ve mil´e mâ şi´te min şey´in ba´du" (Allah kendisine hamd edenin hamdini kabul eder ve onu mükâfatlandırır Ey Rabbimiz, gökler dolusu, arz dolusu ve bundan öte dilediğin şey dolusu hamd sanadır)" derdi
129- Ebû Sa´îd El-Hudrî´den (Radıyallahu Anh) rivayet edilmiştir ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, başını rükû´dan kaldırdığı zaman, şöyle derdi:
"Aîlâhümme rabbenâ leke´l-hamdü mil´essemâvâti ve´1-arzı ve mil´e mâ Şi´te min şey´in ba´du Ehîessenâi ve´î-mecdi ehakku mâ kâîeî-abdu ve kulluna leke abdun Aîlâhümme lâ mani´a limâ a´tayte ve lâ mu´tıye limâ mena´te velâ yenfa´u ze´î-ceddi minke´l-ceddü"
[size="3"](Ey Rabbimiz, semavat ve arz dolusu, ve bundan öte dilediğin şey dolusu hamd Sana´dir Şeref ve övgü sahibi Allah, kulun dediğinden daha ziyadesine müstahaktır Hepimiz Sana kuluz Allah´ım! Senin verdiğini engelleyici yok; engellediğini de verecek kimse yok  Varlık sahibine varlığı fayda vermez; varlık ve fayda sendendir "
130- İbni Abbas´ın (Radıyallâhu Anhüma) rivayetinden nakledildiğine göre şöyledir:
"Rabbena İeke´l-hamdü miî´essemâvâti ve mil´el-arzı ve mâ beynehumâ ve mil´e mâ şi´te min şey´in ba?du "
[size="3"](Ey Rabbimiz, gökler dolusu, arz dolusu ve ikisi arası kadar ve bundan öte dilediğin şey dolusu kadar hamd sanadır "
131- Rifa´a b Rafi´ Ez-Zurkî´den (Radıyallâhu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
"Birgün biz, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in arkasında namaz kılıyorduk Rek´attan başını kaldırınca şöyle dedi:
´Semi´allahu limen hamideh" (Allah, kendisine hamd edenin hamdini kabul eder ve onu mükâfatlandırır) Onun arkasında olan bir adam da şöyle dedi:
"Rabbena ve İeke´l-hamdü hamden kesîren tayyiben mübâreken fîhi" (Ey Rabbimiz! Kendisinde bereket olan, tertemiz çok çok hamd da
Sana´dır)  Peygamber namazdan dönünce; konuşan kimdir? buyurdu
Adam: Ben, dedi Peygamber (s a v) buyurdu:
[size="3"]- Ben, otuz küsur melek gördüm ki, (sevabı) hangisi daha önce yazacak diye acele ediyorlardı "
Rükûdaki zikirler babında beyan etmiş olduğumuz üzere, bu zikirlerin hepsini bir araya getirmek müstehabdır Kısaltmak isteyen kimse: "Semi´allahu limen hamideh - Rabbena İeke´l-hamdü miî´essemâvâti ve mil´el-arzı ve mâ beynehumâ ve mil´e mâ şi´te min şey´in ba´du?
Daha çok kısaltmak istiyorsa: "SEMİ´ALLÂHÜ LÎMEN HAMİDEH - RABBENA LEKELHAMD" kadarını söyler Bundan daha azı yoktur
Bil ki, bu zikirlerin hepsi, hem imam, hem cemaat ve hem de yalnız başına kılan için müstehabdırlar Ancak imam, cemaatın uzatmaya rızası bulunduğunu biliyorsa bu zikirleri yapar; aksi halde kısaltır
Daha önce söylendiği gibi, bu zikirler sünnettir; vacib değildir Bunlar terk edilirse, tenzihen mekruh olur ve sehiv (yanılma) secdesi de yapılmaz Rükûda ve secdede Kur´an okumak mekruh olduğu gibi, rükûdan kalkıp durulduğu zaman da mekruh olur Daha doğrusunu Allah bilir
|