Yalnız Mesajı Göster

Namazda Okunacak Dualar - Namazda Okunacak Dualar Hakkında...

Eski 08-15-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Namazda Okunacak Dualar - Namazda Okunacak Dualar Hakkında...



Secdede Okunacak Dualar Ve Zikirler


Rükû´dan kalkıp doğrulunca, gereken zikirler tamamlanarak alın yere konuncaya kadar uzatılan bir tekbirle secdeye varılır Bu tekbirin sünnet olduğunu daha önce söylemiştik Bunu terk etmekle namaz bâtıl olmaz ve sehiv secdesi de gerekmez Secdeye kapanınca, secde zikirleri yapılır ki, bunlar çoktur:

132- Bunlardan biri, daha önce Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem´in namazda rükû şekli ile ilgili Huzeyfe´den naklen rivayet edilen şu hadîstir:

"Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bir rekâtta Bakara, Nisa ve Al-i îmrân Sûrelerini okurken, her rahmet âyetine gelince, duâ ederdi ve her azab âyetine gelince de istiâze yapardı (Eûzü billahi - Allah´a sığınırım) derdi Huzeyfe dedi ki: Sonra Peygamber secde edip şöyle dedi:

[size="3"]"Sübhâne rabbiye´1-a´lâ" (Yüce Rabbim noksanlardan münezzehtir) Peygamberin secdesi, ayağa kalkmasına yakın olmuştu "

133- Hazreti Aişe´den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: "Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Rükû´unda ve secdesinde

şunu çok söylerdi:

[size="3"]"Sübhânekellâhümme Rabbena ve bihamdike allâhümmeğfir lî" (Rahmimiz olan Allah´ım! Sana hamd ederek Seni noksanlardan tenzih ederim; Allah´ım! Beni bağışla)?

134- Hazreti Aişe´den (Radıyallâhu Anha) daha önce rükû babında zikrettiğimiz şu hadîs rivayet edilmiştir:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, rükû´unda ve secdesinde:

[size="3"]"Sübbûhım kuddûsün rabbü´l-melâiketi verrûhi" (Meleklerin ve Cebrail´in Rabbi, noksanlardan, kötü şeylerden münez­zehtir)" söylerdi

135- Hazreti Ali´den (Radıyallahu Anh) rivayet edilmiştir: "Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, secde yaptığı zaman şöyle derdi:

"Allâhümme leke secedtü ve bike âmentü ve leke eslemtü secede vechî lillezîhalekahu ve savverahu ve şakka sem ´ahu ve basarahu Tebârekellâhu ahsenü´l-hâlikîn"

[size="3"](Allah´ım! Sana secde ettim, Sana imân ettim, Sana boyun eğdim Yü­züm, kendisini yaratana, kendisine şekil verene, kulağına ve gözüne duy­gu verene secde etti Şekil verenlerin en güzeli olan Allah, ne yüce olmuş­tur! )

136- Rükû bahsinde daha önce yazdığımız Avf b Malik´den sü­nen kitablannda mervi şu sahîh hadîs naklolunmuştur:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, uzunca yapmış olduğu rükû´unda şöyle diyordu:

[size="3"]"Sübhâne zi´1-ceberûti ve´1-melekûti ve´1-kibriyâi ve´1-azameti (Üstünlük, izzet, ululuk, ve azamet sahibi (Allah), noksanlardan münezzehtir)? sonra secdesinde aynı sözleri söyledi "

137- Sünen Kitablannda rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Sizden biriniz secde ettiği zaman, üç kez:

"Sübhâne rabbiye´1-a´lâ"

[size="3"](Yüce Rabbım noksanlardan münezzehtir) desin Bu kadarı (teşbihin) en azıdır "

138- Hazreti Aişe´den (Radıyallahu Anha) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

"Bir gece Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´i aradım Sonra (ye­rinde bulamayınca) araştırdım Bir de gördüm ki, rükûda yahud secdede şöyle diyor:

"Sübhâneke ve bihamdike lâ ilahe illâ ente" (Sana hamd ederek Seni teşbih ederim, Senden başka İlâh yoktur)"

Müslim´de diğer bir rivayet şöyledir:

"(Peygamberi arayıp yoklarken) elim ayaklarının iç kısmına dokundu ki, o esnada Peygamber secdedeydi* ayakları dikilmiş durumda idi, şöyle diyordu:

"Allâhümme eûzü binzâkemin sahatike ve bimuâfâtike min ukübetike ve eûzü bike minke Lâ uhsîsenâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike"

[size="3"](Allah´ım! Senin gazabından rızâna, azabından afiyetine sığınırım Yine Senden (intikamından) Sana sığınırım Sana yaraşır şekilde Seni övemem, Sen kendini övdüğün şekilde övgüye müstehaksın"

[size="3"]139- îbni Abbas´dan (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Rükû´a ge­lince, orada Rab Teâlâ´yı tazim ediniz; secdede ise, tam bir gayretle duâ ediniz, çünkü duanız sizin için kabul olunmaya lâyıktır"

140- Ebû Hüreyre´den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

[size="3"]"Kul secde halinde iken, Rabbının rahmetine en yakın bulunduğu hal­dir; o halde duayı çok yapınız?

141- Yine Ebû Hüreyre´den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine gö­re, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, secdesinde şöyle derdi:

"Allâhümmeğfir lî zenbî küllehu dikkahu ve cillehu ve evvelehu ve âhirahu ve al´âniyyetehu ve sirrehu"

[size="3"](Allah´ım!Günahlarımın hepsini mağfiret buyur; azını ve çoğunu, ön­cekini ve sonrakini, gizlisini ve aşikârını,)

Bilinmelidir ki, baştan beri kaydetmiş olduğumuz zikirlerin hepsini bir araya getirerek secdelerde onları söylemek müstehabdir Eğer bir vakitte bunları söylemek mümkün olmazsa, muhtelif vakitlerde bunlar söylenir Nitekim geçen bablarda bu hususu beyan etmiştik İnsan bunlardan kı­saltma istediği zaman, az dua ile teşbihleri yerine getirir ve önce teşbihle­ri yapar, sonra duayı Secde ile ilgili hükümler, rükû zikirlerinde anlat­tığımızın aynıdır Yine secdede Kur´an okumak, rükûda olduğu gibi mek­ruhtur, diğer hususlar da aynıdır

Namazda kıyam ve sucûddan hangisi daha faziletlidir? konusunda alim­ler ihtilâf etmişlerdir, imam Şafi´î ve ona uyanların görüşü, kıyamın da­ha faziletli oluşudur Çünkü Müslim´in Sahîh´inde Peygamberin (Sallal-lahu Aleyhi ve Sellem) şu hadîsi vardır:

"Namazın en faziletlisi, kıraati uzun olandır" Bunun manası, kıya­mın uzunluğudur Çünkü kıyamın kunût ve zikri, Kur´an´dır Secdenin zikri ise, tesbîhdîr; Kur´an, tesbîhden daha faziletlidir O halde, Kur´an ile uzatılan kıyamda fazilet vardır

Bazı alimler de, secdenin daha faziletli olduğu görüşündedirler Çün­kü daha önce geçen hadîsi şerifte Peygamber Efendimiz Sallallahu Aley­hi ve Sellem şöyle buyurmuştur:

"Kulun Allah´a (rahmetine) en yakın bulunduğu hal, secde halidir"

İmam Ebû îsa Et-Tirmizî kitabında demiştir ki; Bu konuda ilim sa-hibleri ihtilâf etmişlerdir Bir kısmı demiştir ki, namazda kıyamı uzatmak, rükû ve secdeyi çok yapmaktan daha faziletlidir Bir kısmı da: Rükû ve secdeyi çok yapmak, kıyamı uzatmaktan daha faziletlidir, demişlerdir İmam İbni Hanbel, bu konu ile ilgili iki ayrı hadîs rivayet etmişse de, bu hususta bir hüküm vermemiştir

İshak (İbni Raheviye) demiştir ki: Gündüz Namazlarında, rükû ve sec­deyi çok yapmak, geceleyin ise kıyamı uzun yapmak daha faziletlidir An­cak bir insanın gece namazında vird edindiği bir okuyuşu varsa, bu kim­se hakkında rükû ve secdeyi çok yapmak bana daha güzel gelir; çünkü âdeti üzerine ziyade yapmış olur Rükû ve secde çokluğu ile kâr elde et­miş sayılır

Buna karşı Tirmizî şöyle der: îshak bu sözü şundan söylemiştir: Çün­kü, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in gece namaz şeklini ve kı­yamın uzunluğunu anlatmıştır Peygamberin gündüz namazına gelince, burada geceleyin olduğu gibi, kıyamın uzatıldığı vasfedilmemiştir

İnsan tilâvet secdesi yaptığı zaman, namazın secdesinde yapılması olan anlattığımız teşbihleri yapması müstehabdır Yine şöyle demesi de müs-tehabdır:

"Allâhümmec´alhâ lî indeke zühren va´zim lî bihâ ecren ve da´anni bihâ vizren ve tekabbeîhâ minnîkemâ tekabbeltehâ min dâvude aleyhis-selâm

(Allah´ım! Bu secdeyi katında benim için makbul bir sevab kıl ve bu­nun sebebiyle bana büyük mükâfat ver, bu yüzden günahımı düşür ve Dâ­vud Aleyhisselâm´dan bunu kabul ettiğin gibi, benden de bunu kabul et)"

[size="3"]Şöyle de diyebilir, bu da müstehabdır: "Sübhâne rabbinâ in kâne va´dü rabbinâ lemef´ûlâ" (Rabbimiz, Seni tenzîh ederiz; Rabbimizin va´dı, mu­hakkak gerçekleşegelmiştir) "

İmam Şafi´î bu son şekli de esas kabul etmiştir

142- Hazreti Aişe´den (Radıyallahu Anha) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: "Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Kur´an (tilâvet) secde­sinde şöyle derdi:

"Secede vechîlillezîhalekahu veşakka sem´ahu ve basarahu bihavli-hi ve kuvvetihi"

[size="3"](Benim yüzüm (varlığım), O Allah´a secde ettti ki, kuvvet ve kudreti ile beni yaratmış, kulağımı işitir, gözümü de görür yapmıştır"

Tirmizî demiştir ki, bu hadîs sahîhdir Hakim, rivayetinde şu ziyade­yi yapmıştır:

"Fetebârekellâhu ehsenu´l-hâlikîn"

(Şekil verenlerin en güzeli olan Allah, bütün noksanlıklardan münez­zehtir)"

Bu ziyade, Sahîhayn´m (Buharı ve Müslim´in) şartlarına göre sahîh-tir Daha önce naklettiğimiz şu hadîsi, Tirmizî hasen bir isnadla ibni Ab-bas´ın (Radıyalİahu Anhüma) rivayetinden merfû? olarak bunu naklet-miştir Hâkim de, bu sahîh hadîstir demiştir


Secdeden Baş Kaldırılınca Ve İki Secde Arasındaki Oturuşda Okunacak Dualar Ve Zikirler


Secdede eller kaldırılmadan önce baş kaldırılırken tekbîre başlayıp tek­bîri oturma haline kadar uzatmak sünnettir Biz, tekbîrlerin namazdaki sayısını, tekbîri uzatmadaki ihtilâfı ve onu batıl kılan şeyi, daha önce an­latmıştık

İnsan tekbîri getirdikten sonra doğrulup oturunca, sünnet olan, Ebû Davud, Tirmizî, Nese´î, Beyhakî ve diğer sünenlerde rivayet edilen duayı okumaktır Bu da, Hazreti Huzeyfe´den (Radıyalİahu Anh) rivayet edilen hadîstir ki, daha önce, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in gece na­maza kalkışında, Bakara, Nisa ve Al-i İmrân sûreleri ile uzun boylu kıyam ile kıldığı namazda, Rükû´u, secdesi ve kıyamı geçmişti

143- (Huzeyfe Radıyalİahu Anh) demiştir ki, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, iki secde arasında (oturunca) şöyle buyururdu:

[size="3"]"Rabbî´ğfir lî, Rabbiğfir lî (Allah´ım beni bağışla, Allah´ım beni bağış­la) secdesi kadar da otururdu "

144- îbni Abbas (Radıyalİahu Anhüma) teyzesi (ve müminlerin annesi) Meymûne´nin (Radıyallahu Anha) evinde gece kaldığı zaman, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in gece kıldığı namazını anlatırken şöyle de­miştir:

Peygamber, secdeden başını kaldırdığı zaman:

[size="3"]"Rabbîğfir lî, Verhamnî, vecbürnî, verfa´nî, verzuknî, vehdinî" (Rabbim,benİ bağışla! Bana merhamet et, beni düzelt, beni yükselt, bana nzik ver ve bana hidayet ihsan et)" buyururdu Ebû Davud´un rivayetinde ise, "Ve afinî" (Bana afiyet ver)" ilâvesi vardı Bu hadîsin isnadı Hasen´dir En doğrusunu Allah bilir

însan namazın ikinci secdesini yaptığı zaman, birinci secdede söylediği teşbihleri aynen söyler îkinci secdeden tekbir ile başını kaldırdığı zaman, hareket halinde olan azalan sükûn bulacak şekilde, istirahat için hafif bir oturuş yapar sonra secdeden kalkarken aldığı tekbîri, tâ ayakta doğrulun-caya kadar ikinci rekâta kalkar Bu tekbîri uzatma, "ALLAH" lâfza-i Celâl´in "L" harfinden sonra olur Böyle yapılış bizim (Şafi´î) imamlarımı­za göre en sahih olanıdır (Hanefî mezhebinde, ikinci secdeden baş kaldırıl­dıktan sonra doğrudan doğruya tekbîrle ikinci rekâta kalkılır, istirahat yapılmaz) Yine bizim (Şafiî) imamlarımızın ikinci bir görüşü var: Secdeden tekbirsiz baş kaldırılarak biraz oturulduktan sonra tekbîr getirilerek ayağa kalkılır

Üçüncü bir görüş de şu; İkinci secdeden tekbir getirilerek kalkılıp biraz oturulur ve tekbîr kesilir Sonra tekbîrsiz ayağa kalkılır, Bu yerde iki tekbîr getirilmemesi hususunda ihtilâf yoktur; ancak imamlarımız demişlerdir ki, birinci şekilde hareket etmek, namazın bir kısmı zikirden boş kalmaması İçin, daha iyidir

Bilinmelidir ki, (Şafi´î mezhebinde) bu istirahat oturuşu, Buharf nin Sahîh´inde sabit olmuş sahîh sünnettir Aynı zamanda, Resûlüllah SaHalla-hu Aleyhi ve Sellem´in işi olarak diğer kitablarda da vardır Bu sahîh sün­netten dolayı, bizim mezhebimizde (Şafiîlerde) müstehab olmuştur Sonra namazda ikinci secdeden ayağa kalkılacağı her namazda, bu secde arkasın­da bu istirahat müstahabdır; ancak namazda yapılan tilâvet secdesi arkasın­da bunu müstahab görmeyiz En iyisini Allah bilir

Alıntı Yaparak Cevapla