Yalnız Mesajı Göster

Namazda Okunacak Dualar - Namazda Okunacak Dualar Hakkında...

Eski 08-15-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Namazda Okunacak Dualar - Namazda Okunacak Dualar Hakkında...



Namazın İkinci Rek´âtının Zikirleri


Anlattığımız şekilde birinci rekâtta yapılan zikirler, aynen ikinci rekâtta da, farz ve nafile namazlar için olduğu gibi yapılır; yalnız şunlar yapılmaz:

1- Birinci rekâtta namaza giriş için alınan tekbîr, rükündür: İkinci rekât­ta durum böyle değildir İkinci rekâtın evvelinde tekbir yoktur Bundan önce olan tekbîr, secdeden kalkmak içindir ve bu da sünnettir

2- Birinci rekâtta okunan istiftah (sübhaneke) duası, ikinci rekâtta okunmaz

3- Birinci rekâtta ihtilafsız olarak istiâze yapibr (Eûzü çekilir) Halbuki ikinci rekâtta bunun getirilmesi ihtilaflıdır Sahîh olan da (Şafi´i mezhe­binde) getirilmesidir

4- Sahîh kabul edilen görüşe göre, ikinci rekâtta yapılan kıraat birinci rekâtta yapılandan daha az olmalıdır Burada da, daha önce anlattığımız şekilde ihtilâf vardır


Sabah Namazında Kunüt


Bil ki, sabah namazında kunût (rükûdan kalkışta duâ, Şafi´î mezhebine göre) şu hadîs-i şerife binaen sünnettir:

145- Enes´den (Radiyallahu Anh) rivayet edilmiştir:

"Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, dünyadan ayrılıncaya kadar, sabah namazında "KUNÛT" yapmıştır" Bunu, Hâkim Ebû Abdullah, "Kitab-ı Erba´în"de rivayet etmiş ve sahîh hadisdir, demiştir[40]

Bil ki, bize göre (Şafi´î mezhebinde) sabah namazında "Kunût" meşru­dur ve müekked sünnettir Bunu terk edenin namazı kabul olmaz; fakat kasden veya yanılarak terk edilmesiyle (Şafi´îlerce) sehiv secdesi yapılır

Beş vakit namazdan sabah namazının dışındaki namazlarda "kunût" yapılır mı? hususunda İmam Şafi´î için (Allah ona rahmet etsin) üç görüş vardır:

1- Bunlardan en sahîh ve meşhur olan birinci görüşe göre, müslümanlara umumî bir musibet geldiği zaman "Kunût" yaparlar, değilse yapmazlar

2- Musîbet gelsin veya gelmesin mutlak olarak "kunût" yaparlar

3- ister musîbet olsun, ister olmasın, sabah namazından başka diğer dört vakit namazda "kunût" yapılmaz En doğrusunu Allah bilir

Yine bize göre, ramazan ayının son yarısında, vitir namazının son re­kâtında "Kunût" yapmak müstehabdır Şafiî mezhebinde başka bir gö­rüşte de, ramazan ayının tamamında vitir namazında "Kunût" yapılır Üçüncü bir görüşte de, yıl boyunca kunût yapılır Ebû Hanife´nin (Allah ona rahmet etsin) mezhebi de budur Ancak Şafii mezhebinde âdet edini­len birinci görüştür En iyisini Allah bilir

Bize göre, sabah namazında "kunût" yapmanın yeri, ikinci rekâtta rükûdan kalktıktan sonradır İmam Mâlik (Allah ona rahmet etsin) de­miştir ki, rükûdan önce "kunût" yapılır İmamlarımız demişlerdir ki, bir Şafi´î, rükûdan önce kunût yapmış olursa, sahîh görüşe göre bu sayılmaz Fakat sayıldığına dair mezhebimizde de bir görüş vardır Bununla bera­ber en doğrusu, rükûdan sonra o kunût iade edilir ve yanılma (sehiv) sec­desi yapılır Secde yapılmaz da denmiştir

Kunût duasının lâfzına gelince; o da, sahîh bir isnadla Ebû Davud, Tirmizî, Nese´î, İbni Mace, Beyhakî ve bunlardan başka sünenlerde bize rivayet edilen sahîh hadîsdeki şu ifadedir:

146- Hasan İbni Ali´den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edildiğine gö­re, şöyle demiştir: "Vitir namazında söylediğim şu sözleri, Resûlüllah Sal­lallahu Aleyhi ve Sellem bana öğretti:

"Allahümmehdinîfîmen hedeyte* ve âfinî fîmen âfeyte Ve tevellenî fîmen tevelîeyte ve bârik lî fîmâ a´tayte Ve kmî şerre mâ kazayte Fein-neke takzî ve lâ yukzâ aleyke ve innehû lâ yezillü men vâleyte Tebârekte Rabbena ve teâleyte"

(Allah´ım! Beni, kendilerine hidâyet ihsan buyurduklarınla (Peygam­berler, salihler ve şehidlerle) beraber hidâyette daim kıl O kendilerine (dün­ya ve ahirette) afiyet verdiklerinle beraber bana afiyet ver Beni, koruduğun kimselerle bir arada koru Verdiğin şeyde bana bereket ihsan et Hük­mettiğin kötü şeyden beni koru; zira Sen hüküm verirsin, Senin hükmün üzerine çıkılmaz Muhakkak ki, Senin himaye ettiğin zelil olmaz Ey Rab-bımız! Yücesin, münezzehsin"[41]

Beyhakfnin anlattığı bir rivayet de şöyle: Ebû Talib´in oğlu Alî´nin (Radıyallahu Anh) oğlu Muhammed bin Hanefiyye demiştir: Bu dua, o duadır ki, benim babam sabah namazının kunûtunda bunu okurdu

Bu duanın sonunda: "AUahümme Salli Alâ Muhammedin ve ala âli Muhammedin ve sellem" (Allah´ım! Muhammed´c ve Muhammed´in âline rahmet et ve selâmet ver) demek, müstahabdır

Neseî´nin, hasen bir isnadla bu hadîsi rivayetinde: "Ve Sallallahu Alen-nebiyyi (Allah Peygambere rahmet etsin)" şeklindedir

Alimlerimiz demiştir ki, bir kimse, Ömer ibni Hattab´dan (Radıyalla-hu Anh) rivayet edilenle kunût yaparsa, güzel olur O, sabah namazında rükûdan sonra kunût yaptı ve şöyle dedi:

"Allahiimme innâ n^steînüke venestağfirüke velânekfürüke venü´-minü bike venahle´umenyefcuruke Allahümme iyyâke na´budü veleke nusallî ve nescüdü ve ileyke nes´â ve nahfidü Nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne ^zâbekelcidde bllküffâri mülhikun Allahümme azzibil ke-feretellezîne yesuddüne an sebîtike ve yükezzibûne rüsüleke ve yukâtilûne evliyâeke Allâhümmeğfir lilmü´minine vel mü´minâti ve´1-müslimfne vel-müslimât Ve aslın zâte beyninim ve ellif beyne kuîûbihim Vec´al fî kulübihimu´î-îmâne ve´1-hikmete ve sebbithüm alâ milleti Resûlilîahi Sal­lallahu Aleyhi ve Seîleme ve evzi´hüm en yûfû biahdikelîezî âhedtehüm aleyhi Vensurhüm alâ adüvvike ve adüvvihim İlâhelhakkı, vec´aînâ minhüm"

(Allah´ım! Biz, Senden yardım isteriz ve bağışlamanı dileriz, nimetle­rini inkâr etmeyiz Sana iman ederiz, Sana isyan edeni terk ederiz Al­lah´ım! Ancak Sana ibâdet ederiz, rızan için namaz kıiar ve secde ederiz Rızan için çalışır ve koşarız Senin rahmetini umarız ve azabından korka­rız Gerçek Senin azabın elbette kâfirlere erişecektir)

Allah´ım! Senin yolundan çeviren, peygamberlerini yalanlayan ve velilerini öldüren kâfirlere azab ver

Allah´ım! Mü´min erkeklerle mü´min kadınları, müslüman erkekler­le müslüman kadınları bağışla ve aralarını düzelt, kalblerini birleştir, kalb-lerine imân ve hikmet ver, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem´in dini üzere onları sabit kıl, kendilerinden almış olduğun sözü yerine getirmeye dair kendilerine ilham ver; onları Senin düşmanlarınla kendi düşmanlan üzerine muzaffer kıl Ey Hak olan Allah! Bizi onlardan yap)"

Bil ki, Hazreti Ömer´den (Radıyallahu Anh) nakledilen bir rivayette: "Allah´ım! Ehli kitab kâfirlerine azab et" şeklindedir; çünkü o zaman­da, savaş bunlarla yapılıyordu Bu zamanda ise: "Kâfirlere azab et" sö­zünü seçmek daha uygundur; zira daha umumî bir mana taşır

Alimlerimiz demişlerdir ki, bu Hazreti Ömer´in kunûtu ile daha önce geçen kunûtu (duayı) birleştirmek ve beraber okumak müstahab olur Eğer birleştirilecekse, Hazreti Ömer´in kunütunu sonraya almak daha doğrudur Bunlardan bir tanesi okunacaksa, birinciyi seçmelidir Ancak tek başına namaz kılan yahud belli bir cemaatı olup namazın uzatılmasına razı ge­lenler olursa, p zaman her iki duayı (kunûtu) okumak müstehab olur En iyisini Allah bilir

Şunu da bil ki, muhtar olan mezhebe göre, kunût için belirli bir dua yoktur; hangi dua ile dua yapılırsa, kunût olur Dua manasını taşıyan Kur´-an´dan bir veya bir kaç ayet okunmuş olursa, kunût yapılmış olur Fakat daha faziletlisi, sünnet olarak nakledilenleri okumaktır Bununla beraber, Şafiî mezhebinde bazı alimler, kunût duası muayyendir, başkasını okumak yeterli değildir, demişlerdir

Bil ki, namaz kılmakta olan imam ise, birinci kunût duasında geçen (Allâhümmehdinî) sözünü, çoğul manasında olan (Allâhümmehdinâ) şek­linde okuması müstahabdır Diğer lâfızları da aynen çoğul olarak oku­malıdır Çoğul olarak değil de, müfred (tekil) okursa, kunût hasıl olur; fakat imamın duayı yalnız şahsına tahsis etmesi mekruh olduğa için, bu da mekruhtur Nitekim Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle bu­yurmuştur:

147- Sevban´dan (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir kul, cemaatı bırakıp da yalnız kendi nefsine duayı tahsis ederek cemaata imam olmasın; eğer bunu yaparsa, cemaata hainlik yapmış olur?[42]

Kunût duasında elleri kaldırmak ve onlarla yüzü meshetmek hususunda alimlerimiz üç görüş üzere ihtilâf etmişlerdir Bunların en doğrusu, elleri kaldırmak müstahabdir; yüz meshedilmez İkincisi, eller kaldırılır ve yüz meshedilir Üçüncüsü ise, eller kaldırılmaz ve yüz meshedilmez Yüzden başka göğüs veya diğer azaların meshedilmeyeceği hususunda alimler ittifak etmişlerdir Daha doğrusu, bunu yapmak mekruhtur, demişlerdir

Kunût´u (duayı) gizli ve aşikâr okuma işine gelince: Alimlerimiz de­mişlerdir ki, namaz kılan kişi, yalnız başına ise, bunu gizli okur Eğer imam ise, çoğunluğun üzerinde bulunduğu sahîh ve muhtar görüşe göre, aşikâ­re okur

İkinci görüşe göre, namazdaki diğer dualarda olduğu gibi, bu dua da gizli okunur

İmama uyan kimse ise, imam aşikâre okumuyorsa, diğer dualar gibi, gizli okur Böylece gizlilikte imama uymuş olur Eğer imam kunûtu aşi­kâre okuyor da, imama uyan bunu işitiyorsa, imamın duasına "Âmîn" der ve övgü manasını taşıyan son kısmında imama iştirak eder Eğer ima­mın okuyuşunu işitmiyorsa, gizlice kunût yapar Bazıları da demiştir ki, yalnız "âmîn" der, yahud imamın okuyuşunu duyunca ona iştirak eder Fakat muhtar olan, birinci görüştür

Sabah namazının dışındaki namazlarda nasıl kunût yapılır? Eğer kılı­nan namaz, akşam ve yatsı gibi, cehrî namaz ise, hüküm sabah namazı­nın aynıdır; nitekim geçmiştir Eğer kılınan namaz, öğle yahud ikindi na­mazı ise, bir görüşe göre kunût gizli yapılır, diğer bir görüşe göre de sa­bah namazında olduğu gibi yapılır

"Bi´ri Ma´ûne" denilen yerde pusuya düşürülüp şehid edilen yetmiş kadar hafız sahabînin katilleri olan kâfirler aleyhine Peygamber Sallalla-hu Aleyhi ve Sellem´in dua (kunût) etmelerine dair olan sahîh hadîsin za­hirine bakılırsa, bütün namazlarda aşikâre kunût yapmak gerekir Buha-rî´nin Sahîh´inde, Ebû Hüreyre´den rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem, musibetlerin inişi hallerinde, kunûtu aşikâre yapardı


Alıntı Yaparak Cevapla