Yalnız Mesajı Göster

İstanbul Hakkında Bilgi

Eski 08-14-2012   #10
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul Hakkında Bilgi



Yağcı Şefik Bey Yalısı (Beykoz)

yüzyılın ortalarında yaptırılmıştır Daha sonra Donanma Cemiyeti’nin kurucusu Şefik Bey Cemile Sultan’a ait buradaki arazinin yerine 1905 yılında bu yalıyı yaptırmıştır

Geniş ağaçlıklı bir alanda bulunan yalının iki salhanesi ve arkasında da dükkânları vardı Salhanelerin biri köyün kasabına, diğer dükkân da vakfa ait iken her ikisi de yıktırılmıştır Ayrıca yalının yanında sekiz kayığı barındıracak genişlikte bir de havuzu bulunuyordu

Harem ve selamlıktan meydana gelen yalı, klasik Osmanlı yalı mimarisi tipinde idi İstanbul Belediyesi tarafından 1934 yılında yanındaki iskele ile birlikte onarılmıştır


Nevres Paşa Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi, Kanlıca’da Sultan II Mahmut devrinde Baha Molla tarafından XIX yüzyılın ilk yarısında yaptırılmıştır Baha Molla bir gece Ermeniler tarafından öldürülmüştür Yalıda hizmetçilik yapan bir Ermeni’nin anlattığına göre Ermeni fırıncılar sabaha karşı yalı halkı uykuda iken içeri girmiş Baha Molla’yı parası için öldürmüşlerdir Sultan II Mahmut Ermeni katilleri yakalamış ve Kanlıca çarşısında onları idam ettirmiştir

Bu yalı Marrif Nazırlığında bulunan Şair ve musikişinas Nevres Paşa’nın eşi Fatma Zehra Hanım tarafından satın alınmıştır Nevres Paşa’nın tedavi için gittiği Fransa’da Nice şehrinde 1872 tarihinde ölümünden önce Fatma Zehra Hanım yalıyı kardeşi Nihat Bey’e vermiş ve Emniyet Sandığına ipotek edilmiştir Paşanın ölümünden sonra Emniyet Sandığı ile Şuray-ı Devlet Azasından Sami Paşazade Sami Bey arasındaki anlaşma sonucunda yalı 1886’da Sami Bey tarafından işgal edilmiştir Sami Bey yalının ahşap kazıklı rıhtımını yontma taşa çevirmiş, yalıyı tamir etmiş, genişletmiş ve boyatmıştır Yalının arka bahçesinde iç içe çiçek tarhları yapılmış ve kalorifer tesisatı ile de ısıtmıştır

Yalının asıl sahibi olan Nihat Bey’in ölümünden sonra varislerinin açtığı dava sonucunda Emniyet Sandığının alacağına karşılık yalı üzerindeki anlaşmazlık sürerken 1906 yılında yanmış, Emniyet Sandığı alacağından vazgeçerek yalıyı sahiplerine bırakmıştır Bundan sonra yalının arsası ikiye bölünmüş rıhtımlı kısmına Doktor Hakkı Nevin, diğer kısmını da Deniz Albay Muzaffer Bey satın almıştır Doktor Hakkı Nevin yalıyı kâgir olarak yaptırmış, Albay Muzaffer’in ölümü üzerine de varisleri yalıyı emekli hâkim Sami Temizel’e satmışlardır Bundan sonra çiçek tarhlarının bulunduğu arka bahçe Tanburi Ahmet Bey tarafından satın alınmış ve orada ahşap bir bina yapılmıştır Sami Bey’in mülkiyetinde olan kısım da 1908’de Operatör Remzi Bey’e satılmış, burada ahşap bir yalı yapılmış ancak, onun da ölümünden sonra burasını 1931 yılında Sami Temizel satın almıştır


Mehmet Muhtar Bey Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi Kanlıca’da bulunan bu yalı XIX yüzyılda Mısır Kethüdası Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa’nın eşi Adile Sultan’ın Kethüdası Mehmet Muhtar Bey tarafından yaptırılmıştır Deniz kıyısında 120 m uzunluğunda olan bu yalının hamamı, kayıkhanesi, harem ve selamlık daireleri bulunuyordu

Mehmet Muhtar Bey’in ölümünden sonra yalı oğulları Mısır Kethüdası Mahmut Aziz Bey ile Burdur Mutasarrıfı Mustafa Nuri Paşa’ya geçmiştir Yalının selamlık, arka bahçesi ve haremi Mahmut Aziz Bey’in, diğer tarafı da haremin bir bölümü ile birlikte kayıkhanesi Mustafa Nuri Paşa’nın mülkiyetine geçmiştir Mahmut Aziz Bey’in ölümünden sonra varisleri tarafından Van Valisi Nazım Paşa’ya satılmış ve yalı 1911 yılında yıkılmıştır Bundan sonra yalının arsası üzerine Hacı Ahmet Hayri Bey büyük bir yalı yaptırmıştır Bu yalı da harem ve selamlıktan meydana gelmiştir Daha sonra Mehmet Muhtar Bey’in yaptırdığı selamlık Gülhane Hastanesi’nden ProfDr Emekli Albay Şükrü Cangör tarafından satın alınmış ve yalı 1937 yılında görünümünü tamamen değiştirecek biçimde onarılmıştır

Hacı Ahmet Bey’in payına düşen bölüm ise 1941 yılında ölümünden sonra oğlu Fuat Ramazanoğlu’nun mülkiyetine geçmiş, 1942 yılında bahçesinin üst tarafı Doktor Hüseyin Bey’e satılmıştır Bu bölüm Emniyet Sandığından ipotek edilmiş, borç ödenemeyince de 1984 yılında Avukat Mazhar Seyhun tarafından satın alınmıştır


Miskyağcı Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi, Kanlıca Körfezi’nin girişinde bulunan bu yalının ne zaman yapıldığı ve ne zaman yıkıldığı kesinlik kazanamamıştır Kalıntıları üzerine 1939 ve 1941 yıllarında tuğladan yeni bir yalı yaptırılmıştır Bu yalının Sultan Abdülaziz zamanında 1863 yılında Sultanahmet Meydanı’nda kurulan hirfet, sanat ve ticaret sergisinin kalıntılarından yapıldığı sanılmaktadır Sonraki yıllarda Uzunçarşı’da miskyağcılık ticareti ile meşgul olan Hacı Tevfik Bey ve kardeşleri Hasip ve Haşim Beyler tarafından satın alınmıştır Günümüzde bu yalıdan herhangi bir iz gelememiştir Son kalıntısı olan hamamı da 1943 yılında yıktırılmıştır


Yağlıkçı Hacı Reşit Bey Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi, Kanlıca Bahayi Körfezi’nin kuzey ucunda bulunan bu yalıyı Yağlıkçı Hacı Reşit Bey yaptırmıştır XIX yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen yalı döneminin en iyi malzemesi ve temiz işçiliği ile ahşap ve üç katlı olarak yapılmıştır

Yalının önünde rıhtımı, yanında ayrı bir hamamı ile önü havuzlu geniş bir kayıkhanesi vardır Hamamın arkasında çamaşır yıkama-kurutma binaları, geniş bahçesinde çeşitli meyve ağaçları ve iki de küçük havuzu vardır Yağlıkçı Hacı Reşit Bey’in ölümünden sonra eşi, oğlu ve kızının mülkiyetine geçen yalı satılmıştır Yalı 1980’li yıllarda Barlas Turan tarafından restore edilmiştir


Ethem Pertev Yalısı (Beykoz)

Bu yalının kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanmamakla beraber saraylı bir kadın tarafından yaptırıldığı ileri sürülmektedir Saraydan yaşlılığından ötürü ödüllendirilmiş bir hanım olup, bundan dolayı yalıya Saraylı Hanım Yalısı ismi de verilmiştir ACabir Vada’dan öğrenildiğine göre; bu hanım uzun yıllar kimse ile görüşüp konuşmamıştır Eczacı Ethem Pertev Bey bu yalıya kiracı olarak girmiş sonra da yalıyı satın almıştır

Eczacı Ethem Pertev Bey, Türkiye eczacılık tarihinin önemli kişilerinden olup, ailesi Bulgaristan'daki Tırnova kentinden İstanbul'a gelmişti Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'nin yeni açılan eczacılık bölümünün ilk mezunlarındandır Ethem Bey İstanbul Aksaray'da kendi adını taşıyan eczaneyi açmış, aynı yıl Türkiye'nin ilk hazır ilâcı olarak bilinen "Sirop Pertev"i (Pertev kuvvet şurubu) üretmeye başlamıştır Cumhuriyet'in ilânından sonra Çemberlitaş’ta Matbaa-i Osmaniye binasının bir kısmını laboratuar haline getirmiş, üretiminin çeşitlerini arttırmıştır

Cephe görünümündeki arabesk ve art nouveau üslubundan ötürü de Süslü Yalı ismi ile de tanınmıştır Yalı kazıklar üzerinde iki katlı ahşap olup, önündeki arabesk balkonu ile dikkat çeken bir mimariye sahiptir Yalı harem ve selamlık olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir Haremi kayıkhane üzerinde olan yalının alt kattaki balkon ve buradaki bezemelerin yalıya sonradan eklendiği sanılmaktadır Haremin ortasındaki sofadan üst kata çıkılan bir merdiveni bulunmaktadır Bu bölümün ön cephesinde altlı üstlü ikişer odası bulunmaktadır İkinci kattan küçük bir merdivenle de çatı katına çıkılmaktadır Yalının selamlık kısmı ise bahçenin diğer ucundadır Tek katlı olan bu bölüm harem ile aynı mimari üsluba sahiptir

Ethem Bey’in ölümünden sonra yalı 1932 yılında satılmıştır Bazı kaynaklara göre yalıyı Şirketi Hayriye kaptanı Hari Bey, bir başka kaynağa göre de Mürşide Hanım isimli biri tarafından satın alınmıştır

Hadi Bey (Manford) Yalısı (Beykoz)

yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır İlk sahibinin ve mimarının kim olduğu bilinmemektedir I Dünya Savaşı sonrasında İstanbul’un işgali sırasında Licardopulos isimli bir Yunanlı armatörün mülkiyetinde görülmektedir İstiklal Savaşı sonrasında yapılan mübadele hükümlerine göre Avukat Hadi Bey’in Selanik’teki mülküne karşılık bu yalı ile takas edilmiştir Bundan sonra yalı Hadi Bey Yalısı ismi ile tanınmıştır

Yalı harem ve selamlık olarak iki bölüm halinde ve iki katlı yapılmıştır Boğaza özgü bir renk olan bordo renkli yalı birbirine simetrik orta salonlu ve onun çevresinde sıralanmış odalardan oluşan bir plan düzenine sahiptir Yalının cephesinde dikdörtgen söveli altlı üstlü pencereler sıralanmıştır Ahşap yalının giriş taşlığından sonra merdivenle ikinci kata çıkılmaktadır Alt katta mutfak, yemek odası ve kiler gibi bölümlere yer verilmiştir Yalının arkasındaki korulukta bir de küçük seyir köşkü bulunmaktadır


Komodor Remzi Bey Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi, Anadoluhisarı’nda, Anadoluhisarı’nın önünde bulunan bu yalı 1917 yılında Komodor Remzi Bey tarafından yaptırılmıştır Daha sonra General Mümtaz Aktay’a satılan yalı 1970 yılında Armatör Ali Sohtorik’in kızı Prof Dr Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü’nün mülkiyetine geçmiştir

Yalı zemin üstü üç katlıdır Ayrıca yan kısmına eklenmiş olan bölüm bodrum üstü iki katlıdır Ahşap olan yalının cephe görünümünde mimari bir süsleme elemanına rastlanmamaktadır Yalnızca cephe dikdörtgen söveli, her katta dörder pencere bulunmaktadır Birinci kattaki ortadaki iki pencere kapı şekline sokulmuş ve önüne bir balkon ilave edilmiştir

Yalı ahşap çatılı olup, ön kısmında çatı üçgen bir alınlık şeklindedir Yakın tarihlerde restore edilmiş ve iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir


Bahriyeli Sedat Bey Yalısı (Beykoz)

yüzyılın başında yapılmıştır Bahçesindeki manolyalardan ötürü Manolya Yalısı olarak da isimlendirilmektedir

Yalı barok üslupta, iki katlı harem ve selamlık olmak üzere iki bölüm halinde yapılmıştır Yalı karnıyarık planı şeklinde, orta sofanın etrafında sıralanmış odalardan meydana gelmiştir Her iki bölüm de birbirinin eşidir Yalının cephesinde altlı üstlü iki sıra halinde pencere dizisi bulunmaktadır Bu pencerelerden köşedekiler dikdörtgen söveli, onun yanındakiler ikiz pencere şeklindedir Orta bölümdeki pencereler yuvarlak kemerli olup, ikinci katın ortasına balkon yerleştirilmiştir Bu balkonun üzerine rastlayan çatı katının uzantısına küçük bir balkona yer verilmiştir

Yalının tümü geniş saçaklı ahşap çatılıdır Günümüzde yalı Işıkoğlu ailesinin mülkiyetinde olup, yakın tarihlerde restore edilmiş, bu nedenle de bugün iyi durumdadır


Ahmet Mithat Efendi Yalısı (Beykoz)

İstanbul ili Beykoz ilçesi, Yalıköy’de bulunan bu yalı XIX yüzyılın başlarında yapılmıştır Yalının kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır 1894 yılında satın alan ve burada yaşayan Ahmet Mithat Efendi’den ötürü de Onun ismi ile tanınmıştır

Yalı ampir üslubunda bodrum, zemin, iki normal ve bir de çatı katı olmak üzere beş katlıdır Simetrik bir düzene göre harem ve selamlıktan meydana gelmiştir Her iki bölüm dış cephesinde kendisini belli etmektedir Geometrik tavan bezemeleri ile dikkati çekmektedir Harap bir durumda olan yalı 1980’li yıllarda yeniden restore edilmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla