08-14-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Edirne Sarayları Ve Sarayiçi
Edirne Sarayları ve Sarayiçi
Edirne'nin fethinden sonra ilk saray Sultan I Murat tarafından 1365 yılında şimdiki Muradiye Küçükpazar ile Kırlangıç Bayırı arasında bulunduğu söylenen ve adına Kavak Meydanı denilen alanda yaptırılmıştı
Ancak daha sonra Sultan II Murat tarafından Tunca Adasını da içine alan bölgede Tunca'nın batısında bir ikinci saray inşaatı başlatılmış; Fatih Sultan Mehmet geliştirerek büyütmüştür Bu Saray Saray-ı Cedid-i Amire, diğer ilk saray ise Saray-ı Atik olarak adlandırılır
İkinci Saray'ın kapladığı alan 3 000 000 metrekaredir
Bu saray başşehrin İstanbul'a taşınmasından sonra da başta Fatih olmak üzere padişahların ilgi alanında kalmayı sürdürmüş, padişahların çoğu burada ikamet etmişlerdir
1870'li yıllarda sarayın mahzenleri cephane depolamada kullanılmaya başlanmış; 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sırasında, Ruslar'ın Edirne'ye yaklaşması üzerine, Vali Cemil Paşa ve Müşir Ahmet Eyüp Paşa'nın emirleriyle ateşe verilmiş ve saray havaya uçurulmuştur
Savaş sonrasında ise Vali Rauf Paşa'nın izniyle sağlam kalan yerlerden sökülen çiniler ve değerli eşyalar, yabancı ülke yöneticilerine hediye edilmiştir
Bunların içinde İngiliz Kraliçesine 27 sandıkla hediye olarak gönderilenler büyük önem arz eder
Günümüzde Kırkpınar güreşlerinin de yapıldığı bu saray alanına Edirneliler Sarayiçi adını vermişlerdir
Bölgeye yakın olan mahallelerde yaşayanlar ise buraya Sarayiçi yerine; kısaca, Saray derler
Balkan Savaşı Döneminde Sarayiçi
Balkan Savaşları Döneminde (18 Ekim 1912 - 26 Mart 1913) Bulgarlar tarafından işgal edilen Edirne'de Sarayiçi bir ara türk esirlerin toplandığı alan durumuna dönüştürülmüştür
O günleri yaşayan ve anılarında aktaran Edirneli Hafız Rakım Ertür şunları yazmaktadır:
Tutsak Türk esirleri Bulgaristan'ın içlerine nakledilmek üzere Tunca Nehri üzerindeki Sarayiçi'ne toplanmışlardı Onbinlerce kişinin çıplak ve bataklık olan bu adada, bir ay süre ile aç ve çıplak kalması, bir çoğunun ölmesine sebep olmuştur Bu yüzden buradaki erler ilk günler ağaç kabuklarını kemirerek açlıklarını gidermeye çalışmışlardı Kolera, Dizanteri gibi bulaşıcı hastalıklara karşı başlangıçta hiç bir önlem alınmadığından, her gün yüzlercesi kıvranarak ölmekte ve cesetleri günlerce açıkta kalmaktadır
Burada 20 bin kişinin öldüğü bilinir
Tavuk Ormanı - Padişah Bahçelerinden Yadigar
Bir zamanlar İkinci Saray'ın çok geniş avlak ve ormanlara sahip olduğu ve içinde bir Saray Bahçesi (Hadika-i Hassa) bulunduğu bilinmektedir
Günümüzde bu alandan yalnızca Tunca Adası içindeki 58 hektarlık Tavuk Ormanı denilen parça kalmıştır
Bir söylenceye göre; bu alan eski yıllarda binlerce tavuk yetiştirilen bir yer olarak kullanılmaktaydı ve elde edilen yumurta akları horasan harcına karıştırılırken; tavuk etleri askeri bölgelere gönderiliyordu
Tavuk Ormanı: Bir Bitki Labaratuvarı Tavuk Ormanı, otsu soğanlı ve tıbbi değeri olan bitkilerle doludur ve bu alanda şunları görebilirsiniz: Akyıldız, Morsümbül-Adasoğanı, Dağ Sümbülü-Arapotu, Akçebardak, Gölsoğanı, Çoban Değneği, Yaban Soğanı, Düğün Çiçeği, Andız, Çiğdem, Yılan Yastığı-Dana Ayağı, Karakafes
Tavuk Ormanı'nda bulunan Ağaç ve Çalılar
Doğu Çınarı (Bazıları anıtsal niteliktedir ) Akkavak, Karakavak, Ova Karaağaç, Mazı, Yalancı Akasya, Yalancı Keçiboynuzu, Beyaz Dut, Salkım Söğüt, Yabancı Gül, Akasma, Duvan Sarmaşığı, Loğusa Otu, Böğürtlen
Tavuk Ormanı'nda Av (Bülbül) Köşkü
Padişah IV Mehmet (Avcı Mehmet) tarafından 1671 yılında yaptırılmış olup; bugün küçük bir eki ayaktadır
Edirne Belediyesi tarafından 2002 yılında restore edilmiştir
Bülbül Köşkü olarak da anılmaktadır
Adalet Kasrı - Tunca Boyundaki bir Mimar Sinan Şaheseri
1562 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Adalet Kasrı, Selçuklu Mimari tarzında ve ve taştan inşa edilmiştir Bu kasır, Bakanlar Kurulu (Divan-ı Hümayun) ve Yargıtay olarak kullanılırdı
İlk katında Şerbethane, ikincisinde divan katipleri, en üst katta da Divan heyetinin toplandığı mermer salon bulunmaktaydı
Divan'ın toplandığı salon ortasında Edirnekari mermer bir havuz ve köşede kafes arkasında padişahın tahtı yer alır
Saray'dan Günümüze Kalanlar
Fatih Köprüsü'nden kuzeye bakıldığında Saray'dan geriye kalan son parçaları şu şekilde sıralayabiliriz
Solda Saray Mutfakları, ortalarda Babüssade (Saray'ın Saadet Kapısı) Babüssade'nin sağ yanında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan ve Cem Sultan'ın doğduğu yer olan Cihannüma (Has Oda) Kasrı
Bu Kasr (Köşk) yedi katlı olarak yapılmıştır En üstte Cihannüma Odası bulunur Edirne Saray'ının en büyük Kasrıdır ve en geniş alana yayılanıdır
Cihannüma'nın sağ tarafında Kum Kasrı Hamamı bulunur
Kum Kasrı'nın bu adını, bulunduğu yerin sarı renkli kumundan aldığı rivayet edilir
|
|
|
|