Yalnız Mesajı Göster

Kırşehir Hakkında Bilgi

Eski 08-13-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kırşehir Hakkında Bilgi



Kırşehir Genel Bilgi


İl topraklarının güney ve güneybatısında Kızılırmak, batı ve kuzeybatısında Kılıçözü Deresi, kuzey ve kuzeydoğusunu da Delice Irmağı, doğuda Seyfe Gölü çöküntü alanı doğal olarak sınırlamaktadır Kırşehir’in bulunduğu alan, Kırşehir Masifi olarak isimlendirilen volkanik kayalarla örtülmesiyle oluşan bir platodur Bu platoyu birkaç dağ kütlesi engebelendirmiş, akarsularla da bölünmüştür İl topraklarının kuzeyinde Çiçekdağı (1691 m), Orta kesiminde Baran (1677 m) ile Kervansaray Dağı (1679 m) engebelendirir Bunlardan Çiçekdağı ormanlarla kaplı olup, diğer dağlar step görünümündedir

Tektonik hareketler sonucu birkaç kez kıvrılmış ve kıvrılma özelliğini kaybederek sertleşmiş bir jeolojik yapı göstermektedir Kırşehir Masifi, I-IV Zamanlarda oluşmuş, 2000-2500 m kalınlığında bir kütledir

İlin kuzeydoğusunda Seyfe Ovası (Malya Ovası) yer almaktadır Çiçekdağı’nın Salep Boğazı ve Taburoğlu yöresinden başlayan bu ova, Mucur ilçesinin kuzeyini de kapsayarak Kayseri il sınırına kadar uzanır Çevredeki dağ ve platolardan gelen akarsuların taşıdığı alüvyonlar ovanın çöküntü tabanını oluşturmuştur Kuzeydeki Çoğun Ovası, Çoğun Barajının yapılmasından sonra tarıma açılmıştır Aynı şekilde Kırşehir’in güneyindeki Güzler Ovası da, sulama göletinin yapılmasından sonra tarım alanı olarak önemli bir konuma gelmiştir Bunların dışında küçük ölçüde Hamamözü, Değirmenözü, Acıöz, Maniöz ovaları ve Kenar, Tatarilyas, Kuytuluk, Körkuyu, Gardaklıbel, Yalnız Mezar, Göbek, Laleli, Güllü Dağ, Ekizağıl ve Aksakal yaylaları bulunmaktadır Kızılırmak, Kırşehir Kılıçözü, Kaman Kılıçözü ve Delice Irmak vadileri ilin belli başlı vadileridir

güneyinden geçer Kızılırmak üzerinde Hirfanlı ve Kesikköprü barajşarı yapılmıştır Kızılırmak’ın kollarından olan Kılıçözü Çayı, Deliceırmak ile Kaman ilçesinin güneyinden kaynaklanan Kaman Kılıçözü Çayı ilin diğer önemli akarsularındandır Kırşehir’in 35 km doğusunda tektonik bir göl olan Seyfe Gölü ile Obruk Köyü’ndeki karstik oluşumlu Obruk gölü, Kaman Hirfanlı Köyü yakınında Hirfanlı Baraj Gölü, Çuğun Köyü’ndeki Çuğun Baraj Gölü, Akpınar-Karaova Köyü’ndeki Karaova Barajı, Kırşehir Ortaköy yolu üzerindeki Ulupınar Köyü yakınlarında Kültepe Baraj Gölü ilin belli başlı gölleridir Bunların yanı sıra ; Kaman’da, Karakaya, Gökeşme, Darıözü, Merdese, Sarıömerli, Çiftlikbala, Ömerhacılı ve Savcılı göletleri; Çiçekdağı’nda, Gölcük, Kırdök göletleri ile Boztepe’de, Harmanaltı, Ekizağıl ve Karaboğaz göletleri ile Güzler regülatörü bulunmaktadır

Çiçekdağı’nın kuzey kesimleri ile Akçakent ilçesi çevresinde meşe, karaçam ve sedir ağaçlarından oluşan ormanlar bulunmaktadır Ormanlık alan toplam 24591 hektardır Bu ormanlar, karaçam, sedir ve kavaktan oluşan Prodüktif Koru, karaçam ve sedirden oluşan Bozuk Koru ile meşelerden meydana gelen Baltalıklardır

İlin yüzölçümü 6665 km2 olup, toplam nüfusu 253239’dur

İlin ekonomisi dokuma , halıcılık, tarım, hayvancılık ve sanayie dayalıdır Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, çavdar, şeker pancarı, nohut, mercimek, patatestir Ayrıca üzüm, kavun, karpuz, kültür mantarı, domates, ceviz üretilmektedir Hayvancılıkta sığır, koyun, Ankara keçisi ve tavuk yetiştirilir Hayvansal ürünlerden süt, deri, tiftik, yumurta elde edilmekte olup ekonomisinde önemli yer tutmaktadır Kırşehir ve yöresinde üretilen el dokuması döşeme yaygıları, seccadeleri ve halılarının il ekonomisinde katkısı büyüktür

İl topraklarında demir, kaya tuzu, tuğla, kiremit hammaddesi, flüorit yatakları bulunmaktadır

Kırşehir’de yerleşimin MÖ3000-2000’de Tunç Çağı’nda başladığını son yıllarda yapılan araştırma ve arkeolojik kazılar ortaya çıkarmıştır 1930’lu yıllarda Türk ve İtalyan arkeologların Hashöyük ve Kaletepe’de yaptıkları kazılarda bu döneme ait çanak-çömlek parçaları ele geçmiştir MÖ2000’de Asur Ticaret Kolonileri Dönemi ve Hitit Döneminde yörede yerleşim olduğu görülmektedir Nitekim, Kızılırmak kıyısından, Hirfanlı Baraj çalışmalarında iki öküz başlı portom, Eski Hitit Dönemine ait sunak, Sevdiğin Köyü ile Kale Köy arasında yer alan Hitit yol yazıtı olarak bilinen hiyeroglif yazılı Malkayası ve yine Kaman Kale Höyük’te ele geçen mühürler, pişmiş topraktan kap kacaklar, resmi yapılara ait yapı kalıntıları Hitit Döneminde buradaki yerleşimi kanıtlamaktadır

MÖ 550’de Anadolu’nun tümüyle birlikte Kırşehir de Pers egemenliğine girmiştir Kırşehir’de bu döneme ait önemli yerleşim kalıntı ve buluntularına rastlanmamasına rağmen, Kaman Kale Höyük kazısından Pers Dönemine ait mühürler bulunmuştur Anadolu ile birlikte Kırşehir’de de Pers egemenliği MÖ 334 yılında Büyük İskender’in Anadolu’da Persleri yenmesiyle ortadan kalkmıştır MÖ 333 yılında kurulan Kapadokya Krallığı döneminde otorite yetersizliği yüzünden Kırşehir ve yöresi yoğun baskı görmüştür MS 18’de Roma İmparatoru Tiberius Kapadokya’yı resmen Roma’ya katarak eyalet durumuna getirmiştir Roma döneminde Kırşehir yöresi putperestliğin yanı sıra Hıristiyanlığın da hızla yayılmıştır Kırşehir’de bu döneme ait, Hıristiyanlar’ın ibadet ve sığınmaya yönelik inşa ettiği 15 kadar irili ufaklı yeraltı şehri bulunmaktadır Yapılan tarih araştırmalarında Kırşehir’in Roma Döneminde bir ara önemli bir siyasi merkez olduğu, kısa bir süre eyalet başkenti yapıldığı ortaya çıkmıştır

Mazaka’da (Kayseri) ekonomik hayatın daha canlı olması nedeniyle Kırşehir halkı buraya göç etmiştir MS 605 yılında Sasaniler Kırşehir’i istila etmiş, bunu Arap akınları ve Muaviye’nin yöredeki egemenliği izlemiştir

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Anadolu Selçuklularından Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kırşehir’i ele geçirmiş, ardından Oğuzların bazı boyları buraya yerleşmiştir XIIyüzyılda kısa bir süre Danişmentlilerin eline geçen yöreye yeniden Selçuklular hakim olmuştur Selçuklu döneminde Kırşehri olarak isimlendirilen kentin ismi, zamanla Kırşehir’e dönüşmüştür Selçuklu hükümdarı IIKılıçaslan 1186’da devletinin topraklarını on bir oğlu arasında paylaştırmış, Kırşehir de Muhiddin Mesud’un payına düşmüştür Ancak kardeşi Rukneddin Aslan Konya’yı ele geçirmiş, Ankara ve Kırşehir’i de kendisine bağlamıştır (1203) 1220’de Alaaddin Keykubat Mengücekler’in Kemah koluna son vermiş, Mengücek boylarından Muzaffer Muhammed’e Şebinkarahisar’ı kan dökmeden teslim ettiği için Kırşehir’i Ona tımar olarak vermiştir Kırşehir bu dönemde imar edilmiş ve önemli bir kültür merkezi konumuna gelmiştir

Memluk Sultanı Baybars 1277’de Anadolu’ya gelerek Elbistan’da Moğolları yenilgiye uğratmış, Selçuklu ordusunun bir bölümü bu savaş sırasında Memluklulara katılmıştır

Kırşehir 1365’de Eretna Beyliği’nin hakimiyetine girmiştir 1381 ’de Kırşehir yöresinde yaşayan Tatar boylarından Samağarlılar, Türkmenler’in otlaklarına saldırdıklarını iddia edince, Kadı Burhanettin, Emir Pir Ali ile Seyidi Hüssam komutasında bir ordu göndererek Türkmenler’i cezalandırmıştır 1389’da Mürüvvet Bey, Kırşehir’i ele geçirerek Kadı Burhanettin’e vermiştir 1389’da Yıldırım Beyazıt, kendisine karşı ittifak kuran Kadı Burhanettin ile Candaroğlu Süleyman Paşa üzerine yürümüştür Kadı Burhanettin savaşmak istemediğinden Kırşehir yöresine çekilmiştir Kırşehir Valisi Adil Şah’ın teklifiyle kentin surlarını onartmıştır Timur’un Ankara Savaşı’nda (1402) Yıldırım Beyazıt’ı yenmesi üzerine Karamanoğullarına verilen Kırşehir, II Murat döneminde (1402-1451) kesin olarak Osmanlı topraklarına dahil olmuştur

-XVIIyüzyılda Anadolu ile birlikte Kırşehir’de Celali İsyanlarından etkilenmiştir Karaman eyaletine bağlı bir sancak olan Kırşehir, XIXyüzyıl sonlarında Ankara vilayetine bağlı Kırşehir sancağının merkezi olmuştur

Kurtuluş Savaşı sırasında, Yozgat Ayaklanması’ndan etkilenmiş, Cumhuriyetin ilanından sonra da il merkezi konumuna getirilmiştir Ancak, Millet Partisi lideri Osman Bölükbaşı’yı sürekli buradan milletvekili seçmesinden ötürü Kırşehir cezalandırılmış ve 30 Mayıs 1954’te ilçe yapılarak Nevşehir’e bağlanmıştır Bunun ardından 1 Temmuz 1957’de yeniden il konumuna getirilmiştir

Kırşehir’de günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Taburoğlu Köyü yakınlarında Üçayak Kilisesi, Kaman Temirli’de Kilise, Mucur Aksaklı ve Aflak köylerinde Kaya kiliseleri, Derefakılı Kiliseleri, Mucur Manastır ve Keşiş Sarayı, Bizans dönemine ait mimari kalıntılar, Mucur Yer altı Şehri, Cacabey Medresesi (1272), Alaaddin camisi (1242), Kale Camisi (XIIIyüzyıl), Ahi Evran Camisi ve Türbesi (XIVyüzyıl), Melik Gazi Türbesi, Aşık Paşa Türbesi, Kesikköprü Kervansarayı (1248), Kesikköprü bulunmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla