|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kırşehir Hakkında Bilgi
Kırşehir Gezgin Gözüyle
uzaklıktaki Çağırkan kasabasındadır M Ö 3000'den İslami Döneme kadar iskan görmüştür
Merkez Kalehöyük: Şehir merkezinde bulunan Kalehöyük, milattan önceki dönemlerden itibaren günümüze kadar iskan görmüştür
Hashöyük: İl merkezine 35 km uzaklıktaki Hashöyük'te yapılan kazılarda, Hitit Dönemine ait kalıntılar bulunmuştur
Mucur Yeraltı Şehri: Mucur ilçe merkezinde bulunan yeraltı şehri, M S 3 ve 4 yy larda kurulmuştur Yerden 7-8 m derinlikte olan bu şehirde 42 oda, dehlizler, ahırlar, ibadet yerleri, gizli yollar ve geçitler ve havalandırma bacaları bulunmaktadır
Dulkadirli İnli Murat Yeraltı Şehri: İl merkezine 58 km uzaklıktaki Dulkadirli İnli Murat köyündedir M S 4-5 yy 'larda yapıldığı sanılmaktadır Üç ana mekan ve bu mekanlara açılan 10 odadan oluşmaktadır Selçuklu Döneminde astronomi yüksekokulu olarak hizmet vermiştir Yapıdan ayrı olan minaresi de gözlem kulesi olarak kullanılmıştır
Ahi Evran Camii ve Türbesi: 1482 yılında, Ahilik Teşkilatının kurucusu Ahi Evran adına yaptırılan Cami ve Türbe, il merkezinde bulunmaktadır Türbeye, cami içinden bir merdivenle çıkılmaktadır
TARİHİ ESERLER
Anadolunun en şirin ili Kırşehir işlek yol güzargahlarında bulunması nedenikle çeşitli uygarlık ve kültürlerin etkisinde kalmıştır Kırşehir de tarihi eserlerin hemen hemen hepsi Türklerin yaptığı ve çoğunlukla medrese, cami ve türbelerden meydana gelir
Selçuklular döneminde Kırşehir Emiri Nurettin Cibrilbin Cacabey tarafından 1271-1272 yıllarında yapılmıştır Döneminde astronomi yüksek okulu olarak hizmet vermiştir Taç kapısının hemen solunda Cacabey’in yattığı türbe yer almaktadır Günümüzde Camii olarak kullanılan Medrese Kırşehir il merkezinde yer almaktadır Minaresindeki mavi çinilerden dolayı halk arasında "Cıncıklı Camii" olarak adlandırılır Medrese, Anadolu Selçuklu Sultanı II Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Kırşehir emiri Nureddin Caca tarafından 1271-1272 yılları arasında yaptırılmıştır
Cacabey Camii minaresinde bir kesit (Cıncıklı Cami)
İki eyvanlı kapalı avlulu medrese grubuna girmektedir Döneminde astronomi yüksek oklu olarak hizmet veren Medrese dünyada gözlemevi olarak yapılan ilk yapıttır
Cacabey Camii içi
Büyük kubbenin hemen altında, Yıldızların incelendiği bir havuz bulunmaktadır Mukarnas kavsaralı iki renkli taş işçiliğinin Taç kapısı mimari bir şaheserdir Minaresi yapıdan ayrı olup, Gözlem kulesi niteliğini taşır Ana eyvanda yer alan karşılıklı iki sütun, koni ve küre biçimlerinin üst üste bindirilmesiyle oluşmuştur Bu sütun düzenlemesinin Anadolu Türk Sanatında başka bir örneği Medrese yakın zamanda restore edilmiştir Yerli ve yabancı turislerin ilgisini çeken Camii, Kırşehir’in En büyük tarihi Camisidir
Sultan Alaadin Keykubat camii : Selçuklu eserleri arasında önemi büyüktür 1242 de yapılmış olup 1893 de Ahmet Arifi Bey baştan başa onarmıştır Bugün Kırşehir müze deposudur Selçuklu Sultanı Alaadin Keykubat yaptırmıştır Camii kesme taştan yapılmıştır Tek şerefeli minaresi vardır Kırşehir’in ortasındaki kalede bulunmaktadır
Ahi Evran Camii: Kırşehir il merkezinde kendi adıyla anılan mahallede yer almaktadır 1482 yılında Ahi Evran’ın takipçilerinden birisi tarafından yaptırılmıştır Zaviye planlı mescit, Ahiliğin kurucusu Ahi Evran’ın Türbesi ve zaviye - tekke olarak kullanılan mekanlardan oluşmaktadır
Külliye Ahi Evran türbesi ile Zaviye- Tekke olarak kullanılan mekanlardan oluşmaktadır Üç kubbe üzerine kare planlı olup, kesme taştan inşa edilmiştir Ama mekanın sağında mescit solunda Ahi Evran’ın mezarının bulunduğu bir türbe bulunmaktadır Tek minareli olarak inşa edilmiş olan yapı 1972 yılında Vakıflar genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek camii olarak hizmete açılmıştır
Kapucu Camii: Bu Caminin Osmanlı döneminde Kapucu Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığı söylenmektedir Merkezi planlı, son osmanlı yapısıdır Kesin yapım tarihi bilinmemektedir Yapıya üç bölümlü son cemaat yerinden girilir Büyük kubbesi sekizgen bir kasnağa oturmaktadır Asıl ibadet yeri kare planlıdır
Çarşı camii: Şehrin merkezindedir 1864 yılında Hüseyin bey isimli bir kişi tarafından mescitt şeklinde yaptırılmıştır Yapı dik açılı ve minaresizdir Cami’nin Kırlangıç tipi tavanı, örnekleri içinde en büyük olanıdır Osmanlı dönemine ait en son eserlerden biridir
asır ilhanlı devrine aittir Mengücük hanedanı Lala’lar dan birinin yaptırdığı sanılan ve üzerinde yazılı bir tarihi bulunmayan cami, Melik gazi Kümbetinin hemen yanındadır Mimari yapısı itibariyle 13 yy ait olduğu sanılmaktadır Yine caminin mimari tarzı, Buranın bir cami olarak değil, bir kervansaray yada darphane olarak yaptırıldığı kanısını uyandırmaktadır
Kesmetaş kemerlerle sütunlar üzerine binen üç kubbe ile örtülüdür Batı yönündeki yalnız izleri kalmış kemer başlangıçlarına bakıldığında, daha öncedende iki kubbenin varlığı anlaşılmaktadır Cami’nin mimari özelliği yoksa’da Kırlangıç kuyruğu şeklindeki çatısı ilginçdir Ülkemizde bu tip çatı çok nadirdir
Türbeler
Yunus emre Türbesi: Mutasavvuf ve büyük Türk şairi Yunus emre Kırşehir’de doğmuş ve bu civarda yaşamıştır Yunus, çağdaşı olan Hacı Bektaşi veli, Aşıkpaşa, Süleyman Türkmani gibi mana güneşlerinden etkilenmiştir Yunus emre Merkez ilçeye bağlı Ulupınar kasabasında ziyarettepe adlı türbede yatmaktadır
Malik Gazi Türbesi: 1250 yılında Melik Gazinin eşi Muhterem Hatun tarafından yaptırılmıştır Konik Külahlı sekizgen kenarlı bir yapıdadır Mermer taç kapının süsleri çok zengindir Anadolu Selçuklularına ait güzel bir kümbettir İçinde Mengücükoğlu Beyi Muzafferüddin Behram Şahın ve eşinin kabri vardır
1333 yılında Sivas Hükümdarı Eratna bey’in veziri Ali Şah Ruhi tarafından yaptırılmıştır Türkçenin zenginliğini savunan ve eserlerini Türkçe olarak yazan, mutasavvıf ve halk şairi Aşık paşa bu türbede yatmaktadır Beyaz mermerlerden işlenmiş türbe, Eratna Beyliği mimari özelliğinin tek örneği olarak kalmıştır Türbe koridor ve Mezarın bulunduğu kare bölümden ibaretdir Taç kapısı üzerindeki mermer oymacılığı, istiridye nişi şeklindedir Dış görüntüsü ile kırgız çadırlarını andırmaktadır Bu özelliği ile Anadolu’nun diğer yörelerindeki Türbe mimarisinden farklıdır İlimizde en çok ziyaret edilen yerlerden biri olan türbe, 1935 ve 1976 yıllarında "Vakıflar Genel Müdürlüğü" tarafından restore edilmi 1266 yılında dönemin İlhanlı ileri gelenlerinden Hoca Aka Maatır tarafından Fatma Hatun adına yaptırılmıştır Türbe; köşeleri üçgen pahlı kare kaide üzerine sekizgen gövdelidir Örtü sistemi, içte tuğla örülü kubbe, dışta küfeki taşıyla kaplanmış sekizgen konik külahlıdır Yapı düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir
Ahi Evren Türbesi: Kırşehirin merkezinde aynı adı taşıyan caminin sol tarafındadır Ahilik teşkilatını kuran ve Andoluya yaygınlaştıran Ahi Evran Veli bu türbede yatmaktadır Türbe 1481 yılında, Fatih Sultan Mehmet’in kayınbiraderi Alaüddevle tarafından yaptırılmıştır Türbeye cami içinden bir merdivenle çıkılır Üç kubbe ile örtülü olan türbe kesme taştan yaptırılmıştır
Kümbetler: İlhanlı kümbeti köşeli kubbeli bir yapı olan bu kümbet 14 asırda İlhanlılar zamanında Selçuklu mimari tarzında yapılmıştır Kırşehir’in en eski eserlerindendir
Buna rağmen, 13 yy ortalarında Mengücükoğullarından Melik Müzafferüddin Behram Şah adına, eşi tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır Kümbet kesme taştan yapılmıştır Mimari tarzı, Sekiz köşeli çadır biçimindedir
Kalendar (Karakurt) Baba Kümbeti : Kırşehirin 16 km batısındaki Karakurt kaplıcasının yanında bulunmaktadır Kümbet Anadolu selçuklu hükümdarılarından Kılıçarslan tarafından 1135 yılında yaptırılmıştır Kümbetin bitişiğinde bulunan ve sonradan onarılan mescit ile kaplıcanın bugün kullanılmayan kısımlarının aynı tarihte yapıldığı tahmin edilmektedir Kesme taşlardaan yapılan kümbet, Selçuklu mimarisi özelliği taşımaktadır Kitabesi kaybolan kümbetin , Selçuklu Emirlerinden Karakurt baba adı ile de bilinen kalendar baba adına yaptırıldığı anlaşılmıştır
Eski eserler:
Hitit kalıntıları: Kırşehir’e 40km uzaklıkta Hashöyük mevkiindedir, Hititlere ait eski bir şehrin kalıntısı ve bazı eserler ortaya çıkarılmıştır Hitit kabartma heykeli Hirfanlı barajında görülebilmektedir
KIRŞEHİR MÜZESİ
Kırşehir müzesinin ilk kuruluş çalışması 1936 yılında başlamıştır Cumhuriyetle birlikte yeni müzeler kurulması girişimlerinin başladığı bu dönemde, Kırşehir’de halkın "Kale" olarak adlandırdığı şehir merkezindeki kale höyük üzerinde yer alan Alaaddin Camii’ne bir kısım taş eser ve Etnogrofik eserler toplanarak bir müze deposu oluşturulmuştur
1975 yılında Kırşehir valiliğince eski eserlerin korunması ve müze oluşturulması için "Eski Eserler Komisyonu" kurulmuş, 1980 yılında Kırşehir müze Müdürlüğüne teslim edilmiştir İlk eser (Sikke) envanter kaydı 1981 yılında yapılmıştır Bu arada müzenin taşınmaz eserlerinin tespiti ve tescili amacıyla, arazi çalışmaları da başlatılmıştır
1985’de şehir merkezindeki İl Kültür ve Turizm müdürlüğü binasında 100 m2 lik bir mekanda o yıla dek toplanan eserler sergilenmeye başlanmış ve 200 m2 lik bir de depo oluşturulmuştur
1986 yılında Kaman kale Höyük arkeolojik kazısının başlatılmasıyla müzenin gelişimi hızlanmış ve aynı yıl ilk arkeolojik eser envanterine başlanmıştır

1993 yılında müzedeki eserler Kırşehir Kültür Merkezindeki deposuna konulmuştur
Kırşehir müzesinin açılma çalışmaları 1996 yılında hız kazanmıştır Ziyarete açılan Kırşehir müze’sinde sikke, Etnografik ve arkeolojik eser olmak üzere 3300’ün üzerinde eser bulunmaktadır Kırşehir Müze Müdürlüğünün arazi çalışmaları sonucunda sonucu 136 adet taşınmaz kültür varlığı tespit ederek koruma altına almıştır
|