Yalnız Mesajı Göster

Kırşehir Hakkında Bilgi

Eski 08-13-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kırşehir Hakkında Bilgi



Kırşehir Sözlü Tarih

Ahi Evran’a ilişkin söylence

İlk işçi esnaf örgütünün kurucusu olarak bilinen Ahi Evran bir ermiş olarak bilinir ona ilişkin yapılan birçok söylence vardırBunlardan biri de şudur:

Ahi Evran,bir gün Hacı Bektaş’ı Veli’yi Kırşehir’e davet ederİki dost Özbağ deresi kıyısında sohbete tutuşurama kurbağaların sesinden birtürlü rahat edemezlerAhi Evran dayanamıyor ve:"Ya siz susun biz konuşalım yada biz susalım siz kmonuşun!" deyince kurbağaların sesi kesilirO gün bu gündür bir daha kurbağaların sesi Özbağ Deresi’nde duyulmaz
Hacı Bektaş’ı Veli’ye ilişkin söylence

Bir gün dervişin biri HBektaşı Veli’ye "Şeyh nedir?,sadık nedir,muhip nedir?,Aşık nedir?" diye sorar"Erenler bize beryan eder mi? " Hacı Bektaş’ı Veli bu soruyu cevaplamazbir başka derviş çağırır:"Dervişim Kara Reis’te bize atanmış bir para vardırgit al getir" derderviş "Nereye gideyim,Kara Reis’i nerede bulayım"diye sorunca,Hacı Bektaş’ı Veli hoşnutsuzluğunu belli ederBir başkak dervişini çağırırO da Kara Reis’in yerini,oaraya nasıl varacağını sorunca,bekleyen dervişe dönergörevi ona verirDerviş birşey sormadan yalo düşer

gide gide bir yere varır neresi olduğunu sorunca Hindistan’ın Delhi Kenti olduğunu öğrenirsokak sokak dolaşırken yolu kent pazarına düşerBirinin kendini çağırdığını görür"Beri gel ey derviş,yanıma gel",şaşırırÇağırana yaklaşırSelamlaşırlar adam dervişi konuk ederYedirir,içirir,ağırlarEr tesi sabah içinde bin altın bulunan bir kese verirDerviş almak istemeyince "Sen Hint diyarına bunu almak için gelmedin mi? Benim adım Kara Resi’tirbir gün Hint Denizindeydikbirden zorlu bir fırtına çıktı,Her an batabilirdikben duaya durup erenleri yardıma çağırdımbin altın da kurtuluş armağanı adadımO dakika geminin serenleri arasında bir ulu kişi belirdiDuasıyla gemiyi kurtardı,varıp elini öptüm,adını bağışlamasını istedim,lütfedip söylediAdağı nasıl ulaştıracağımı sorduğumda "Günü gelince sana bir kimse salarım " dediO günden beri salacağı kişiyi nasıl dbulacağımı düşünür dururumdün gece rüyama girdiSenin geleceğini ondan öğrendim,bu para adak parasıdır"der

Bundan sonra Kara Reis biner altınlık iki kese altın çıkarır"
şununla dergahtaki canların kaşığı yansın,bu da senin ayak terin olsun" der

Derviş şaşkın şaşkın sokakta gezinirken,dünya güzeli bir kızla karşılaşırBüyülenmiş gibi onu izlerEvine dek giderÜç gün üç gece kapısından ayrılmazgörenler "o sana yar olmaz,çok altın gerek,gel vazgeç bu sevdadan" diye uyarırlarAma dervişn aklı başından gitmiştirÜç bin altını verirKızı alırYalnız kaldıklarında aralarına bir el uzanırKız korkar"Korkma " der derviş,o el pirimin elidir,Rum diyarından aramıza eriştiBizi uyarırYanlış yoldasınız "derKız çok etkilenirO ulu kişiyi merak eder Altınlarını geri verir"Beni de götür o mübareğin cemalini göreyim"diye yakarır

Derviş kabul eder"Erenler bizim eksik halimizi görüp yol cefası çektirmezler"der demez kendilerini dergahın önünde bulurlarHaber salınırHacı Bektaş onları huzura alırDerviş el etek öperek altınları verirKusurunun bağışlanmasını dilerHacı Bektaş sorar:"Bu olanların hikmetini bildin mi? Bu rumuzun sırrına erdin mi? Derviş şaşkındır "Buyurn erenler şahı bilelim" derHacı Bektaş :

-sen sordın Şeyh Nedir?Sadık Nedir? Muhib Nedir? Aşık Nedir? Biz de rumuzla haber verdikŞimdi bu olanlardan sonra sadık sensin,Muhib Kara Resi’tir ki zor zamanında bizi yardıma çağırdıKurtulduğunda sözünü tuttuadağımızı verdiAşık’da şu kızdır ki Elimizi görüp hikmetimize aşık olduTa buralara geldiŞeyhliği de bşz ettik der

Sonra Hacı Bektaş’ı Veli keseyi açarbin altını derviş güvenç Abdal’a verir"Kız senin helalindir" deyip nikahlarını kıyarKızın cariyesi de oralara gelmiştirHacı Bektaş’ı Veli "üçünüz bir olun ,biriniz sır olun"der

İnanışa göre bu üç kişi kırklar meydanında türbede gömülüdür ve burası bir ziyaret yeridir
Obruk dağı söylencesi

Obruk dağına ilişkin söylence:
İnanışa göre mağaranın içinde ikiye ayrılan yolun birinde bir erkek öbüründe de bir kadın nöbe tutuyoryol çok uzun olduğundan kimse sonuna varamazİçi su dolu olduğundan bir taş atılsa sular taşıp Kırşehir’i basacaktırGirenler havasızlıktan boğulur bu yüzden kimse buraya giremez

Mağarada bulunan büyülü bir elbise ele alınıca dağılıp dökülürtoplanıp yerine konursa eski haline döner

Mağaranın demir kapısı ardında durup dinlenmeden birbirine sürtünüp bilenen iki kılıç vardırgünün birind ebir yiğit bu kapıyı açacaktır
O yiğit başını bu kılıçlara kapılamdan geçerse içerde saklı herşey onun olcaktır

Günün birinde mağaranın ağzı bir bir örümcek ağıyla kapalıdırgörünümünün korkunçluğu yüzünden kimse oraya bakmaya cesaret edemezZamanla bir kuş oraya yuva yaparÖrümcek ona dokunmazKuşun yavruları olur,büyümeye başlarBir gün bir yıla yavruları yemeye kalıkınca örümcek onu ağına çekip öldürürbu yüzden örümcek Kırşehir’de kutsal sayılır

Alıntı Yaparak Cevapla