Yalnız Mesajı Göster

Kırşehir Hakkında Bilgi

Eski 08-13-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kırşehir Hakkında Bilgi



Kırşehir Cami ve Mescitleri


Ahi Evran Camisi (Merkez)

yüzyılda zaviye olarak yapıldığı sanılmaktadır Seydi Beyoğlu Emir Hasan Bey 1450’de türbenin önüne bir bina eklemiş, Dulkadiroğlu Alaüddevle Bey bu yapıyı 1481’de genişletmiş, Ahi Evran soyundan bir şeyh de 1560-1561 yılında bir mescit ilave etmiştir Bu yapıların eklenmesi ile cami küçük bir külliye görünümünü kazanmıştır

Caminin çevresinde Ahi Evran’ın türbesi ve bazı Ahilerin mezarları bulunmaktadır Kırşehir Belediyesi çevredeki yapıları kamulaştırarak caminin ortaya çıkmasına neden olmuştur Çeşitli dönemlerde onarım gören yapı topluluğunu Vakıflar Genel Müdürlüğü 1968-1972 yıllarında restore etmiştir Bu onarımı YMimar Yılmaz Önge yapmıştır

Yapı topluluğu kesme taştan olup, iki bölümden meydana gelmiştir Bunlardan birinci bölüm, kubbeli bir giriş ve iki yanında yer alan mescit ve divanhane; ikinci bölüm ise bunlara bitişik olarak arkalarına eklenen bir orta sofa ile onun çevresindeki iki hücre, bir eyvan ve türbelerden meydana gelmiştir Yapı topluluğunun batıya açılan kapısı beyaz mermerden yapılmış ve buraya son onarım sırasında zaviyenin avlu kapısındaki kitabesi konulmuştur Bu kitabede Sultan IIMahmud’un 1819-1820 tarihli tuğrası ile Ahi Evran’ın ismi yazılıdır Kapının sol tarafında bulunan minare XXyüzyılın başlarında buraya eklenmiştir

Minare kaidesinin solunda batı cephesindeki bir kapıdan üzeri sivri tonoz örtülü divanhaneye girilmektedir Divanhanenin alt katı büyük bir pencere ile, üst katı ise eyvan biçimindeki bir açıklıkla giriş bölümüne bakmaktadır Cümle kapısından pencereli bir kasnak ile yükseltilmiş sivri kemerlerin taşıdığı bir bölüme geçilmektedir Buradan da eyvan biçimindeki mescide giriş sağlanmıştır Mescidin üzeri karşılıklı iki gömme ayağa oturtulmuş kemerlerin desteklediği sivri bir tonozla örtülmüştür Mescit batı cephesindeki iki, güney duvarındaki küçük bir pencere ile aydınlatılmıştır İbadet mekanında üzeri kemerli sade bir mihrap ve güneybatı köşesinde de ahşap bir minber bulunmaktadır Mihrabın üzerinde bu zaviyenin Kanuni Sultan Süleyman’ın izni ile 1560 yılında onarıldığı yazılıdır

Caminin giriş bölümünden türbe kısmına küçük kemerli bir kapıdan geçilmektedir Bu kapının üzerinde Dulkadiroğullarından Süleyman Bey’in oğlu Alaaddin Bey’e ait 1481 tarihli bir kitabe bulunmaktadır Türbe kubbeli bir merkezi mekan ile onun kuzey ve güneyinde bulunan iki simetrik hücreden ve doğuya doğru uzanan sivri tonozlu bir eyvandan meydana gelmiştir Bunlardan yüksek ve geniş bir kemerle Ahi Evran’ın türbesine geçilmektedir

Türbe birkaç basamak yüksekliğinde olup, burada Ahi Evran’ın sade ve ahşap sandukası bulunmaktadır Bu türbe içerisinde bulunan Şeyh Erzurumî’ye ait olduğu bilinen ahşap sanduka Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde koruma altına alınmıştır

Türbe kuzey ve doğuya açılan alçı şebekeli birer pencere ile aydınlatılmıştır Türbenin içerisi XIXyüzyılın kalem işleri ile bezenmiştir Türbe üzerindeki piramidal külahına son onarımlarda ejder figürüne benzer bir alem takılmıştır Türbenin yanında kime ait oldukları belli olmayan çok sade beş ahşap sanduka daha bulunmaktadır

Caminin yanında, orta sofanın güneyindeki kubbeli oda çevresindeki evlerin kamulaştırılmasından sonra ortaya çıkan temeller üzerine yeniden yapılmıştır Bu odada Ahi Evran’a ve diğer Ahilere ait belge ve eşyalar teşhir edilmektedir


Alaaddin Camisi (Merkez)

Kırşehir il merkezinde, Kalehöyük üzerinde bulunan Alaaddin Camisi’ni Sultan IIAlaaddin Keykubat 1242’de yaptırmıştır Ancak bu cami günümüze gelememiş, Kırşehir Mutasarrıfı Arif Bey tarafından 1893 yılında yeniden yaptırılmıştır Giriş kapısı üzerindeki taşların, Melik Muzafferüddin Behram Şah’ın yaptırmış olduğu medreseye ait olduğu sanılmaktadır

Bugünkü caminin mimari yönden önemi bulunmamakta olup, dikdörtgen planlı, üzeri çatılı bir yapıdır Kesme taştan yapılan cami 14 pencere ile aydınlatılmıştır Minberinin herhangi bir özelliği bulunmamaktadır Yanındaki minaresi kare kaideli, tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir

Bu cami Kırşehir Arkeoloji Müzesi’nin 1936 yılında kurulan deposu olarak bir süre kullanılmıştır


Lâle (Lala) Camisi (Merkez)

Kırşehir il merkezinde bulunan Lale Camisi Melik Şah Kümbeti’nin kuzeybatısında bulunmaktadır Bu yapının ne amaçla yapıldığı kesinlik kazanamamıştır Caminin darphane olarak yapıldığı söylenmektedir

Caminin yapım tarihini belirten bir kitabesi olmamakla beraber, XIIIyüzyılda yapıldığı sanılmaktadır Günümüzde cami olarak kullanılan bu yapı, üç kubbeli olup, batısındaki kemer izlerine dayanılarak ibadet mekanının iki kubbesinin daha bulunduğu sanılmaktadır Kesme taştan yapılan kemerler dışında duvar işlemesinde moloz taş kullanılmıştır Mihrap mermerdendir


Kapucu (Kapıcı) Camisi (Merkez)

Söylentiye göre de bu kitabe Cacabey Medresesi’nden getirilmiştir Caminin yapım tarihi kesinlik kazanmamakla beraber yapı üslubundan Osmanlı döneminde, Kapucu Mehmet Paşa tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır Caminin XVIII-XIXyüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır

Cami kesme taştan, kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Caminin önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır Son cemaat yerinin iki yan kenarı duvar uzantıları ve bunların arasındaki yuvarlak kemerli iki sütun ile üç bölüm halindedir Bu bölümler camekanla kapatılmıştır Caminin yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli, tek şerefeli tuğla minaresi bulunmaktadır


Çarşı Camisi (Merkez)

Kırşehir il merkezinde bulunan bu cami, Hüseyin Bey isimli biri tarafından 1864 yılında yapılmıştır

Cami moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır Üzeri ahşap bir tavanla örtülüdür Mimari yönden özelliği bulunmamaktadır Caminin minaresi bulunmamakla beraber ilk yapılışında minaresinin olup olmadığı da kesinlik kazanamamıştır

Alıntı Yaparak Cevapla