|
Prof. Dr. Sinsi
|
Burdur Resimleri, Tarihi Yerleri, Turizm, Genel Bilgileri, Coğrafi Yapısı, Haritası
Burdur İnsuyu Mağarası
Burdur İnsuyu mağarası, Burdur Antalya karayolu üzerinde, Burdur'a 13 km uzaklıkta bulunan ve ülkemizde turizme açılan ilk mağaralardandır İnsuyu Mağarasında; karstik yapının zamanla erimesi ve aşınması sonuc, Mağara içinde sarkıt ve dikikler meydana gelmiştir Ayrıca, girintili çıkıntılı çeşitli yönlere açılan dehlizler bulunmaktadır 1965 de turizme açıldığı zaman bu dehlizlerde küçüklü büyüklü 9 adet göl vardı ve bu göller arasında kesintisiz bir bağlantı ile belirgin bir akış vardı İç yapıda meydana gelen tabiat harikası teşekkül tarzları dikkate alınacak olursa mağaranınbinlerce yıl önce meydana geldiği tahmin edilmektedir Mağaranın suyu karbonatlı maden suyudur İnsuyu mağarası, Kültür Bakanlığı, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 9 7 1976 gün ve A-113 sayılı kararı ile I derece Doğal Sit olarak tescil edilmiştir

Bu çekilen su nedeni ile mağara içindeki göller kuruduğu gibi, mağaradaki damlalarda zamanla yok olmuştur Bu durumun, tabiat harikası mağaranın doğal yapısı için tehlikeli boyutlara ulaşmıştı mağara içindeki suyun çekilmesi ile şu anda gezilebilen yerin en uç noktasında bulunan Koca Göl suyunun 2 metreya yakın alçalması sonucu mağaranın ikinci bölümüne bağlanan galerisi açığa çıkmıştı fakat 2004 yılındaki yağışlar neticesinde, su seviyesinde yükselme olmuş ve mağarada yeniden gölcükler oluşmuştur
İnsuyu mağarasında araştırma çalışmalarına da devam edilmektedir Son çalışmalar14-18 08 1993 tarihleri arasında yapılmıştır Bu araştırma ile mağaranın devamı olan yeni galeriler olduğu tespit edilmiştir
Bu kısma İnsuyu II adı verilmiştir Bu araştırma ile elde edilen galeriler ve diğer bulgular 1/1000 ölçekli kroki üzerinde işaretlenmiştir Daha sonraki tarihlerde bu mağara araştırmalarına devam edilmiş, mağara galerilerinin daha ilerilere doğru ilerlemekte olduğu da saptanmıştır Tabii bu yeni bulunan galerileri, ziyarete açılmaları daha hassas incelemelerin ve gerekli önlemlerin alınmasından sonra olabilecektir Bu yeni galeriler, ancak bilimsel araştırmalar bittikten ve gerekli önlemler alındıktan sonra gezilebilecektir
burdur kremna antik kenti
Burdur ili Bucak ilçesi, Çamlık Köyü sınırları içinde, Kestros (Aksu) vadisinde, etrafı uçurumla çevrili bir tepe üzerinde Pisidialılarca kurulmuş antik bir kenttir Bu kentin bilinen en eski halkı Solymoslulardır M Ö VI yy'da Lidyalıların, M Ö 546'da Perslerin, M Ö 330'da Büyük İskender'in burayı alması ile de Makedonyalıların hakimiyetine girmiştir
Büyük İskenderin ölümünden sonra, generallerinden Antigonosun yönetimine M Ö 188'de Bergama Krallığına, M Ö 25 yılında da Roma yönetimine geçmiştir Bu tarihten M S 395 tarine kadar Roma koloni şehri olarak kalmış ve İmparatorluğun ikiye bölünmesiyele de Doğu Roma (Bizans) yönetimine geçerek XI yy'a kadar, yani Türk hakimiyetine kadar devam etmiştir Kentte ayakta kalabilen yapıların belli başlıları Roma dönemine ait olanlardır Şehrin etrafı iki metre genişliğinde, 7-8 metre yüksekliğinde surla çevrilidir Kentin girişi batıdandır Kremna ismi, arazi yapısına uygun olarak, Grekçe, "uçurum" anlamına gelmektedir
Kent ızgara planlı olarak kurulmuş örnek kentlerdendir Akropol, stratejik bir konuma sahiptir Resmi yapıların bir çoğu iki küçük vadi içinde toplanmıştır İki vadinin tabanında Forum, Bazilika (Mahkeme Salonu), Exsedra (Kemerli Yapı) ve Kütüphane yapısı vardır Kentin doğusunda, tepe yamacına tiyatro, tiyatronun alt tarafında stoa (Dükkanlar) bulunmaktadır Batısında sütunlu cadde Propilion (anıtsal giriş kapısı ve Nympheum (Anıtsal Çeşme Yapısı) gibi yapılar vardır 1971-1973 yılları arasında, İstanbul Ünivertesinden Prof Dr Jale İNAN tarafından bilimsel kazılar yapılmış ve kütüphane binası ortaya çıkarılmıştır
Binanın tabanında, Bizans dönemine ait mozaik döşeme vardır Bina içinde dikdörtgen pirizma şeklinde yazıtlı kaideler üzerinde 9 adet mermer tanrı ve tanrıça heykelleri bulunmaktadır Bu heykeller bugün Burdur arkeoloji müzesinin Kremna salonunda sergilenmekte olup, hepsinin başları kırıktır Bu heykeller: Büyük ve Küçük Atena, Leto, Hygeia, Nemesis giyimli kadın, Apollon, Asklepios ve Heraklestir
Bucak İlçesinin 15 km batısında İncirdere Köyü yakınında bulunmaktadır Anadolu Selçuklu Sultanlarından Gıyasettin Keyhüsrev Bin Keykubat tarafından XIII yy da (M 1238) yılında yaptırılmıştır Büyük bir kısmı tahrip olmasına rağmen hala ayaktadır Han’ın ilk bakışta dikkati çeken kısmı kitabeli taç kapısıdır Diktörtgen şeklindeki taç kapının ortasında istiridye kabuğu şeklinde kemerli esas giriş nişi dış cepheden iki yalancı sütunla desteklemiştir
Kervansaray avlulu ve kapalı mekan olarak iki kısımdan oluşturulmuştur Ne yazık ki avlusu yok olmuştur Basık kemerli kapının üzerinde dört satırlık kitabede şunlar yazılıdır:
-EMERE BİMARE HAZELMAN-UL MUBAREK
(Bu mübarek hanın inşası)
-ES SULTAN-ÜL AZAM ŞAHİNŞAH-ÜL MUAZZAM MALIKİ RIKAP-ÜL ÜMEM
(Ümmetlerin maliki büyük sultan ve muazzam şahinşah)
-SEYYİD SELATİN-ÜL ARAP VEL ACEM SULTAN-ÜL BERNU BAHREYN ZÜLKARNEYN-ÜL ZAMAN İSKENDER SANİ TAÇ
(Arap ve acem, kara ve denizlerin sultanı, zamanın ikinci İskenderi)
-ALİ SELÇUK GIYASEDDÜNYA VADDİN EBUL FETİH KEYHÜSREV VEL KASM EMİR-ÜL MÜMİNİN Fİ SENETÜ SELASİN VE SİTTİ MİE
(Müminlerin emiri, fetih babası, II Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 636 senesinde yaptırılmıştır)
Kervansarayın mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir Tapunun 60 pafta, 2 parselinde kayıtlıdır 1993 ve 2000 yıllarında Burdur Müze Müdürlüğü sorumluluğunda Prof Dr Rahmi Hüseyin ÜNAL tarafından avlu kısmında kazı çalışmaları yapılmıştır
|