Yalnız Mesajı Göster

Eskişehir Hakkında Bilgi

Eski 08-13-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Eskişehir Hakkında Bilgi



Eskişehir Cami ve Mescitleri


Alaettin Keykubat Camisi (Merkez)

Eskişehir Odun Pazarı’nda, Alaettin Parkı’nın içerisinde bulunan Alaettin Keykubat Camisini Selçuklu Sultanı I Alaettin Keykubat 1220 tarihinde yaptırmıştır Ancak caminin ve minaresinin yapımı ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür Caminin eski minaresinin yazıtında Kırşehir Valisi Emir Nuriddin Cibril bin Caca’nın yardımıyla yapıldığı yazılıdır

Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla cami orijinal konumunu kaybetmiştir İstiklal Savaşı sırasında Yunanlılar Eskişehir’den kaçarken şehri yakmışlar, şehirden pek az eser yanmaktan kurtulmuştur Alaettin Keykubat Camisi de bunlardan birisidir Cami l946-l951 yıllarında Eskişehir Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmıştır

Cami onarım öncesinde 2100x1700 m ölçüsünde dikdörtgen planlı, kesme taş duvarlı bir yapı olup üzeri toprak damla örtülü idi Bugün caminin üzeri kiremit kaplı ahşap çatılıdır Caminin yanında sol tarafta bulunan minare kaidesi düzgün kesme taştan, gövdesi yuvarlak ve tuğladan, tek şerefelidir Gövdenin kaideye yakın yerinde üç silme kuşak bulunmaktadır


Kurşunlu Cami ve Külliyesi (Merkez)

Kubbesinin kurşunla kaplı olmasından ötürü de Kurşunlu Cami olarak tanınmıştır Cami üzerindeki kitabesinde Mimar Sinan’ın eseri olduğu yazılıdır Ancak Mimar Sinan’ın eserlerinin listesini veren Tuhfetü’l –Mimarin de külleyenin yalnızca kervansarayının ismi yazılıdır Caminin yanı sıra yapı topluluğu misafirhane,yemekhane, mutfak,kervansaray ve sıbyan mektebinden meydana gelmiştir Çeşitli dönemlerde onarım geçiren cami l966 yılında müzeye dönüştürülmüştür

Kesme taştan yapılmış olan cami tümüyle yıkılmış ve l961-l962 yılında yeniden yapılmıştır Osmanlı mimarisindeki tek kubbeli camiler plan düzenindedir Caminin önünde bulunan son cemaat yeri sivri kemerlerle birbirine bağlı altı mermer sütunun oluşturduğu beş bölümlüdür Bunların üzeri pandantifli beş küçük kubbe ile örtülüdür Kubbelerin içerisi kalem işleriyle bezenmiştir Son cemaat yerinin ortasındaki giriş kapısı hafifçe içeri çekilmiş, basık kemerlidir Kapının üzerinde caminin kitabesi yer almaktadır Girişin hemen üzerine ahşap ve sonradan yapılmış kadınlar mahfili yerleştirilmiştir

Kare planlı ibadet yeri,1490x1490 m ölçüsünde olup, tromplu merkezi ve sekizgen kasnak üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür Kubbe ve tromplar kırmızı, mavi, sarı, siyah ve beyaz renklerde kalem işleriyle bezenmiştir Burada rumi ve palmet motifleri ve kıvrık dallar boş yer bırakmamacasına tüm yüzeyleri kaplamıştır Caminin içerisi alt sırada dikdörtgen çerçeveli ikişer, üst sırada da sivri kemerli alçı şebekeli birer, kubbe kasnağında da dört pencere ile aydınlatılmıştır

Mermer taklidindeki mihrap geç devir kalem işleriyle bezenmiştir Mihrabın köşelerinde birer Mevlevi sikkesine yer verilmiştir Caminin kuzeybatı köşesinde taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli, beyaz mermerden tek şerefeli minaresi bulunmaktadır

Caminin doğusunda bulunan medrese, misafirhane ve yemekhane olması gereken bölümler art arda iki ayrı mekandan meydana gelmiştir Bunlardan birinin medreseden çok zaviye olması kuvvetle muhtemeldir Külliyenin güneydoğu köşesinde “L” şeklinde yerleştirilmiş olan zaviye, araziden ötürü camiye göre daha yüksek konumdadır Batı yönündeki girişi merdivenlidir Revakların üzeri meyilli ahşap bir çatı ile örtülmüştür Revakların arkasında dershane olduğu sanılan pandantifli bir kubbe ile örtülü ve revaka da geniş bir kemerle açılan bir mekan bulunmaktadır Burası doğu, güney ve batı duvarlarında birer pencere ile aydınlatılmıştır Revaktaki hücreler 215x265 m ölçüsünde olup üzerleri beşik tonozlarla örtülmüştür Hücrelerin her birisinde ocak, dolap ve güneye bakanlarında birer pencere bulunmaktadır Bu yapı günümüzde kullanılmamaktadır

Avlunun güneyindeki kapı ile batıdaki yemekhane arasındaki bölümün misafirhane olduğu sanılmaktadır Bu yapının önünde, iki yandan merdivenle çıkılan bir sundurma ve iki kenarı kapalı, üzeri çatılı bir revak bulunmaktadır Burada 520x520 m ölçüsünde dört oda bulunmaktadır Bu odaların da her birinde birer ocak ve bunun iki yanında da birer küçük dolap bulunmaktadır Günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir birimi olarak kullanılmaktadır

Mutfağın karşısında yemekhane olduğu sanılan bir mekan bulunmaktadır Avlunun batı kapısı yanındaki bir kapıdan içerisine girilen holde basık kemerli bir diğer kapı ile asıl yapıya girilmektedir Bu yapı 930xl930 m ölçüsünde dikdörtgen planlıdır Muntazam düzgün taştan olan bu yapının üzeri beşik tonozla örtülüdür Günümüzde Odun Pazarı Belediyesi Nikah Salonu olarak hizmet vermektedir

Yemekhanenin karşısında bulunan mutfak 880x880 m ölçüsünde dikdörtgen planlıdır Üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Bu yapı da düzgün kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılarak yapılmıştır

Yapı topluluğunun kuzey yönünde kervansaray bulunmaktadır Kuzey cephesindeki basık kemerli bir kapıdan girilen kervansaray l820x3770 m ölçüsündedir İç mekandaki sekinin yanında on altı ocak bulunmaktadır Dışarıya mazgal pencerelerle açılan kervansaray kademeli bir arazide bulunduğundan ötürü yapı da buna uydurulmuştur Yapının ortasındaki altı adet kare ayak kemerlerle birbirine bağlanmış ve üzeri de beşik tonozlarla örtülmüştür
Günümüzde bu yapı kendi kaderine terk edilmiş, harap durumdadır

Caminin doğusunda yer alan sıbyan mektebinin önünde üç yöne doğru ikişer kemerle açılan bir revak bulunmaktadır Bunun arkasındaki basık kemerli bir kapıdan 550x550 m ölçüsünde kare bir mekana geçilmektedir Üzeri tromplu sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Bu yapıda da moloz taş ve Bizans dönemine ait devşirme malzeme kullanılmıştır Bu yapı da kendi haline terk edilmiş olup günümüzde kullanılmamaktadır


Ulu Cami (Sivrihisar)

Eskişehir, Sivrihisar ilçesinde bulunan Ulu Cami Selçuklu Emiri Mikail bin Abdullah tarafından 1274- l275 yılında yaptırılmıştır Fatih Sultan Mehmet dönemi kadılarından, Sivrihisar Kadısı Hızır Bey de bu camiyi l440 yılında onarmıştır

Osmanlı mimarisindeki Ulu Cami plan tipinin bir uygulaması olan bu yapı, aynı zamanda günümüze ulaşan Orta Anadolu’nun en büyük ağaç direkli camilerinden birisidir Dikdörtgen planlı caminin iç mekanını, mihrap duvarına dik 67 ağaç direk altı sahna ayrılmıştır Bu direklerden dördü kendisine özgün olup üzeri kabartma motiflerle bezenmiştir Bu ağaç direkler üzerinde Bizans dönemine ait başlıklar da kullanılmıştır İbadet mekanının üzeri düz bir dam ile örtülmüştür Caminin kuzey yönündeki kapısı üzerinde l275 tarihli yapım kitabesi, doğu kapısında da l440 tarihli onarım kitabesi bulunmaktadır

Caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklinde olup, bezeme yönünden oldukça basittir Buna karşılık minberi Selçuklu sanatının ortaya koyduğu ağaç işçiliğinin güzel örneklerinden biridir Minber geçme tekniğinde, kabartma rumi ve palmet motifleriyle bezenmiştir Ayrıca üste bulunan köşk kısmında kareler içerisine alınmış birbirlerini kesen sekizgenlerden oluşan örgü motifleri Selçuklu sanatının tipik örnekleri olarak burada karşımıza çıkmaktadır Cami içerisinde aynı şekilde bezenmiş, ceviz ağacından oyma tekniği ile yapılmış dolap kapakları da bulunmaktadır Burada ismi yazılı olan Hasan bin Mehmet, caminin ağaç işlerini yapan usta olmalıdır

Cami yanındaki taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minare kaidesindeki kitabeden minarenin Hacı Habib bin Taymış tarafından 1412’de yapıldığı öğrenilmektedir

Caminin yanında bugün müftülük binasının olduğu yerde XIIIyüzyılda yapılmış bir medresenin olduğunu kaynaklardan öğrenilmektedir


Gecek Ulu Camisi (Sivrihisar)

Eskişehir, Sivrihisar ilçesi Geçek Köyü’ndeki Ulu Camiyi, giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre; Umur Bey’in oğlu Selçuk Bey 1175’de yaptırmıştır Cami yapılan onarım ve tamirler nedeniyle özeliğini kısmen de olsa yitirmiştir

Cami kare planlı olup üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür Caminin önünde yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış dört sütunun taşıdığı üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadırYuvarlak kemerli dikdörtgen söveli bir kapıdan girilen caminin içerisinde bezemeye rastlanmamaktadır Beş köşeli mihrap mukarnaslı sona ermektedir Orijinal minberi günümüze gelememiştir Bugünkü minber yakın tarihlerde Kılıç Mescitten getirilmiştir Caminin yanında taş kaideli yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır


Hoşkadem Camisi (Sivrihisar)

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Hoşkadem Camisini XIIIyüzyılın sonlarında Anadolu Selçuklularının Hazinedar Başısı Necibiddin Mustafa, eşi Hoşkadem Hatun için yaptırmıştır

Cami kare planlı olup üzeri on iki köşeli kasnağa oturan merkezi tuğla kubbe ile örtülmüştür Kubbe içeriden mukarnaslarla bezenmiştir Bu mukarnaslar aynı zamanda taşıyıcı bir görev üstlenmiştir Duvarları taş ve tuğladan yapılmıştır Burada bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla kullanılmıştır

Caminin içerisindeki yuvarlak niş şeklindeki mihrabı da mukarnaslıdır Camiye bitişik olan taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minare oldukça kalın bir görünümde olup bu minare Anadolu’da yapılmış ilk Selçuklu minare örneklerindendir


Kurşunlu Cami (Sivrihisar)

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Kurşunlu Camisini Hoca Osman oğlu Hoca İbrahim 1343 yılında küçük ölçüde bir mescit olarak yaptırmıştır Şeyh Baba Yusuf l492’de bu mescidi büyütmüştür

Cami kare planlı olup önünde dört yuvarlak sütunun taşıdığı üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır Bu bölümlerin üzeri küçük kubbelerle örtülüdür Caminin duvarları bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla ile örülmüştür Giriş kapısı sivri kemerlidir ve burada ahşap çift kapı bulunmaktadır Girişin üzerine caminin banisi ile yapım tarihini gösteren üç dizelik bir kitabe yerleştirilmiştir İbadet mekanın üzeri de kurşun kaplı bir kubbe ile örtülmüştür

Caminin yuvarlak niş şeklindeki, mukarnaslı mihrabı sütunlarla çevrelenmiştir Bu sütunlar zikzak şekillerde olup benzerlerinden ayrılmaktadır Caminin yanında taş kaide şeklinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır


Kılıç Mescit Camisi (Sivrihisar)

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Kılıç Mescidini Oğuzların Kılıç boyu yaptırmıştır Kitabesi günümüze gelememiş, arşiv kayıtlarında da bununla ilgili bir belgeye rastlanmamıştır

Günümüze harap bir halde geldiğinden mimari yapısı hakkında da bir bilgi edinilememiştir Yalnızca OrdProf Dr ASüheyl Ünver l972 yılında yaptığı incelemede mescidin içerisinin bezeli olduğundan söz etmiştir Minberi Sivrihisar Ulu Camisine götürülmüştür


Mülk Köyü Mescidi (Türbeli Mescit) (Sivrihisar)

Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan bu mescidi XIIyüzyılın ilk yarısında Sultan İzzeddin Keykavus’un Sancaktarı Aslanoğlu Doğan Bey yaptırmıştır

Mesçit dikdörtgen planlı olup iki ayrı bölümden meydana gelmiştir Mescidin önünde üzeri beşik tonozla örtülü bir son cemaat yeri bulunmaktadır Son cemaat yerinden kare planlı sekizgen külahlı ayrı bir bölümden ibadet mekanına geçilmektedir Buradaki altı kollu yıldızlar ve geometrik geçmelerin oluşturduğu bir firiz buradaki girişi çepeçevre kuşatmaktadır Selçuklu camilerinde bu tür bir geçişe rastlanılmamıştır Bu bakımdan mescidin bu tür girişi oldukça ilginçtir

İbadet mekanın üzeri düz örtü sistemindedir Mihrap mukarnaslı, oymalı ve kabartma motiflidir


Hamam Karahisar Camisi (Sivrihisar)

Eskişehir Sivrihisar Hamam Karahisar Köyü’nde bulunan camiyi XIIyüzyılın ortalarında Emir Seyfettin Kızıl yaptırmıştır

Cami kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür Önünde son cemaat yeri bulunmaktadır Son cemaat yeri ile ibadet mekanını kubbeler ile tonozlar birlikte örtmektedir Bu yapı şekli Selçuklu yapıları için oldukça ilginç bir örtü sistemidir Kubbelerin dışında kalan bölümler beşik tonozlarla örtülüdür Kubbeler ile beşik tonozlar ibadet mekanını ortasında bütünleşmiş ve ortada tuğlalardan değişik bir motif meydana gelmiştir Halk arasındaki bir inanışı göre tepedeki bu motif kem gözlere karşı bir nazarlık anlamını gütmektedir

Caminin mihrabı yuvarlak bir niş şeklindedir Cami içerisinde sanat tarihi yönünden bir bezemeye rastlanmamaktadır


Seyit Battal Gazi Cami ve Külliyesi (Seyitgazi)



Yapı topluluğunun camisi kitabesinden öğrenildiğine göre; Kılıç Arslan oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında XIIIyüzyılın başında yapılmıştır Sultan II Bayezid zamanında da l511’de onarılmıştır

Caminin önündeki son cemaat yeri sivri kemerlerle birbirine bağlanmış yedi sütunun taşıdığı bir çatı ile örtülmüştür Son cemaat yerinden üç kubbeli ve üç bölümlü uzun bir giriş koridoruna onun ardından da kare planlı ve kubbeli ibadet yerine girilmektedir İbadet yerini örten kubbe on altı köşeli bir kasnak üzerine oturtulmuştur Kasnağın ilginç bir yapı şekli bulunmaktadır; kare kasnağın köşeleri kırılarak sekizgene oradan da on iki köşeli kasnağa geçilmektedir

Mihrap sivri kemerli bir niş şeklindedir Minber beyaz mermerden olup üzerinde bezeme elemanlarına rastlanmamaktadır Minare kare kaideli olup üzerine tuğladan yuvarlak gövdeli tek şerefelidir

Külliyenin ortasında dikdörtgen planlı medrese bulunmaktadır Medrese alışılagelenin dışında biraz çarpık olup üzeri kubbe, yanları da tonoz örtülüdür Bunun çevresindeki imaret ve hankah ile Bektaşi dergahı özelliklerini taşımaktadır Ayrıca türbedar odası ile Seyit Battal Gazi ile Ahmet ve Mehmet Beylerin türbeleri de burada bulunmaktadır

Külliyenin tümünde yapı malzemesi olarak taş, mermer, tuğla ve Bizans yapılarından toplanmış devşirme malzemeler kullanılmıştır


Bardakçı Köyü Camisi (Seyitgazi)

Eskişehir Seyitgazi ilçesi Bardakçı Köyü’nde bulunan caminin kitabesinde banisinin ismi bulunmamaktadır Buradaki kitabeden l336 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır

Dikdörtgen planlı caminin üst örtüsünü dokuz ağaç sütun taşımaktadır İbadet mekanını üzeri içten tavan, dıştan da toprak damla örtülmüştür Bu yapı sonraki yıllarda yıktırılmış ve yerine mimari yönden hiçbir özelliği olmayan bugünkü cami yapılmıştır

Alıntı Yaparak Cevapla