|
Prof. Dr. Sinsi
|
Eskişehir İle İlgili Bilgiler
Eskişehir�in Yunanlılar Tarafından İşgal Edilmesi ve Gelişen Olaylar
Uşak ve Bursa üzerinden Kütahya ve Eskişehir üstüne saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921′de Eskişehir�i işgal ettiler Türk Batı Cephesi güçleri Çifteler�e dek geri çekildi Durum Türk kuvvetlerinin tümüyle aleyhine dönmüştü İşgal kuvvetlerinin Ankara yakınlarına kadar gelmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi�nde rahatsızlıklara neden olmuştu Milli Savunma Bakanı Fevzi Paşa Ankara�nın terk edilerek meclis çalışmalarının Kayseri�ye taşınmasını istiyordu Ancak TBMM�de kesinlikle Ankara�nın terk edilmemesini yönünde karar aldı ve 5 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal meclis yetkileriyle donatılarak Başkomutan oldu Yunanlılann Eskişehir�i işgalini ve yaşananları Suzan Albek kitabında şöyle aktarır: �Türk ordusu Eskişehir�i boşalttıktan sonra, Yunan elini kolunu sallayarak girdi buraya Aylardan temmuz, Eskişehir�de zerdali vaktiydi Yunan ordusu dağınık, perişandı İlk günler Aşağı Mahalledeki çarşının dükkanlannı yağmaladılar Kurşunlu ca-miinin Menzilhanesini erzak deposu, Aşhaneyi mutfak yaptılar Semahane Yunan askerleriyle doldu Kumandanlar Fransız mektebine, Doğaloğlu hanı ve diğer büyük binalara yerleştiler Odunpazanndaki Turan Numune mektebi hastane oldu İşgalden iki gün önce Ankara yönüne göçmüş zenginlerin evlerine yerleştiler Bütün evlere beyaz bayrak asın dediler, astık Gece dokuzdan sonra sokağa çıkmayın dediler, çıkmadık Bahçe duvarlanna delik açtık, sokağa çıkmadan birbirimize gidip geldik � (Albek, 1991, s 193)
Bu arada Yunanlıların Eskişehir�i işgallerinden iki gün sonra 22 Temmuz 1921 �de Yunan kralı Konstantin Eskişehir�e geldi, yanında Yunan ordusunun üst rütbeli subayları bulunmaktaydı Eskişehir�de yapılan toplantıda kral Konstantin Yunan Orduları Başkomutanı oldu, bundan beş gün sonra Kütahya�da yapılan bir başka toplantıda ise Ankara�ya saldırı kararı alındı Yunan Ordusu yaptığı büyük hazırlıklardan sonra, üç koldan 13 Ağustosla Türk mevzilerine karşı hücuma geçti Bundan sonraki bölümü kronolojik olarak gün gün ele alabiliriz: 1 Ağustos 1921: Sivrihisar, 16 Ağustos t a Mihallıçık işgal edildi 21 Ağustos 1921: Yunan Ordusu Sakarya Nehri�nin Güneyine geçti, 23 Ağustos�a dek ciddi bir direnişle karşılaşmayan işgal ordusu komutanı Papulas, Batı Cephesi mevzilerine saldınlması ve ve cephenin iki yerden yarılmasını istedi Mangal Dağı�nı tutan Türk birlikleri Mangal Dağı�nda bir alaylık güç bırakarak geri çekildiler 24 Ağustos 1921: Yunanlılar Mangal Dağı�nı ele geçirdiler, ancak Türklerin burayı çok çabuk terketmelerinden de kuşku duydular İki gün beklemeyi tercih ettiler Bu beklemeden ya rarlanan Başkomutanlık, mevzilerin arkasına güç yığdı 25 Ağustos 1921: Yunanlıların saldırısı püskürtüldü Ancak Yunan kuvvetleri çok geniş bir alana yayılmıştı 30 Ağustos 1921: Yunan birlikleri yeni bir saldırı başlattılar, beş gün boyunca süren çatışmalarda büyük kayıplar verdiler ve Çal Dağı�nı zorlukla ele geçirebildiler 4 Eylül 1921: Yunan Komutanı Papulas Savaş bakanına yazdığı bir raporda Ankara�ya kadar ilerlemenin olanaksız olduğunu belirtti 6 Eylül 1921: Mustafa Kemal, Fevzi Paşa (Çakmak) ve İsmet Paşa yaptıkları toplantıda Yunan kuvvetlerinin iyicegüç kaybettiği konusunda fikir birliğine vardılar 7 Eylül 1921: Keşif saldırıları yapıldı ve iyi sonuçlar elde edildi 10 Eylül 1921:Türk Kuvvetleri � Genel Karşı Saldın� karan aldı ve Dua Tepe ele geçirildi Yunanlılar Beylikköprü sırtlarına dek gerilediler 12 Eylül 1921: Kartaltepe ve Beştepe ele geçirildi 13 Eylül 1921: Yunan birlikleri tümüyle Sakarya�nın batısına geçtiler 14 Eylül 1921: Yunanlıları izleyen Mürettep Süvari Tümeni Sivrihisar�a girdi 17 Eylül 1921: Türk Kolorduları Yunanlıları güneyden sarmaya başladı, Papulas Eskişehir�e çekilmeyi planladı Aynı gün öncü birlikler Mihallıççık�a girdiler 20 Eylül 1921: Cephane yetersizliği dolayısıyla oldukça yavaş hareket edebilen Türk birlikleri, Sakarya�nın batısına geçtiler 23 Eylül 1921: Yunan birlikleri Eskişehir�e dek geriledi, burada yeni güçler ve cephanelerle desteklendi 1921 yılının Eylül ayı sonlarında bitebilecek olan Yunan işgali, malzeme ve cephane yetersizliği dolayısıyla bir yıl kadar uzadı Bu arada Yunanlıların Avrupa�da siyasi destek arayışları devam ediyordu, ancak İngiltere ve Fransa gibi güçlü devletler, savaşın sonunu görmüşlerdi, dönemin Fransa Başbakanı Briand, Yunanlıların Türklerle bir an önce barış yapmalarını önerdi, İngiliz Başbakanı Lloyd George ise bir an önce Serv ruhunun terk edilmesi gerektiğini söylemeye başlamıştı 1922 yılının bahar ayları boyunca hem Türk birlikleri, hem de Yunan birlikleri karşılıklı saldırı için hazırlıklarını yaptılar Yunan Ordusu�nun başına Hacı Anesti getirilmişti 22 Ağustos 1922: Mustafa Kemal tüm hazırlıkların 15 gün içinde tamamlanması buyruğunu verdi 24 Temmuz 1922: Yunanlılar İstanbul�u işgal için bir harekata girişti, bu harekat Türk saldırısının hızlanmasını sağlamaktan başka hiç bir işe yaramadı 26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz başladı 30 Ağustos 1922: Büyük Taarruz bitti 1 Eylül 1922: Seyitgazi düşman işgalinden kurtuldu
26 Ağustos 1922 de Türk Ordusunun başlayan taarruzu sonucu, 2 Eylül 1922 de Eskişehir düşman işgalinden kurtuldu Ancak işgalciler geri çekilirken yakıp, yıkmış kenti harabe haline getirmişlerdi
Hakimiyeti Milliye Gazetesi�nin muhabirine göre; Yunanlılar geri çekilirken 250 kişiyi öldürmüş, kent merkezinde 2 bin hane, 22 otel ve han, 2 bin mağaza ve dükkan, 5 hamam, 4 fabrika, 2 cami, 3 mescit ve 10 mektep yakmışlardı Köylerde ise 13 bin hane ve 2 bin davar ağılı ateşe vermişlerdi 150 bin dönüm ormanlık alan da kül haline getirilmişti O günkü kaynaklara göre kent ve çevresinde 150 milyon lira zarar meydana gelmişti
Görüldüğü gibi işgalin bilançosu ağır olmuş ve son elli yıldır sosyal, ekonomik ve kül*türel açıdan canlanmaya başlayan kenti yok olma aşamasına getirmiştir Savaşın yarattığı dehşeti tarihe kaydetmek üzere alanları dolaşan Anadolu�da Yeni Gün Gazetesi muhabirinin ilk izlenimleri ise şöyledir:� Eskişehir�e girdiğimiz zaman ( 2 Eylül akşamı) otomobilimiz yamadan görülmez bir hale gelmiş, tam manasıyla eski Osmanlı imparatorluğu�nu andırı*yordu Birçok harabelerden geçtikten sonra yine o harabeler arasında durduk, pek iyi bildiğim Eskişehir�i hiç tanıyamayacak bir halde buldum Düşman kasa*bayı hemen baştan aşağı yakmış Oto*mobilimiz Köprübaşı denilen mevkide durmuştu Etrafımız yanan dükkan, mağaza ve evlerin siyah ve korkunç enkazıyla sarılı idi�
TBMM Hükümeti, korkunç manzaraya rağmen idari mekanizmayı kurmakta gecikmedi Eskişehir�in işgalinden sonra memurlarıyla birlikte Sivrihisar�a taşınmış olan Mutasarrıf İbrahim Bey, geri dönerek yönetimi ele aldı
Kurtuluştan sonra yapılan ilk icraat, Eskişehir�i istanbul ve Ankara�ya bağlayan tren raylarının ve köprülerinin onarımına başlanması oldu Zira bu icraata öncelik verilmesinin temel nedeni, stratejik olmasının yanısıra, sosyal ve ekonomik yaşamla da yakından ilgi*li olmasıdır İki ay içinde tren hattı onarılarak işletmeye açıldı
Bunun yanında adliye örgütü, kentte eğitim ve öğretime başlanması için eğitim kurumları ve yangından zarar gören kentin su ve elektrik tesisatı yeniden yapılandırıldı
Kentin imarı ve canlandırılması süre*cinde yaşanan ilginç olaylardan biri de TBMM�nin Eskişehir�e nakledilme*si konusudur 11 Ekim 1922 de ken*tin ileri gelen kişilerinden oluşturulan bir heyet, TBMM Başkanı Mustafa Ke*mal Paşa ile görüşerek Meclisin daimi olarak Eskişehir�de toplanmasını istediler Ancak bu teklif uygun bulunmadı
Mustafa Kemal Paşa� nın 15 Ocak 1923′te Eskişehir�e yaptığı gezi de gerek Türkiye�nin geleceği açısından gerek Eskişehir�in imarı konusunda, bir dönüm noktası oldu Mutasarrıflık Dairesi�nde (Hükümet Konağı) yaptığı konuşmada, Ulusal Kurtuluş Savaşında büyük acılar çeken Eskişehir halkının gösterdiği özveriyi takdirle karşıladığını açıkladı Ayrıca, Mustafa Kemal Paşa Mutasarrıflık Daire*si�nde, üst düzey memurlardan kentin imarı konusunda bil*gi aldı ve ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrendi Mustafa Ke*mal Paşa ilgililerden acilen hayvanların ıslahı ve hastalıklar*dan korunması, tohumluk dağıtımı, yolların yapılması, yeni okul binalarının inşası, mevcut ormanların haritasının çıka*rılması gibi konulara eğilmeleri gerektiği direktifini verdi Mustafa Kemal Paşa�nın bu direktifleri ve Eskişehir�in kalkındırılmasına yönelik hassasiyeti Belediye Başkanı Hasan Basri Bey�i harekete geçirdi
Özetle Kurtuluş Savaşının 5 önemli meydan muharebesinin üçü Eskişehir�de geçmiştir M Kemal Atatürk�ün önderliğindeki T B M M mazlum halklara örnek olacak galibiyetlerin ilkini I İnönü Savaşı ile Eskişehir topraklarında kazanmıştır Eskişehir, Ulusal Kurtuluş Savaşının kilit nok*talarından birini oluşturduğundan, savaşta maddimanevi olarak çok yıpranmıştır Kurtuluştan sonra geriye yanmış, yıkılmış bir kent kalmış, ancak yöneti*cilerin ve halkın kenti yeniden canlandırma azmi yok olmamıştır Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ocak 1923′te Hükümet Konağında yaptığı konuşmada vurguladığı gibi Eskişehir, zaferin kazanılmasında büyük katkı yapmıştır Mustafa Kemal Paşa, bu nedenle kentin imarıyla yakından ilgilenmiştir Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalışılmıştır
Uşak ve Bursa üzerinden Kütahya ve Eskişehir üstüne saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921′de Eskişehir�i işgal ettiler Türk Batı Cephesi güçleri Çifteler�e dek geri çekildi Durum Türk kuvvetlerinin tümüyle aleyhine dönmüştü İşgal kuvvetlerinin Ankara yakınlarına kadar gelmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi�nde rahatsızlıklara neden olmuştu Milli Savunma Bakanı Fevzi Paşa Ankara�nın terk edilerek meclis çalışmalarının Kayseri�ye taşınmasını istiyordu Ancak TBMM�de kesinlikle Ankara�nın terk edilmemesini yönünde karar aldı ve 5 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal meclis yetkileriyle donatılarak Başkomutan oldu Yunanlılann Eskişehir�i işgalini ve yaşananları Suzan Albek kitabında şöyle aktarır: �Türk ordusu Eskişehir�i boşalttıktan sonra, Yunan elini kolunu sallayarak girdi buraya Aylardan temmuz, Eskişehir�de zerdali vaktiydi Yunan ordusu dağınık, perişandı İlk günler Aşağı Mahalledeki çarşının dükkanlannı yağmaladılar Kurşunlu ca-miinin Menzilhanesini erzak deposu, Aşhaneyi mutfak yaptılar Semahane Yunan askerleriyle doldu Kumandanlar Fransız mektebine, Doğaloğlu hanı ve diğer büyük binalara yerleştiler Odunpazanndaki Turan Numune mektebi hastane oldu İşgalden iki gün önce Ankara yönüne göçmüş zenginlerin evlerine yerleştiler Bütün evlere beyaz bayrak asın dediler, astık Gece dokuzdan sonra sokağa çıkmayın dediler, çıkmadık Bahçe duvarlanna delik açtık, sokağa çıkmadan birbirimize gidip geldik � (Albek, 1991, s 193)
Bu arada Yunanlıların Eskişehir�i işgallerinden iki gün sonra 22 Temmuz 1921 �de Yunan kralı Konstantin Eskişehir�e geldi, yanında Yunan ordusunun üst rütbeli subayları bulunmaktaydı Eskişehir�de yapılan toplantıda kral Konstantin Yunan Orduları Başkomutanı oldu, bundan beş gün sonra Kütahya�da yapılan bir başka toplantıda ise Ankara�ya saldırı kararı alındı Yunan Ordusu yaptığı büyük hazırlıklardan sonra, üç koldan 13 Ağustosla Türk mevzilerine karşı hücuma geçti Bundan sonraki bölümü kronolojik olarak gün gün ele alabiliriz: 1 Ağustos 1921: Sivrihisar, 16 Ağustos t a Mihallıçık işgal edildi 21 Ağustos 1921: Yunan Ordusu Sakarya Nehri�nin Güneyine geçti, 23 Ağustos�a dek ciddi bir direnişle karşılaşmayan işgal ordusu komutanı Papulas, Batı Cephesi mevzilerine saldınlması ve ve cephenin iki yerden yarılmasını istedi Mangal Dağı�nı tutan Türk birlikleri Mangal Dağı�nda bir alaylık güç bırakarak geri çekildiler 24 Ağustos 1921: Yunanlılar Mangal Dağı�nı ele geçirdiler, ancak Türklerin burayı çok çabuk terketmelerinden de kuşku duydular İki gün beklemeyi tercih ettiler Bu beklemeden ya rarlanan Başkomutanlık, mevzilerin arkasına güç yığdı 25 Ağustos 1921: Yunanlıların saldırısı püskürtüldü Ancak Yunan kuvvetleri çok geniş bir alana yayılmıştı 30 Ağustos 1921: Yunan birlikleri yeni bir saldırı başlattılar, beş gün boyunca süren çatışmalarda büyük kayıplar verdiler ve Çal Dağı�nı zorlukla ele geçirebildiler 4 Eylül 1921: Yunan Komutanı Papulas Savaş bakanına yazdığı bir raporda Ankara�ya kadar ilerlemenin olanaksız olduğunu belirtti 6 Eylül 1921: Mustafa Kemal, Fevzi Paşa (Çakmak) ve İsmet Paşa yaptıkları toplantıda Yunan kuvvetlerinin iyicegüç kaybettiği konusunda fikir birliğine vardılar 7 Eylül 1921: Keşif saldırıları yapıldı ve iyi sonuçlar elde edildi 10 Eylül 1921:Türk Kuvvetleri � Genel Karşı Saldın� karan aldı ve Dua Tepe ele geçirildi Yunanlılar Beylikköprü sırtlarına dek gerilediler 12 Eylül 1921: Kartaltepe ve Beştepe ele geçirildi 13 Eylül 1921: Yunan birlikleri tümüyle Sakarya�nın batısına geçtiler 14 Eylül 1921: Yunanlıları izleyen Mürettep Süvari Tümeni Sivrihisar�a girdi 17 Eylül 1921: Türk Kolorduları Yunanlıları güneyden sarmaya başladı, Papulas Eskişehir�e çekilmeyi planladı Aynı gün öncü birlikler Mihallıççık�a girdiler 20 Eylül 1921: Cephane yetersizliği dolayısıyla oldukça yavaş hareket edebilen Türk birlikleri, Sakarya�nın batısına geçtiler 23 Eylül 1921: Yunan birlikleri Eskişehir�e dek geriledi, burada yeni güçler ve cephanelerle desteklendi 1921 yılının Eylül ayı sonlarında bitebilecek olan Yunan işgali, malzeme ve cephane yetersizliği dolayısıyla bir yıl kadar uzadı Bu arada Yunanlıların Avrupa�da siyasi destek arayışları devam ediyordu, ancak İngiltere ve Fransa gibi güçlü devletler, savaşın sonunu görmüşlerdi, dönemin Fransa Başbakanı Briand, Yunanlıların Türklerle bir an önce barış yapmalarını önerdi, İngiliz Başbakanı Lloyd George ise bir an önce Serv ruhunun terk edilmesi gerektiğini söylemeye başlamıştı 1922 yılının bahar ayları boyunca hem Türk birlikleri, hem de Yunan birlikleri karşılıklı saldırı için hazırlıklarını yaptılar Yunan Ordusu�nun başına Hacı Anesti getirilmişti 22 Ağustos 1922: Mustafa Kemal tüm hazırlıkların 15 gün içinde tamamlanması buyruğunu verdi 24 Temmuz 1922: Yunanlılar İstanbul�u işgal için bir harekata girişti, bu harekat Türk saldırısının hızlanmasını sağlamaktan başka hiç bir işe yaramadı 26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz başladı 30 Ağustos 1922: Büyük Taarruz bitti 1 Eylül 1922: Seyitgazi düşman işgalinden kurtuldu
26 Ağustos 1922 de Türk Ordusunun başlayan taarruzu sonucu, 2 Eylül 1922 de Eskişehir düşman işgalinden kurtuldu Ancak işgalciler geri çekilirken yakıp, yıkmış kenti harabe haline getirmişlerdi
Hakimiyeti Milliye Gazetesi�nin muhabirine göre; Yunanlılar geri çekilirken 250 kişiyi öldürmüş, kent merkezinde 2 bin hane, 22 otel ve han, 2 bin mağaza ve dükkan, 5 hamam, 4 fabrika, 2 cami, 3 mescit ve 10 mektep yakmışlardı Köylerde ise 13 bin hane ve 2 bin davar ağılı ateşe vermişlerdi 150 bin dönüm ormanlık alan da kül haline getirilmişti O günkü kaynaklara göre kent ve çevresinde 150 milyon lira zarar meydana gelmişti
Görüldüğü gibi işgalin bilançosu ağır olmuş ve son elli yıldır sosyal, ekonomik ve kül*türel açıdan canlanmaya başlayan kenti yok olma aşamasına getirmiştir Savaşın yarattığı dehşeti tarihe kaydetmek üzere alanları dolaşan Anadolu�da Yeni Gün Gazetesi muhabirinin ilk izlenimleri ise şöyledir:� Eskişehir�e girdiğimiz zaman ( 2 Eylül akşamı) otomobilimiz yamadan görülmez bir hale gelmiş, tam manasıyla eski Osmanlı imparatorluğu�nu andırı*yordu Birçok harabelerden geçtikten sonra yine o harabeler arasında durduk, pek iyi bildiğim Eskişehir�i hiç tanıyamayacak bir halde buldum Düşman kasa*bayı hemen baştan aşağı yakmış Oto*mobilimiz Köprübaşı denilen mevkide durmuştu Etrafımız yanan dükkan, mağaza ve evlerin siyah ve korkunç enkazıyla sarılı idi�
|