08-13-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tevafuk Mu, Adaletin Tecelli Etmesi Mi?

bugün çok sıcak oldu hava, -ahh bu nem beni delirtecek- aman allah'ım saat 18,30
şu dağınıklığı toparlayıp kursa gitmeliyim  kahretsin mr grek geliyor
- joe , bana pazardan 1 kilo ceviz alır mısın?
- elbette -nasıl hayır diyebilirm ki?-mr grek
bu arada kursun başlama saati de yaklaşıyordu -çabuk olmalıyım yoksa geç kalacağım-hızlı adımlarla pazara doğru yürümeye başladı havanın da sıcaklığıyla terledi ve susadı  kurs geliyordu aklına  geç kalmaması lazımdı
pazar 10 dakikalık mesafededeydi
sonunda pazara vardı joe  
satıcıların tezgahlarını gezindi çok kötü bunlar -biraz daha ileriye gidip ordakilere bakayım-   
pazarın sonuna doğru istediği cevizleri bulmuştu sevinçli bir şekilde pazarcıya
-1 kilo ceviz verir misiniz?
-tabi
hızlı adımlarla ordan ayrıldı  
işyerine varmıştı nihayet
-ohhh, tanrı'ya şükür geç kalmadım kursa
-mr grek, istemiş olduğunuz cevizi aldım buyrun
-ben sana ceviz içi al demedim mi?
-hayır mr grek siz bana "1 kilo ceviz alır mısın?" dediniz 
-peki sen ceviz içi olabileceğini akıl edemedin mi joe? salak çocuk  çabuk git ceviz içi al   
gururu kırılan joe birden sesini yükselterek
-mr grek, bana salak diyemezsiniz? sizin buna hakkınız yok  
-kes sesini joe hemen dediğimi yap
-burda neler oluyor?
-mr martin, joe verdiğim görevi yerine getirmiyor  
-gelir misiniz, mr grek?
büyük patron ve müdür biraz uzaklaştıktan sonra sesizce aralarında konuşuyorlardı konuşma bitti ve joe'nun yanına gelerek mr martin:
-mr joe, işinize son verdim  
-tamam mr martin
içinde kuzenine karşı öfke ve nefret vardı  
kursuna gitti aklına hep mr grek'in hakaretleri ve bağrışmaları ve mr martinin işine son verdim demesi  birden irkildi  çalan kursun zil sesiydi
ev'e yaklaşıyor her adımda  ve bugün olanlar için ailesine ne diyeceğini düşünüyordu
kuzen'inin özel bir işini yaptırırken ona hakaret ettiğini ve bunun sonuncudan bağrışmaları duyan mr martin'in onu kovduğunu, nasıl söyliyecekti?
joe 6 ay sonra askere gidecekti ve maddi durumu iyi değildi şimdi bu durumundan dolayı kimse ona iş vermiyecekti, çünkü 6 ay kalmıştı askere gitmesine 
kapıyı annesi açtı, ve gülerek:
- hoşgeldi joe
-hoşbulduk anne yemek hazır mı?
aslında karnı aç değildi sadece annesine nasıl söyliyeceğini düşünmek için biraz daha zaman geçmesini istiyordu
-oğlum; hadi ellerini yıka  yemek hazır
ayağa kalkıp lavaboya doğru yürüdü  
ablasının oğlunun, oğluna yaptığı haksızlığı duyarsa annesinin kalbinin çok kırılacağını düşündü
/kendim ayrıldım  patronla tartıştığımı bunun sonucunda ayrıldığımı söylerim/
yemeğiylen biraz oynadıktan sonra kalkıp içeri gitti ve yemek yemelerini bekledi yemek faslı bittikten sonra annesi mutfağa geldi
/evet tam zamanı şimdi söyleyebilirm/
-anne, bugün patronla tartıştım ve bunun sonucundan işimden ayrıldım
bir an duraksadı annesi ve gülerek:
-joe çok şakacısın  hayır şaka yapmıyorsun galiba  neden bunu yaptın? birkaç ay sonra askere gideceksin ve biliyorsun, bizim maddi durumumuz kötü
-anne, yapabileceğim bişey yoktu olan oldu artık  yatmaya gidiyorum, bu konuda artık konuşmak istemiyorum  
arkasında kalan lambanın ışığı odayı aydınlatıyordu yatağın üstüne oturdu başını öne eğerek tekrar olanları düşündü     
günler haftalar geçti ama iş yoktu üçüncü ayında babası eve gelerek uzanan oğluna:
-ohhh biz çalışalım beyimiz yan gelip yatsın  daha iş bulamadın mı?
çok üzgün olan joe bu sözlerden sonra acıyla birden ayağa kalktı ve lavaboya gitmek istedi gözleri dolmuştu
annesi bunun farkına vardı ve beyine:
- neden, bu çocuğun üstüne gidiyorsun?
- Eee yeter be ben mi dedim ona; dayılan diye herkes onun bu aptalca durumunu konuşuyor  
bu sözlere haddinden fazla kırılan joe içinde yana acıyı kusarcasına dışa vurdu
gözyaşlarına hakim olamıyordu büyük nehir (misisipi) gibi herşeyi önüne katıp gidiyodu
kalbinin acısını, kırılan gururunu  
avazı çıktığı kadar bağırmak istiyordu öfkesini kusmak istiyodu  nefesi kesiliyordu
derin nefes alarak konuşmak istiyordu ama ne çare hıçkırıklar ilmik ilmik dolanıyordu  
babası, gözlerinden düşen her damlanın yere değdiğinde yüreğinin içinde acıyı hisseti  onun acısına ortak oldu oğluna:
-tamam joe, kendine gel sözlerim seni kırdıysa özür dilerim
joe konuşamıyordu, yüreğinin içindeki acı onu konuşmasına engel oluyordu ayağa kalktı annesine bakarak içeri doğru yürüdü
gözlerini gören annesi korkmuştu  kan kırmızı olan gözler  
kendini haklı çıkartanmaya çalışan grek
yakın akrabalarına: joe, dikkafalık yaptığı için patron onun işine son verdi diyordu bunu öğrenen joe
bir gece mr grek'in evine gidip kapıyı çaldı
içinde nefret ve öfke vardı sadece
kapıyı mr grek açmıştı ve arkasında yeni evlendiği eşi vardı
onun canını yakmayı çok istiyordu , çünkü joe'nun canı çok yanmıştı önce mr grek'in sonrada arkasında korkulu gözlerle ona bakan eşi ms rose  
merhametli bir insandı joe ve hiçbir erkeğin eşinin yanında küçük düşürmeyecek kadar asil bir kandan geliyordu
-mr grek, sizden ricam bu konuyu daha fazla uzatmayın
-tamam joe seni anladım
-tamam mı?
-tamam
-tamam mı?
-tamam
arkasını dönüp ordan ayrıldı  tanrı'ya inancı olan biriydi  tanrım, bana yapılan haksızlıkları görüyorsun   
mr grek'in ailesinde erkek çocuk olmuyordu
bunun özlemini duyuyorlardı  nihayet eşi hamileydi ve bir erkek çocuk bekliyorlardı
çocuk doğdu kalbi delik ve kısmen özürlüydü  birkaç saat yaşayabildi ve vefaat etti 
muratdl
* Ancak yaptıklarınızın karşılığınızı alırsınız er yada géç 
|
|
|
|