Konu
:
|| Tepkiler Ve Tetikleyiciler ||
Yalnız Mesajı Göster
|| Tepkiler Ve Tetikleyiciler ||
08-13-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
|| Tepkiler Ve Tetikleyiciler ||
İnsanı içinden çıkılmaz durumlara düşüren ya da düştüğü çıkmazı gideren önemli faktörlerden biri tepkileridir
Düşünülmüş
ilkeye dayalı tepkiler hayata ne kadar değer katarsa; anlık
öfkeli tepkiler de sorun katar
Anlık tepkiler kontrolün iç merkezli değil
dış merkezli olmasından kaynaklanır
Bir başkasının söyledikleri kişiyi duygusal
zihinsel veya eylemsel olarak ani olumsuzluklara sevk ediyorsa; sözcükler ve sözcüklerin sahibi kişi üzerinizde kontrol yetisi oluşturuyor demektir
Anlık tepkiler genellikle pişmanlık
sıkıntı
sorun
v
b
doğurur
düşünülmüş tepkiler ise tam tersi gelişim ve çözüm içerir
Anlık tepkinin iki tür yansıması vardır
dışa dönük ve içe dönük
her iki durumda da kişiyi olumsuz etkiler ve istenmeyen durumlara neden olur
Dışa dönük olması muhatabını da içine alan bir etki alanı oluşturmasıdır
Bu tepkinin nedeni; ne ya da kim olursa olsun
sonuç kişiyle beraber çevresine de zarar vermektedir
Bu zararın en çok kişiye etki etmesinin bir nedeni
kontrolü karşı tarafa bırakmış olmasıdır
Kişi kontrollü davrandığında anlık değil
kararlı
ilkeli tepkiler koyar
Yok
eğer ani
düşünülmemiş bir tepki ise gösterdiği
bu tepkinin hareket noktası kişiden değil karşı taraftan kaynaklanmaktadır
Başkalarının söylem ya da eylemleri bizi düşünmeden hareket etmeye sevk ettiği sürece
onlara kendi üzerimizde tasarruf edebilme hakkı vermiş oluruz
Bu da bizim irademizi güçlendirmemiz
ilkeli hareket edebilmemiz ve biz bilincini kazanmamızda ciddi bir sorun oluşturur
Anlık tepkiler daha çok savunmacı olduğumuz durumlarda kendini gösterse de kişiyi savunmaktan çok zora sokmaya yarar
Kendimizi savunurken ve ifade etmeye çalışırken anlık tepkilerden daha çok bizi destekleyecek ilkeli tavırlara ihtiyacımız vardır
Başkalarına değil de ilkelere dayalı ise tepkilerimiz o zaman davranışlarımız; yıkımdan yapıma
bencillikten bütünlüğe
öfkeden sukuta ve kırgınlıktan paylaşıma taşınabilecek potansiyeli yakalamış olur
Tepkiyi sadece dışa dönük olarak algılarız genelde oysaki her zaman dışa yansımaz
bazen dışa yansıtamadığımızı içimizde yaşarız
Anlık tepkinin içe dönük olması; kişinin ani olarak zihinsel ve duygusal olumsuz bir sürece müdahil olmasıdır
Dış kaynaklı bir söylem ya da eylem bir anda kişinin yüz ifadesinin değişmesine
duygularının olumsuz ve zihninin karmaşık olmasına neden oluyorsa kişi dışa vuramadığı tepkiyi içe yöneltmiştir ve bu da düşünülmemiş
seçilmemiş ani bir durumdur
Sonuçta bu değişimin kaynağı da kişinin kendisi değildir
dışa dayalıdır yani kişi kendisi değil başkası tarafından yönlendirilmiştir ve kontrol dışarı taşınmıştır
İçe dönük ya da dışa dönük ani tepkilerde asıl olan
kişiyi etkileyen dış etkenin kendi iç dinamiğinden ağır basmasıdır
Kişisel kontrolün bir anlığına da olsa sekteye uğramasıdır
Bu kontrol dönüşümü kişinin ne kadar kendini tanıdığı ve özgüven oluşturduğu ile ilintilidir
Kendini tanımayan kişi başkalarının tanımlamalarının etkinsinde kalır ve olumsuz bir tanımlamada ya çöker ya da saldırır
Yani ya tepkisini içe yöneltir ya da dışa vurur
Bir anlamda dış söylemler onun eylemlerini belirler
Bir başka faktör de
eleştiriler
dir
Kişinin eleştirilere açık olup olmaması tepkisel durumunu etkiler
Genelde eleştiriye karşı tahammülsüz bir tavır sergileriz
ya savunma yaparız ya da bir eleştiri de biz yöneltiriz muhataba
Bu zihnimizde
eleştiriye karşı olumsuz bir anlam yüklemiş olmamızdan da kaynaklanır
eleştirinin boyutlarından ve uslubundan da… Sebep ne olursa olsun eleştirilere tepkisel davrandığımız sürece
gelişimimizin önünü tıkamak
iletişim problemleri yaşamak
muhatabımızla nahoş bir diyalog sürdürmek
belki yanlışta ısrar etmek ve hatada ısrar etmenin çirkin sonuçlarına ortam hazırlamak gibi birçok olumsuzluğa meydan vermiş oluruz
Oysaki eleştiriler
geliştirici ve farkettirici bir doost olarak anlam bulsa zihinlerde; onu her gelişinde kapıdan kovmak bu kadar kolay olmazdı
Ne zaman ki
eleştirilere açık olursa insan
eleştiri ile dost olmayı başarırsa; eleştiriler de onun gelişimine destek olabilecek dostane tavırlarını belli edeceklerdir
(dostane eleştiri ile zararlı eleştiriyi ayrıştırmak şartıyla…)
Tepkiselliğin bir diğer tetikleyeni sabit olmakta
ısrarcı olmak
tır
Kalıplarını ve kurallarını değiştirmek istemeyenler kurallarına ve kalıplarına aykırı durumlarda tepki verirler
Yani ne kadar çok kural o kadar tepki ya da ne kadar çok tepki o kadar çok kalıp
Kişi kendi değişmez kalıpları ile bir dar sınır oluşturur ve bu dar sınırlar içinde kendinin dahi rahatlıkla hareket edebileceği bir alan kalmaz
Sanki ne yana dönse bir sınır nasıl hareket etse bir çarpma oluşurmuşçasına bu darlıktan bunalıp her durumda tepkiselliğini ortaya koyar
Bu anlamda alanımızı ne kadar genişleteceğimiz ne kadar ilerleyebileceğimiz ve ne çok şeyi bu alanın içine alabileceğimiz
ne denli esnek olduğumuzla alakalıdır
Alanını dar tutanlar ne dışarı çıkmaya çalışırlar ne de kimsenin içeri girmesina fırsat tanırlar
her iki duruma da tepkilidirler
Esnek olanlar
alanını genişletenler; dışarı çıkıp bu alanı daha da genişletmeye de
içeri girmek isteyeni almaya da yatkın olduklarından tepkili değil yetkili olurlar
Kontrolü başkasına vermemek yetkisine sahip olurlar
Bir diğer etken de
kabuller
dir
Bazen hayatımızda olması bizi olumsuz etkileyen kişilerle beraber yaşamak zorunda kalabiliriz
Onlarla olan ilişkilerimiz
tepkiselliği besler
Ne var ki; onları beğenmediğimiz yönleri ile kabullenmek ve bir savaşı devam ettirir gibi mücadele etmekten vazgeçmek çoğu zaman daha iyidir
Şu bir gerçek ki insanın bir başkasını değiştirmeye ne yetkisi var ne de gücü
Kişilerin birbirini değiştirme gayreti (değiştiririm kabulü) tüketen bir mücadeleden başka ne getirir? İnsan çaresizliğe
haksızlığa
başarısızlığa
sorunlara
tutarsızlığa
yetersizliğe
v
b
karşı mücadele etmek zorundadır ama insanla mücedele etmek iki taraf içinde sancılı bir süreçtir
Kişi ancak kendini değiştirebileceğini
örnek olabileceğini kabullenip diğerlerini kendi ölçülerine uydurmaya çalışmaktan vazgeçtiğinde; kendisi için de çevresindekiler için de tepkisellik yerine örnekliği beslemeye başlamış olur
Ve tepkiselliğin oluşturamadığı değişimi
örneklik başlatabilir
Her insanın tepkilerini tetikleyen etkenler farklıdır
Burada sadece birkaçına değinildi
Kişi kendini gözlemleyerek hangi durumlarda neden kaynaklı tepki gösterdiğini bulmaya çalıştığında; bu anlık tepkiler yerine düşünülmüş
ilkeye dayalı
yararlı tepkileri koyabilmenin yollarını da belirleyecektir
Bu değişim; gelişim sürecinin önemli adımlarından biridir ve kalıcı
yapıcı ilişkilerin destekleyicisidir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul