Yalnız Mesajı Göster

Kanser Çeşitleri

Eski 08-13-2012   #20
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kanser Çeşitleri




Prostat kanserinde genetik etkisi


Amerikalı ve İsveçli araştırmacılar, prostat kanserinin kalıtımsal eğilimini açıkça artıran çeşitli genetik farklılıkları ortaya çıkardı


New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, prostat kanserine yakalanan erkeklerin 8 ve 17 numaralı kromozomlarının 5 değişik bölgesinde 16 genetik farklılık saptandı


İsveç'te 2893 prostat kanseri hastası ile bu kanser türüne yakalanmayan 1781 erkeğin kan örnekleri tahlil edildiğinde, genetik farklılıkların, incelenen gruptaki kanser vakalarının yaklaşık yarısından sorumlu olabileceği sonucuna varıldı


Araştırmaları sonucu, genetik farklılıkların sayısı arttıkça riskin de arttığını düşünen hekimler, incelenen grupta genetik farklılıkların sayısı 4 veya 5 olan erkeklerde prostat kanseri gelişme riskinin 4,5 kat arttığını belirledi


Hekimler, deneklerde bu genetik farklılıklardan başka, baba, amca ve dede gibi aile bireylerinde prostat kanserine yakalanan varsa, kanser olasılığının da, ailelerinde böyle bir geçmişleri olmayanlara göre, 9,5 kat olduğunu saptadı


Bununla birlikte hekimler, belirledikleri genetik farklılıkların tümörün büyüme oranını önceden kestirmeye olanak tanımadığını bildirdi

Meme Kanseri Hakkında Sık Sorulanlar

Genç kadınlar, memenin vücutlarının saklı ve gizemli bir parçası olduğuna inandırılarak yetiştirilirler Görülmesinin, dokunulmasının ve hakkında açıktan konuşulmasının toplumsal bir tabu olduğu kabul edilir Erginliğe ulaşıldığında farklı bir duygu da birlikte gelişerek meme, kadınlığın sembolü durumuna gelir Bebek için beslenme, karşı cins için cinsellik işlevi kazanır


Taşıdığı gizem ve sembollerin yanında memenin diğer bir özelliği de, kadın sağlığı ile olan ilişkisidir Meme ve sağlık arasındaki bu ilişki yeterince vurgulanmadığı için, herhangi bir meme hastalığı karşısında kadın, büyük bir şaşkınlık ve korkuya uğramaktadır


Gelişmiş ülkelerde, kadınların hekime baş vurmalarının başlıca nedenlerinden biri, meme ile ilgili yakınmalardır Tüm yaşamı boyunca kadının memesinde bir sertlik fark etmesi, yada ağrı gelişmesi sık rastlanan bir yakınmadır Memede fark edilen sertliklerin, kitlelerin ve değişikliklerin büyük bir çoğunluğu kanser değildir Eğer kanserse bile, erken tanınabilirse, tedavisi mümkündür


KANSER NEDİR ?


Anneden gelen yumurta ve babadan gelen spermin birleşmesi ile annenin ve babanın genetik bilgilerin taşıyan tek bir hücre meydana gelir Bu genetik bilgiye DNA adını veriyoruz Bu tek hücre, DNA kontrolünde çoğalarak 100 trilyon sayısına ulaşınca erişkin bir oluşur


Bütün hücreler görevlerini DNA kontrolünde yerine getirir Hücreler bazı zamanlarda organizmanın ihtiyacını karşılamak üzere çoğalırlar Bu çoğalma yine DNA kontrolündedir Bazen çeşitli nedenler ile DNA üzerinde bazı değişiklikler meydana gelir İşte hücrelerin çoğalmasını kontrol eden bölüm değişirse, hücrelerin çoğalmalarını kontrol eden mekanizma ortadan kalkar Bunun sonucu hücrelerde kontrolsüz aşırı bir çoğalma başlar Kontrol ortadan kalktığı için organizmanın sadece belirli bir organında çoğalması gereken hücreler, kan ,lenf veya komşuluk yolu ile organizmanın diğer yerlerine gider ve orada da çoğalmaya başlar İşte, kontrol dışı çoğalmaya başlayan bu hücrelere kanser hücreleri, oluşturdukları klinik tabloya da kanser hastalığı denir

MEME KANSERİ NEDİR ?


Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir

MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ NEDİR ?


Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar


Meme kanserine yakalanma riskini artıran faktörleri kısaca şu şekilde sayabiliriz;


Yaş:

İleri yaş önemli bir risk faktörüdür Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların % 70'i, 50 yaş üzerindedir Diğer bir deyimle, yaşı 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır Bu nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa hekime baş vurarak muayene olmalı ve mamografi dediğimiz meme filmini çektirmelidir


Kişisel meme kanseri hikayesi:

Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır


Ailede meme kanseri hikayesi:

Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir Bu şekilde sorunları olan kadınlar, meme kanseri genetik danışmanlığının yapıldığı kliniklere baş vurarak risklerini hesaplattırmaları gerekir Eğer aile geçiş riski yüksek bulunursa, genetik testi yaptırmalıdırlar Vakfımız polikliniğinde bu hizmet verilmektedir


Daha önce meme biopsisi yapılmış olması:

Memede bir kitle nedeni ile biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir Bazı kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilmektedir Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir Örneğin, yapılan bir biopside, çıkartılan kitlenin patolojik incelemesi sonucu atipik hiperplazi tanısı konmuş kadınlarda ( bu tamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri gelişme oranı normal kadınlara göre daha fazladır

Fertil çağ süresi:

Adet görmeye erken başlanması, menepoza geç girilmesi, fertil cağı uzatmaktadır Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır


Doğurganlık hikayesi:

İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir


Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği:

Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar Bu nedenlere bağlı olarak fertil çağın erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler sebep olarak sayılabilir Ayrıca bunların dışında başka faktörler de rol almaktadır


Östrojen hormonu tedavisi görenler:

Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalp hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim kontrolu altında yapılmalıdır


Doğum kontrol hapı kullanılması:

Bu konuda farklı görüşler olmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir On yıl önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadır


Alkol kullanılması:

Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk nispeten artmaktadır Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması önerilmektedir


Sigara:

Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir Fakat, genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir ?işmanlık ve yağlı beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığı gözlenmiştir Özellikle, doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığı ileri sürülmüştür

MEME KANSERİ RİSKİ AZALTILABİLİR Mİ ?


Egzersiz: Yoğun egzersiz ve jimnastik yapan kadınlarda meme kanseri riskinin azaldığı gözlenmiştir Bu nedenle, tüm kadınlara önerilmektedir Beslenme:Meme kanseri ile beslenmenin önemli ilişkisi vardır Sebze ve meyveden zengin beslenme, ağır yağlı yiyeceklerden uzak durulması önerilmektedir Günlük gıda alımına C vitamini, betakaroten gibi antioksidanların eklenmesinin koruyucu etkisi olduğu ileri sürülmektedir

Kısaca,

şişmanlığın azaltılması,

alkol alınıyorsa bırakılması

Hafif egzersiz yapılması (haftada 4 saat tempolu yürüyüş),

Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi,

gibi basit önlemler ile meme kanseri riski % 30-40 oranında azaltılabilmektedir


Alıntı Yaparak Cevapla