|
Prof. Dr. Sinsi
|
Manisada Bulunan Tarihi Yerler
Çarşılar-Bedestenler-Hanlar
Rum Mehmet Paşa Bedesteni: (Manisa-Merkez)
Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından biri olan Rum Mehmet Paşa tarafından İstanbul'da yaptırılan cami ve medreseye vakıf olarak inşa edilmiştir Kuzey - Güney yönünde uzanan enine dikdörtgen bir planlı olan tek katlı yapı içten içe 42 x 10 m ölçülerindedir Dört yönden giriş kapışı bulunmaktadır Bina içten beş sivri kemerle altı bölüme ayrılmış ve üst örtü içten beşik tonozla kapatılıp, dıştan klasik kiremitli bir kırma çatı ile örtülmüştür Dış cephelerde 29 dükkân yer almıştır Güney ve batı girişlerinin dış kısımlarında daha geç devirlerde yapılan birer çeşme bulunmaktadır Yapının inşaat malzemesi taş ve tuğladır Günümüze oldukça iyi korunarak ulaşan bedestenin içi vakıflar tarafından küçük bölümler halinde satılmış ve bu bölümler yer yer tuğla duvarlarla çevrelenerek binanın plan özelliği bozulmuştur Halen çeşitli kişiler tarafından hurda deposu olarak kullanılmaktadır Ticari sit sahası olarak tescil edilen alan içerisinde kalan Bedesten Çeşnigir Camii, Cumhuriyet Hamamı ve sahadaki 19 yy sonları ve 20 yy başlarında inşa edilmiş dükkânlarla güzel bir çevre dokusu oluşturmaktadır
Yeni Han: (Manisa-Merkez)
Hacı Mehmet Sadık Bey tarafından yaptırılmıştır 19 yy la tarihlenir Dıştan dışa 47 x 38 m ölçülerinde, dikdörtgen planlı, avlulu, ahırlı, iki katlı bir ticaret hanıdır Ana girişe geç devirlerde ilaveler yapılmıştır Batı-güney cephelerinin önü ampir üsluplu dükkânlarla çevrelenmiştir Birinci katta depolar ve sonradan ilave edilmiş ahırlar yer almaktadır Birinci kat odaları iç içe iki mekânlıdır İkinci katta revaklara açılan tek mekânlı odalar yer almaktadır Yapıda mekânların örtü sistemi tonoz, dış örtü sistemi ise kırma çatıdır Yapının ana malzemesi taş ve tuğladır Geç dönemde üzeri sıvanmıştır Kuzey cephede pencere araları panolar içine alınmış ve çatıya geçiş silmesi tüm cephe boyunca kalem işi spiral motifleriyle doldurulmuştur Bunlar içinde dama ve yelkenli motifleri de görülür Hanın güney-batı cephesinin uçunda bir kuş evi vardır 2001 yılında başlayıp, 2004 yılında tamamlanan yenileme çalışmalarında, yenileme projesine ve yapının orijinaline uygun olarak yapılmıştır Günümüzde Yeni Han alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır Han’ın bugünkü kullanımından doğan ihtiyaca uygun olarak bazı mekânlar arasında geçişler sağlanmıştır
Kurşunlu Han: (Manisa-Merkez)
1497 yılında Sultan II Beyazıt'ın Hatunu Hüsnüşah Sultan tarafından inşa ettirilen Hatuniye Camisi ile birlikte külliye olarak yaptırıldığı sanılmaktadır Kitabesi bulunmayan yapının 903 tarihli vakfiyesinden 36 alt, 38 üst odalı havuzlu bir han olduğu ahır bölümleri ile hana bitişik 21 dükkânın olduğunu öğreniyoruz Kurşunlu Han iki katlı, açık avlulu, kareye yakın dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir Taç kapısı (ana giriş) batı cephesinde yer almıştır Doğu yönündeki açıklık vakfiyede belirtilen ahır bölümleri ile bağlantılı olabilir Avlunun ortasında havuz yer almıştır Zemin kat odalarının önünü kemerli revaklar gölgeler İkinci kata ana girişin solunda bulunan taş merdivenle çıkılır ve ikinci kat odaları revaklı galerilere açılır Yapının üst örtüsü orijinalinde kurşun olup, sonradan kiremit çatı ile kapatılmıştır Ancak son onarımda kurşuna çok benzeyen galvanizli saç kaplama kullanılmıştır Borsa Caddesi'nin açılması sırasında hanın kuzey cephesinde bulunan dükkânlar yıkılmış ve bu cephedeki alt kat odaları içten kapatılıp dışa açılarak dükkân olarak düzenlenmiştir Halen öğrenci yurdu olarak kullanılmaktadır
Türbeler
Saruhan Bey Türbesi: (Manisa-Merkez)
Bizans döneminin önemli bir merkezi olan Manisa, Saruhan Bey tarafından fethedilerek beylik merkezi haline getirilmiştir Fetih gününün 1313 yılının Regaip Kandiline tesadüf etmesi nedeniyle, o günden günümüze Regaip Kandili ile Manisa’nın fethinin birlikte kutlanması gelenek haline gelmiştir Tonozlu girişi ile yöreye has bir plan tipinin ilk örneklerinden olan Saruhan Bey’in Muradiye Camii’nin batısındaki türbesi, torunu İshak Çelebi tarafından yaptırılmıştır
Revak Sultan Türbesi: (Manisa-Merkez)
Yapım tarihi belli olmayan türbe Niobe (Ağlayan Kaya) yakınlarındadır Kare planlı olan türbe piramidal bir kubbe ile örtülmüştür Kaba taş ve tuğladan yapılmış binanın kuzey cephesi yuvarlak, tuğla kemerli sağır bir niş halindedir Türbenin içinde biri Horasan pirlerinden Revak Sultan’a ait olmak üzere üç sanduka bulunmaktadır
Yedi Kızlar Türbesi: (Manisa-Merkez)
Karaköy semtinde yer alan türbe Saruhan Bey’in eşi Gülgün Hatun tarafından yaptırılmıştır 14 yüzyıla tarihlenen dikdörtgen planlı, tek bir kubbeyle örtülü olan türbenin sivri kemerli bir girişi vardır Türbede bulunan yedi sanduka nedeniyle Yedi Kızlar adı verilen türbe, aslında Saruhanoğulları’nın eşleri için yaptırılmıştır Ön sırada bulunan üç mezardan ortada bulunanın Gülgün Hatun’a ait olduğu sanılmaktadır
22 Sultanlar Türbesi: (Manisa-Merkez)
Konuk Caddesi’ndeki türbe sekizgen planlı, kesme taştan yapılmış, tek kubbe ile örtülü bir binadır 15 yüzyıl sonlarında, Manisa’da sancak beyi olarak görev yapan Osmanlı şehzadelerinin yakınları için yapılmış olan türbede, sekizi erkek, diğeri kadın ve çocuklara ait 22 sanduka bulunmaktadır
Tabduk Emre Türbesi : (Kula)
Kula’ya bağlı Emre Köyü’nde H 954 yılına tarihlenen bir çeşme, iki hamam kalıntısı ve medrese temeli günümüze kadar ulaşabilmiştir Tabduk Emre Türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır Türbe içinde ortadaki Tabduk Emre’ye, diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen on mezar bulunmaktadır
Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir
Kula Evleri : (Kula)
Kula, sivil Osmanlı mimarisinin özellerini taşıyan genellikle 18 ve 19 yüzyıl yapısı evleriyle ünlü, görülmeye değer açık hava müzesi gibidir Türünün özgün örneklerini oluşturan, dar sokaklar boyunca sıralanmış evlerde, ağırlıklı olarak ahşap malzeme kullanılmıştır Daha çok iki katlı, cumbalı ve saçakları süslemeli olan evlerin hepsinde, yüksek duvarlarla sokaktan ayrılmış birer avlu bulunur Zemin katta mutfak, kiler ve ahır gibi mekânlar yer alır Fırın ve tuvalet genelde avludadır Evlerin üst katlarındaki odalardan bir ya da iki tanesi başoda olarak ayrılmıştır Kapı, pencere, zemin, tavan ve davlumbaz gibi ahşap unsurlarda zarif süslemeler kullanılmıştır Yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in doğduğu ev Kültür Bakanlığı’nca aslına uygun olarak restore edilerek gerekli iç düzenlemeler yapılmış ve 1985 yılında da ziyaretçilere açılmıştır
Darkale – Tarhala : (Soma)
Tarihi Bergama Krallığı dönemine kadar inen köyün eski adı Tarhala’dır Tarhala adının Darkale olarak değiştirilmesinin ise Selçuklular döneminde olduğu, Salname-i Osmanî’den anlaşılmaktadır Darkale 19 yüzyıl Osmanlı dönemini hatırlatan, set üzerine yapılmış manzaralı evleri, dar sokakları ve Kırkoluklu Camii, Minareli Camii, bedesteni, hamamı ile görülmeye değer yerlerden biridir
Diğer Korunan Eserler
Sinan Bey Medresesi: (Manisa-Merkez)
Karaköy semtinde yer alan medrese, 15 yüzyılda Fatih Sultan Mehmet’in müderrislerinden Titrek Sinan Bey tarafından yaptırılmıştır Beylikler dönemi mimarisinden klasik Osmanlı mimarisine geçiş özellikleri gösteren açık avlulu tarzdaki medreseye giriş, kuzeye bakan bir taç kapı ile sağlanmaktadır Dikdörtgen planlı medresenin güney cephesinde mescit – dershane, doğu ve batı kanatlarında ise beşer oda yer almaktadır Vakfiyesinden, medresenin yanında bulunduğu anlaşılan sübyan mektebi günümüze ulaşmamıştır
Mevlevihane: (Manisa-Merkez)
Spil Dağı’nın kuzey eteklerinde 1369 yılında İshak Çelebi tarafından yaptırılmış olan Mevlevihane, projesi Mimar Emet Bin Osman’a ait bir tekkedir Ortadaki kubbeli semahanenin güneyine sivri tonozlu geniş bir ana eyvan eklenip tekkenin mescit kısmı oluşturulmuştur Giriş eyvanında iki katlı bir düzen uygulanmış ve üst kat musiki icra yeri olarak kullanılmıştır Yapılışından bu yana birçok onarım geçirmiş ve bu onarımlar sırasında özelliklerini önemli ölçüde yitirmiştir
Darphane: (Manisa-Merkez)
Spil Dağı’nın kuzey eteklerinde, Ulu Camii’nin batısında yer alan kare planlı, iki katlı, üzeri kubbe ile örtülü olan bina kesme ve moloz taştan yapılmıştır Alt katı sivri tonozlarla örtülü yan yana iki mekân halinde düzenlenmiştir Üst katın ön cephesinde sivri kemerli sağır nişler içine yerleştirilmiş pencere bulunmaktadır Binanın niteliği ile ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Saruhanoğulları’ndan İlyas Bey’e ait 1362 tarihli bir sikkeyle birlikte bulunan bir miktar sikke sebebiyle “Darphane” olarak adlandırılmıştır
Hamamlar
Dere Hamamı (Gülgün Hatun Hamamı)
Gülgün Hatun tarafından yaptırılmıştır, 14 yy a tarihlenmektedir Merkezi kubbeli, dört eyvanlı hamam tipindedir Girişten, kubbeli soyunmalık kısmına geçilmektedir Soğukluk bölümü ikiye ayrılarak yansının tuvalet olarak kullanıldığı sanılmaktadır Ilıklık, duvarları taş sekilerle çevrelenmiş kubbeli geniş bir mekândır Buradan kubbe örtülü usturalığa geçişi sağlayan iki kapı daha vardır Tonoz örtülü eyvanların arasında kubbeli halvet bölümleri yer alır Yol açmak için soyunmalık kısmı yıkılmıştır Çok harap durumda olan hamamın çevresi tamamen evlerle kapatıldığı için dışarıdan görülmemektedir
Çukur Hamam
İshak Çelebi vakfiyesinde akar olarak belirtilen iki hamamdan biri Çukur Hamam'dır ve Ulu Cami'nin kuzey-doğusundadır Çukur Hamam, dört eyvanlı, merkezi kubbeli hamam tiplerinin bir örneğidir Kare planlı ve kubbe örtülü camekânın (soyunmalık) iç duvar kenarlarına yüksek taş sekiler yapılmıştır Tonoz örtülü soğukluk bölümünden kubbeli ılıklık bölümüne geçilebilir Ilıklık ile camekân arasındaki kubbeli, küçük oda usturalık bölümüdür Ilıklık kısminin doğuşu dört eyvanlı ve halvetli sıcaklık kısmıdır Merkezi kubbenin altına rastlayan yerdeki göbek taşı bugün yok olmuş kubbe bölümü yıkılmıştır
KaraköyHamamı
Yan yüzleri kapalı ön cephesi iki bizanten başlıklı mermer sütunlara oturan üç sivri kemerden ibaret revak sistemi hamamın giriş mahallidir Cephesi kırmızı tuğla ve beyaz derzlerle yapılmış, geometrik motif ve zencereklerle süslüdür Hamam tromp bingilere oturan bir kubbe ile örtülüdür Kubbenin üstü Bursa anıtsal yapılarında görülen özellikteki kiremitlerle kaplanmıştır Kubbenin tepesinde altıgen formlu bir aydınlık feneri bulunmaktadır
Hüsrev Ağa Hamamı
Kargır bir yapıdır Cephesi, ortadaki daha yüksek olmak üzere üç sivri tonozlu niş halindedir Ortadaki tonozlu niş içindeki basık kemerli kapıyla hamamın soyunmalık kısmına girilir Soyunmalık kısmı, büyük sekizgen tamburlu bir kubbe ile örtülmüştür Günümüzde çok harap durumda olup bir çırçır fabrikasının deposu olarak kullanılmaktadır
Alaca Hamam
15 yüzyıla tarihlenen bir çifte hamamdır Erkekler kısmı girişi, cadde üzerindeki özelliklerini yitirmiş mermer kaplamalı bir kapıdandır Kare planlı soyunma kısminin (soğukluk) üstü kubbe ile örtülmüştür Sıcaklık kısmı ile soğukluk arasındaki aynalı ve beşik tonoz örtülü ara mekân ılıklık ve tuvalet olarak düzenlenmiştir Ortasında göbek taşı bulunan sıcaklık kısmı kubbenin doğu ve batı kenarlarına inşa edilmiş, aynalı tonoz örtülü yan mekânlarla genişletilmiştir Güney yönündeki iki simetrik planlı ve kubbeli hacimler de hamamın en sıcak bölümü olan halvetidir Sıcak su haznesi bu halvetin bitişiğindedir
Cumhuriyet Hamamı
Yakut Ağa hayırlarından olan ve bugün Cumhuriyet Hamamı adını taşıyan yapı 16 yy da inşa edilmiştir Hamamın ön cephesi bir sıra dükkân şeklinde düzenlenmiştir Kuzey cephesinde bulunan kadınlar bölümünün kapısından ortasında şadırvan bulunan kubbe örtülü geniş bir soyunma mahalline girilmektedir Yıkanma odaları kare planlıdır Erkekler bölümünün kapısı batı yönündedir Buradan kubbe örtülü geniş bir soyunma bölümüne girilmektedir ve bu bölümden kısa bir aralıkla üç kubbe ve bir tonozla örtülü yıkanma odalarına geçilmektedir Üst örtü klasik kiremit kaplı kubbelerle sağlanmış ve saçaklar, kirpi saçak şeklinde düzenlenmiştir
|