|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tokat Hakkında Bilgi
Tokat Türbeleri
Vezir Ahmet Paşa Türbesi (Merkez)
Türbe moloz taştan kare planlı olarak yaptırılmıştır Üzeri kubbeli olan türbenin kesme taştan yuvarlak kemerli bir kapısı bulunmaktadır Bu yapı yanındaki mescit ile birlikte 1925 yılında onarılmıştır 1939 yılındaki deprem sırasında harap olmuştur
Şeyh Meknun Türbesi (Merkez)
yüzyılda yanındaki imaret ile birlikte Mesut bin Keykavus tarafından yaptırılmıştır Türbe içerisindeki mezarın kitabesi bulunmamaktadır Bu bakımdan türbede gömülü kişinin kimliği kesinlik kazanamamıştır Halk arasında Şeyh Meknun’a ait olduğu söylenmektedir
Türbe moloz taştan yapılmış, kareye yakın dikdörtgen planlıdır Uzun süre harap bir durumda olan türbe, yakın tarihlerde imaret ile birlikte onarılmıştır Bu onarım sırasında mimari yönden özelliğini yitirmiştir
Sümbül Baba Türbesi (Merkez)
Bu zaviyeyi ve yanındaki türbeyi Muinüddin Pervane’nin kızı Safiyeddin’in bağışlanmış kölesi olan Hacı Sümbül 1492 tarihinde yaptırmıştır
Evliya Çelebi Sümbül Baba’nın Hacı Bayram-ı Veli’nin öğrencisi, Hacı Bektaş-i Veli’nin halifesi olduğunu belirtmiştir
Türbe ve yanındaki zaviye günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir Kesme ve moloz taştan yapılan türbe, kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür
Sefer Beşe Türbesi (Merkez)
Halk arasında Kömlekli Baba ismi ile anılan bu türbede kimlerin gömülü olduğu kitabesi bulunmadığından anlaşılamamıştır Bazı iddialara göre de türbenin Sefer Baba’ya ait olduğu söylenmektedir
Türbe kesme taştan yapılmış olup, kare planlıdır Üzeri piramidal bir külah ile örtülmüştür
Ali Tusi Türbesi (Merkez)
Ali Tusi, Alâeddin Keykubat, Gıyaseddin Keyhüsrev ve İzeddin Keykavus’un hükümdarlığı sırasında yaşamış bir devlet adamıdır
Türbe kesme ve moloz taştan yapılmış olup, kare planlıdır Üzeri tromplu içten kubbe dıştan da konik bir külah ile örtülmüştür Sonraki yıllarda yıkılan bu külahın yerine ahşap bir çatı yapılmıştır Türbenin iki kenarında sivri alınlıklı dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, bir kenarda yan yana iki, diğer kenarda da tek penceresi bulunmaktadır Bu pencereler mozaik çini alınlıklıdır Bu alınlıklarda türkuaz, mor ve lacivert renkli çini desenleri görülmektedir Ayrıca pencerelerin üst bölümünde sarı zemin üzerine mavi renkte kufi yazı ile Kuran’dan alınmış iki ayet yazılıdır
Türbe içerisinde Ali Tusi’nin ve üç yakınının sandukaları bulunmaktadır
Burgaç Hatun Türbesi (Merkez)
Bununla beraber halk arasında Burgaç Hatun Türbesi olarak anılmaktadır Yapı üslubundan XIII yüzyıla tarihlendirilmektedir
Türbe moloz taş ve tuğladan altıgen planlı olup, üzeri tuğla ile örtülüdür Kenarların üzerine yuvarlak tuğla kemerler ve bunların ortasına da uzun, yuvarlak kemerli birer pencere açılmıştır Bu kemerlerdeki tuğla kakmalar dikkati çekmektedir
Günümüzde harap bir durumdadır
Erenler Türbesi (Merkez)
Tokat il merkezi dışında, güneydoğudaki bir tepe üzerinde bulunan Erenler Mezarlığındaki bu türbenin kime ait olduğu bilinmemektedir Mimari yapısından türbenin XIII -XIV yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır
Türbe kesme taştan, kare planlı olarak yapılmış, üzeri tuğladan bir kubbe ile örtülmüştür Türbenin dört yanına sivri kemerli, dört açıklık yapılmış, dört yönden açık bir baldakin durumundadır Bu açıklıkların kemer taşları yıldızlı rölyefli bordürlerle bezenmiştir
Sevdakar Türbesi (Merkez)
Tokat Dokuz Başlar semtinde bulunan bu türbenin kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir Yapı üslubundan XIII Yüzyılda Selçuklu döneminde yapıldığı sanılmaktadır
Türbe moloz taş ve tuğladan kare planlı olarak yapılmış, üzeri de tuğladan bir kubbe ile örtülmüştür Duvarlardaki kalıntılara dayanılarak türbenin çini mozaik ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır Günümüzde harap olan türbenin içerisinde dağınık şekilde mezarlar bulunmaktadır
Sentimur Türbesi (Merkez)
Türbe içerisinde üç kitabe bulunmaktadır Bunlardan doğu cephesindeki kemerde h 713 (1313) yılında yapıldığı yazılıdır Bunun altındaki pencere üzerinde Firdevsi’den alınmış bir beyit yazılıdır Güney yönündeki pencere üzerinde de “Küllü nefsin zaikatül mevt” yazılıdır
Türbe kesme taştan kare planlı olarak yapılmış, üzeri içten tromplu kubbe, dıştan tuğladan sekizgen cepheli konik bir külah ile örtülmüştür Türbenin üç kenarında birer pencere bulunmaktadır Bu pencerelerin etrafı palmet motifleri ve Selçuklu sülüs yazıları ile bezelidir Bu bezemeler renkli taşlar üzerine yapılmıştır Türbenin giriş kapısı yuvarlak bir niş içerisinde, yuvarlak kemerlidir Kare kaideden üst örtüye geçiş yüksek bir kasnak şeklinde olup, buradaki dörtkenarın üzerine tuğladan yuvarlak sağır kemerler oturtulmuştur
Türbe, 1935 yılında restore edilmiş, çevresi park haline getirilmiş olup, günümüzde iyi bir durumdadır
Acepşir Türbesi (Merkez)
Tokat İvaz Paşa Mahallesi’nde bulunan bu türbenin kitabesi kırık olduğundan kime ait olduğu okunamamıştır Ancak, Ebu Sait zamanında, 1318 yılında yapıldığı yazılıdır Bu türbe halk arasında Başağrısı Tekkesi ismi ile de tanınmaktadır Bunun da nedeni, türbe içerisinde bulunan bir şamdana başı ağrıyanların başlarını sürdüklerinde iyileştiklerine inanılmasıdır
Türbe moloz taştan kare planlı bir yapı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür
Pir Ahmet Bey Türbesi (Merkez)
Tokat Meydan Mahallesi’nde, Meydan Camisi’nin güneyinde bulunan bu türbenin Ertena Beylerinden Ali Bey’in oğlu Pir Ahmet Bey ve ailesine ait olduğu sanılmaktadır Halk arasında Horozoğlu Türbesi de denilen türbenin, Şehzade Mehmet Çelebi’nin kardeşi Süleyman Çelebi ile yaptığı savaş sırasında ölen komutanlarından Horozoğlu Ahmet Bey’e ait olduğu da iddia edilmiştir
Türbe kesme ve moloz taştan yapılmıştır Türbe içerisinde biri ahşap, on ikisi mermer sanduka bulunmaktadır Türbe 1939 depreminde hasar görmüş ve bu sandukalar müzeye götürülmüştür Türbe günümüzde harap durumdadır
Kemer Ali Paşa Türbesi (Merkez)
Tokat il merkezinde, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Ali Paşa Camisi’nin avlusunda bulunan bu türbe 1572 tarihinde yapılmıştır
Kesme taş ve tuğladan kare planlı olan türbenin üzeri kubbe ile örtülüdür Türbe içerisinde Kemer Ali Paşa, eşi ve oğlu Mustafa’ya ait üç sanduka bulunmaktadır Bunlardan Kemer Ali Paşa’nın h 980 (1572) tarihli mezar taşında kitabe bulunmaktadır
Kitabe:
“Aleme bâki kalalı Bünyad
Kıldı dinârı Ademi üstad
Geldi gitti nice bin mahlûk
Bâkidir ancak kâinât âbad
Müddeti ömrü erdi paşanın
Oldu tarihi nühsadı heştad 980”
Melik Ahmet Gazi Türbesi (Niksar)
Türbenin Sultan Alparslan’ın emirlerinden Melik Danişmend Gazi’ye ait olduğuna dair bir belgeye de rastlanmamıştır Giriş kapısı üzerinde bulunan ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın sözünü ettiği, günümüze de gelemeyen kitabede de bununla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır Osman Turan herhangi bir kaynak göstermemekle beraber, Danişmend Gazi Türbesi’ni Yağıbasan’ın yaptırdığını yazmıştır Ancak bu bilgiler de yeterli değildir
Türbe Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1987 yılında restore edilmiş ancak, mumyalık kısmına rastlanmamıştır
Türbe kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlıdır Türbenin doğu ve batı cepheleri tamamen dışa kapalıdır Yalnızca güney cephesinin ortasına mihrabın üst kısmında yuvarlak kemerli küçük bir pencere açılmıştır Giriş kapısının iki yanına dikdörtgen söveli iki pencere açılmıştır Bunlar sivri kemerli alınlıklıdır Kuzey cephesinin önünde kaynaklarda üç kubbeli bir revağın olduğu söylenirse de bunlar günümüze ulaşamamıştır Türbenin üzeri Türk üçgenleri ile kubbeli olarak yapılmıştır Ancak bu kubbe 1930 depreminde yıkılmıştır Son restorasyon sırasında da alaturka kiremitli ahşap çatı ile örtülmüştür
Türbenin içerisindeki çiçek bezemeli ayet ne yazık ki bilinçsizce boyanmıştır Türbenin avlu ve bahçesinde Roma, Bizans ve Türk dönemlerine tarihlenen mezar taşları bulunmaktadır
Kulak (Emir Arslan Doğmuş) Kümbeti (Niksar)
Mimarı bilinmemektedir Türbenin kufi yazılı kitabesinde;
“Büyük hacip Esedü’d-Tin Arslan Doğmuş bin Abdullah Allah Ona rahmet etsin” yazılıdır
Türbe, kesme taştan sekizgen planlıdır Bu plan düzeni iç ve dışarıda aynen uygulanmıştır Kümbet içten tromplu kubbe, dıştan da büyük olasılıkla piramidal bir külah ile örtülü idi Türbenin üst örtüsü yıkılmış ve günümüze gelememiştir Türbenin giriş kapısı dışındaki cephelerine yuvarlak kemerli birer pencere yerleştirilmiştir Kümbetin en üst noktasında bir silme çepeçevre dolaşmaktadır Ancak, kubbe eteğinde bununla ilgili çok az bir taş örgü günümüze ulaşabilmiştir Türbenin güneybatı duvarında yarım daire şeklinde mihrap nişi bulunmaktadır
Türbe içerisindeki iki sanduka günümüze gelememiştir Alt kısmında bir de mumyalığı bulunmaktadır Günümüzde harap bir durumdadır
Hacı Çıkrık (Atabey Şahinşah) Türbesi (Niksar)
Tokat ili Niksar ilçesi Benfgiler Mahallesi’nde, Çöreğibüyük Tekkesi’nin yakınında bulunan bu türbe, sanduka kaidesindeki bir kitabeden anlaşıldığına göre; II Kılıç Arslan’ın komutanlarından Bedrüddin Atabeg Ebu Mansur Şahinşah bin Arslan Doğmuş tarafından h 578 (1182–1183) yılında yaptırılmıştır
Türbe dikdörtgene yakın bir plan düzeni göstermektedir Ancak, bu türbenin daha önce bir medreseye ait olduğu ve sonradan eyvan kısmının türbeye dönüştürüldüğü sanılmaktadır Kesme ve moloz taştan yapılmış olan bugünkü türbe, günümüzde harap bir durumdadır
Türbe içerisinde üç sanduka bulunmaktadır Bu sandukalar bir seki üzerinde olup, üzerleri yarım silindir şeklinde iki ayrı parça taştan meydana gelmiştir Bu sekilerin doğu ve batı yüzeylerinde üçer satırlık kitabeler bulunmaktadır Yalnızca güney yüzünde kitabe yoktur
Kitabelerin mealen anlamı:
“Bu mübarek türbenin yapılmasını beş yüz yetmiş sekiz senesinde adil ve âlim ve şanı büyük emir İsfehsâlâr Bedreddin Atabeg Ebu Mansur Şahinşah bin Arslan Doğmuş es-sultanı emretti”
Türbe günümüzde harap bir durumdadır
Doğan Şah Alp Türbesi (Niksar)
Tokat ili Niksar ilçesi Melik Gazi Mezarlığının girişinde yer alan bu türbe içerisinde bulunan lahit üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre, Doğan Şah Alp bin Savcı’ya aittir Türbenin yapım tarihi bilinmemektedir Ancak, türbe içerisindeki lahtin Atabeg Şahinşah Türbesi ile aynı üslupta yapılmış olması bu türbenin de XII Yüzyılın ikinci yarısına ait olduğunu göstermektedir
Kitabenin okunabilir kısımlarının mealen anlamı:
“Bu, murabıt, mücahid, büyük emir, İsfehsâlâr Sıracüddin Doğan Şah Alp bin Savcının kabridir Allah Ona rahmet etsin ”
Türbe moloz taştan, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır Üzeri beşik bir tonozla örtülmüştür Türbenin bir eyvana ait olduğu sanılmaktadır Bu eyvanın giriş kısmına bir lahit yerleştirilmiştir
Kırk Kızlar Kümbeti (Niksar)
Kümbetin yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir Yapı üslubundan XIII Yüzyılın ilk yarısına ait olduğu anlaşılmaktadır
Kümbet kesme taş ve tuğladan, içeriden ve dışarıdan sekizgen planlı olarak yapılmıştır Üzerini içeriden tromplu kubbe, dışarıdan da piramidal bir külah örtmüştür Kümbetin altında mumyalık kısmı bulunmaktadır Kuzeydoğu cephesinden kümbetin içerisine girilmektedir
Türbe içerisindeki türkuaz sırlı tuğla ile örgülü kufi yazıyla yazılı bir kitabede; “Amel-i Ahmed bin Ebubekr el Marendi” yazısı bulunmaktadır Bu da kümbeti yapan mimarın ismidir Kümbetin kuzeybatısındaki pencere alınlığında çini mozaik tekniğinde yapılmış on iki köşeli yıldız şekillerinden ibaret bir bezeme görülmektedir
Türbe günümüze harap bir durumda gelmiş olup, üst kısmı yıkılmıştır
Sungur Bey Türbesi (Niksar)
Tokat ili Niksar ilçesi, Cami-i Kebir Mahallesi Halil Efendi Sokağı’nda bir evin bahçesi içerisinde kalmış olan bu kümbetin Sungur Bey’e ait olduğuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır Yalnızca Michael Meinecke, Danişmend Gazi’nin oğlu İsmail’in burada gömülü olduğuna ilişkin bir halk söylentisini belirtmiştir İsmail Hakkı Uzunçarşılı ise, İsmail Bey’in oğlu Sungur Bey’in burada gömülü olduğunu belirtmiştir Bu konuda araştırma yapan Halit Çal’a göre çini tekniği itibarı ile bu türbenin XII Yüzyılda yapılmış olması, yani İsmail Bey’e veya oğlu Sungur Bey’e ait olmasının çok uzak bir ihtimal olduğunu ileri sürmüştür Ayrıca Sungur Bey’in mezarının Amasya’da bulunduğunu kaydetmiştir
Türbeden günümüze yalnızca mumyalık kısmı gelebilmiştir Türbe meyilli bir arazide yapıldığından mumyalığın batı cephesi yol zeminindedir Doğu duvarı ise tamamen toprağa gömülüdür
Türbe Sungur Bey Zaviyesi’ne bitişik olarak yapılmıştır Türbenin çini ile kaplı olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir Bu kaynaklarda iç mekânının mozaik kakma tekniğinde yıldız ve üçgen şekillerinde, patlıcan moru renginde sırlı tuğlalarla bezendiği günümüze gelebilen kalıntılarından anlaşılmaktadır
Türbenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı konusunda bilgi bulunmamaktadır Günümüze gelebilen mumyalık kare planlı olup, üzeri basık bir kubbe ile örtülmüştür Batı duvarındaki küçük bir pencere ile de mumyalık aydınlatılmıştır Türbenin yapımında moloz taş, kubbeye geçiş ve kubbe tuğladan yapılmıştır
Türbe 1939 yılında bir deprem sonucunda harap olmuş, belediye tarafından yıktırılmış, batı duvarının bir kısmı ile kuzey ve doğu duvarları tamamen yenilenmiştir
Akyapı Kümbeti (Niksar)
Ancak, yapı üslubundan XIII Yüzyılda, Selçuklu döneminde yapıldığı sanılmaktadır
Türbe kesme taş ve moloz taştan kare planlı olarak yapılmış, üzeri kubbe ile örtülmüştür Bu kubbe doğrudan doğruya duvarlar üzerine oturtulmuştur Güney cephesinde dikdörtgen söveli tek bir penceresi vardır Türbe içerisine doğu cephesinin ortasındaki sivri kemerli bir kapıdan girilmektedir Giriş kapısının iki yanında birer niş bulunmaktadır
Türbe içerisindeki sanduka günümüze gelememiştir Mumyalık kısmı da bulunmamaktadır Depremden hasar gören bu türbenin kuzey yarısı tamamen yıkılmış, 1987 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır
Yağıbasan Türbesi (Niksar)
Tokat ili, Niksar ilçesinde, Niksar kalesi içerisinde bulunan Yağıbasan Medresesi’nin batısındaki bu türbe 1939 depreminde tamamen yıkılmıştır Bu türbenin XII Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır
Albert Gabriel’in daha önce yayınlamış olduğu eserdeki fotoğraftan türbenin sekizgen planlı moloz taş duvarlar üzerine kesme taş kaplı olduğu görülmektedir Türbenin üzeri kubbe ile örtülü idi Her cephesinde yuvarlak kemerli birer penceresi bulunuyordu
İmam Melikiddin Türbesi (Zile)
Tokat ili Zile ilçe merkezindeki zaviye ve medresenin yanında bulunan bu türbe Melik Ahmet Gazi’nin şeyhülislamı İmam Melikiddin’e aittir Yanındaki medrese ve zaviye ile birlikte yaptırılmıştır Halk arasında bu türbeye Davunlu Dede ismi de verilmiştir
Kesme taş ve tuğladan yapılan türbe XII Yüzyılın ilk yıllarına tarihlendirilmektedir Türbe mimari özelliğinden tamamıyla uzaklaşmıştır
Şeyh Fakih Türbesi (Zile)
Tokat ili, Zile ilçesi Ali Kadı Mahallesi’nde bulunan bu türbe Nizameddin Yağıbasan zamanında yaptırılan medrese ve zaviye ile birlikte aynı tarihte yapılmıştır Türbe içerisinde 1106 ve 1305 tarihli iki kitabeye rastlanmışsa da bu kitabelerin hangi yapıya ait olduğu anlaşılamamıştır
Beyazıt Bestami Türbesi (Zile)
Tokat ili, Zile ilçesi Ali Kadı Mahallesi’nde bulunan bu türbe Ertena Beyliği zamanında yaptırılmış olan caminin yanındadır Türbe ve cami değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğini tamamen yitirmiştir
|