|
Prof. Dr. Sinsi
|
'' Ben Kırık Kalplerdeyim ''
'' Ben Kırık Kalplerdeyim ''
Kasa, masa, rütbe, şöhret geçicidir Aşkullahı tadanda, bu kayıtların kederi bulunmaz 
Kâinatı bir halden diğer hale çevirenin, Yâkinen (şüphesiz) ALLAH C C olduğunu görürsen Kâinat birbirine karışsa, kalbin semavatı ve arz'ı nurlandıran ALLAH C C iledir
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş türkçesi, Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi
"Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, Affet Senden habersiz aldığım her nefesten "Necip Fazıl Kısakürek
Cenab-ı Hakk'ın muhabbet(aşk) zinciri kimin ayağına takılmışsa onun için korku yoktur, gam çekmekte yoktur Bu zincir, dünya zincirini kıranlara takılır
Evet zinciri aşk, takınmayan kimse henüz manevi hayata kavuşmamış demektir
İlletli olarak Seni istemiyorum Yani hem Senin muhabbetin, hemde gayrinin muhabbeti yok
Zahir, aşıkın halinden haberdar değildir Onun için hoşda konuşsa, nahoşda konuşsa mazur görülür ALLAH C C aşkının yolunun azığı belalardır unutma
Ey Yüce ALLAH'ım C C hiç kul dergahına gelirde kovulur mu? Hem Padişahın kapısına eli dolu mu gidilir?
O ne büyük cür'ettir Kerem kapısı ile yarışa kalkılır mı?
RASULULLAH'a SAV olan aşkımız, Sana olan itaatın kilididir
Bu vücud kafesinde ki gönül kuşu hep O'nun aşkıyla tutuşur Biz de iman budur, başkasının imanına uymaz Bundan dolayı ALLAH'tan C C gayrıya ihtiyacımız yoktur Gönlümüz ALLAH'ı C C Rezzak tanıyıp, halimizle kimsenin kapısını çalmayız
Nur'u Muhammediye SAV kavuşan göz eşyayı istediği gibi kullanır Onun kalbi Arş-ı Rahman'dır Siyah kalp bile onunla karşılaşsa, derhal nur gibi parlar Kâinat baştan başa zulüm ile kararsa, onun kalbinde toz bulunmaz, O Hakk'a vasıl olduktan sonra saltanatını kurmuştur
Dünya malıyla zengin oldum zanneden gaafil; mağrur olur, Ahireti unutursa, Hakk'ın dostunu incitir, oda onun helâkı için yegâne sebeptir
Malına mağrur Karun, Musa'nın AS kalbini kırdı da, hala yerin dibinde, hala aşağı gidiyor
Gördüğüm nurdan haber veremeyeceğim çünkü kendimde değilim Aşık olduğumdan kalbimdeki nuru hiçbir rüzgar söndüremez zira iman, aşk fenerinde durduğu müddetçe hiçbir rüzgar onu söndüremez
Hadisat senin kalbini kırmışsa üzülme, HÜDA onu mahsus kırdırtmıştır
Kendi bulunsun için !
"Ben kırık kalplerdeyim" Buyurmadı mı?
Sakın bu yolda ümitsizliğe düşme, zira Hakk kapısının seher vakti gözyaşına açılacağına ilan vardır
Sonra ALLAH C C kapısından kovarsa, kuluna naz ediyor demektir Ümitsiğe düşme, yine dön dolaş gir, o kapıda bekçi yasakçı yoktur Yine içeriye gir Aşk gölünde büyü de Maşukun nazını anla
Dost ile konuşmak için siyah çadırın çekildiği vakti fırsat bil, yani gecenin ganimet olduğunu anla !
Çünkü ağyar uyurken, yâr ile konuşmanın tadı başka olur
ALLAH C C kulu gibi değildir
Pişmanlığı ibadet kayd eder Yalnız senin tam boynunun büküldüğünü görsün
Kendinle meşgul ol bizim kusurlarımızla uğraşma, çünkü bizim hissemize aşk ayırdılar
Ayağıma bağlanan aşk zincirini yokladım, meğer Senin kapına bağlıymış
Bana yine merhamet etmişsin, ayağımı o kapının zincirine bağlamışsın
Ya Rabb, merhamet et çözme
Gaflet şarabı içen kuru vaiz'in sözüne aldanma !
O seni aşk şarabından mahrum eder Ya Rabb, beni aşk makamından konuşdurtta, sözüm ölü olmasın  
Aşka uğramayan söz ölü vücuda benzer  
Kendinle yalnız kalmanın çaresine bak, sözü yanlış anlama, çokluktan ayrılda tenhada yaşa demek istemiyorum, çokluk içinde CANAN'ınla başbaşa kal
CANAN'ını istiyorsan da, canından geç  
Aşk yolu ehli heva'ya kapalıdır
Bu yol ancak ciğeri yanık sadıklara açıktır
O caddeden giden susamaz, aşık susarsa, arif konuşursa helâk olur
Kalb günahlardan temizlenmedikçe, Beyt-i İlahi olamaz, bunu da aşk şarabından başka bir şey temizleyemez Mevlanın C C dayağından lezzet almayan, muhabbet davasında sadık olmadığını bilsin
Rabia-ı Adeviyye Bu dünya meyhanesinde iki türlü şara
vardır Bir gaflet şarabı, bir muhabbet şarabı Vücudunu aşk şarabıyla yıka, bu hırkayı onun ile yıkamadıkça zahiri ibadetinde riya'dan kurtulamayacağını anla!
Aşk meyhanesinin eşiğinden !
Yalvar peymaneni doldursunlar
İç de aklın nur'a inkilab etsin, eşyanın içyüzünü gör
El temas etmeyen o kadehe, gönülden gönüle geçerken hizmette kusur etme
Her ilim okuyanın manadan haberi olduğunu sanma, kokusuna bak misk-i Muhammedi SAV geliyorsa kokla
Ey nur arayan, gönlümün kırıklarına şaşma !
Aşk'ın harab yerleri aradığını, mamureleri viran edindiğini bil!
Maşuk (MEVLA C C ) sert söylesede, aşık söylemez, hakikatte Maşukun kahrı da lütuftur
Aşk yolunda gözünü sakın Maşuktan ayırma, bir parça kaydımı kovulmana sebep olur
"Bizimle oturma, bir gönülde iki sevgi olmaz, kalb-i selim isteriz" nida edilir
Kalb yaşla sulandığı zaman duayı ganimet bil, bu yaşa kıyamayanlara aşk yoluna sefer haram kılınmıştır
Yalnız ağlamakla kalma gözyaşını, aşk şarabı yapabilecek bir aşık bul !
Aşk derdine sabır ilaç, feryâd yasaktır İçi yananın, dışını ateş yakmazmış !
Hakiki derviş, çorba için tekke beklemez
Onun için ekmeğe kul olanlara aşk şarabı verilmez
Cennete, can feda edilmedikçe girilmez Sakın zannetme ki bu fedâda ziyan vardır, bilakis faniyi verip baki ile kalmaktır
Aşık yamalı vücud hırkasını, bir kırık kalbe satar
Aşk caddesinde ulu orta pek kendi kendine gidilmez, imdadcı lazımdır
İnsanın vücuduna çöreklenmiş olan "nefs" putunu ne kazma kırabilir, nede balta parçalayabilir
İşte onu ancak aşk ateşi eritebilir
Aşıkda kalb zenginliği vardır, padişahda o bulunmaz!  
Onun için kırk derviş bir kilimde huzur ile oturur, yatar, kalkarlar da iki sultan bir dünyaya sığamaz  
Olmasa kibr ile riya, Sensin ol Beyt-i Kibriya
Gönül tahtına sultan ol da cihan padişahları sana boyun kessin   
/alıntı/
|